Adalet Bakanı Akın Gürlek: “İyi niyetli vatandaşlarımızın birikimlerinin istismar edildiğini gördük”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, BM Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York’ta sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalardan faili meçhul dosyalara, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ilişkin yargı sürecinden organize suç ve uyuşturucuyla mücadeleye kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi. Gürlek, fon soruşturmalarında önceliklerinin mağdur vatandaşların paralarına ulaşmasını sağlamak olduğunu açıkladı.

Eyl 23, 2026 - 21:26
Adalet Bakanı Akın Gürlek: “İyi niyetli vatandaşlarımızın birikimlerinin istismar edildiğini gördük”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu ABD’nin New York kentinde gazeteci Cüneyt Özdemir’in sorularını yanıtlayarak gündemdeki soruşturmalara ve yargı alanındaki çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlerle gerçekleştirdiği görüşmelere eşlik ettiğini, aynı zamanda ABD makamlarıyla adli iş birliği kapsamında temaslarda bulunduklarını söyledi. Türkiye’nin takip ettiği dosyalar ile suçluların iadesine ilişkin süreçleri ABD makamlarıyla yapılan görüşmelerde gündemde tuttuklarını belirtti.

“63 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI”

Sermaye piyasalarındaki fonlara ilişkin yürütülen soruşturmaların ayrıntılarını paylaşan Gürlek, 63 kişi hakkında işlem gerçekleştirildiğini, şüphelilerin mal varlıklarına yönelik tedbir kararları uygulandığını bildirdi.

Gürlek, soruşturma kapsamında 4 kişinin tutuklandığını, gözaltında bulunan, adli kontrol tedbiri uygulanan ve firari durumda olan şüphelilerin de bulunduğunu söyledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı örgütlü suç, dolandırıcılık, kamu aleyhine dolandırıcılık ve Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet kapsamında değerlendirdiğini aktaran Gürlek, MASAK raporlarının ardından suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama yönünden de değerlendirme yapılacağını ifade etti.

Sermaye piyasalarındaki olağan dışı hareketlerin uzun süredir takip edildiğini belirten Gürlek, bazı hisselerde yüksek değer artışlarının yaşandığına dikkati çekti. Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki bazı suçlarda savcılıkların SPK’nin başvurusu veya soruşturma izni doğrultusunda hareket ettiğini kaydetti.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde sermaye piyasası suçları konusunda uzmanlaşmış özel bir birim oluşturduklarını belirterek teknik niteliği yüksek dosyaların bu alanda uzman savcılar tarafından incelendiğini söyledi.

“ASIL AMACIMIZ VATANDAŞLARIMIZIN PARALARINI ALMALARINI SAĞLAMAK”

Soruşturmanın temel hedeflerinden birinin mağduriyetlerin giderilmesi olduğunu vurgulayan Gürlek, iyi niyetle yatırım yapan vatandaşların yıllar içinde oluşturduğu birikimlerin başka yerlere aktarıldığının ve bazı paraların yurt dışına çıkarıldığının tespit edildiğini anlattı.

Gürlek, “Burada bir mağdur kesim olduğunu gördük. Yani fonlardan dolayı iyi niyetli olarak vatandaşlarımızın bir kısmının yıllarca tabiri caizse dişinden tırnağından artırarak yaptığı birikimlerin istismar edildiğini, başka yerlere aktarıldığını gördük. Paraların yurt dışına kaçırıldığını da gördük. Bizim şu an asıl amacımız bunları getirmek yani burada bunları getirip gerçekten de iyi niyetli vatandaşlarımızın bu paraları almalarını sağlamak.” diye konuştu.

“CUMHURBAŞKANIMIZ DA BU KONUYU TAKİP EDİYOR”

Soruşturmanın başlangıcında şüphelilerin mal varlıklarına yönelik hızlı şekilde tedbir alındığını belirten Gürlek, taşınmaz devirlerinin engellendiğini, bankalara müzekkereler gönderildiğini ve bazı şirketlerle mal varlıklarına el konulduğunu bildirdi.

Para transferlerinin kısa sürede gerçekleştirilebilmesi nedeniyle tedbir kararlarının soruşturma açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Gürlek, sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da takip edildiğini söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuyla toplantılar yaptıklarını belirten Gürlek, “Cumhurbaşkanımız da bu konuyu takip ediyor. Maliye Bakanımızla zaten sürekli olarak bu konuda toplantı yapıyoruz. Bu bir süreç ama bu konuda dediğim gibi inşallah kısa sürede de mağduriyetler giderilecek. Maliye Bakanımızla birlikte sürekli toplantılar yapıyoruz. SPK Başkanımız da katıldı, BDDK Başkanımız da katıldı. Bu süreç devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Gürlek, benzer olayların farklı ülkelerde de yaşandığını belirterek, “Elbette mağduriyetler kısa sürede giderilecektir. Bunlar dünyada da yaşandı. Biliyorsunuz Amerika'da da kısa süre önce benzer bir şey oldu. Biz elimizden geldiğince yargı olarak bu süreçte sisteme katkı sağlıyoruz.” dedi.

YAKLAŞIK 690 FAİLİ MEÇHUL DOSYA YENİDEN İNCELENİYOR

Faili meçhul cinayetlere yönelik çalışmalara da değinen Gürlek, Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı aracılığıyla yaklaşık 690 dosyanın yeniden incelemeye alındığını açıkladı.

Birimin doğrudan soruşturma yürütme yetkisinin bulunmadığının altını çizen Gürlek, soruşturma yetkisinin ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarına ait olduğunu, Bakanlıktaki uzman ekibin eski dosyaları inceleyerek savcılıklara teknik destek sunduğunu söyledi.

Bugüne kadar 46 olayın çözüldüğünü belirten Gürlek, “Başkanlığın soruşturma yapma yetkisi kesinlikle yok. Sadece yol gösteriyor ama faydalı da oldu, yani birçok faili meçhul cinayeti çözdük. Başsavcılarımızla da sürekli olarak bu arkadaşlarımız görüşüyor. Özellikle adliyelerde de faili meçhul suçlar bürosu var. Bizim amacımız sadece dikkat çekmek, bu tip dosyaların adliyelerde, raflarda beklememesi.” diye konuştu.

Devletin suçların faillerini adalet önüne çıkarma sorumluluğuna işaret eden Gürlek, “Ortada bir suç varsa mutlaka bunun faili vardır ve devlet mutlaka bu faili bir gün adalet önüne çıkartmak zorundadır. Adalet olarak bizim amacımız bir suçun cezasız kalmaması, failden adalet önünde hukuk çerçevesinde hesabını sormak.” ifadelerini kullandı.

“MAHKEME DOSYADAKİ DELİLLERE GÖRE KARAR VERİR”

Hâkim ve savcıların dosyalardaki kişilerin makamına, mevkisine veya unvanına göre hareket etmemesi gerektiğini belirten Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ilişkin dosyalarda soruşturmaların yalnızca tanık veya itirafçı ifadelerine dayanmadığını söyledi.

Dosyalarda MASAK raporları, banka hareketleri, baz istasyonu kayıtları ve kamu zararına ilişkin raporların bulunduğunu belirten Gürlek, yargılama sürecinin devam ettiğini vurguladı.

Gürlek, “Sadece tanık beyanı, itirafçı beyan üzerinden bir suçlama yok. 143 tane eylem vardı örgüt lideri hakkında. Şu an bir süreç devam ediyor. Bunlar tamamen mahkemelerin takdirinde olan süreçler. Mahkeme kaç tane eylemden ceza verir, kaç tanesinden beraat verir? Tamamen bu mahkemenin dosyadaki delillere göre, vicdani kanaatine göre vereceği bir karar. Şu an yargılama süreci devam ediyor.” dedi.

“KAMU DÜZENİNİ SAĞLAMAK DEVLETİN TEMEL GÖREVİ”

Çocukları kullanan yeni nesil suç örgütleriyle mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gürlek, bu konuda Cumhuriyet başsavcılıklarına genelge gönderildiğini hatırlattı.

Soruşturmaların İçişleri Bakanlığı ve kolluk kuvvetleriyle koordinasyon içinde yürütülmesini istediklerini ifade eden Gürlek, sokak çeteleri ve organize suç yapılanmalarıyla mücadelede taviz verilmeyeceğini belirtti.

Gürlek, “Kamu düzenini sağlamak devletin temel görevi. Eğer bir yerde başıboşluk varsa, bir yerde sokak çeteleri varsa bunların hesabını adalet olarak da kolluk kuvvetleri olarak da sormak zorundayız.” diye konuştu.

Uyuşturucu operasyonlarında kullanıcıların hedef alındığı yönündeki soruyu da yanıtlayan Gürlek, uyuşturucu suçlarının kullanıcıdan satıcıya, dağıtıcıdan ana dağıtıcıya ve uyuşturucuyu ülkeye sokan yapılara kadar uzanan bir zincir kapsamında soruşturulduğunu anlattı.

Kullanıcı veya sokak satıcılarından elde edilen bilgilerin üst düzey dağıtıcılara ve uyuşturucu baronlarına ulaşılması açısından önem taşıdığını belirten Gürlek, soruşturmaların uyuşturucu ticaretindeki silsile takip edilerek sürdürüldüğünü kaydetti.