CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir: “2026’da 62 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Deniz Demir, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla çocuk işçiliğine dikkat çekti. İSİG Meclisi verilerine dayandırdığı açıklamasında 2026’da 62 çocuk işçinin yaşamını yitirdiğini belirten Demir, MESEM, mevsimlik tarım ve kayıt dışı çocuk emeğine karşı kapsamlı mücadele çağrısında bulundu.

Eyl 16, 2026 - 13:19
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir: “2026’da 62 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Deniz Demir, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasının ardından yaptığı açıklamada, çocukların eğitim çağında tarlalarda, sanayide, inşaatlarda ve farklı işyerlerinde çalıştırılmasına tepki gösterdi. Demir, çocuk işçiliğinin yalnızca çalışma hayatını değil, çocukların eğitim hakkını da doğrudan ilgilendiren bir sorun olduğunu belirtti.

Demir, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine dayandırdığı açıklamasında, 2026 yılı içerisinde 62 çocuk işçinin çalışırken yaşamını yitirdiğini ifade etti. Ağustos ayında 15 çocuk işçinin hayatını kaybettiğini aktaran Demir, bu çocuklardan 2’sinin Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çalıştığını kaydetti.

“ÇOCUKLARIMIZIN SINIFLARINDA OLMASI GEREKEN BİR DÖNEMDEYİZ”

Yeni eğitim-öğretim yılının başladığı günlerde ortaya çıkan tablonun çocukların eğitim hakkı ile çalışma yaşamı arasındaki eşitsizliği gösterdiğini savunan Demir, şunları söyledi:

“Okullar açıldı. Çocuklarımızın sınıflarında olması, kitaplarına kavuşması, arkadaşlarıyla vakit geçirmesi ve gelecekleri için eğitim alması gereken bir dönemdeyiz. Ancak Türkiye’nin gerçek gündemlerinden biri hâlâ çocuk işçiliği. 2026 yılında şu ana kadar en az 62 çocuk işçinin çalışırken hayatını kaybettiği bir ülkeden söz ediyoruz. Yalnızca ağustos ayında 15 çocuğumuzu iş cinayetlerinde kaybettik.”

“ÇOCUK İŞÇİLİĞİ BİRKAÇ KÖTÜ ÖRNEKTEN İBARET DEĞİL”

Çocuk işçiliğinin metal sanayi, inşaat, ticaret ve tarım dahil farklı işkollarında görüldüğünü belirten Demir, özellikle MESEM uygulamaları ile mevsimlik tarım işçiliğine dikkati çekti.

Demir, “Çocuk işçiliğini yalnızca birkaç kötü örnekten ibaretmiş gibi değerlendirmek büyük bir yanılgıdır. Bugün çocuk emeğini sistematik biçimde çalışma hayatının içine çeken bir sistemle karşı karşıyayız. MESEM üzerinden eğitim çağındaki çocuklar işletmelerde çalıştırılırken, özellikle kırsal bölgelerde çocuklar mevsimlik tarımın ağır koşullarına mahkûm ediliyor.” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARIN EĞİTİMDEN KOPMASINI NORMALLEŞTİREMEYİZ”

Çocuk işçiliğinin çalışma hayatının yanı sıra eğitim politikaları açısından da ele alınması gerektiğini belirten Demir, çocukların ekonomik gerekçelerle eğitimden uzaklaşmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.

Demir, “Çocukların okuldan kopup çalışmaya başlamasını normalleştiremeyiz. Bir çocuğun ailesine ekonomik katkı sağlamak zorunda bırakılması, eğitim hakkından vazgeçmesi normalimiz olmamalı. Devletin görevi çocukları işgücüne katmak değil, çocukların eğitim hakkını güvence altına almaktır.” dedi.

Mevsimlik tarımda çalışan çocukların uzun süre eğitimden uzak kaldığını ve ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya bulunduğunu ifade eden Demir, çocuk işçiliğine yönelik politikaların bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini kaydetti.

KAPSAMLI VE KALICI MÜCADELE ÇAĞRISI

Çocuk işçiliğine karşı geçici önlemler yerine uzun vadeli bir program uygulanması gerektiğini savunan Demir, MESEM uygulamaları, mevsimlik tarım ve kayıt dışı çocuk emeğinin birlikte değerlendirilmesini istedi.

Demir, “Çocuk işçiliğine karşı günü kurtaran değil, kapsamlı ve kalıcı bir mücadele programına ihtiyaç var. Çocukları eğitimden koparan uygulamalar, mevsimlik tarım işçiliği ve kayıt dışı çocuk emeği bütün yönleriyle ele alınmalı. Çocukların yoksulluk nedeniyle çalışmak zorunda kalmadığı, eğitimden koparılmadığı ve işyerlerinde hayatını kaybetmediği bir düzen kurulmalı.” ifadelerini kullandı.

Okulların açılmasıyla çocukların nerede bulunduğunun sorgulanması gerektiğini belirten Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Okullar açılırken sormamız gereken soru belli: Kaç çocuğumuz bugün sınıfında, kaç çocuğumuz geçinebilmek için çalışıyor? 62 çocuğun hayatını kaybettiği bir tabloda bu sorunun yanıtını hiç kimse görmezden gelemez.”

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI