CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu: “Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti millî güvenlik önceliğiyle yeniden değerlendirilmeli”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Millî Savunma Bakanlığı tarafından duyurulan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti faaliyetine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bağcıoğlu, NATO yükümlülükleri kapsamında yürütülecek görevin planlanmasında millî güvenlik hassasiyetlerinin gözetilmesi gerektiğini vurgularken, TF-2000 Muhribi, F-35 ve nakliye helikopteri eksikliklerine dikkat çekti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Millî Savunma Bakanlığı tarafından açıklanan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti faaliyetinin 20 Ocak–16 Nisan tarihleri arasında Akdeniz, Atlantik Okyanusu, Kuzey Denizi ve Baltık Denizi’nde, Türkiye’nin NATO yükümlülükleri kapsamında icra edileceğini hatırlattı.
Bağcıoğlu, Türk Deniz Kuvvetlerinin 2010 yılından bu yana Pasifik Okyanusu, Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Akdeniz’de benzer görevler yürüttüğünü belirterek, Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti’nin ayırt edici yönünün, görevde yer alan gemilerin bir bölümünün Millî Gemi (MİLGEM) Projesi kapsamında inşa edilen farklı sınıf ve tipte platformlardan oluşması olduğunu kaydetti.
“MİLGEM Projesi Türk Denizciliği İçin Dönüm Noktasıdır”
Bağcıoğlu, MİLGEM Projesi’ni 1993 yılında başlatan ve süreci yeniden rayına oturtan merhum Deniz Kuvvetleri Komutanları Vural Bayazıt ve Özden Örnek ile projede görev alan Deniz Kuvvetleri personelini minnetle andığını ifade etti.
Görevin, TCG Anadolu başta olmak üzere muharip ve destek unsurlarıyla yüksek değerli bir amfibi-deniz kuvvetinin üç ay süreyle ve çok bölgeli bir intikalini kapsadığını vurgulayan Bağcıoğlu, planlamada Türkiye’nin kendi bölgesinde ve yakın çevresinde ortaya çıkabilecek kriz ve tehditlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Bölgesel Riskler ve Kuvvet Dengesi Uyarısı
Doğu Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Ortadoğu’da artan askerî hareketliliklere dikkat çeken Bağcıoğlu, deniz gücü ve amfibi kuvvetlerin görevlendirilmesinde ittifak yükümlülükleri ile millî güvenlik arasında dikkatli bir denge kurulmasının zorunlu olduğunu kaydetti. Millî güvenliği önceleyen yeterli kuvvet varlığı ve yüksek hazırlık seviyesinin kritik önemde olduğunu vurguladı.
Bağcıoğlu, NATO angajman kurallarının Millî Savunma Bakanlığı tarafından titizlikle değerlendirilmesi, bölgesel hassasiyetler doğrultusunda gerekli çekincelerin ilgili NATO komutanlıklarına resmî olarak bildirilmesi gerektiğini ifade etti.
TF-2000 Muhribi Eksikliği
Türkiye’nin çevre denizlerinde karşı karşıya olduğu tehditlerin önemli bir bölümünün hava ve füze kaynaklı olduğunu belirten Bağcıoğlu, TF-2000 Hava Savunma Muhribinin deniz görev grupları ve TCG Anadolu gibi yüksek değerli platformlar için acil ve kritik bir ihtiyaç olduğunu söyledi. Gecikmenin, Deniz Kuvvetlerinin hava tehditlerine karşı kırılganlığını artırdığını dile getirdi.
“F-35 Olmadan TCG Anadolu’nun Hava Gücü Sınırlı”
Türkiye’nin S-400 süreci sonrası F-35 programından çıkarılmasının, TCG Anadolu’nun hava gücü kabiliyetini ciddi biçimde sınırladığını belirten Bağcıoğlu, program devam etseydi 10–12 adet F-35B tedarikiyle geminin hafif uçak gemisi kabiliyeti kazanabileceğini ifade etti.
Nakliye Helikopteri Sorunu
Bağcıoğlu, TCG Anadolu’nun temel görevlerinden olan havadan güç aktarımı için yeterli sayıda ve nitelikte nakliye helikopterinin envanterde bulunmadığını, bunun da geminin harekât etkinliğini azalttığını vurguladı.
Açıklamasında, Anadolu Türk Deniz Görev Kuvveti faaliyetinin Türkiye’nin NATO sorumluluklarını yerine getirirken, geleceğe dönük savunma planlamasında hangi alanlara öncelik verilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Bağcıoğlu, mevcut tablonun görevin kendisinden ziyade geçmişte yapılan hatalı planlama ve proje önceliklendirme tercihlerinin sahaya yansıması olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI