CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Niğde Havalimanı 30 yıldır bekliyor, 2027 bütçesinde de yok”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM KİT Komisyonunda Devlet Hava Meydanları İşletmesinin faaliyetlerini değerlendirerek 30 yıldır tamamlanmayan Niğde Havalimanı projesini gündeme taşıdı. Gürer, 2027 yılı bütçesinde de yatırımın yer almadığını belirterek havalimanlarındaki yolcu garantilerini, taşeron işçilerin çalışma koşullarını, yüksek fiyatları ve kapasite kullanım oranlarını sorguladı. Gürer, “Ucuz işçi, düşük ücret, güvencesiz çalışma; bu, insani anlamda kul hakkına girer.” sözleriyle kamu kurumlarındaki taşeron uygulamasına tepki gösterdi.

Kasım 4, 2026 - 10:15
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Niğde Havalimanı 30 yıldır bekliyor, 2027 bütçesinde de yok”

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Devlet Hava Meydanları İşletmesinin (DHMİ) TBMM KİT Komisyonundaki görüşmelerinde, 1996 yılında temeli atılan ancak aradan geçen 30 yıla rağmen tamamlanmayan Niğde Havalimanı projesini gündeme getirdi. Gürer, yap-işlet-devret modeliyle işletilen havalimanlarına verilen yolcu garantilerinden taşeron işçilerin çalışma koşullarına, havalimanlarındaki yüksek fiyatlardan kamu kaynaklarının kullanımına kadar birçok konuda açıklama istedi.

DHMİ'nin yalnızca hava ulaşımına hizmet veren bir kurum olmadığını belirten Gürer, Türkiye'nin tanıtımı, turizmi, ekonomik gelişimi ve bölgesel kalkınması açısından da önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade etti.

“NİĞDE HAVALİMANI'NIN TEMELİ ATILDI, 30 YILDIR ÇİVİ ÇAKILMADI”

Niğde Havalimanı projesinin yıllardır tamamlanmadığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kentin ulaşım yatırımlarında geri bırakıldığını belirtti.

Gürer, 1996 yılında dönemin başbakanı tarafından temeli atılan havalimanının hâlâ boş bir alan olarak beklediğini ifade ederek şunları söyledi:

“Niğde Havaalanı'ndan söz etmek istiyorum. Nüfus olarak, kent olarak, kuruluş olarak Niğde'nin gerisinde olan her ile havaalanı yapıldı. Havaalanı yapılan illerin arasında Niğde, 1996'da temeli atıldı, dönemin başbakanı tarafından atılmıştı, otuz yılda çivi çakılmayan ve alanı boş kalan, il özel idarenin tanımlaması üzerinde kalan bir durumda.”

Niğde'nin coğrafi konumu ve ekonomik potansiyeli nedeniyle havalimanına ihtiyaç duyduğunu dile getiren Gürer, ulaşım eksikliğinin kentin gelişimini etkilediğini savundu.

“Yani Niğde'de kapasite olarak havaalanının olması bir ihtiyaç çünkü Niğde Mezopotamya'ya Toroslar'dan açılan bir kapı. Turizm anlamında Niğde'nin geri kalması da, sanayinin gelişmemesi de, tıp fakültesi olmasına rağmen beklenen ilerlemenin sağlanamaması da havaalanıyla doğrudan ilintili.”

“2027 YILI BÜTÇESİNDE DE BU YATIRIM GÖRÜLMÜYOR”

Niğde Havalimanı için geçmiş yıllarda verilen siyasi sözlerin yerine getirilmediğini belirten Gürer, projenin 2027 yılı bütçesinde de yer almadığını söyledi.

Gürer, “Niğde'de niye havaalanının temel atıldığı hâlde ve siyaset, başbakanlar dahi seçim öncesi 'Yapacağız.' 'Uçuracağız.' derlerken hâlâ hiçbir yatırım yapılmaz? 2027 yılı bütçesinde de bu yatırım görülmüyor.” ifadelerini kullandı.

Niğde'nin havalimanı ihtiyacının değerlendirilmesinde çevre illerdeki yolcu hareketliliğinin de dikkate alınmasını isteyen Gürer, Kayseri ve Nevşehir havalimanlarını kullanan Niğdeli yolcuların sayısının araştırılması gerektiğini belirtti.

Gürer, “Diğer illerde işlemeyen havaalanından söz ediliyor oysa Niğde bu anlamda çevre illere uçak yolculuğunda gelen giden inen uçaklarda Niğdelilerin sayısına bakılırsa, Kayseri'deki, Nevşehir'deki rakamlar alınırsa Niğde'nin havaalanı kapasitesini kaldırabilecek düzeyde olduğu da görülür.” dedi.

“TAŞERON İŞÇİLİK MODERN KÖLELİKTİR”

DHMİ bünyesinde temizlik, özel güvenlik, teknik işletim destek ve yemekhane hizmetlerinde çalışan işçilerin taşeron statüsünde istihdam edilmesini eleştiren Gürer, kamu kurumlarında düşük ücretli ve güvencesiz çalışmanın kabul edilemeyeceğini söyledi.

Kurumun uluslararası ölçekte hizmet verdiğine dikkati çeken Gürer, çalışanların aynı kurumsal yapı içerisinde kadrolu ve güvenceli istihdam edilmesi gerektiğini belirtti.

Gürer, şu ifadeleri kullandı:

“Çalışanlarla ilgili... kurum dünya markası, bunu kabul edelim yani yalnızca Türk Hava Yolları değil, sizin hizmet alanınız da dünyada o hizmetin tamamlayıcı bir unsuru ama temizlik hizmetlerinde, özel güvenlik hizmetlerinde, teknik işletim destek hizmetlerinde, yemekhane hizmetlerinde çalışanlar hâlâ taşeron.”

Taşeron sistemini sert sözlerle eleştiren Gürer, “Taşeron bir modern kölelik, düşük işçilik. Bu kadar kâr yaptığınızı söylediğiniz yerde neden bunların tümü kurum kadrosunda değil, neden bunların insanca yaşayacakları bir maaşın verilmesinin önü kesilir? Ucuz işçi, düşük ücret, güvencesiz çalışma; bu, insani anlamda kul hakkına girer. Bir kamu kuruluşunda bunların olmasını kabullenmemiz olası değil.” diye konuştu.

Taşeron işçilerin kadroya alınmasının kurumun mali yapısını olumsuz etkilemeyeceğini savunan Gürer, çalışanların ücret ve sosyal haklarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu.

Gürer, “Altı üstü 25 bin kişiye vereceğiniz parayla ne kurum batar ne de mağduriyetler yaşanmasının önüne geçilmiş olur.” ifadelerini kullandı.

“402 MİLYAR 789 MİLYON LİRALIK GARANTİ ÖDEMESİ SORGULANMALI”

Yap-işlet-devret modeliyle işletilen havalimanlarında verilen yolcu garantilerini de gündeme taşıyan Gürer, garanti edilen yolcu sayısına ulaşılamaması nedeniyle yapılan ödemelerin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.

Sayıştay denetimlerinin kamu kaynaklarının kullanımının izlenmesi açısından önem taşıdığını ifade eden Gürer, denetim sonuçlarının TBMM'ye yeterli kapsamda ulaştırılmadığını savundu.

Gürer, “Sayıştayın ülkemiz için önemine çok inananlardan birisi olarak söylüyorum, geçmişte Sayıştay denetimleri bütünüyle buraya geldiğinde bizler de çok yararlanıyorduk ama son dönemlerde Sayıştay'ın belli düzenlemeler sonrası buraya bazı birimlerle ilgili yeterli denetim sonuçları gelmediği, sorunların yeterince gelmediği de bir gerçek.” dedi.

Yap-işlet-devret modeli kapsamındaki garanti ödemelerine ilişkin kayıtlara işaret eden Gürer, şu değerlendirmede bulundu:

“Giderleri hesabında yer alan '402 milyar 789 milyon 668 bin liralık yap-işlet-devret modeliyle işletilen havalimanlarında fiilî yolcu sayılarının garanti edilen yolcu sayılarının altında kalması sonucu sözleşmeler gereği ödenen tutarlar.' ifadesi var. Buradaki rakam da önemli ve fiilî yolcu sayısının neden tutturulamadığı da sorgulanmalı çünkü bir yatırım yapılırken bununla ilgili fizibilite yapılır ve buna göre de sonuç beklenir.”

Gürer, garanti edilen yolcu sayılarıyla gerçekleşen yolcu sayıları arasındaki farkın nedenlerinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.

“HAVALİMANLARININ KAPASİTE KULLANIMI YÜZDE 20,80'DE KALDI”

DHMİ'nin faaliyet verilerinde yer alan havalimanı kapasite kullanım oranlarını da gündeme getiren Gürer, mevcut altyapının ne ölçüde kullanıldığının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gürer, “Havalimanlarının yıllık toplam kapasitesinin 4 milyon 450 bin 80 adet uçak uçuşu olduğu, 2024 yılında 925 bin 486 adet uçak trafiği gerçekleşti yine yer alıyor. Kapasite kullanımı da yüzde 20,80 seviyesinde. Bu, bugün düzeldi mi, değişti mi yoksa aynı boyutta mı? Bunu da bildirirseniz faydalanmış oluruz.” ifadelerini kullandı.

Gürer, havalimanlarının mevcut kapasitesi ile gerçekleşen uçuş sayıları arasındaki farkın güncel verilerle açıklanmasını talep etti.

“HAVALİMANLARINDA FAHİŞ FİYATLAR DENETLENİYOR MU?”

Havalimanlarında satılan yiyecek ve içeceklerin fiyatlarını da eleştiren Gürer, yolcuların temel ihtiyaçlarını karşılamak için yüksek bedeller ödemek zorunda kaldığını belirtti.

Havalimanları ile yakın yerleşim yerlerindeki fiyatlar arasında ciddi farklar bulunduğunu ifade eden Gürer, DHMİ'nin bu konudaki denetim sorumluluğunu gündeme taşıdı.

Gürer, “Bir de Devlet Hava Meydanlarının işletmesi olduğunu düşündüğüm için soruyorum: Gittiğiniz zaman hemen 15 kilometre ilerisindeki bir yerleşim yerinin fiyatının neredeyse çok katı üzerinde fiyatlarla gıda ürünlerinin satıldığını görürüz, fahiş fiyat aranıyor ama fahiş fiyat için herhâlde Devlet Hava Meydanları İşletmesine denetim yapılmıyor.” dedi.

Gürer, havalimanlarında faaliyet gösteren işletmelerin fiyatlandırmalarına ilişkin denetimlerin nasıl yürütüldüğünün açıklanmasını istedi.

“DHMİ'NİN REKLAM GELİRLERİ VE GİDERLERİ AÇIKLANSIN”

DHMİ'nin reklam gelirleri ve harcamalarının faaliyet raporlarında yeterince açık biçimde yer almadığını belirten Gürer, kurumun reklam bütçesine ilişkin ayrıntılı bilgi talep etti.

Havalimanlarında çok sayıda reklam ve tanıtım panosu bulunduğuna dikkati çeken Gürer, reklam gelirlerinin yanı sıra reklam harcamalarının hangi kuruluşlara aktarıldığının da açıklanması gerektiğini söyledi.

Gürer, “Bu reklam gelir giderleriyle ilgili baktığımda faaliyet raporunda göremedim, önemli ölçüde bir reklam geliriniz var, bir de reklam gideriniz çünkü havaalanına gittiğimizde orada gördüğümüz çok sayıda reklam, tanıtım panoları var. Bir de reklam giderlerinizin hangi basın kuruluşlarına ya da nerelere verildiği konusunda yazılı bir yanıt gönderirseniz memnun oluruz.” diye konuştu.

“GÜMÜŞLER MANASTIRI VE NİĞDE'NİN TARIMSAL ÜRÜNLERİ UÇAKLARDA TANITILSIN”

Niğde'nin tarihi ve kültürel değerlerinin hava yolu ulaşımında yeterince tanıtılmadığını belirten Gürer, Gümüşler Manastırı'nın uçak içi tanıtımlarda yer almasını önerdi.

Gürer, “Niğde'mizin Gümüşler Manastırı var, biz de uçaklarda giderken onun görüntüsünü görmeyi en azından isteriz çünkü dünyada gülen Meryem Ana'nın olduğu tek manastır.” dedi.

Niğde'nin tarımsal üretimdeki yerine de değinen Gürer, uçaklarda sunulan yiyeceklerde ve tanıtım faaliyetlerinde kentin ürünlerine yer verilmesini istedi.

Gürer, “Ayrıca, eser miktarda yemekler geliyor, onlarda farklı illerin adı var; baktım, patateste Niğde 1 milyon ton üretir, 1'inci sıradayız Niğde'nin en azından patateste, elmada, lahanada, fasulyede 1'inci olan bir kentin tarımsal ürünleri de orada yer almış olsun.” ifadelerini kullandı.

Niğde'nin patates, elma, lahana ve fasulye üretimindeki önemini vurgulayan Gürer, kentin tarımsal ürünlerinin hava yolu yolcularına tanıtılmasının hem üreticilere hem de yerel ekonomiye katkı sağlayacağını belirtti.

“NİĞDE ULAŞIM, TURİZM VE SANAYİ YATIRIMLARINDAN PAYINI ALMALI”

TBMM KİT Komisyonundaki değerlendirmelerinde Niğde Havalimanı'nın tamamlanması gerektiğini yineleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kentin ulaşım altyapısının güçlendirilmesinin turizm, sanayi ve ekonomik gelişim açısından önem taşıdığını vurguladı.

Gürer, 30 yıldır bekleyen havalimanı yatırımının hayata geçirilmesi, DHMİ'nin reklam gelir ve giderlerinin açıklanması, yolcu garantisi ödemelerinin incelenmesi, havalimanlarındaki fiyatların denetlenmesi ve taşeron çalışanların haklarının iyileştirilmesi yönündeki taleplerini TBMM KİT Komisyonunda dile getirdi.