DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “Ekonomiden adalete kadar çözülmeyi bekleyen ne kadar düğüm varsa, hepsinin çözüleceği yer bu binanın çatısıdır”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde TBMM’nin yasama ve denetim görevine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fon tartışmaları ve piyasa manipülasyonu iddialarından ekonomik sorunlara, yargılamalardan yasa dışı bahis ağlarına kadar birçok başlığa değinen Şahin, Meclis’in yürütmeyi etkin biçimde denetlemesi gerektiğini söyledi.

Eyl 29, 2026 - 12:26
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “Ekonomiden adalete kadar çözülmeyi bekleyen ne kadar düğüm varsa, hepsinin çözüleceği yer bu binanın çatısıdır”


DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 29 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan açıklamasında, yeni yasama yılı öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasama ve denetim görevlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şahin, son günlerde gündemde yer alan fon tartışmaları ve piyasa manipülasyonu iddialarının araştırılması gerektiğini belirterek, ekonomik sorunlardan adalete kadar birçok meselenin çözüm adresinin Meclis olduğunu ifade etti.

“Onlar kazanırken bu millet kaybediyor”

Fon tartışmaları ile siyaset ve bürokrasi çevresindeki ilişkilere yönelik iddialara değinen Şahin, söz konusu gelişmelerin ekonomik koşulların ağırlaştığı bir dönemde yaşandığını söyledi.

Şahin, “Ankara günlerdir bambaşka bir dosya ile yatıp kalkıyor. Fon tartışmaları, piyasa manipülasyonu iddiaları, siyasetin ve bürokrasinin etrafında dönen o karanlık ilişkiler ağı kulisleri sarmış durumda. Birileri masalarda milyonları katlayıp ellerini ovuştururken, bu ülkenin insanları her geçen gün biraz daha yoksullaşıyor, biraz daha borç batağına saplanıyor. Onlar kazanırken bu millet kaybediyor, faturası da ne yazık ki yine çalışana, emekliye, gençlere kesiliyor.” dedi.

Yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte iddiaların Meclis gündeminde de tartışılacağını ifade eden Şahin, hangi kurumların ne zaman ve nasıl harekete geçtiğinin yanı sıra siyasi bağlantılara yönelik iddiaların da sorgulanması gerektiğini savundu.

Şahin, “Birkaç gün içinde Meclis yeni yasama yılı için kapılarını açacak. Koridorlarda da, komisyon salonlarında da bu fon hikayesi konuşulacak. Hangi kurumun neden zamanında harekete geçmediği, siyasetin bu işin tam neresinde durduğu sorulacak. Bunları sormak ortalığı germek falan değil, tam aksine Meclisin yapması gereken işin ta kendisidir.” ifadelerini kullandı.

Meselenin yalnızca piyasalarda kazanç veya kayıp yaşayan kişilerle sınırlı olmadığını dile getiren Şahin, “Çünkü ortada sadece birkaç kişinin kazandığı ya da kaybettiği bir piyasa oyunu yok; kamu kaynaklarının, devlet terbiyesinin, siyasi ahlakın nasıl erozyona uğradığı meselesi var. Ancak Meclisin önündeki tek gündem bu değil.” diye konuştu.

“Vatandaşın mutfaktaki yangını ortada duruyor”

Ekonomik koşulların vatandaş üzerindeki etkilerine değinen Şahin, maaşların alım gücü, esnafın kredi kartı borçları ve ailelerin eğitim harcamalarını gündeme getirdi. Şahin, uzun süren yargılamalar ile uyuşturucu ve yasa dışı bahis ağlarının da Meclis’in gündeminde bulunması gerektiğini belirtti.

Şahin, “Vatandaşın mutfaktaki yangını, eriyen maaşlar, kredi kartı borçlarını ödeyemeyen esnaf, çocuğunun okul masrafını kara kara düşünen anne babalar ortada duruyor. Yıllardır uzayan yargılamalar, adalete olan güvenin neredeyse sıfırlanması, uyuşturucu ve yasa dışı bahis ağlarının gençleri kuşatması bu ülkenin gerçek gündemi.” ifadelerini kullandı.

“Torba yasalarla yürütülen yasama faaliyeti ülkenin sorunlarına derman olamaz”

TBMM’nin yasama ve denetim yetkisinin işleyişini eleştiren Şahin, Meclis gündeminin büyük ölçüde yürütme tarafından hazırlanan düzenlemeler üzerinden şekillendiğini savundu.

Şahin, “Fakat yıllardır gördüğümüz bir manzara var; Meclis açılıyor, iktidar kendi hazırladığı kanun yığınlarını önüne koyuyor, muhalefet çoğunlukla bu gündemin peşinden sürükleniyor. Kanun çıkarıyoruz diye övünüyoruz ama o kanunların kimin hayatını iyileştirdiğini kimse sormuyor. Torba yasalarla, gece yarısı önergeleriyle yürütülen bir yasama faaliyeti ülkenin sorunlarına derman olamaz, olsa olsa yük olur.” dedi.

Milletvekillerinin görevlerinin yalnızca kanun ve bütçe oylamalarına katılmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Şahin, bakanların, kamu kurumlarının ve kamu harcamalarının Meclis tarafından etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini söyledi.

Şahin, “Bugün Meclisin en büyük eksiği denetim yetkisini kaybetmiş olmasıdır. Milletvekili sadece bütçe oylamalarında el kaldırıp indiren bir figür değildir. Bakanlara soru sorabilmeli, kamu kurumlarının harcamalarını didik didik inceleyebilmeli, ortada şaibeli bir durum olduğunda komisyonlarda gerçeğin üzerine gidebilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Meclis’in yürütmenin hazırladığı düzenlemeleri onaylayan bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini belirten Şahin, “Yasama organı, yürütmenin hazırladığı metinleri tasdik eden bir noter dairesi gibi çalıştığı sürece bu ülkede ne ekonomideki adaletsizlik düzelir ne de toplumsal huzur tesis edilebilir. Muhalefet de her gün iktidarın yarattığı toz duman içinde yönünü kaybetmek yerine, kendi sözünü vatandaşın gerçek hayatı üzerinden kurmak zorundadır.” diye konuştu.

“Milletin parasının nereye gittiğinin hesabı sorulmalıdır”

Yeni yasama yılında Meclis’in önceliğinin çıkarılan kanun sayısını artırmak yerine denetim mekanizmalarını etkin biçimde işletmek olması gerektiğini ifade eden Şahin, bütçe hakkının kullanılmasına ve kamu kaynaklarının denetlenmesine vurgu yaptı.

Şahin, “Yeni yasama yılında Meclisin öncelikli işi kanun sayısını artırmak olmamalıdır. Önce kurumların içindeki denetim mekanizmaları işletilmeli, bütçe hakkı gerçekten kullanılmalı ve milletin parasının nereye gittiğinin hesabı sorulmalıdır.” dedi.

Ekonomiden adalete kadar Türkiye’nin gündemindeki sorunların çözümünde TBMM’nin sorumluluğuna işaret eden Şahin, açıklamasını “Ekonomiden adalete kadar çözülmeyi bekleyen ne kadar düğüm varsa, hepsinin çözüleceği yer bu binanın çatısıdır. Eğer bu çatı altında oturanlar kendi sorumluluklarını hatırlamazsa, sokaktaki bu sessiz öfke Ankara’ya ulaştığında iş işten geçmiş olur.” sözleriyle tamamladı.