DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Cumhuriyet’in 103’üncü yılında bütçenin en büyük kalemi faiz, gündemin en büyük başlığı dolandırıcılıktır”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, 2027 yılı bütçesinde faize ayrılan 3 trilyon 975 milyar liraya dikkat çekti. Faiz ödeneğindeki artışın enflasyon beklentisinin iki katını aştığını belirten Ekmen, gündemdeki fon dolandırıcılığı iddialarını da değerlendirerek hukuk devleti, kamu kaynaklarının kullanımı ve hesap verebilirlik konusunda iktidara eleştiriler yöneltti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ni değerlendirdi. 2027 bütçesinde faiz ödemelerine ayrılan 3 trilyon 975 milyar liraya dikkat çeken Ekmen, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının ekonomik göstergeler ve gündemdeki fon dolandırıcılığı iddialarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın bütçeye ilişkin değerlendirmesini hatırlatan Ekmen, “Cumhuriyet’in 103’üncü yılında bütçenin en büyük kalemi faiz, gündemin en büyük başlığı dolandırıcılıktır.” sözleriyle ekonomi yönetimini ve kamu kurumlarının işleyişini eleştirdi.
“BÜTÇE, İKTİDARIN ÖNCELİKLERİNİ ORTAYA KOYAN BİR İTİRAFNAME”
Cumhuriyet Bayramı mesajlarının, Meclis gündemindeki bütçe teklifiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ekmen, bütçelerin yalnızca gelir ve gider rakamlarından oluşmadığını, siyasi iktidarların önceliklerini de ortaya koyduğunu söyledi.
Ekmen, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın değerlendirmesine atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Genel Başkanımız Ali Babacan’ın ifadesiyle bu bütçe, iktidarın önceliklerini ortaya koyan bir itirafnamedir. Bütçe dediğiniz şey basit rakamlardan ibaret değildir; bir ülkeyi yönetenlerin neyi önemsediğini gösterir. Eğitime ayrılan kaynağa bakılırsa, çocukların geleceğine verilen değer anlaşılır. Tarıma ayrılan kaynağa bakılırsa, çiftçiye verilen değer anlaşılır. Faize ayrılan kaynağa bakılırsa, kime hizmet edildiği anlaşılır.”
“2027 BÜTÇESİNİN YAKLAŞIK YEDİDE BİRİ FAİZE AYRILDI”
2027 yılı bütçesinde faiz giderlerinin ulaştığı büyüklüğe işaret eden Ekmen, kamu kaynaklarının kullanımında önceliklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Ekmen, “2027 bütçesinde faize ayrılan rakam 3 trilyon 975 milyar liradır. Bu, 27 trilyon 276 milyar liralık bütçenin yaklaşık yedide biri demektir.” dedi.
Faiz ödemelerinin toplam bütçe içindeki payına dikkat çeken Ekmen, eğitim, tarım ve toplumun farklı kesimlerine ayrılan kaynakların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜZDE 21, FAİZ ÖDENEĞİNDEKİ ARTIŞ YÜZDE 40’IN ÜZERİNDE”
Orta Vadeli Program’da 2027 yılı için öngörülen enflasyon oranıyla faiz ödeneğindeki artışı karşılaştıran Ekmen, ekonomi politikalarının gelir dağılımı üzerindeki etkilerini gündeme taşıdı.
Ekmen, “Orta Vadeli Program’da 2027 için beklenen enflasyon yüzde 21 olarak açıklandı. Aynı yılın bütçesinde faiz ödeneği ise bir önceki yıla göre yüzde 40’tan fazla artırıldı. Yani devlet, kendi öngördüğü enflasyonun tam iki katını faiz gelirine garanti etmiş durumda.” ifadelerini kullandı.
Emekli, asgari ücretli, çiftçi, esnaf ve işçilerin gelir artışlarının aynı ölçüde gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini soran Ekmen, şu değerlendirmede bulundu:
“Soru basittir: Emeklinin maaşı yüzde 40 veya üstü oranında artacak mı? Asgari ücrete yüzde 40 zam yapılacak mı? Çiftçinin, esnafın, işçinin geliri yüzde 40 artacak mı? Bunların hiçbiri olmayacak. Sıra onlara geldiğinde ‘beklenen enflasyon’ denilecek.”
“BURADA YAPILAN ŞEY BİR GELİR VE SERVET TRANSFERİDİR”
Bütçedeki faiz ödeneği artışının toplumun farklı gelir grupları açısından eşitsizlik oluşturduğunu savunan Ekmen, mevcut bütçe yaklaşımının Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleriyle bağdaşmadığını ileri sürdü.
Ekmen, “Burada yapılan şey bir bütçe tercihi değil, bir gelir ve servet transferidir; yoksuldan varlıklıya doğru işleyen bir transferdir. Cumhuriyet’in kurucu fikri imtiyazsız bir toplumdu. 103 yıl sonra bütçeyle imtiyaz dağıtılıyor.” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.
“CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK DOLANDIRICILIĞI BU YÜZYILIN BAŞINA YAZILDI”
Açıklamasında son haftalarda kamuoyunun gündeminde bulunan fon dolandırıcılığı iddialarına da değinen Ekmen, yaşananları yalnızca finansal bir kriz veya piyasa manipülasyonu olarak değerlendirmenin yetersiz olduğunu savundu.
Ekmen, “Bunun ismi fon krizi, fon meselesi, fon manipülasyonu değil; fon dolandırıcılığıdır. Türkiye’de de dünyada da benzer vakalar yaşandı. Ancak bu olayı farklı kılan şudur: İlk defa bir devlet bütün kurumlarıyla böyle bir dolandırıcılığın paydaşı olmuştur.” ifadelerini kullandı.
Kamu kurumlarının yatırımcıları koruma sorumluluğuna dikkat çeken Ekmen, iddialara ilişkin denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarını eleştirdi.
“SİSTEM HEP BİRLİKTE ÇÖKMÜŞTÜR”
Fon dolandırıcılığı iddialarının küçük yatırımcılar üzerindeki etkilerine işaret eden Ekmen, devlet kurumlarının vatandaşların birikimlerini koruma görevini yerine getiremediğini öne sürdü.
Ekmen, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Sistem hep birlikte çökmüştür ve bu çökmenin altında küçük yatırımcı ve milletimiz kalmıştır. Cumhuriyet’i kuranlar, bir devleti yokluğun içinden kurdular. Bugün ise devletin kurumları, vatandaşın birikimini koruyamadığı gibi, dolandırıcılığın önünü açan bir sessizliğin içinde kaldı.”
Ekmen, Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki devlet anlayışıyla günümüzde kamu kurumlarına yöneltilen eleştirilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“CUMHURİYET’İN GÜVENCESİ HUKUK DEVLETİDİR”
Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçiminin adı olmadığını, hukuk devleti ilkesi ve hesap verebilir kurumlarla anlam kazandığını vurgulayan Ekmen, ekonomik yönetim ve kamu denetiminin demokratik düzen açısından önemine dikkat çekti.
Ekmen, “Bir rejimin adının cumhuriyet olması, o rejimin milletin olduğu anlamına gelmez; bunu sağlayan şey hukuk devletidir. Bu bütçeyle, bu dolandırıcılık tablosuyla ve hesap vermeme alışkanlığıyla 103 yıllık birikim taşınamaz.” dedi.
“29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI’NIN KUTLU OLMASINI DİLİYORUM”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, açıklamasını Cumhuriyet’in kurucularını anarak tamamladı.
Ekmen, “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Cumhuriyet’i kuran herkesi rahmetle anıyor, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın kutlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.