DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen Milano’da CGIL Konferansında: “Pozitif barış için çok ciddi bir çabaya ihtiyaç var”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, İtalya’nın en büyük ikinci işçi sendikası CGIL tarafından Milano’da düzenlenen “Barış, Dayanışma ve Kardeşlik | Türkiye’de Kürt Sorunu: Barış Mümkün” konferansında konuştu. Ekmen, Türkiye’de yürütülen sürecin atipik bir karakter taşıdığını vurgulayarak, toplumsallaşma, güven ve yasal düzenleme eksikliklerine dikkat çekti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Gelecek Partisi Milletvekili Mustafa Bilici ve DEM Parti Milletvekili Sezai Temelli ile birlikte, İtalya’nın ikinci büyük işçi sendikası Confederazione Generale Italiana del Lavoro (CGIL) tarafından Milano’da düzenlenen “Barış, Dayanışma ve Kardeşlik | Türkiye’de Kürt Sorunu: Barış Mümkün” başlıklı konferansa katıldı.
Sürecin Atipik Karakteri
Konferansta konuşan Mehmet Emin Ekmen, Türkiye’de yürütülen çatışma çözümü sürecinin, hem önceki girişimlerden hem de dünyadaki örneklerden ayrıştığını belirterek, “Mevcut süreç, çatışma çözümü literatüründe bilinen İrlanda, Kolombiya, İspanya ve Güney Afrika örneklerinden farklı, atipik bir karakter sergiliyor.” dedi. Ekmen, PKK’nın silahsızlandırılması ve feshi amacıyla geçmişte en az 13 girişim yapıldığını hatırlattı.
Öcalan’ın Çağrısı ve Siyasi Destek
Ekmen, Abdullah Öcalan’ın paradigma ve strateji değişikliğiyle silahlı mücadeleye son verilmesi yönündeki çağrısının, devlete herhangi bir görev tevdi etmeden yapılmasının sürecin güçlü yönlerinden biri olduğunu vurguladı. Bu çağrının, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına yanıt niteliği taşımasının süreci kolaylaştırdığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temkinli tutumuna rağmen sürece verdiği desteğin de önemli olduğuna işaret eden Ekmen, Meclis’teki 14 siyasi partiden 13’ünün sürece destek vermesini dikkat çekici buldu.
Güven Sorunu ve Toplumsallaşma Eksikliği
Toplumsal desteğin yüksek, güvenin ise düşük olduğunu dile getiren Ekmen, “Toplum sürece yüzde 70 destek verirken güven yüzde 30’larda kalıyor.” ifadelerini kullandı. Bunun nedenlerini önceki girişimlerin başarısızlığı, hukuk ve demokratikleşme başlıklarının yeterince dile getirilmemesi ve son yıllarda artan otoriterleşme tartışmaları olarak sıraladı. Ekmen, “Negatif barış için liderler arasında uzlaşma önemlidir ancak pozitif barış için kadınları, gençleri ve tüm toplumu kapsayan ciddi bir çaba gerekir.” dedi.
Yasal Düzenleme ve Belirsizlikler
Sürecin en önemli eksiklerinden birinin yasal düzenlemelerin yapılmamış olması olduğunu belirten Ekmen, örgütün 12 Mayıs’ta kendini feshettiğini ilan etmesine rağmen, örgüt üyelerinin hangi hukuki süreçlere tabi olacağının ve hangi entegrasyon politikalarından yararlanacağının hâlâ belirsiz olduğunu kaydetti.
Suriye Boyutu ve Bölgesel Etki
Suriye’nin sürecin hem en güçlü hem de en riskli yönü olduğuna dikkat çeken Ekmen, Şam ile SDG arasında imzalanan 10 Mart Anlaşması’nın hayata geçirilmemesinin Türkiye’deki süreci de yavaşlattığını söyledi. Meclis’te kurulan komisyonun geniş siyasi destekle aldığı kararların heba edilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Bu Barış Türkiye ve Orta Doğu İçin Kıymetli”
Ekmen, konuşmasının sonunda, “Silah, şiddet ve terör devreden çıktığında Türkiye bir gecede demokratik bir hukuk devleti olmayacak. Ancak demokratik mücadele güçlenerek sürecek. Türkiye’de bu barışı gerçekleştirmenin hem ülkemiz hem Orta Doğu için çok kıymetli olacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI