Dünya halleri...

Dünyanın türlü türlü halleri vardır. Biri doğarken bir başka yerde bir can girer toprağa... Bir yerlerde savaşta binlerce insàn ölürken başka bi...

Şub 22, 2024 - 11:55
Dünya halleri...
Dünyanın türlü türlü halleri vardır. Biri doğarken bir başka yerde bir can girer toprağa... Bir yerlerde savaşta binlerce insàn ölürken başka bir yerlerde şenlikler yapılır. Allah sevinmede de üzülmekte de ölçülü olanları sever. Diyarbekirli Said Paşa hazretleri bunu ne güzel ifade eylemiştir:
Hep geçer âlemde hiç bir hâlete yoktur sükûn Zevkâ bak değmez teessüf etmeğe dünyâ-yı dûn İstikamet şerr-i âdâdan seni eyler mâsun Hakk ider eshab-ı sıdkın hasmını elbet zebûn Müstakiym ol Hazreti Allah utandırmaz seni
Dünya hayatı bir aldanmaca ve oyalanmadır, yalan dünya denilmesi de bu yüzdendir. Bu âlemde hiç bir halin istikrarı, sükûnu yoktur. Bir halden bir başka hale; bir durumdan, bir mevkiden, bir yerden başka bir duruma, yere yahut mevkiye geçilir. Bir arap atasözü, “lâ rahate fiddünya” şeklindedir. Yàni dünyada rahatlık yoktur. (Ey) Zevk sahibi (hazlarıyla, hep mutlu yaşamayı düşleyen) kişi, dünyada rahatlık arama, bu dünya yalan dünyadır; bu yüzden dünyalıktan hiçbir şey için üzülmeye değmez. Oysa doğruluk ve dinde sebat insanı düşmandan, şeytandan korur, faniden bâkî olana ulaştırır... Dosdoğru, sadık kullarını Hakk Azze ve Celle Hazretleri hasımlarının şerlerinden korur, sadık kullarına düşmanlık edenleri rezîl ve rüsvay, perişan eyler. Daha önce de yazmıştım, tekrar etmek istiyorum: Moda, Yahudi icadı bir rezilliktir. Hasseten kadınları kullanır. Zaten siyonist felsefe kadını bir meta olarak piyasaya sürmüştür. Meselâ çıplalık en çirkin ve ilkel şey iken adeta en doğru şeymiş gibi gösteririlir, modernlik simgesi haline getirilir moda sayesinde. Ne kadar doğru bir tesbit değil mi şu ifade: Zevkâ bak değmez teessüf etmeğe dünyâ-yı dûn İstikamet şerr-i âdâdan seni eyler mâsun İstikameti muhafaza günde beş vakit namazımızda Allah’a söz verdiğimiz olaydır. Müslümanlar her okudukları Fatiha’da “ihdina sıratel müstaqîm” yàni bizi dosdoğru olan yoluna ilet (ey Allah’ım) derler. İstikameti muhafaza etmeyen uçuruma yuvarlanır helâk olur. Bu dünyadan sonra (ahiren) bir öteki dünya vardır ahiret dediğimiz. Ölüm her cana ulaşacak ve öteki dünyada yaptıklarımızın hepsinin tek tek hesabını vereceğiz. Gerçeği gören gözler yuvalarından fırlayacak ve diller “ah keşke dünya hayatında aklımızı kullanıp Allah’ın emirlerine uysaydık” diyecekler ama çok geç... Vakit varken ágâh olalım ve Rabbimiz Tealâ’nın tüm emir ve yasaklarına riayet ederek Allah’ın rızasını kazanmış bir kul olarak can vermeye bakalım. Allah’ın rızasını kazanamadı isek evlâd ü iyâlimize servet bıraksak da beyhudedir. Bırakılan mallar, paralar ne onlara yarar, ne bize. Hattâ bilakis aleyhimizde bile olur. Hayırlı evlât ve servet arkamızdan sadakayı cariye olurken hayırsızları da azab olarak peşimiz sıra günah olarak yazılır dururlar. Hayırlı günler, selâm ve duâ ile. 22.02.2024