Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, “İzmir’e karşı sorumluluğumuz” var.
Folkart tarafından İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında açılan “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi, Nâzım Hikmet’in yaşamını, sanatını ve eserlerini yüzlerce belge, el yazması, kişisel eşya ve görsel-işitsel kayıtla ziyaretçilere sunuyor. İzmir’de Atlas Pavyonu’nda açılan sergi 15 Ocak 2027’ye kadar görülebilecek.
GÜRKAN GENÇ İZMİR
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 95. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında düzenlenen “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi, Nâzım Hikmet’in yaşamını ve sanatını kapsamlı bir seçkiyle ziyaretçilerle buluşturmak üzere açıldı. Folkart’ın yapımcılığında hazırlanan sergi, 5 Eylül 2026-15 Ocak 2027 tarihleri arasında İzmir’deki Atlas Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek.
Tugay: “İzmir’den büyüleyici bir yolculuk”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, serginin açılışında yaptığı konuşmada, Nâzım Hikmet adına Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergilerden birini hayata geçirdiklerini belirtti.
Tugay, “Büyük bir hikâyenin, yüz yıl sonra başladığı yere geri dönüşünün, bir ‘eve dönüş’ hikâyesine tanık oluyoruz. Nâzım Hikmet’in yaşamına, sanatına ve günümüzdeki etkisine odaklanan bu devasa buluşma, adını şairin 1962 yılında tamamladığı ve Türkçe’de ‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ adıyla yayımlanan otobiyografik romanının ilk adı olan Romantika’dan alıyor” dedi.
Serginin İzmir ile kurduğu tarihsel bağa dikkati çeken Tugay, “Bu romanın zaman örgüsü İzmir’de, bir kulübede başlamaktadır. Nâzım Hikmet, yaklaşık yüzyıl önce bizi bu topraklardan, İzmir günlerinden alıp koca bir ömrün seyrüseferine çıkarır. Bugün açtığımız sergi de adeta İzmir’de açılan bir kapıdan şairin bütün ömrüne doğru çıkılan büyüleyici bir yolculuktur” ifadelerini kullandı.
Tugay, Nâzım Hikmet’in 1925’teki İzmir günleri ile “Güneşi İçenlerin Türküsü” ve “Kuvâyi Milliye” eserleri üzerinden kurduğu bağın İzmir’i serginin temel anlatı eksenlerinden biri haline getirdiğini kaydetti.
“Şairi beklemeye ve mirasını yaşatmaya devam ediyoruz”
Yaklaşık 2 bin 125 metrekarelik alanda, fuaye dahil 15 salona yayılan serginin klasik biyografi anlayışının ötesine geçtiğini belirten Tugay, farklı arşiv ve koleksiyonlardan getirilen eserlerin ziyaretçilerle buluştuğunu söyledi.
Tugay, “Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi’nden Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’na, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nden Vera Tulyakova Hikmet’in arşivine ve koleksiyonerlere kadar pek çok ulusal ve uluslararası kurumun katkısıyla hazırlandı. Abidin Dino’dan Avni Arbaş’a, şairin kendi yaptığı resimlerden el yazmalarına, kişisel eşyalarına kadar yüzlerce kıymetli belge ilk kez bu denli bütüncül bir katmanla sanatseverlerle buluşuyor” diye konuştu.
Nâzım Hikmet’in dizelerine de atıfta bulunan Tugay, “Şair ‘Çok yorgunum, beni bekleme kaptan’ diyordu; ancak bizler, onun okurları olarak o ‘çınarlı, kubbeli, mavi liman’da şairi beklemeye ve mirasını yaşatmaya devam ediyoruz” dedi.
Sancak: “İzmir’e karşı sorumluluğumuz”
Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, konuşmasına Nâzım Hikmet’in “Bu Memleket Bizim” şiirinden sözlerle başladı. Geçen yıl düzenlenen Atatürk sergisinin 295 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini belirten Sancak, “Bu bir rekor. Bir sanat galerisine bu kadar kişinin gelmesi sıra dışı. Bu, İzmir’in sanata, kültüre bağlılığını, ilgisini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Sancak, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yeni sergiler düzenlemeyi sürdüreceklerini belirterek, “İzmirlilerin bu ilgisini karşılıksız bırakmak istemedik. Bu, bizim şehre karşı sorumluluğumuzdur. Bir teveccüh değildir. Bundan sonra da buna benzer sergileri yapmaya devam edeceğiz” dedi.
İnan: “Kültürel hafızayı yaşatmak için düzenlenen sergilerden biri”
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Nâzım Hikmet şiirlerinin lise yıllarındaki etkisinden söz ederek, “Benim de lise yıllarım Nazım Hikmet şiirlerini okuyarak ve dizelerinin arasında derin memleket sevdasını anlayarak geçti” dedi.
İnan, serginin kültürel hafızanın yaşatılması açısından önem taşıdığını belirterek, “Bu ülkenin kültürel hafızasını yaşatmak için düzenlenen en müstesna sergilerden birindeyiz. Nazım Hikmet hayatının son demlerini memleket hasretiyle geçirdi” diye konuştu.
Güç: “Büyük yolculuğa İzmir’den tanıklık ediyoruz”
Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Nâzım Hikmet’in yaşam yolculuğunun İzmir’den sergi aracılığıyla anlatılmasını önemli bulduğunu belirtti.
Güç, “Bu toprakların yetiştirdiği en büyük şairlerden olan Nazım Hikmet’in bir ömre sığdırdığı büyük yolculuğa İzmir’den tanıklık ediyoruz. Nazım Hikmet’in güçlü bir cumhuriyet aydını olması bizim için büyük şanstır” dedi.
Saygılı: “Bıraktığı izlere yeniden bakma imkanı buluyoruz”
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, sanat ve edebiyatın farklı zamanlar ve kuşaklar arasında bağ kurduğunu ifade ederek, “Bugün burada edebiyatın önemli isimlerinden Nazım Hikmet'in hayatına, eserlerine, bıraktığı izlere yeniden bakma imkanı buluyoruz” diye konuştu.
Bezircilioğlu: “Yaşasın vatan, yaşasın Nazım Hikmet”
Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, Nâzım Hikmet’in vatan vurgusuna dikkati çekerek, “Nazım Hikmet ve temsil ettiği ideolojinin bizimle vatan noktasında aynı noktada aynı yerde olduğunu görmek gerçekten bizi farklı bir boyuta taşıyor. Yaşasın vatan, yaşasın Nazım Hikmet” ifadelerini kullandı.
Savaşır: “Bu sergi müzeye öncülük eder”
Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Ali Galip Savaşır, serginin doğduğu şehir İzmir’de açılmasının kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi.
Savaşır, “Bu sergi Nazım Hikmet’in yalnızca belli yönlerini değil fırtınalı yaşamını içeren derin bir yolculuk sunuyor bize. Kitaplarından, sevdalarından, sürgünlerinden, umudundan, insanlığa olan inancına uzanan bir yolculuk” dedi.
Serginin Nâzım Hikmet Müzesi’ne öncülük etmesini umduğunu belirten Savaşır, “Bu serginin bugüne kadar Nazım Hikmet üzerine yapılmış en özel ve kapsamlı sergi olduğunun tanıklarındanız. Umarım bu sergi Nazım Hikmet Müzesi’ne de öncülük eder” diye konuştu.
Oral: “Bütün öğrencilerin ve gençlerin görmesi gereken bir sergi”
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Oral, sergiyi beklediğinden daha etkileyici bulduğunu belirterek, “Böyle bir şey beklemiyordum. Olay olacağını düşünüyorum. Bütün öğrencilerin, gençlerin görmesi gereken bir sergi olduğunu belirtmek istiyorum. Bu serginin İzmir'de başlıyor olması da çok güzel” dedi.
Arcay: “Türkiye’ye çok şeyler katacaktır”
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Özcan Arcay, serginin bir parçası olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Çok iyi, çok doğru bir iş yapmışız. Bu kadar güzel bir sergi yalnız İzmir'e değil Türkiye'ye çok şeyler katacaktır. Bunun bir parçası olmaktan gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Ersözlü’den Tugay’a teşekkür
Folkart Kurumsal İletişim Direktörü Ünal Ersözlü, serginin hazırlanmasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın desteğine dikkati çekerek, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir'in merkezinde iki yıldır kitlelerle buluşmamıza büyük destek verdi. Kendisine çok teşekkür ediyoruz” dedi.
Konuşmaların ardından Dr. Cemil Tugay ve davetliler sergi alanını gezdi.
Fuaye dahil 15 salonda kuruldu
Küratörlüğünü M. Melih Güneş’in, sergi kimliklendirme ve tasarımını Ömer Durmaz’ın üstlendiği sergi, yaklaşık 2 bin 125 metrekarelik alanda fuaye dahil 15 salonda oluşturuldu.
Türkiye ve yurt dışındaki kişi, kurum, arşiv ve koleksiyonlardan bir araya getirilen yüzlerce belge, el yazması, kişisel eşya ve görsel-işitsel kayıt; edebiyat, resim, heykel, fotoğraf, film ve tasarım gibi farklı disiplinlerle bir araya getirildi.
Sergide Nâzım Hikmet’in yaşamı klasik bir kronolojiyle aktarılmak yerine, farklı dönemlere ve anlatılara açılan çok katmanlı bir kurgu üzerinden ele alınıyor.
Çalışma odasının replikası da sergide
Sergi kapsamında Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ile Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nin arşivlerinden yararlanıldı.
Vera Tulyakova Hikmet’in arşivinden eserlerin yanı sıra koleksiyoner Gürkan Us’taki çalışmalar ile Abidin Dino, Avni Arbaş, Doris Kahane, Natalya Gonçarova ve Jak İhmalyan’ın eserlerinden seçkiler sergide yer aldı.
Nâzım Hikmet’in kendi yaptığı bazı resimler ile Sedat Girgin’in sergi için özel hazırladığı eser de ziyaretçilerle buluşuyor. Sergide ayrıca şairin kişisel eşyalarının yer aldığı çalışma odasının replikası da bulunuyor.