MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Birleşmiş Milletler ve uluslararası sistemde kapsamlı reform ertelenemez bir zorunluluktur”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşması ve uluslararası sisteme ilişkin yazılı açıklama yaptı. Güvenlik Konseyi’nin yapısı, veto yetkisi, Filistin ve Kıbrıs konularını değerlendiren Bahçeli, “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısının daha adil temsil için kapsamlı bir reform talebi olduğunu belirtti.

Eyl 24, 2026 - 19:05
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Birleşmiş Milletler ve uluslararası sistemde kapsamlı reform ertelenemez bir zorunluluktur”


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 81’inci Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayı, BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısını ve uluslararası sistemde reform tartışmalarını değerlendirdi.

MHP Genel Merkezi tarafından 24 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan yazılı açıklamada Bahçeli, Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin uluslararası meselelere ilişkin yaklaşımını ortaya koyduğunu belirterek, “81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum.” dedi.

“Küresel karar alma mekanizmaları değişen gerçekleri yansıtamıyor”

Uluslararası sistemin savaşlar, krizler, insani sorunlar ve adaletsizlikler karşısında giderek daha fazla sorgulandığını ifade eden Bahçeli, özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin yapısı üzerinde durdu.

Bahçeli, “Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel karar alma mekanizmalarının, dünyanın değişen siyasi, ekonomik ve jeopolitik gerçeklerini yeterince yansıtamadığı açıktır. Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı ve daimî üyelerin sahip olduğu veto imtiyazı, adil, etkin ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olarak karşımızda durmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun süredir dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımına değinen Bahçeli, bu sözün yalnızca Türkiye’nin değil, daha geniş temsile ve hakkaniyete dayalı bir uluslararası düzen arayışının ifadesi olduğunu belirtti.

“Haklının güçsüz, güçlünün haklı olduğu yapı sürdürülemez”

İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan uluslararası sistemin günümüzde kendi kuruluş değerleriyle de uyuşmayan bir noktaya geldiğini savunan Bahçeli, “Haklının güçsüz, güçlünün haklı olduğu adaletsiz bir yapının sürdürülebilir olması da mümkün değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde işgallerin, saldırıların ve devletlerin egemenlik haklarına yönelik ihlallerin dünya barışını tehdit etmeye devam ettiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 22 Eylül’de BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada bölgesel ve küresel sorunların yanı sıra BM’nin yenilenme ihtiyacına dikkat çektiğini ve Güvenlik Konseyi’nde reform çağrısında bulunduğunu aktardı.

Filistin ve Kıbrıs mesajlarına dikkat çekti

Bahçeli, Erdoğan’ın konuşmasında 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti hedefini dile getirdiğini hatırlattı.

Kıbrıs konusundaki mesajlara da yer veren Bahçeli, Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini söylediğini; uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya ve siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet ettiğini aktardı.

“Reform ihtiyacı somut bir yol haritasına dönüşmeli”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bloomberg için kaleme aldığı makaleye de değinen Bahçeli, küresel krizlerin çözümünün birkaç başkentin iradesine bırakılmasının günümüz gerçekleriyle bağdaşmadığı yönündeki değerlendirmeyi hatırlattı.

Bahçeli, Erdoğan’ın BM Güvenlik Konseyi’nde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının gerekli olduğunu ifade ettiğini belirterek, farklı coğrafyaların tecrübe, kapasite ve iradesinin küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dâhil edilmesi gerektiği görüşünü aktardı.

Açıklamada, “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısının daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet niteliği taşıdığı ve reform ihtiyacının somut bir yol haritasına dönüştürülmesi gerektiği görüşüne yer verildi. Bahçeli, bu yaklaşım kapsamında veto imtiyazının kaldırılması meselesinin reform tartışmalarının merkezinde bulunduğunu kaydetti.

MHP’nin önceki reform çağrılarını hatırlattı

Bahçeli, MHP’nin BM ve uluslararası sistemin yapısına ilişkin eleştiri ve reform önerilerini daha önce de gündeme getirdiğini belirtti. Parti programında BM’nin uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması konusunda kendisinden beklenen katkıyı sunmaktan uzaklaştığı görüşünün yer aldığını aktaran Bahçeli, 2023 Seçim Beyannamesi’nde de BM’nin yapısı ve işleyişinin reforma tabi tutulmasının savunulduğunu ifade etti.

Bahçeli, 1 Ekim 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmasını da hatırlatarak, “Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi yapısı yeni baştan ve derhal reforme edilmelidir. Bu reform ihtiyacının gecikmesi çok ciddi ve sancılı gelişmelere sebep olacaktır.” şeklindeki sözlerini aktardı.

Aynı konuşmada ülkelerin eşit katılım ve oy hakkına sahip olacağı alternatif bir dünya birliği konusunda çalışmaların hızlandırılması gerektiğini söylediğini belirten Bahçeli, “Dünya beş ülkenin ağzına bakmaktan kurtulmalıdır.” ifadelerini kullandığını anımsattı.

“Veto sistemi çözüm arayışlarını tıkıyor”

Bahçeli, 30 Nisan 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısı’nda BM Güvenlik Konseyi’nin veto sistemine ilişkin yaptığı değerlendirmelere de açıklamasında yer verdi.

Bahçeli söz konusu konuşmasında, “Güvenlik Konseyi’ndeki veto sistemi makul çözüm arayışlarını devamlı tıkamakta, demokratik olmayan, ahlaki ve şeffaflıktan yoksun olarak kabul edilmekte, bu da Birleşmiş Milletlerin temel ilkeleriyle çelişmektedir.” dediğini hatırlattı.

Güvenlik Konseyi üyelik şartları ile veto yetkisinin değiştirilmesi için BM Antlaşması’nda değişiklik gerektiğine işaret eden Bahçeli, bunun için Genel Kurulda üçte iki çoğunluğun yanı sıra beş daimî üyenin onayının gerektiğini kaydetti.

“Dünya 5’ten büyüktür kapsamlı bir reform çağrısıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması ve makalesinden memnuniyet duyduklarını belirten Bahçeli, “Bize göre; ‘Dünya 5’ten büyüktür’ çağrısı, Güvenlik Konseyi’nin mevcut üye yapısına yönelik bir eleştiri yanında dünya nüfusunun, farklı coğrafyaların ve farklı medeniyetlerin küresel karar alma süreçlerinde daha adil biçimde temsil edilmesi gerektiğine yönelik kapsamlı bir reform çağrısıdır.” ifadelerini kullandı.

Beş daimî üyeye tanınan veto yetkisinin uluslararası toplumun ortak iradesini birkaç ülkenin kararlarına bağımlı hâle getirdiğini savunan Bahçeli, bunun özellikle savaş, çatışma ve insani kriz dönemlerinde BM’nin etkinliğini ve güvenilirliğini zedelediğini söyledi.

Bahçeli, “Dünya barışını korumakla görevli bir mekanizmanın, barışın tesisi konusunda karar alamaz hâle gelmesi kabul edilebilir değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Reform yalnızca Güvenlik Konseyi'nin üye yapısıyla sınırlı kalmamalı”

BM reformunun yalnızca Güvenlik Konseyi’nin üyelik yapısının değiştirilmesi şeklinde ele alınmaması gerektiğini belirten Bahçeli; Genel Kurulun etkinliği, temsil adaleti, karar alma süreçlerinin şeffaflığı, hesap verebilirlik ve uluslararası hukukun uygulanmasında çifte standartların kaldırılmasının da reform gündeminde bulunması gerektiğini kaydetti.

Bahçeli, ihtiyaç duyulan uluslararası düzeni, “Güçlünün hukuk oluşturduğu bir anarşizm yerine hukukun gücünü esas alan; birkaç ülkenin iradesine bağımlı olmayan; farklı kıtaların, milletlerin ve medeniyetlerin söz sahibi olduğu; barışın, adaletin ve insan onurunun merkezde bulunduğu yeni ve hakkaniyetli bir uluslararası düzen.” sözleriyle tanımladı.

BM ve uluslararası sistemin mevcut yapısının günümüz ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için kapsamlı bir reforma tabi tutulması gerektiğini ifade eden Bahçeli, temsilde adaletin güçlendirilmesi, veto imtiyazının kaldırılması veya sınırlandırılması, farklı coğrafyaların karar alma mekanizmalarına daha etkin katılması ve uluslararası hukukun bütün devletler açısından eşit uygulanması gerektiğini belirtti.

Bahçeli, MHP’nin bu konulardaki yaklaşımını sürdürdüğünü kaydederek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söz konusu başlıkları uluslararası kamuoyunun gündemine taşımasını desteklediklerini bildirdi.