Hatay’da depremzedelerin hak sahipliği tartışması büyüyor, Av. İbrahim Göçmen: “Haklarınızdan vazgeçmeyin”
Hatay’da 6 Şubat depremlerinin ardından yerinde dönüşüm ve TOKİ süreçleri arasında kalan bazı depremzedeler, hak sahipliklerinin sona erdirildiğini ileri sürüyor. Afet hukuku alanında çalışmalar yürüten Av. İbrahim Göçmen, konut veya işyerini henüz alamayan vatandaşlara hak sahipliği durumlarını yazılı olarak sorgulamalarını, iptal kararı bulunması halinde yasal süreleri gözeterek hukuki yolları değerlendirmelerini öneriyor.
6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yılı aşkın süre geçerken Hatay’da yerinde dönüşüm, TOKİ ve hak sahipliği süreçlerinin kesiştiği noktada yeni mağduriyet iddiaları gündeme geldi. Özellikle hisseli taşınmazlarda yerinde dönüşüm için başlangıçta birlikte hareket eden hak sahiplerinden bazılarının daha sonra TOKİ projelerine yönelmesi üzerine, diğer hissedarlar hak kaybına uğradıklarını ileri sürdü.
Depremde konutunu kaybeden bazı vatandaşlar, gelinen aşamada ne yerinde dönüşüm desteğinden ne de TOKİ kapsamında konut imkanından yararlanabildiklerini belirtiyor. Depremzedelerin gündeme getirdiği temel soru ise “Benim hakkım nerede?” şeklinde ifade ediliyor.
YERİNDE DÖNÜŞÜMDEN TOKİ’YE UZANAN HAK SAHİPLİĞİ SORUNU
İddialara göre bazı hissedarlar deprem sonrasında yerinde dönüşümden yararlanabilmek amacıyla birlikte hareket etti. Sürecin ilerleyen aşamalarında hissedarlardan bir bölümünün TOKİ projelerine yönelmesiyle, yerinde dönüşümden vazgeçmeyen veya TOKİ'den konut almak istemeyen diğer hissedarların hak sahipliği konusunda sorunlar ortaya çıktı.
Bazı depremzedeler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdindeki hak sahipliklerinin sona erdirildiğini, yeniden hak sahipliği talebiyle yaptıkları başvurularda ise kendilerine, “Hak sahipliğiniz sonlandırıldığı için yeniden hak sahibi olamazsınız.” yönünde yanıt verildiğini ifade ediyor.
Vatandaşların aktardığı bilgilere göre bu durum nedeniyle evi yıkıldığı halde ne yerinde dönüşüm desteğinden ne de TOKİ imkanından faydalanabildiğini belirten kişiler bulunuyor.
Mağduriyet iddialarının belirli bir meslek veya sosyal grupta yoğunlaşmadığı; doktor, avukat, öğretmen, gazeteci, esnaf ve iş insanları dahil farklı kesimlerden depremzedelerin benzer sorunlarla karşılaştığı belirtiliyor.
“MUHATAP BULAMIYORUZ”
Depremzedelerin dile getirdiği bir diğer sorun ise hangi kamu kurumuna başvurmaları gerektiği konusunda yaşanan belirsizlik.
Vatandaşlar, “AFAD mı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı mı, Valilik mi?” sorularına yanıt aradıklarını, hak sahipliği durumlarını hangi kurum üzerinden takip edecekleri ve olası hak kayıplarına karşı hangi süre içerisinde işlem yapmaları gerektiği konusunda bilgiye ihtiyaç duyduklarını ifade ediyor.
Hak sahipliğinin sona erdirilmesi veya yeniden değerlendirilmesi gibi idari işlemler söz konusu olduğunda ise başvuru ve dava süreleri önem taşıyor.
AV. İBRAHİM GÖÇMEN: “HAKLARINIZDAN VAZGEÇMEYİN”
Hatay’da afet hukuku ve depremzedelerin hakları konusunda çalışmalar yürüten Av. İbrahim Göçmen, yaklaşık üç yıldır bölgedeki hukuki süreçleri takip ettiğini belirterek, son dönemde kendilerine ulaşan başvuruların önemli hak kaybı iddialarına işaret ettiğini söyledi.
Göçmen, vatandaşların hak sahipliği durumlarını takip etmelerinin önem taşıdığını belirterek, “Vatandaşların hak sahipliği konusunda haklarının takipçisi olması gerekiyor. Aksi halde konut ya da işyeri alma haklarını yitirebilirler.” dedi.
“2026 YILINDA YENİDEN KOMİSYON KURULDU”
Göçmen, özellikle 2026 yılında AFAD bünyesinde yeniden komisyon oluşturulduğunu ve hak sahipliği dosyalarının yeniden değerlendirmeye alındığını ifade etti.
İşyeri hak sahiplikleri konusunda iptal kararları bulunduğunu ileri süren Göçmen, “Özellikle işyerleri için hak sahipliklerinin iptal edildiği, iptal kararlarının tebliğ edilmediği ve hak sahipliği iptal edilen bazı vatandaşların bundan haberinin olmadığı görülmektedir.” ifadelerini kullandı.
Göçmen, konutunu veya işyerini henüz teslim alamamış vatandaşların mevcut durumlarını sorgulamalarını önerdi.
“YERİNDE DÖNÜŞÜMÜ GERÇEKLEŞTİREMEYENLERE HAK SAHİPLİĞİNİN YİTİRİLDİĞİ SÖYLENİYOR”
Yerinde dönüşüm sürecinde farklı bir sorunla karşılaşan depremzedelerin de bulunduğunu aktaran Göçmen, yerinde dönüşüm hakkından yararlanmak istediği halde çeşitli nedenlerle uygulamayı gerçekleştiremeyen bazı vatandaşların daha sonra hak sahibi konutuna yönelmek istediğini söyledi.
Göçmen, “Yerinde dönüşüm hakkını kullanmak isteyen ancak çeşitli nedenlerle yerinde dönüşümü gerçekleştirmesi mümkün olmayan, bu nedenle hakkını konut alma hakkına dönüştürmek isteyen depremzedelere AFAD tarafından ‘hak sahipliğinin yitirildiği’ söylenmektedir. Yazı isteyen vatandaşlara da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hak sahipliğini iptal ettiği bilgisi verilmektedir.” dedi.
Bu tür bir işlemle karşılaşan vatandaşların hukuki durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Göçmen, “Vatandaş bu söylem ve yazılar karşısında hakkından vazgeçmemeli, hakkını yargı mercileri önünde aramalıdır.” ifadelerini kullandı.
REZERV ALAN UYGULAMASINA İLİŞKİN ELEŞTİRİ
Rezerv alan uygulamalarını da değerlendiren Göçmen, iktidarın depremzedelerin taşınmazlarına yönelik uygulamalarını eleştirdi.
Göçmen, “İktidar, özellikle rezerv alan uygulaması ile depremzedenin taşınmazına el koymuş, bakanları aracılığıyla aynı yerde ve aynı büyüklükte ev verileceği sözünü vererek vatandaşı ikna ettiği halde önce herkese 2+1 ev vermiş, ardından 42 binin üzerinde fazla konut üretildiği görülmüştür. Şimdi de hak sahipliği iptalleri başlamıştır.” ifadelerini kullandı.
“AFAD’A YAZILI BAŞVURU YAPIN, ANCAK SÜRELERE DİKKAT EDİN”
Konutunu veya işyerini henüz alamayan depremzedelere çağrıda bulunan Göçmen, vatandaşların öncelikle hak sahipliklerinin devam edip etmediğini öğrenmelerini önerdi.
Göçmen, “Halen konutunu veya işyerini alamamış tüm vatandaşlar hak sahipliğinin devam edip etmediğini sorgulamalı. AFAD’a giderek yazılı başvuruda bulunmalı. Hak sahipliği iptali kararı varsa dava yolunu değerlendirmeli.” dedi.
Yazılı başvurunun hukuki süreler bakımından sonuç doğurabileceğine özellikle dikkati çeken Göçmen, “Yazılı başvurunun ardından yasal süreler başlayabilir. Vatandaşlar bu süreleri kaçırırsa haklarını mahkeme önünde arama imkanını da kaybedebilir.” uyarısında bulundu.
“HAKKINIZ BİTTİ” DENİLDİYSE DOSYANIN İNCELENMESİ ÖNEM TAŞIYOR
Hak sahipliğinin sona erdirildiğini öğrenen her depremzedenin hukuki durumu aynı olmayabileceğinden, dosyaların somut belgeler üzerinden değerlendirilmesi önem taşıyor.
Özellikle yerinde dönüşüm sürecinde hak sahipliği sona erdirilen, hissedarlarının bir bölümü TOKİ'den yararlanan ancak kendisi ne TOKİ'den ne de yerinde dönüşüm desteğinden faydalanabildiğini belirten vatandaşların, hak sahipliği dosyalarını ve kendilerine bildirilen idari işlemleri hukuki açıdan inceletmeleri gerekiyor.
İdari işlemlerde başvuru ve dava sürelerinin önem taşıması nedeniyle Göçmen, vatandaşların hak sahipliği kararlarını yazılı olarak öğrenmelerini ve sonrasında süreleri dikkate alarak hareket etmelerini tavsiye ediyor.
Hatay’da depremzedelerin gündeme getirdiği sorun, aradan geçen üç yılı aşkın sürenin ardından yalnızca konut teslimiyle sınırlı kalmıyor. Evini veya işyerini kaybeden bazı vatandaşlar bugün “Hak sahibi miyim?” sorusuna yanıt ararken, hak sahipliğinin hangi işlemle ve hangi gerekçeyle sona erdirildiğinin açıklığa kavuşturulmasını istiyor.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI