Hürmüz Boğazı Krizi Yılan Hikayesine Döndü
İran/İsrail ve İran Savaşı’nda hala kesin bir ateşkes, barış ve anlaşma sağlanamadı. İran’ın dik duruşu, pes etmemesi, haksızlıklara isyan etmesi artık dünya kamuoyunda alenen görülmeye başladı. ABD ve İsrail, İran’a yönelik saldırılarda asıl amaca ulaşamayınca vites değiştirerek farklı yol ve yöntemlere başvurmaya başladı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması sonrası yaşanan siyasi ve ekonomik krizler Ortadoğu’yu ve tüm dünyayı olağanüstü etkilemesi ABD ve İsrail’e destek veren birçok ülkenin bu desteği çekmesine yol açtı. ABD ve İsrail yalnız kalınca da U dönüşü yaparak sözde savaşı kazanmış algısı yaratmak için her türlü kirli propaganda yöntemine başvurdu
Artık üstünlük psikoloji İran’ın eline geçti. Bu durum ABD üzerinde soğuk duş etkisi yaptı. Hatta İran’a yönelik başlatmış olduğu ‘Özgürlük Projesi’ni de kısa bir süreliğine durdurduğu açıklaması yaptı. Ama ablukanın devam edeceğini de belirtti. Güya Pakistan ve bazı ülkeler talep etmiş ve ABD’nin askeri başarıları İran’ı anlaşmaya mecbur etmiş! Zaten İran ABD’nin ‘Özgürlük Projesi’ni durdurmasının başarısızlığının bir sonucu olduğunu aleni bir şekilde açıkladı. ABD’nin Özgürlük Projesi ile ilgili yapmış olduğu açıklamada Ortadoğu’da Hürmüz Boğazı’ kriziyle ilgili herhangi bir bağlantısı olmayan ülkelerin gemilerinin boğazdan geçmesini ve körfezde mahsur kalmış 87 ülke mensubu 23 bin sivilin kurtarılması için yardımcı olacağının adını ‘özgürlük projesi’ koymuştu.
Öte yandan bu konuda bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio güya Hürmüz’de seyrisefer özürlüğünü sağlamak için çalışmaların devam edeceğini belirterek “Destansı Öfke Operasyonu’nun sona erdiğini ifade etti. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın İran’a ait olmadığı için kapatmaya hakkı olmadığın belirterek mayınların temizlenmesi ve hiç kimsenin geçiş ücreti ödememesi gerektiğine de vurgu yaptı.
Artık İran için bu açıklamaların hiçbir önemi kalmadı. İran bildiğini yapıyor. İran ise tam aksi yönde ABD’nin bütün bu tehditleri karşısında boyun eğmeyerek boğazlarda gemi trafiğini organize etmek için yeni bir birim kurduğunu açıkladı. Hatta gemilerin geçiş izni alabilmesi için bazı şartlar/kurallar bile koymuştu. Bu kurallara uyulmadığı takdirde İran Deniz Kuvvetleri’nin müdahalesi ile karşılaşılacağını da ayrıca ifade etti. .
ABD ve İran arasındaki Hürmüz Boğazı Krizi artık yılan hikayesine döndü. Her iki tarafın attığı düğümler çözülmez hale geldi! Hürmüz Boğazı krizinin büyümesinin yegane sebebi İsrail’dir. Ne zaman ABD ve İran arasında bir barış anlaşmasına gidilecek olunsa İsrail suyu bulandırarak muhtemel barış anlaşmasını zora sokuyor. Ne zaman ABD ve İran arasında müzakere yolu ışığı görülse İsrail bu ışığın önüne perde oluyor. Ne zaman ABD ve İran yeniden savaşmaya karar verse İsrail bütün iştahı ile bu savaşa dahil oluyor. O yüzden savaşın durması, barışın sağlanması ve Ortadoğu’ya huzurun gelmesi için İsrail’in bertaraf edilmesi gerekiyor.
Ortadoğu’da ABD/İsrail Savaşı sebebiyle bu gelişmeler olurken Türkiye, Çin ve Rusya ne yapıyor?! Türkiye görünürde sakin ve sessiz! Ama savaşın sona ermesi ve barışın sağlanması için diplomatik girişimlerde bulunarak savaşan ülkeler dahil (ABD/İsrail ve İran) muhatabı olduğu bütün ülkelerle olağanüstü bir diplomasi trafiği yürütüyor. Rusya ve Çin ne kadar sessiz kalmış gibi görünse de aslına kapalı kapılar arkasında İran ile görüşerek her türlü desteği veriyorlar. Ortadoğu’da ülkeler arasında zaten bir kamplaşma var: ABD/İsrail’i destekleyenler ve İran ile ilişkilerini sıcak tutmaya çalışanlar.