YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale: “Milyarlarca liralık yatırım teşviki alan şirketlerin fon vurgunu soruşturmalarında adının geçmesi denetim sorununu ortaya koyuyor”

YENİParti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçe görüşmelerinde imalat sanayisindeki gerileme, ihracat performansı, istihdam kaybı ve yatırım teşviklerinin denetimi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Kasım 2, 2026 - 16:41
Kasım 2, 2026 - 16:50
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale: “Milyarlarca liralık yatırım teşviki alan şirketlerin fon vurgunu soruşturmalarında adının geçmesi denetim sorununu ortaya koyuyor”

YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sanayi politikalarını, imalat sanayisindeki göstergeleri, ihracat performansını ve kamu kaynaklarıyla desteklenen şirketlerin denetimini değerlendirdi. Bakanlık bütçesinde reel olarak yüzde 12,5 artış yapılmasını olumlu bulduğunu belirten Özlale, bütçe artışına rağmen sanayide üretim ve istihdam sorunlarının devam ettiğini söyledi.

“SANAYİ POLİTİKASI İSTİKRAR PROGRAMININ KURBANI”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçesindeki artışı olumlu değerlendiren Özlale, program göstergelerinde hedeflerin tutturulamamasına dikkati çekti. İmalatın millî gelir içindeki payının 2026 yılı için yüzde 17 olarak hedeflendiğini, ancak tahminin yüzde 15,5 seviyesinde kaldığını belirten Özlale, 2027 hedefinin de yüzde 15,9'a düşürüldüğünü ifade etti.

Doğrudan yabancı yatırımlar ve teknogirişim rozeti gibi göstergelerde de hedeflerin gerisinde kalındığını kaydeden Özlale, “Sanayi ve teknoloji politikamızın maalesef Hazine ve Maliye Bakanı tarafından uygulanan istikrar programının bir kurbanı olması” değerlendirmesinde bulundu.

Sanayideki sorunların yalnızca son iki yılda ortaya çıkmadığını savunan Özlale, 2019-2022 döneminde teşviklerin yoğun biçimde dağıtıldığı ve firmaların atıl kapasite oluşturacak yatırımlar yaptığı bir süreç yaşandığını belirterek, o dönemde oluşan sorunların etkilerinin bugün görüldüğünü söyledi.

“BU BİZİM SANAYİSİZLEŞME FOTOĞRAFIMIZ”

İmalat sanayisinin üretim, istihdam ve kapasite kullanım göstergelerine değinen Özlale, imalatın millî gelir içindeki payının 2022'de yüzde 21,8 seviyesindeyken yüzde 15,4'e gerilediğini aktardı. İmalat sanayisindeki istihdam artışının negatif olduğuna işaret eden Özlale, kapasite kullanım oranının da 2026'da yüzde 73,8 seviyesine indiğini belirtti.

İmalat sanayi endeksinin 2023'te 111,9 seviyesinde olduğunu, Ağustos 2026'da ise 108,7 olarak ölçüldüğünü kaydeden Özlale, “Yani burada tamamıyla yatay seyreden bir imalat sanayi var. Resmî verilerdir. O yüzden de burada sanayide işlerin iyi gittiğini söylemek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Borsadaki sanayi şirketlerinin performansını da değerlendiren Özlale, 2023'ten itibaren BIST 100 endeksinin yüzde 39,5 arttığını, BIST Sınai Endeksi'ndeki artışın ise yüzde 3,1'de kaldığını söyledi. Özlale, bu tablonun yatırımcıların sanayi şirketlerine yönelmediğini gösterdiğini dile getirdi.

“DÜNYA İHRACATINDAKİ PAYIMIZ AZALIYOR”

Sanayi ve ihracat politikalarının birlikte yürütülmesi gerektiğini belirten Özlale, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı arasındaki görev dağılımına dikkati çekti. İhracat rakamlarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının sunumlarında yer almasına rağmen ihracat teşviklerinin Ticaret Bakanlığı tarafından verildiğini ifade eden Özlale, veri merkezleri ve veri altyapısı konularında da farklı bakanlıkların sorumluluk üstlendiğini hatırlattı.

Asya ülkelerinin sanayi ve ihracatı birlikte ele alan kurumsal yapılarına işaret eden Özlale, Türkiye'de de bu alanları aynı politika çerçevesinde buluşturan bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

İhracat başarısının yalnızca toplam ihracat tutarıyla ölçülemeyeceğini vurgulayan Özlale, Dünya Ticaret Örgütü verilerine atıfta bulunarak, “İstediğiniz kadar ihracatı artırın, tek bir şeye bakmanız lazım. Türkiye’nin dünya ihracatında payı artıyor mu? Azalıyor mu? Azalıyor. Bakın, Çin hariç de baksanız, Çin’i dâhil de etseniz dünya ihracatındaki payımız bizim azalıyor. İhracatta başarı hikâyesi yok ki” dedi.

İSTİHDAM KAYBININ YÜZDE 60'I ÜÇ İLDE

Sanayideki durgunluğun özellikle emek yoğun sektörlerde belirginleştiğini ifade eden Özlale, İstanbul, Bursa ve Tekirdağ'ın toplam istihdam kaybının yüzde 60'ını oluşturduğunu belirtti.

Bu verilerin bölgesel kalkınma politikalarının önemini ortaya koyduğunu söyleyen Özlale, sanayi faaliyetlerinin bir bölümünün farklı bölgelere taşınmasını sağlayacak politikaların geliştirilmesini istedi. Sanayi programına ayrılan bütçedeki artışı olumlu karşıladığını belirten Özlale, bölgesel kalkınma için ayrılan ödeneğin sınırlı kalmasını eleştirdi.

KAMU ALIMLARINDA KOBİ VURGUSU

Kamu alımlarının büyük şirketlere sağladığı avantajlara değinen Özlale, İstanbul Sanayi Odası'nın İSO 500 listesinde savunma, havacılık ve raylı sistemler alanlarında faaliyet gösteren, temel müşterisi kamu olan 10 firmanın satışlarının yüzde 63,5 arttığını aktardı. Yerli özel sermayeli 343 firmanın satışlarındaki artışın ise yüzde 25,9 seviyesinde kaldığını söyledi.

Kamu alımları ve yatırım teşviklerinin KOBİ'lere de katkı sağlayacak biçimde düzenlenmesi gerektiğini belirten Özlale, “Sizler bu teşvikleri büyük şirketlere verirken, kamu alımları yaparken o zaman altta söylediğimiz KOBİ'leri de büyük projelere katan, onların test yapması için ortak test altyapısını zenginleştiren ve özellikle KOBİ'lere büyük şirketlerden teknoloji transferini mümkün kılan bir anlayışla hareket etmeniz lazım” ifadelerini kullandı.

Özlale, büyük şirketlerin kamu kaynaklarıyla oluşturduğu katma değerin daha geniş bir üretim ağına aktarılabilmesi için KOBİ'lerin büyük projelere katılımının ve teknoloji transferinin desteklenmesini istedi.

“TEŞVİKLERİ YATIRIM TUTARIYLA MI, VERİMLİLİK ARTIŞIYLA MI ÖLÇÜYORSUNUZ?”

Ar-Ge harcamalarındaki artışın Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin ortalamasının altında kaldığı gerçeğini değiştirmediğini belirten Özlale, yapay zekâ politikalarının yalnızca yeni teknoloji şirketleri kurmaya odaklanmaması gerektiğini söyledi.

Şirketlerin mevcut teknolojileri kullanma ve verimlilik artışına dönüştürme kapasitesinin önemine işaret eden Özlale, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yönelik şu soruyu yöneltti:

“Bu verdiğiniz teşviklerin sonucunu verdiğiniz yatırım tutarıyla mı ölçüyorsunuz? Yoksa şirketlerin verimlilik artışıyla mı ölçüyorsunuz?”

Özlale, teşviklerin başarısının yalnızca yatırım tutarı üzerinden değil, şirketlerin üretkenliğine ve verimliliğine sağladığı katkı üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

AB'NİN SANAYİ POLİTİKASI VE BYD-Togg KARŞILAŞTIRMASI

Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikasının bütçe sunumunda yeterince ele alınmadığını belirten Özlale, Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yarısını gerçekleştirdiği Avrupa pazarındaki değişimin önümüzdeki beş altı yıl açısından kritik önemde olduğunu söyledi.

Elektrikli otomobil satışlarını da gündeme getiren Özlale, 2024'te BYD'nin 8 bin 331, Togg'un ise yaklaşık 30 bin araç sattığını belirtti. Özlale, 2025'te BYD'nin Togg'u geçtiğini ifade ederek, bu değişimi BYD ile yapılan 1 milyar dolarlık yatırım anlaşması üzerinden değerlendirdi ve Bakanlıktan açıklama beklediğini dile getirdi.

YATIRIM TEŞVİKİ ALAN ŞİRKETLERİN DENETİMİNE DİKKAT ÇEKTİ

Konuşmasının son bölümünde yatırım teşvikleri ile fon vurgunu soruşturmaları arasındaki ilişkiye değinen Özlale, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının destek verdiği Astor Enerji, CW Enerji ve Kontrolmatik şirketlerinin adlarının soruşturmalarda geçtiğini söyledi.

Kontrolmatik'e 917,1 milyon liralık yatırım teşviki verildiğini belirten Özlale, şirketin yaşadığı mali sorunlara işaret ederek, “Kontrolmatik şu anda bütün ona güvenenleri hüsrana uğrattı ve battı. Dolayısıyla sizin yatırım teşvikiniz de battı” dedi.

CW Enerji hakkında da değerlendirmelerde bulunan Özlale, şirketin kurucusunun 28 Eylül 2026'da şirketin mal varlığına tedbir konulduğunu açıkladığını aktardı. Astor Enerji'nin ise Bakanlıktan 1 milyar 134 milyon liralık yatırım teşviki aldığını belirten Özlale, şirketin ana hissedarlarının da soruşturmada adının geçtiğini söyledi.

Yatırım teşviklerinin sürdürülmesini desteklediklerini vurgulayan Özlale, kamu desteğiyle büyüyen şirketlerin sonraki faaliyetlerinin izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Özlale, “Verdiğiniz desteklerle büyüttüğünüz şirketlerin daha sonradan nasıl faaliyet gösterdikleri, bu şirketlerin hangi alanlarda ne tür finansal manipülasyonlar yaptığını izlemesi gereken bir organ olması lazım. Bakın, burada milyarlarca liralık yatırım teşviki verilmiş ama bunun sonucunda da bu şirketlerin fon vurgununda adı geçiyor” ifadelerini kullandı.

Özlale, yatırım teşviklerinin doğru biçimde uygulanmasının yanı sıra kamu kaynaklarıyla desteklenen şirketlerin faaliyetlerinin takip edilmesi ve olası finansal usulsüzlüklerin önlenmesi için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.