İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay: “Nâzım Hikmet’in yaşamı, sanatı ve kültürel mirası İzmir’e geri dönüyor”

İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliği ve ev sahipliğinde, Folkart’ın yapımcılığında hazırlanan “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi, 95. İzmir Enternasyonal Fuarı ile birlikte 5 Eylül 2026’da Kültürpark Atlas Pavyonu’nda açılacak. Nâzım Hikmet’in yaşamını, eserlerini ve kültürel mirasını yüzlerce belge, elyazması, kişisel eşya ve sanat eseri üzerinden aktaran sergi, 15 Ocak 2027’ye kadar ziyaret edilebilecek.

Ağu 19, 2026 - 23:48
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay: “Nâzım Hikmet’in yaşamı, sanatı ve kültürel mirası İzmir’e geri dönüyor”

İzmir Büyükşehir Belediyesi katkıları ve ev sahipliğinde, Folkart’ın yapımcılığını üstlendiği

“ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi”, 5 Eylül 2026’da 95. İzmir Enternasyonal Fuarı ile birlikte kapılarını açacak. İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar kapsamında Kültürpark Atlas Pavyonu’nda ziyaretçilerle buluşacak sergi, Nâzım Hikmet’in Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergisi olarak hazırlandı.

Küratörlüğünü Yüksek Mimar ve Nâzım Hikmet Araştırmacısı M. Melih Güneş, sergi tasarımını Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ömer Durmaz üstlendi. Sergide Nâzım Hikmet’in yaşamı, klasik bir biyografi anlayışının ötesine geçen çok katmanlı bir anlatıyla ele alınıyor.

Yaklaşık 2 bin 125 metrekarelik alanda, fuaye dâhil 15 salonda kurulacak sergide Türkiye ve yurt dışındaki kişi, kurum, arşiv ve koleksiyonlardan getirilen yüzlerce belge, elyazması, kişisel eşya ve görsel-işitsel kayıt yer alacak. Edebiyat, resim, heykel, fotoğraf, film ve tasarım gibi farklı disiplinler de serginin anlatısında bir araya getirilecek.

Nâzım’ın İzmir’i

“Romantika” adı, Nâzım Hikmet’in 1962 yılında tamamladığı ve otobiyografik özellikler taşıyan son romanı “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” için ilk olarak seçtiği isimden geliyor. Romanın zaman örgüsünün İzmir’de başlayıp yeniden İzmir’de son bulması, serginin kentle kurduğu ilişkinin temel noktalarından birini oluşturuyor.

Nâzım Hikmet’in 1925’teki İzmir günleri, “Güneşi İçenlerin Türküsü” ve “Kuvâyi Milliye” ile kurulan bağlar da İzmir’i serginin ana anlatı eksenlerinden biri hâline getiriyor.

Arşivler ve özel koleksiyonlar bir araya geliyor

Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ile Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi, serginin hazırlanması için arşivlerini açtı.

Sergide ayrıca Vera Tulyakova Hikmet’in arşivi, koleksiyoner Gürkan Us’taki eserler ile Nâzım Hikmet’in yaşamına dokunan Abidin Dino, Avni Arbaş, Doris Kahane, Natalya Gonçarova ve Jak İhmalyan’ın eserleri bir araya getirilecek. Sedat Girgin’in sergi için özel olarak hazırladığı eser de ziyaretçilerle buluşacak. Nâzım Hikmet’in kendi yaptığı bazı resimler de sergide yer alacak.

Tugay: “Hikâye yüz yıl sonra başladığı yere geri dönmüş oluyor”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 95’inci yılını kutlayan İzmir Enternasyonal Fuarı’nın Nâzım Hikmet sergisine ev sahipliği yapmasının önemine işaret etti.

Tugay, “Dünyanın dört yanında iz bırakan, edebiyata damga vuran büyük şairimiz, yazarımız Nâzım Hikmet adına Türkiye’nin en kapsamlı sergisini açmaktan mutluluk duyuyoruz. ‘Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi’ başlıklı sergi, İzmir mavisini Nâzım Hikmet’in özgürlük mavisiyle buluşturuyor.” dedi.

Serginin Nâzım Hikmet’in yaşamı, sanatı ve günümüzdeki etkisine odaklandığını belirten Tugay, “Büyük şairimizin yaşamına, sanatına ve günümüzdeki etkisine odaklanan sergi, bir bakıma İzmir’e geri dönüş hikâyesi, bizim için bu açıdan da çok önemli. Sergiye adını veren Romantika, Türkçede ‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ adıyla basılan otobiyografik romanının ilk adı ve bu roman, yüz yıl kadar önce İzmir’de başlıyor. Böylece hikâye, yüz yıl sonra başladığı yere geri dönmüş oluyor.” ifadelerini kullandı.

Tugay, serginin hazırlanmasına katkı sunan kurum, akademisyen, sanatçı ve organizasyon ekibine teşekkür ederek, “Sergi çok değerli koleksiyonları, kurumları ve kişileri bir araya getiriyor. Sergi ‘Dörtnala gelip Uzak Asya’dan’ dizelerinde anlattığı Anadolu’dan dünyaya sesleniyor. Bu serginin tüm coğrafyalara ulaşmasını umut ediyorum çünkü onun edebiyatı yüzyılları ve sınırları aştı, tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor.” diye konuştu.

Nâzım Hikmet’in dizelerine de atıfta bulunan Tugay, “Nâzım Hikmet, ‘Çok yorgunum, beni bekleme kaptan’ diyordu ama biz okurları o ‘çınarlı, kubbeli, mavi liman’da şairi beklemeye devam ediyoruz. Herkesi, 15 Ocak 2027 akşamına kadar açık olacak sergimize, Kültürpark Atlas Pavyonu’na bekliyoruz.” dedi.

Sancak: “İzmir’de açılan bir kapıdan şairin bütün ömrüne yolculuğa çıkıyoruz”

Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, kentlerin kimliğinde kültür, sanat ve hafızanın belirleyici olduğunu vurguladı.

Sancak, “Bir kentin kimliği yalnızca binalarıyla, yollarıyla ve meydanlarıyla oluşmuyor. Kentleri kalıcı kılan; hafızaları, sanatçıları, edebiyatçıları ve hikâyeleridir. Sanatı geniş kitlelerle buluşturmayı, önemli kültürel mirasları görünür kılmayı ve özellikle genç kuşakların bu mirasla doğrudan ilişki kurmasını çok önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Romantika” adının İzmir açısından taşıdığı anlamı anlatan Sancak, “Romantika, Nâzım Hikmet’in son otobiyografik romanı ‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ için ilk seçtiği isim. Bu ismin İzmir’de açılan bir Nâzım Hikmet sergisi için çok özel bir anlamı var. Çünkü roman İzmir’de, bir kulübede başlıyor.” dedi.

Sancak, “Nâzım Hikmet bizi yaklaşık yüz yıl önceki İzmir’e götürüyor; ardından o küçük kulübeden geriye doğru açılan hatıralarla koca bir ömrün içine giriyoruz. Yani İzmir’de açılan bir kapıdan, şairin bütün ömrüne doğru yolculuğa çıkıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Folkart olarak kültürel mirası yeni kuşaklarla buluşturmayı önemsediklerini kaydeden Sancak, “İzmir Enternasyonal Fuarı’nın çatısı altında onun böylesine değerli bir kültür mirasını İzmir’de yeniden görünür kılmaktan, genç kuşaklarla buluşturmaktan, kentimizin ve Türkiye’nin kültürel hafızasına kalıcı bir notla birlikte önemli bir katkı sunmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz.” diye konuştu.

Güneş: “Bugün de yaşamaya devam eden bir ömrü anlatıyoruz”

Serginin küratörü Yüksek Mimar M. Melih Güneş, “Romantika”nın klasik bir yaşam öyküsü sergisi olarak tasarlanmadığını belirtti.

Güneş, “Bu sergide Nâzım Hikmet’in hayatını tarihler ve olaylar üzerinden eksiksiz bir kronoloji içinde anlatma iddiasında değiliz. Farklı koleksiyonlardan, oğlu Mehmet Hikmet’in Fransa’daki evinden ve Moskova’da yaşadığı evden gelen belgeler, kişisel eşyalar, elyazmaları, mektuplar ve sanat eserleri bize çok daha katmanlı bir Nâzım Hikmet anlatısı kurma imkânı veriyor.” ifadelerini kullandı.

Her belgenin yalnızca bir yaşamı değil, bir dönemi ve düşünce dünyasını da yansıttığını belirten Güneş, “Her belge yalnızca bir yaşamın değil, bir düşüncenin, bir edebiyatın ve bir dönemin tanıklığını taşıyor. ‘Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi’ ile ölümle tamamlanmış bir hayatı değil; eserleri, kitapları ve kültürel mirasıyla bugün de yaşamaya devam eden bir ömrü anlatıyoruz.” dedi.

“Nâzım Hikmet / Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi”, 5 Eylül 2026’dan itibaren 95. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında Kültürpark Atlas Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek. Folkart’ın yapım ve yönetimini üstlendiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliği ve ev sahipliğinde hazırlanan sergi 15 Ocak 2027’ye kadar açık kalacak.

Serginin direktörlüğünü Ünal Ersözlü, küratörlüğünü M. Melih Güneş, kimliklendirme ve tasarımını Ömer Durmaz, danışmanlığını ise Volkan Severcan üstleniyor.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI