İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyeci Anneleri: “Kendi çocuğumuzu bırakıp başka hayatları kurtarıyoruz”

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan kadın itfaiyeciler, Anneler Günü’nde hem annelik sorumluluğunu hem de zorlu meslek yaşamını anlattı. Yangınlar ve afetlerde görev alan itfaiyeci anneler, uzun nöbetlere rağmen çocuklarından aldıkları güçle görevlerini sürdürdüklerini belirtti.

May 9, 2026 - 16:43
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyeci Anneleri: “Kendi çocuğumuzu bırakıp başka hayatları kurtarıyoruz”

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan kadın itfaiye personeli, Anneler Günü dolayısıyla hem sahada yürüttükleri zorlu mücadeleyi hem de annelik deneyimlerini paylaştı. Yangın ve afetlerde aktif görev alan kadın itfaiyeciler, mesleklerinin getirdiği ağır sorumluluk ile anneliğin duygusal yönünü aynı anda taşıdıklarını ifade etti.

6 yıldır itfaiye memuru olarak görev yapan Elif Kamile Şahbudak, bir yandan yangınlara müdahale ederken diğer yandan 2 yaşındaki oğlu Görkem’i büyüttüğünü söyledi. Uzun nöbetler nedeniyle oğlundan ayrı kalmanın en zor taraf olduğunu belirten Şahbudak, “Çocuğum evde uyurken bile onu özlüyorum. İşim gereği 24 saat boyunca ayrı kalıyoruz. İnsan çocuğuyla uyumayı seviyor. O anı yaşayamayınca bir boşluk hissediyorsunuz” dedi.

Şahbudak, oğlunun annesinin mesleğinden gurur duyduğunu belirterek, “Görkem, itfaiyeci bir annenin çocuğu olduğu için mutlu. Buraya geldiğinde çok seviniyor. Sahada olmak zor ama sevmediğiniz bir işi yapmak bence çok daha zor. Bu yüzden tüm yorgunluğumuzu unutabiliyoruz. Annelik, yaptığımız işten biraz daha zor ama aynı zamanda dünyanın en güzel duygularından biri” ifadelerini kullandı.

“Çocuk Vakalarında Daha Hassas Oluyoruz”

Anne olduktan sonra olaylara bakış açısının değiştiğini kaydeden Şahbudak, özellikle çocukların bulunduğu vakalarda daha yoğun duygular yaşadıklarını söyledi. Şahbudak, “Anne olduktan sonra empati duygumuz daha da arttı. Sahada profesyonel olmak zorundayız ancak bazı olayların ardından duygusal olarak etkilenebiliyoruz” diye konuştu.

Doğum sonrası göreve dönüş sürecinin kendisi için kolay olmadığını dile getiren Şahbudak, “İlk günlerim ağlayarak geçti. Ama ‘yapamayacağım’ deseydim muhtemelen geri dönemezdim. Bu mesleğin gerekliliği bu; devam etmek zorundaydım” dedi.

16 yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan itfaiye memuru Damla Ertuğrul da meslek yaşamı ile anneliği birlikte sürdürdüğünü anlattı. Eşi İlker Ertuğrul’un da itfaiyeci olduğunu belirten Ertuğrul, “Hayallerimin arasında yoktu ama göreve başladığım ilk günden itibaren buraya ait olduğumu fazlasıyla hissettim. İyi ki buradayım, iyi ki itfaiyeciyim” ifadelerini kullandı.

“İtfaiyeci Anneler Daha Kahraman”

10 yaşındaki Ender ve 6 yaşındaki Eren’in annesi olan Damla Ertuğrul, çocuklarının mesleğine büyük ilgi duyduğunu söyledi. Ertuğrul, “Eren arkadaşlarına ‘Annem itfaiyeci. O bir süper kahraman gibi’ diyor. Bu beni çok mutlu ediyor. Bütün anneler kahraman ama itfaiyeci anneler daha kahraman. Kendi çocuğunu evde bırakarak, başka çocukları kurtarmaya gitmek; insanların canını, malını kurtarmaya gitmek kolay değil” dedi.

Mesleğin hayatındaki yerini “İtfaiye benim evim” sözleriyle anlatan Ertuğrul, “Hamilelik zamanlarımı bile burada geçirdim. İyi ki itfaiyeciyim, iyi ki anneyim ve iyi ki itfaiyeci bir anneyim” ifadelerini kullandı.

Vardiyalı çalışma sisteminin çocuklarını daha güçlü bireyler haline getirdiğini belirten Ertuğrul, “Ömür boyu çocuklarım beni anlatsın istiyorum. İtfaiyecilikte vardiyalı sistem uygulanıyor. O nedenle ya babaları ya da anneleri evde yoktu. Bu da aslında çocuklarımı daha güçlü, daha bilinçli yaptı” diye konuştu.

Damla Ertuğrul’un 6 yaşındaki oğlu Eren, “Annemi çok seviyorum, onunla gurur duyuyorum” derken, 10 yaşındaki Ender ise “Annem benim için bir kahraman. Yangınlarda insanları kurtarıyor. Annemi o yüzden çok seviyorum” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI