Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Artık zaman kaybetme lüksümüz yok”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul’daki Sıfır Atık Çalıştayı’nda dünya genelinde plastik atık miktarının 353 milyon tona ulaştığını ve bunun yalnızca yüzde 9’unun nihai olarak geri dönüştürüldüğünü açıkladı. Türkiye’de Sıfır Atık çalışmalarıyla 8 yılda 90 milyon ton atığın ekonomiye kazandırıldığını, yaklaşık 365 milyar liralık katkı sağlandığını belirten Ersoy, plastik kirliliğine karşı küresel iş birliği ve bütüncül mücadele çağrısı yaptı.

Ağu 31, 2026 - 14:00
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Artık zaman kaybetme lüksümüz yok”


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul’da düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı’nda plastik kirliliği, atık yönetimi, döngüsel ekonomi ve Türkiye’nin Sıfır Atık hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünya genelinde plastik üretiminin son 70 yılda yaklaşık 230 kat artarak 460 milyon tonun üzerine çıktığını belirten Ersoy, plastik atık miktarının 353 milyon tona ulaştığını söyledi.

Ersoy, konuşmasının başında Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, aileleri ve yakınlarına başsağlığı diledi. Yaralılara acil şifa temennisinde bulunan Ersoy, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü kayıp vatandaşlardan güzel haberler almayı ümit ettiğini belirtti.

“GEZEGENİ YAŞANMAZ HÂLE GETİRME POTANSİYELİ TAŞIYOR”

Dünyanın büyük ve zorlu değişimlerin yaşandığı bir dönemden geçtiğini ifade eden Ersoy, savaşlar, insani krizler ve siyasi gerilimlerin gezegenin varoluşsal sorunlarını gölgelediğini kaydetti. Ersoy; atık sorunu, çevre kirliliği, ormanlık alanların tahribi ve iklim krizinin insanlığın ortak geleceğini tehdit ettiğine dikkati çekti.

Doğal afetler, yaşam alanları yok edilen hayvanlardan bulaşan salgın hastalıklar ve zehir barındıran gıdalar karşısında insanlığın çaresiz kalmaya devam ettiğini ifade eden Ersoy, plastik atıkların çevre üzerindeki etkisinin artık herkes tarafından görülebilecek ölçüde yaygınlaştığını belirtti.

PLASTİK ÜRETİMİ 70 YILDA YAKLAŞIK 230 KAT ARTTI

Plastiğin hemen her üretim alanında ve ürün grubunda kullanıldığını belirten Ersoy, dünya çapındaki plastik üretiminin son 70 yılda yaklaşık 230 kat artarak 460 milyon tonun üzerine çıktığını bildirdi.

Bu ölçekte kullanılan plastiğin ciddi bir çevre sorumluluğunu beraberinde getirdiğini kaydeden Ersoy, insanlığın söz konusu sorumluluğu üstlenmekte başarısız olduğunu söyledi.

Bazı ülkelerin kendi sınırları içerisinde başarılı uygulamalar ortaya koyduğunu ancak plastik atık yönetiminde küresel standart oluşturulmadan sorunun çözülemeyeceğini vurgulayan Ersoy, özellikle kirliliğe önemli ölçüde kaynak teşkil eden yoksul ülkelerde altyapının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu ülkelerin altyapı sorunlarını tek başına çözebilecek imkânlara sahip olmadığını belirten Ersoy, güçlü ekonomiler ile başarılı sonuçlara ulaşmış ülkelerin iş birliği, uygulama ve teknoloji paylaşımına gitmesi gerektiğini kaydetti. Ersoy, küresel ortak duruşun devlet politikası hâline gelmesinin önemine işaret etti.

“PLASTİK ATIKLARIN YALNIZCA YÜZDE 9’U GERİ DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”

Dünya genelindeki plastik atık miktarının 353 milyon tona ulaştığını açıklayan Ersoy, plastik üretiminin dörtte üçünden fazlasının atık hâline geldiğini belirtti.

Ersoy, mevcut tabloya ilişkin şu bilgileri verdi:

“Plastik atıkların yalnızca yüzde 9’u nihai olarak geri dönüştürülmekte değerli misafirler. Sadece ve sadece yüzde 9. Kalan yüzde 19’u yakılıyor, yüzde 50’si ise depolanıyor. Kontrolsüz olarak yönetilen ve çevreye karışan plastik atıkların oranı ise yüzde 22.”

Mevcut atık miktarı dikkate alındığında yaklaşık 78 milyon ton plastiğin kontrol dışında kaldığını belirten Ersoy, bunun önemli bölümünün doğaya karışarak toprağı, nehirleri ve okyanusları kirlettiğini, canlı ekosistemine ciddi zarar verdiğini söyledi.

Mevcut atık yönetim sistemlerinin sorun karşısında yetersiz kaldığını ifade eden Ersoy, plastiğin yapısının geri dönüşümü sınırlandırdığını, yakmanın sera gazı salımını beslediğini, depolamanın ise sorunu geciktirerek mikroplastiklerin toprak ve su kaynaklarına karışmasına yol açtığını belirtti.

“ARTIK ZAMAN KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK”

Doğayla barışık alternatif maddelerin geliştirilmesini önemli çözüm başlıklarından biri olarak gösteren Ersoy, plastik kirliliğiyle mücadelede mevcut bütün imkânların devreye alınması gerektiğini vurguladı.

Ersoy, plastik döngüsünün bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Bizlerin artık zaman kaybetme lüksü yok. Dolayısıyla mümkün olan her bir çözüm başlığı devreye alınmalıdır. Burada bütüncül bir yaklaşım olmalı; gereksiz kullanımın ve israfın azaltılmasından ikincil ham madde kullanımına kadar bütün plastik döngüsü masaya yatırılmalıdır.”

Plastik kirliliğine karşı mücadelenin çevresel kazanımların yanı sıra Türkiye açısından ekonomik sonuçlar da doğuracağını belirten Ersoy, sürecin üretim, ihracat, pazara erişim, ham madde güvenliği ve sanayi rekabetçiliği bakımından kazanımlar sağlayacağını ifade etti.

“GERÇEKLERE HİÇBİR ZAMAN GÖZÜMÜZÜ KAPATMADIK”

Türkiye’nin plastik atık konusunda katetmesi gereken aşamalar bulunduğunu belirten Ersoy, sorunların görmezden gelinmesi durumunda çözüm üretilemeyeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde ve Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık yaklaşımının Türkiye’de değişimi tetiklediğini ve uluslararası alanda karşılık bulduğunu kaydeden Ersoy, Türkiye’nin bu konuda açık, gerçekçi, akılcı ve kararlı adımlar attığını ifade etti.

Ersoy, “Gerçeklere hiçbir zaman gözümüzü kapatmadık, kapatmayız. Aksi takdirde çözüm üretmek mümkün olmaz.” dedi.

90 MİLYON TON ATIK EKONOMİYE KAZANDIRILDI

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verilerini paylaşan Ersoy, Sıfır Atık çalışmaları kapsamında tüm atık türlerindeki geri kazanım oranının 8 yılda yüzde 13’ten yüzde 37,53’e yükseldiğini açıkladı.

Ersoy, bu süreçte 90 milyon ton atığın ekonomiye kazandırıldığını ve yaklaşık 365 milyar liralık ekonomik katkı sağlandığını bildirdi.

Türkiye’nin geri kazanım hedeflerini de açıklayan Ersoy, oranın 2035 yılında yüzde 60’a, 2053 yılında ise yüzde 70’e çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.

PLASTİK YEDİ ÖNCELİKLİ SEKTÖRDEN BİRİ

Ersoy, 2025–2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı’nda plastiğin yedi öncelikli sektörden biri olarak belirlendiğini söyledi.

Planın altı stratejik hedef ve 53 eylem üzerinden atık önleme, döngüsel ürünler, ikincil ham madde, izleme, teşvik ve sektörel dönüşüm alanlarında yeni bir uygulama çerçevesi oluşturduğunu belirten Ersoy, birincil ham maddeye bağımlılığın azaltılmasının temel hedefler arasında bulunduğunu kaydetti.

Ürün ve ambalajların döngüsel tasarım ilkelerine göre geliştirilmesi, tek kullanımlık ve kısa ömürlü ürünlerin azaltılması, kaynağında ayrı toplama ile geri dönüşümün miktar ve kalitesinin artırılması gerektiğini ifade eden Ersoy, bunların sağlıklı atık yönetiminin temel unsurları olduğunu söyledi.

Tarımsal plastiklerin etkin yönetilmesi ile deniz ve kıyı kirliliğinin önlenmesinin insan sağlığını doğrudan ilgilendirdiğini vurgulayan Ersoy; veri, denetim ve izlenebilirlik altyapısının oluşturulması gerektiğini belirtti. Ersoy, merkezî yönetim, valilikler, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum arasında güçlü koordinasyon kurulmasının da dönüşüm açısından önem taşıdığını kaydetti.

“BUGÜN GEREKEN ADIMLARI ATMAK ZORUNDAYIZ”

“Al-kullan-at” prensibine dayalı lineer ekonomi modelinin tüketimi ciddi seviyelere taşıdığını ve plastik kirliliğini artırdığını belirten Ersoy, bireysel tercihlerin de mücadelede kilit öneme sahip olduğunu söyledi.

Alışkanlıkların ve tercihlerin değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Ersoy, ilk aşamada rahatlıktan ödün veriliyormuş gibi görünse de orta ve uzun vadede sağlık, konfor ve refah açısından sürdürülebilir kazanımlar elde edileceğini kaydetti.

Ersoy, gezegeni, toprakları, nehirleri, denizleri ve havayı korumak amacıyla atılan adımların ödün olarak görülemeyeceğini belirterek, bir sonraki yemekten, sudan ve alınacak nefesten ödün vermemek için bugün gereken adımların atılması gerektiğini söyledi.

Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla atıkların ciddi ölçüde azaltıldığı, mevcut atıkların ekonomik kaynak olarak değerlendirildiği bir yapı hedeflediklerini aktaran Ersoy, kurumlar arası iş birliği ve bilinçli bireylerden oluşan toplumun sistemi güvence altına alacağını ifade etti.

BAKANLIK YEŞİL MİMARİDEN ALTYAPIYA DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEK

Ersoy, Sıfır Atık çalışmalarındaki öncülüğü dolayısıyla Emine Erdoğan’a teşekkür ederken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile çalışma arkadaşlarının yürüttüğü projelere de değindi. Ersoy, Samed Ağırbaş’ın şahsında Sıfır Atık Vakfı gibi alanda faaliyet gösteren kurum ve kişilere teşekkür etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığının sorumluluğundaki alanlarda çalışmaların devam edeceğini belirten Ersoy, “Tesisleşmeden altyapı yatırımlarına, çevre düzenleme projelerinden yeşil mimariye kadar üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz.” mesajını verdi.

Ersoy, diğer bakanlıkların, özel kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına destek vermeyi sürdüreceklerini belirterek programa katkı sunan bilim insanlarına, uzmanlara ve kurumlara teşekkür etti.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI