Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Kültepe’de 78 Yıllık Kazı Tarihinde Bir İlk, Türkiye ile Güney Kore Arasındaki İş Birliğinin Kıymetli Bir Sonucu”

Kayseri’deki Kültepe-Kaniş Örenyeri’nde 1948 yılında başlayan kazılarda ilk kez Helenistik Döneme ait mozaik döşemeli bir yapı gün yüzüne çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye ile Güney Kore arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğinin sonucu olarak nitelendirdiği keşfin Anadolu tarihine yeni bilgiler kazandıracağını belirtti. Aynı alanda tespit edilen dört Helenistik kültür tabakası, yaklaşık 23 bin 500 çivi yazılı tabletiyle tanınan Kültepe’nin daha az bilinen geçmişine ışık tutacak.

Ekim 20, 2026 - 12:44
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Kültepe’de 78 Yıllık Kazı Tarihinde Bir İlk, Türkiye ile Güney Kore Arasındaki İş Birliğinin Kıymetli Bir Sonucu”

Kayseri’de bulunan Kültepe-Kaniş Örenyeri’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, 78 yıllık kazı tarihinde ilk kez Helenistik Döneme ait mozaik döşemeli bir yapı ortaya çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmalarda, aynı alanda birbirini izleyen dört ayrı Helenistik kültür tabakası da tespit edildi.

Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığında yürütülen kazılarda elde edilen bulguların, Kültepe’nin Helenistik Dönemdeki yerleşim yapısını ve tarihsel dönüşümünü aydınlatması bekleniyor.

BAKAN ERSOY: “KÜLTEPE’DE 78 YILLIK KAZI TARİHİNDE BİR İLK”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, keşfi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Kültepe-Kaniş’te ilk kez Helenistik Döneme ait mozaik döşemeli bir yapının ortaya çıkarıldığını belirten Ersoy, dört ayrı kültür tabakasının da Anadolu’nun köklü tarihine ilişkin yeni bilgiler sunduğunu ifade etti.

Bakan Ersoy, Türkiye ile Güney Kore arasındaki iş birliğinin önemine dikkati çekerek şu açıklamada bulundu:

“Bakanlığımız, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu keşif, Türkiye ile dost ve kardeş ülke Güney Kore arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğinin kıymetli bir sonucu.”

Kazı ekibine teşekkür eden Ersoy, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Kazı Başkanımız Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu’nu ve Türk-Güney Kore ortak araştırma ekibini tebrik ediyor, Güney Koreli paydaşlarımıza katkıları için teşekkür ediyorum. Anadolu’nun zengin mirasını bilimsel çalışmalarla gün yüzüne çıkarmaya devam ediyoruz.”

ORTAK KAZILARIN İKİNCİ SEZONUNDA ORTAYA ÇIKARILDI
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Kültürel Miras İdaresine bağlı Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü arasında imzalanan mutabakat zaptı kapsamında, 2025 yılında Warşama Sarayı’nın doğusunda ortak kazı çalışmalarına başlandı.

İkinci sezonu yürütülen kazılarda, üst üste sıralanan dört Helenistik kültür tabakası ile mozaik döşemeli yapının kalıntıları belirlendi. Milattan önce 323 ile 30 yılları arasını kapsayan Helenistik Döneme tarihlenen yapının günümüze ulaşan mozaik döşemesi, doğu-batı yönünde 163 santimetre, kuzey-güney yönünde ise 165 santimetre olarak ölçüldü.

Yapı kalıntılarının çevresinde mozaik döşemeye ait başka parçaların da bulunması, mozaiğin ilk yapıldığında daha geniş bir alana yayıldığına işaret etti.

MOZAİĞİN YAPIM TEKNİĞİNE İLİŞKİN BULGULAR ELDE EDİLDİ
Kazılarda, mozaik döşemenin hazırlanmasında kullanılan tekniklere ilişkin ayrıntılar da ortaya çıkarıldı. Zeminin tesviye edilmesinin ardından kırma taş ve ince topraktan oluşan bir temel hazırlandığı, temelin üzerine ise küçük dere çakıllarından oluşan bir tabaka serildiği belirlendi.

Döşemenin yapımında seramik parçaları, kireç ve farklı malzemelerin de kullanıldığı tespit edildi. Bu bulguların, Helenistik Dönemde Kültepe’de uygulanan mimari ve döşeme tekniklerinin daha ayrıntılı incelenmesine katkı sağlaması bekleniyor.

DÖRT HELENİSTİK KÜLTÜR TABAKASI TARİHSEL DÖNÜŞÜMÜ AYDINLATACAK
Kültepe’de ilk kez belirlenen dört ayrı Helenistik kültür tabakası, yerleşimin bu dönemde geçirdiği değişimlerin arkeolojik katmanlar üzerinden incelenmesine imkân sağlayacak.

Her tabakadan elde edilen buluntuların mimari kalıntılarla birlikte değerlendirilmesiyle, Kültepe’nin Helenistik Dönem kronolojisinin daha ayrıntılı biçimde ortaya konulması hedefleniyor.

Bugüne kadar araştırmaların büyük ölçüde Tunç Çağı’na yoğunlaşması nedeniyle Helenistik Dönem hakkında daha sınırlı bilgiye sahip olunan Kültepe’deki yeni keşiflerin, yerleşimin mekânsal kullanım biçimlerinin ve tarihsel gelişiminin anlaşılmasına da katkı sunması bekleniyor.

YAKLAŞIK 23 BİN 500 TABLET UNESCO DÜNYA BELLEĞİ KÜTÜĞÜ’NDE
Milattan önce 3. binyıldan Roma Dönemine kadar varlığını sürdüren Kültepe-Kaniş, Anadolu’nun önemli siyasi, ekonomik ve kültürel merkezleri arasında yer alıyor. Hitit İmparatorluğu’nun yükselişinden önce Kaniş (Neşa) Krallığı’na başkentlik yapan yerleşim, Hitit kültürünün doğduğu başlıca merkezlerden biri olarak kabul ediliyor.

Kültepe’nin Yukarı Şehir bölümünde kraliyet sarayları ve tapınaklar, Aşağı Şehir bölümünde ise ticaret merkezi ve yerleşim alanı niteliğindeki karum bulunuyor. Özellikle Eski Asurlu ve Anadolulu tüccarların faaliyetlerine ilişkin buluntularıyla tanınan yerleşimde ele geçirilen yaklaşık 23 bin 500 çivi yazılı kil tablet, UNESCO Dünya Belleği Kütüğü’nde yer alıyor.

Kültepe, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı. Yerleşimin toplam alanının bugüne kadar yaklaşık yüzde 5’inin kazıldığı belirtiliyor. Bu durum, bölgede yürütülecek yeni araştırmaların Anadolu’nun farklı tarihsel dönemlerine ilişkin önemli bulgular ortaya çıkarma potansiyelini koruduğunu gösteriyor.

ARAŞTIRMALAR DAHA ALT TABAKALARDA SÜRECEK
Türkiye ile Güney Kore arasındaki ortak araştırma projesi kapsamında, Helenistik kültür tabakalarına yönelik çalışmaların ardından Kaniş Krallığı’ndan Hitit Dönemine uzanan arkeolojik kalıntıların bulunduğu daha alt tabakalarda sistematik araştırmalar yürütülmesi planlanıyor.

Ortak kazılar ve çok disiplinli bilimsel çalışmalarla Kültepe’nin farklı dönemlerine ilişkin verilerin artırılması, Anadolu’nun kültürel mirasının daha kapsamlı biçimde araştırılması ve iki ülke arasındaki akademik iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.