Ayşe Sütoğlu kimdir, bize kendinizi tanıtır mısınız?
Ayşe Sütoğlu: 1993 yılında Kütahya’da doğdum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Bursa’da okudum. Kastamonu Üniversitesi Okul Öncesi öğretmenliği mezunuyum. 4 yıl Kars’ta köy okulunda görev yaptım. Şu an Bursa’da öğretmenlik yapmaya devam ediyorum. Evliyim ve 1 kızım var. Drama ve Montessori üzerine çeşitli eğitimler aldım.
Öğretmenlik hikayeniz nasıl başladı?
Ayşe Sütoğlu: Çocukluğumdan beri, çocuklarla iletişim kurmayı, oyunlar oynamayı, onlara bir şeyler anlatmayı, onlarla sohbet etmeyi seven biriyim. Çocuklar, bu dünyada masum, temiz bir liman aslında. Bu limanda olmak beni mutlu ettiği için öğretmen oldum.
Okul öncesi Öğretmeni olmak isteyen kişilere neler önerirsiniz?
Ayşe Sütoğlu: Okul öncesi dönem, çocukların zihinsel ve ruhsal gelişimindeki en önemli evredir. Bu dönemde çocuklar sosyalleşir, öğrenme kabiliyetleri gelişir ve her türlü yetenek gelişimine açık olurlar. Böylesine önemli bir dönemin öğretmeni olmak beraberinde daha fazla sorumluluk getirir. Okul öncesi öğretmenliğini, bu sorumlulukları göze alarak seçmelisiniz. Öğretmenlikler arasında velilerle iletişim kurma gereksiniminin en fazla olduğu bölüm okul öncesidir. Bu nedenle iletişim becerilerinizin güçlü olması gerekir. Velilerinize güven vermeniz, okul öncesi eğitimin amacı ve işleyişini aktarmanız çok önemli. Ailelere, evde çocukla geçirilen kaliteli zamanın önemi, çocuklarına nasıl yaklaşmaları gerektiği noktasında rehberlik ederek, velilerinizle birlikte öğrencinizin hayatına dokunuş yapmanız daha verimli ve daha sağlıklı olacaktır. İşinizin saygınlığını belirlemek sizlerin elinde. Çocuklara kavram ve kazanımları nasıl daha etkili ve daha eğlenceli verebilirim diyerek, araştırarak, kendinizi yenileyerek derse hazırlanmalısınız. Öğrencilerinizin çocuk olduğunu bilerek, eğlenmenin, gülmenin, enerjilerini atmanın hakları olduğunu göz önünde bulundurarak günlük planlarınızı yapmanız, çocukların okula severek gelmesini sağlayacaktır. Çocukların okula severek gelmesi sizleri de motive edecek, mesleki doyum almanızı sağlayacaktır. Çocuklara önemli olanın çabalamak olduğunu aşılamalısınız. Sonuç odaklı değil süreç odaklı yaklaşarak, öğrencinizin ne olursa olsun çabasını takdir etmeniz çok önemli.
Çocuklara Koşulsuz bir sevgiyle ulaşıp azimle çalışabilmenizdeki en büyük motivasyon kaynağınız nedir? Ayşe Sütoğlu: En büyük motivasyon kaynağım çocukların hayatlarına yapabildiğim dokunuşlar. Onların gelişim alanlarında, aile hayatlarında yarattığım olumlu etki. Sene başından sene sonuna öğrencimin aştığı her zorluk, kazandığı her beceri benim en büyük motivasyonum. İyi ki öğretmenim dedirten yaptığım, yapabildiğim güzellikler kısaca.
Okurlarımıza söylemek istediğiniz son sözler nelerdir? Ayşe Sütoğlu: Öğretmen olarak son yıllarda en çok mücadele ettiğim konu ekran bağımlılığı. Ülkemizde aileler, bebeklikten itibaren onları ekrana mahkum etmeye başlıyor. Daha rahat hareket etmek, konforlu olmak için çocuklarımızı kendi elimizle zehirliyor ve gelişimlerini baltalıyoruz. Anne baba olmak zor ve sorumluluğu büyük. Anne baba olarak çocuklar üzerinde hakkımız büyük evet. Ama çocukların da bizim üzerimizde hakkı var. Bunu unutuyoruz maalesef. Televizyon, tablet ve telefonla değil; ilgi, sevgi ve sabırla çocuğumuzu büyütmeliyiz.
https://www.instagram.com/_aysesutoglu_