PROF. DR. BEŞİR ATALAY: “GÜVEN KAVRAMI ÇOK ZAYIFLADI, GÜVENİLİR İNSAN OLMAK EN ÖNDEKİ MESELEDİR”

Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı’nın Ankara’daki merkezinde düzenlenen Gençlik Buluşmaları programında Prof. Dr. Beşir Atalay, gençlerle uzun soluklu bir söyleşi gerçekleştirdi. CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın katılım sağladığı programda Atalay; 12 Eylül ve 28 Şubat dönemlerine dair tanıklıklarını, “Sadece Yaşayıp Yazdıklarım” kitabını, ilke, ahlak, güven, nezaket ve okuma kültürünü anlatırken, gençlerin kariyer ve gelecek kaygısına ilişkin sorulara da dikkat çeken yanıtlar verdi. Program sonrası CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı, Prof. Dr. Beşir Atalay ve Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Başkanı Dr. Abdullah Çalışkan ile özel röportajlar yaparak, hem gecenin öne çıkan mesajlarını hem de vakfın gençlik odaklı projelerini kamuoyuna aktardı.

Şub 4, 2026 - 20:02
PROF. DR. BEŞİR ATALAY: “GÜVEN KAVRAMI ÇOK ZAYIFLADI, GÜVENİLİR İNSAN OLMAK EN ÖNDEKİ MESELEDİR”

Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı tarafından düzenlenen Gençlik Buluşmaları programında, akademisyen ve siyasetçi kimliğiyle Türkiye’nin yakın döneminde çeşitli görevler üstlenen Prof. Dr. Beşir Atalay gençlerle bir araya geldi. CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın da takip ettiği buluşma, 3 Şubat Salı akşamı saat 19.30’da vakfın Ankara’daki merkezinde gerçekleştirildi.

VAKIF: “TECRÜBE PAYLAŞIMI, GENÇLER İÇİN ORTAK BİR ZEMİN OLUŞTURUYOR”
Buluşmanın açılışında, programın amacının gençleri tecrübeli isimlerle buluşturmak olduğu vurgulandı. Açılış konuşmasında, “Bu buluşmaların amacı hem çok değerli isimlerin tecrübelerinden faydalanmak hem de bir araya gelerek birbirimizi tanımak, sohbet etmek ve ortak bir faydada buluşmak.” ifadeleri kullanıldı.

Konuşmada Prof. Dr. Beşir Atalay’ın akademi ve siyaset dünyasında uzun yıllar görevler üstlendiği, Türkiye’nin yakın dönemine hem akademisyen hem devlet adamı kimliğiyle tanıklık ettiği belirtilerek, “Bugün kendisinden sadece görev yaptığı dönemleri değil, o dönemlerde edindiği tecrübeleri, bakış açılarını ve gençlere yönelik düşüncelerini dinleme fırsatı bulacağız.” denildi.

ATALAY: “GENÇLERİ GÖRMEK GÜZEL BİR DUYGU”
Söyleşiye gençleri selamlayarak başlayan Prof. Dr. Beşir Atalay, “Gençler… görünce çok güzel bir duygu.” sözleriyle salondaki atmosfere dikkat çekti. Atalay, üniversite hocalığı ve rektörlük deneyimini hatırlatarak, gençlerle bir arada olmanın kendisinde ayrı bir heyecan oluşturduğunu dile getirdi.

Programı “sohbet” olarak gördüğünü belirten Atalay, tek taraflı bir konuşma yerine karşılıklı ilerlemeyi tercih ettiğini vurguladı. “Karşılıklı sizlerin de sorularınızla yürütmeyi tercih ederim.” diyen Atalay, “Gençlere böyle üst perdeden nasihatta bulunmak, tavsiyede bulunmak… bazen korkuyorum; şimdiki gençler çok farklı, kuşak farkımız var.” ifadelerini kullandı.

“POST-TRUTH BİR DÜNYA YAŞANIYOR”
Gündem ve uluslararası gelişmelerin artık herkes tarafından yakından takip edildiğini kaydeden Atalay, “Herkes her şeyi görüyor, yorumluyor; yoruma da gerek kalmıyor çünkü artık. Post-truth bir dünya yaşanıyor.” sözleriyle, bilginin dolaşımı ve algı iklimine dair değerlendirmede bulundu.

“ANILAR, TARİH İÇİN ÖNEMLİDİR”
Atalay, anıların ve hatıratların önemine ayrı bir parantez açtı. Kendi hayat hikâyesini kaleme almanın bir “muhasebe” olduğunu belirten Atalay, anılarını 1960’lardan itibaren Türkiye’nin sosyal ve siyasi tarihini de kapsayacak biçimde ele aldığını ifade etti. “Benim yazdığım anılarım daha çok 1960 yılından itibaren bugüne kadar Türkiye’nin sosyal ve siyasi tarihini… anlatmaya çalıştım.” diyen Atalay, bu dönemlerin gençler tarafından da araştırılması gerektiğini vurguladı.

“28 ŞUBAT’I BİREBİR YAŞAYAN BİRİSİYİM”
Söyleşide 28 Şubat sürecine ilişkin kişisel tanıklıklarını paylaşan Atalay, o dönemde bir üniversitenin rektörü olduğunu hatırlattı. “Ben 28 Şubat’ta birebir yaşayan birisiyim. O zaman bir üniversitenin rektörüydüm… 28 Şubat sürecinde çok şeyler yaşadık.” ifadeleriyle, sürecin hem kurumsal hem insani etkilerine işaret etti.

“İLKELİ BİR HAYAT YAŞAMAYA ÇALIŞTIM”
Söyleşinin omurgasını oluşturan başlıklardan biri “ilke” oldu. Atalay, hayatı boyunca ilkesel duruşu korumaya çalıştığını belirterek, “Kendi ilkelerimden hiçbir durumda, hiçbir zorlukta, hiçbir görevde vazgeçmedim.” dedi. “İlkeli yaşamak bir kişiliktir… kendi ilkeleriniz olacak ve onları koruyacaksınız.” sözleriyle, gençlere değişken şartlara göre savrulmama çağrısında bulundu.

“ÇOCUKLARIMA ÜÇ ŞEYİ HEP ÖNEMLİ GÖRDÜM”
Atalay, aile hayatından bir örnekle gençlere temel yaklaşımını da anlattı. “Çocuklarıma üç şeyi hep önemli görüyordum.” diyen Atalay, “Bir iyi insan olsun… iki iyi Müslüman olsun… hayatta iyi bir eğitim ve meslek sahibi olsun, topluma faydalı olacak bir meslek sahibi olsun.” ifadelerini kullandı.

GÜVEN, AHLAK VE ERDEM VURGUSU
Atalay, günümüz dünyasında “erdem ve ahlak” başlığının daha da öne çıktığını kaydetti. Ahlak kavramı içinde özellikle “güven”e vurgu yapan Atalay, “Ahlak denildiğinde bugün en öne aldığım konulardan birisi güven kavramı… insanlar size güvenecek.” dedi. Güvenin günlük hayatta, iş dünyasında, trafikte ve sosyal ilişkilerde belirleyici olduğunu belirterek, “Siz o ahlakınızı sürdüreceksiniz; bu kolay bir şey değil.” değerlendirmesinde bulundu.

“İNSANLARIN BİRBİRİNE GÜVENİ ÇOK AZALMIŞ”
Söyleşide dikkat çeken başlıklardan biri de Atalay’ın paylaştığı araştırma verileri oldu. Atalay, vakıf çalışmaları kapsamında yürütülen bir değerler araştırmasına atıfla, “İnsanların birbirine güveni çok azalmış… Türkiye geneli 79 ilde yürüttüğümüz bir araştırma… geçen yıl 2025’te yayımladığımız bir araştırma.” ifadelerini kullandı. Bu çerçevede sorulan “Diğer insanlara ne kadar güveniyorsunuz?” sorusuna verilen yanıtların düşük olduğuna işaret eden Atalay, güven başlığını “toplumsal alarm” olarak nitelendirdi.

“KENDİ İLKELERİNDEN TAVİZ VERMEYEN İNSAN OLMAK”
Atalay, pragmatizmin öne çıktığı çağda konfor arayışının doğal olduğunu ancak bunun ilke kaybına dönüşmesini doğru bulmadığını belirtti. “Daha iyi hayat şartlarını aramasını yadırgamıyoruz… ama kendi ilkelerinden bunun için taviz veriyorsa bunu yadırgıyorum.” diyen Atalay, gençlerin zorlukları da olgunlaştırıcı bir unsur olarak görmesi gerektiğini ifade etti.

“İNSANA DEĞER VERİN, NAZİK OLUN”
Toplumda nezaketin zayıfladığına dikkat çeken Atalay, “İnsanlara değer verin… insanlara nazik davranın, saygı gösterin, sevgi gösterin.” sözleriyle, sosyal ilişkilerdeki sertleşmeye karşı uyarıda bulundu. Kutuplaşma başlığında da siyasi, ideolojik ve ekonomik gerilimlere işaret eden Atalay, “Bütün bunların içinde mümkün olduğunca nezaketi korumak gerekiyor.” dedi.

RAMAZAN VURGUSU VE OKUMA ÇAĞRISI
Söyleşide Ramazan ayı yaklaşırken gençlere bir çağrıda bulunan Atalay, “Ramazan ayında bir Kur’an, bir meal, bir tefsir mutlaka okuyun.” dedi. “Hatim denilince sadece Arapçasını okuyarak değil; tefsir veya meal okuyarak…” sözleriyle, anlam odaklı okumaya dikkat çekti.

SORU-CEVAPTA GENÇLERİN GÜNDEMİ: KARİYER, GELECEK, KRİZLER, SİYASET
Söyleşinin ikinci bölümünde gençler söz alarak kariyer planlaması, gelecek kaygısı, siyaset-toplum ilişkisi, okuma kültürü ve yakın tarih gibi başlıklarda sorular yöneltti. Atalay, soruları “karşılıklı konuşma” olarak gördüğünü belirterek yanıtlarını bu çerçevede verdi.

“BU KADAR UZUN ZAMANI PLANLAMAK KOLAY DEĞİL”
Moderatör Emir’in “Genç yaşlarda bugünkü görevleri hayal ederek mi ilerlediniz?” sorusuna Atalay, uzun vadeli planlamanın her zaman mümkün olmadığını söyledi. “Bu kadar uzun zamanı planlamak, hayal etmek tabii mümkün değil.” diyen Atalay, buna karşın hayatında hedefler koyduğunu ve o hedeflerin üzerine gittiğini anlattı.

BURS, KAYMAKAMLIK VE AKADEMİYE GEÇİŞ KARARI
Atalay, gençlik dönemine dair somut bir örnek vererek, hukuk fakültesinde burslu okuduğunu ve bursun doğal yolunun kaymakamlık olduğunu, ancak bu yolu seçmediğini aktardı. “İçişleri Bakanlığından burslu okudum… mezun oldum ama kaymakamlık yapmayacağım dedim. Ben akademik hayata geçeceğim, üniversitede hoca olacağım dedim.” sözleriyle, kritik tercih anlarını anlattı. Erzurum’daki üniversitede asistanlık sınavına girerek akademik hayata başladığını ifade etti.

12 EYLÜL HATIRLATMASI: “ASKERİ DARBEYDİ”
Soru-cevap bölümünde yakın tarihe ilişkin bir hatırlatma yapan Atalay, 12 Eylül 1980’i gençlere sorarak, dönemin “askeri darbe” olduğunu ve sonrasında sıkıyönetim, mahkemeler ve ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığını hatırlattı. “Davalar, mahkemeler, sıkıyönetim… işkenceler… neler neler yaşandı.” ifadelerini kullandı.

ÇÖZÜM SÜRECİ SORUSU: “ÇOK ÇABA SARF ETTİK”
Katılımcılardan Levent Şahin’in çözüm sürecine ilişkin sorusu üzerine Atalay, AK Parti’nin kuruluşundan itibaren sorunun çözümü için çaba gösterildiğini belirtti. “AK Parti kurulduğu andan itibaren bu sorunu çözmek için çok çaba sarf ettik.” diyen Atalay, bu alanda atılan adımların uzun bir başlık olduğunu, süreçlerin istenen sonuca ulaşmadığını ancak yapılanların değerli olduğunu söyledi. “İstenilen sonuca ulaşmadı… ama bugün tekrar çalışılıyor. Ben o zamanlar yapılanları çok değerli görüyorum.” ifadelerini kullandı.

“GÜCÜMÜZÜN YETMEYECEĞİ SORUNLAR HAYATIMIZI İŞGAL ETMESİN”
Gençlerden gelen “güncel sorunlar yüzünden kendimize odaklanamıyoruz” sorusuna Atalay, gündemi takip etmenin gerekli olduğunu ancak hayat enerjisinin tamamını çözülemeyen alanlara vermenin yıpratıcı olacağını söyledi. “Gücümüzün yetmeyeceği, çözemeyeceğimiz sorunlar bizim hayatımızı işgal etmesin… haberdar olun ama bütün enerjimizi bunlara harcamayalım.” dedi.

ZENON ÖRNEĞİ: “KENDİNİ HARAP ETME”
Atalay, Stoacı düşünceye atıfla Kıbrıslı Zenon’u örnek verdi ve gençlerin zihnini tüketen başlıklara dair bir çerçeve çizdi. “Gücün yetmediği, çözemeyeceğin konularla kendini harap etme… o senin hayatını karartır, enerjini alır.” sözleriyle, bireysel hedeflere odaklanma çağrısı yaptı.

“BU BİR İNSANIN YAPABİLECEĞİ İŞSE BEN DE YAPARIM”
Katılımcılardan Merve’nin “Geç kaldım, yapamıyorum duygusu” sorusuna Atalay, kendi hayatında sıkça kullandığını söylediği bir cümleyle yanıt verdi. “Bu bir insanın yapabileceği bir işse ben de yaparım.” diyen Atalay, bu düşüncenin insanı pek çok korkudan arındırdığını ifade etti.

KRİZ DAYANIKLILIĞI SORUSU: “HAYAT BİRAZ DAYANIKLILIK İSTİYOR”
Bir diğer katılımcının kriz anlarında soğukkanlı kalma sorusuna Atalay, hayatın iniş çıkışlar içerdiğini vurguladı. Yakın zamanda yaşadığı kol kırığı ve fizik tedavi sürecinden örnek veren Atalay, dayanıklılığın “hayat terbiyesi” olduğunu söyledi. “Hayat biraz dayanıklılık istiyor.” ifadelerini kullanan Atalay, inanç ve tevekkülün de kişiyi ayakta tuttuğunu belirtti.

“SABAH EVİNDEN ÇIKARKEN BİSMİLLAH DEYİN”
Atalay, gençlere günlük hayata dair pratik öneriler de verdi. “Sabah evinizden çıkarken ‘Bismillahirrahmanirrahim’ deyin.” ifadesini kullanan Atalay, zorluk dönemlerinde İnşirah Suresi’ni okumayı tavsiye ettiğini söyledi.

OKUMA KÜLTÜRÜ: “OKUMADAN DAHA DEĞERLİ BİR EYLEM YOK”
Söyleşi boyunca tekrar eden başlıklardan biri de okuma alışkanlığı oldu. Atalay, “Okumadan daha değerli bir eylem yok.” diyerek, dijitalleşme çağında kitapla temasın azalmasını eleştirdi. “Elinizde bir kitap olsun.” çağrısı yapan Atalay, kendi hayatında kitapçılara düzenli olarak gittiğini, çocuklarını da her cumartesi kitap evine götürdüğünü anlattı.

“GÜNLÜK DİJİTAL SÜRE 7 SAATE ÇIKTI”
Atalay, dijital mecralarda geçirilen süreye dair bir veriyi de paylaştı. “Günlük ortalama 7 saat.” ifadesini kullanan Atalay, kendi kullanımının daha sınırlı olduğunu belirterek sosyal medya platformlarını kullanmadığını, iletişim için WhatsApp’ı yeterli gördüğünü söyledi.

NECİP FAZIL, SEZAİ KARAKOÇ, NURETTİN TOPÇU HATIRLATMASI
Gençlerden gelen “rol model” sorusu üzerine Atalay, kendi gençliğinde etkisinde kaldığı yayın ve isimleri anlattı. “Büyük Doğu dergisi… Necip Fazıl’ın kitapları… Sezai Karakoç ve Diriliş dergisi… Nurettin Topçu ve Hareket dergisi…” sözleriyle, düşünce dünyasını besleyen kaynaklara dikkat çekti.

CUMHA ANKARA TEMSİLCİSİ SERDAR NALCI’DAN SORU: “YAKIN TARİHİ OKUMALARI GEREKİR”
Soru-cevap bölümünde CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı, 12 Eylül ve 28 Şubat başlıkları üzerinden gençlerin yakın tarihe yönelmesi gerektiğini vurgulayan bir soru yöneltti. Atalay, 28 Şubat sürecinde üniversite kapılarında yaşanan başörtüsü engellerine değinerek, “Kızlarımız üniversitelere gidemiyordu… kampüsün giriş kapısından içeri girilemiyordu… çok fazla kızımız eğitimi bırakmak durumunda kaldı, travmalar yaşadı.” ifadelerini kullandı.

“REKTÖRLERİ İSTİFAYA ÇAĞIRDILAR, BEN İSTİFA ETMEDİM”
Atalay, 28 Şubat sürecinde dindar ve muhafazakâr çizgideki bazı rektörlerin istifaya çağrıldığını belirterek, “15 kadar rektör istifa etti… ben istifa etmedim.” dedi. Sürecin devamında görevden alındığını söyleyen Atalay, bu dönemin kendisini farklı bir yola yönelttiğini anlattı.

ANAR, SİYASET VE AK PARTİ’NİN KURULUŞ DÖNEMİ
Atalay, görevden ayrılmasının ardından Ankara’da bir düşünce merkezi niteliğinde çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi diye… ANAR’ı kurduk.” dedi. Siyasete girişinin planlı bir hedef değil, o dönemin akışı içinde gelişen bir süreç olduğunu vurgulayan Atalay, “Benim siyasete girmem o süreçte oldu… öyle planlı siyaset yapayım diye değil.” ifadelerini kullandı.

SİYASETTE PİŞMANLIK SORUSU: “BİR ŞEYİM YOK DOĞRUSU”
Programın son bölümünde “Keşke yapmasaydım dediğiniz bir karar var mı?” sorusuna Atalay, sorumluluk aldığı siyasi süreçlerde büyük bir pişmanlık taşımadığını belirtti. “Ben siyaset kısmında ‘şunu yapmasaydım, şu yanlış oldu’ dediğim bir şeyim yok doğrusu.” diyen Atalay, “Hatasız kul olmaz… ama ilkelerimden taviz vermemeye çalıştım.” sözleriyle yanıtını tamamladı.

CUMHA ÖZEL RÖPORTAJ: “GENÇLERİ GÖRDÜKÇE GELECEK İÇİN UMUTLANIYORUM”
Programın ardından CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı, Prof. Dr. Beşir Atalay ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Atalay, gençlerin sorularındaki bilinç ve özgüvene dikkat çekerek, “Gençleri görünce… gelecek için de umudumuz artıyor.” dedi. Gençlerin “büyük bir karamsarlık” içinde olmadığını söyleyen Atalay, “Kendilerinden emin gibi gördüm… güzel meslek sahibi, çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.

“ANILAR TARİH İÇİN KAYNAKTIR, İKİNCİ CİLDİ HAZIRLIYORUM”
Röportajda “Sadece Yaşayıp Yazdıklarım” kitabına da değinen Atalay, anıların tarih için önemli bir kaynak olduğunu vurguladı. “Anılar, hatırat, biyografi… tarih için önemli bir kaynaktır.” diyen Atalay, birinci cildin ilgi gördüğünü ve “3. baskısının” yapıldığını, ikinci ciltte ise bakanlık ve AK Parti dönemini yazmayı planladığını söyledi.

“OKUMADAN GÜÇLÜ BİR KİŞİLİK İNŞA EDİLEMEZ”
Atalay, dijital platformlara ayrılan sürenin artmasının gençler için sorun alanı oluşturduğunu belirterek, kültür hayatına yakın olmanın önemini anlattı. “Okumadan… insan derinlik kazanamıyor.” vurgusu yapan Atalay, gençlerin kitapla bağını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

“NEZAKET KAYBOLURSA TOPLUM ÇÖZÜLÜR”
Röportajın öne çıkan başlıklarından biri de toplumsal nezaket oldu. Atalay, “İnsanlara değer verin… nazik olun… kaba davranışlar çok yaygınlaştı.” diyerek, güven, adalet ve dürüstlüğün korunması gerektiğini söyledi. “Güvenilir insan… sözünde duran insan…” vurgusunu tekrarlayan Atalay, toplumsal gerilimin azaltılmasında nezaketin belirleyici olduğuna işaret etti.

ATALAY: “MİZAÇ OLARAK SERT DEĞİLİM, İNSANLARI KIRMAM”
Serdar Nalcı’nın “duruş sert, yürek sıcak” tanımlaması üzerine Atalay, “Mizaç olarak çok sert birisi değilim.” dedi. Kararların ve hayat şartlarının insanı olgunlaştırdığını anlatan Atalay, küçük yaşta anne-baba kaybının ve hayatın zorluklarının kendisinde “ciddiyet” oluşturduğunu ifade ederek, “İnsan ilişkilerinde insanları hiç kırmadım; kırıcı bir davranışım olmaz.” sözleriyle değerlendirmede bulundu.

RAMAZAN MESAJI: “MEAL VE TEFSİR OKUMAYI ÖNEMLİ GÖRÜYORUM”
Özel röportajda Ramazan başlığına da değinen Atalay, “Kur’an’ın manasını okumayı… bir meal veya tefsir okumayı çok önemli görüyorum.” dedi. “Hatim denilince sadece Arapçasından okuma… ama çok iyi mealler ve tefsirler var.” ifadeleriyle, gençlere “anlamı” merkeze alan bir okuma çağrısı yaptı.

CUMHA’DAN VAKIF BAŞKANI DR. ABDULLAH ÇALIŞKAN’LA ÖZEL RÖPORTAJ
CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı, program sonrası Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Başkanı Dr. Abdullah Çalışkan ile de özel bir röportaj gerçekleştirdi. Çalışkan, Gençlik Buluşmaları’nın temel amacını “tecrübe paylaşımı” olarak tanımlayarak, “Gençlerimizi tecrübeli, duayen kişilerle buluşturup bir tecrübe paylaşımı ortamı oluşturabilmek istiyoruz.” dedi.

ÇALIŞKAN: “BEŞİR BEY BİR DÖNEMİN HAFIZASI”
Dr. Çalışkan, Prof. Dr. Beşir Atalay’ın yakın döneme dair güçlü bir hafızaya sahip olduğunu vurgulayarak, “Beşir bey çok önemli bir şahsiyet… 28 Şubat sürecinden başlayarak bugüne, AK Parti’nin kuruluş süreci, bakanlıkları, başbakan yardımcılığı… çok önemli hatıraları var.” ifadelerini kullandı.

“GENÇLER AYNI HATALARI YAPMADAN HAYATA DAHA ÖNDEN BAŞLASIN”
Vakıf Başkanı Çalışkan, buluşmaların gençler açısından hedefini de net bir cümleyle ortaya koydu. “Gençlerin, bizlerin yaşadığı tecrübeleri aynı hataları yapmadan… tecrübelerimizi onlara aktarıp gençleri biraz daha hayata önden başlatabilmek.” diyen Çalışkan, bu yaklaşımın ülke adına başarılı işlerin önünü açacağını söyledi.

SALI KONFERANSLARI VE YENİ PROGRAMLAR
Vakıf bünyesinde farklı etkinliklerin de sürdüğünü belirten Dr. Çalışkan, “Salı konferanslarımız var… her ay bir salı konferansı yapıyoruz.” dedi. Yakın dönemde “Hoca Ahmet Yesevi” başlığının işlendiğini belirten Çalışkan, gençlik programları ve çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

“TÜRK DÜNYASININ BİRLİĞİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Dr. Çalışkan, vakfın hedefinin Türk dünyasında birlik ve beraberliği güçlendirmek olduğunu vurgulayarak, “Bütün çalışmalarımızın hedefi Türk dünyası birliğini, beraberliğini sağlayabilmek.” dedi. Gençler, kadınlar, çocuklar ve iş dünyasına yönelik farklı başlıklarda projeler yürüttüklerini belirten Çalışkan, “Gençlerimizi geleceğe sağlam bir şekilde, donanımlara sahip şekilde yetiştirmek… başka çaremiz yok.” ifadelerini kullandı.

PROGRAMIN ADRESİ VE BULUŞMANIN KAPANIŞI
Gençlik Buluşmaları programı, Ankara Çankaya’da bulunan Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı merkezinde gerçekleşirken, söyleşi sonunda gençler Prof. Dr. Beşir Atalay ile sohbet etmeyi sürdürdü. CUMHA’nın yerinde takip ettiği buluşma, gençlerin kariyer, gelecek, değerler ve yakın tarih başlıklarında ses verdiği, Atalay’ın ise “ilke, güven, adalet, nezaket ve okuma” vurgusunu tekrar ettiği mesajlarla tamamlandı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI