Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: “İsraf, iltimas, istismar düzenini kurdular”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Yıldırım İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmada ekonomi, yolsuzluk iddiaları, denetim mekanizmaları, fon tartışmaları ve yeni anayasa gündemi üzerinden iktidara eleştiriler yöneltti. Arıkan, “Fon vurguncularına operasyon yapmaya mecbur kaldılar” dedi.

Eyl 27, 2026 - 22:10
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: “İsraf, iltimas, istismar düzenini kurdular”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Yıldırım İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmada iktidarın ekonomi ve yönetim politikalarını eleştirdi. Arıkan; yolsuzluk iddiaları, yoksulluk, sosyal medya hesaplarına yönelik uygulamalar, kamu yönetiminde denetim, fon tartışmaları, yeni anayasa gündemi ve üretim ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“PAYLAŞIMDA SIKINTI OLDUĞU İÇİN BİRBİRLERİNİ İSPİYONLAMAYA BAŞLADILAR”

İktidarın geçmişte “yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele” söylemiyle hareket ettiğini belirten Arıkan, gelinen noktada bu üç başlıkta da sorunların sürdüğünü savundu.

Arıkan, yolsuzluk iddialarına ilişkin, “Mızrak çuvala sığamadı. Cerahat boşanmaya başladı. Arkası gelecek. Bu daha bir başlangıç” ifadelerini kullandı.

İktidar çevrelerinde yeni iddiaların gündeme geleceğini öne süren Arıkan, “Artık birbirlerini ifşa etmeye başladılar. Artık paylaşımda sıkıntı olduğu için birbirlerini ispiyonlamaya başladılar” dedi.

Yoksulluk üzerinden de eleştirilerini sürdüren Arıkan, ekonomik sıkıntı yaşayan emeklilere dikkati çekti. Yasaklarla mücadele vaadinin de yerine getirilmediğini savunan Arıkan, sosyal medya hesaplarının kapatılmasına tepki göstererek, “Size muhalif olan herkesi susturmak istiyorsunuz. Yasakları kaldıracağız diye geldiniz, en büyük yasakları siz uygulamaya başladınız” ifadelerini kullandı.

“İSRAF, İLTİMAS, İSTİSMAR DÜZENİNİ KURDULAR”

Türkiye’nin artık “üç İ” olarak tanımladığı sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Arıkan, bunları “israf, iltimas ve istismar” şeklinde sıraladı.

Arıkan, “Bugün ülkemiz üç İ ile yönetiliyor. Birinci İ’miz israf, ikinci İ’miz iltimas, üçüncü İ’miz de istismar maalesef” diye konuştu.

Kamuda liyakat konusunda sorunlar bulunduğunu ileri süren Arıkan, “Bugün ülkemizde hak eden hak ettiği yere gelmiyor. İktidara ne kadar yakınsanız, iktidara ne kadar kayıtsız şartsız biat ediyorsanız istediğiniz her şey oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasetin toplumsal duygular üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirten Arıkan, “Siyaset duyguları kullanma sanatı değildir. Siyaset sorunları çözme sorumluluğudur” dedi.

Arıkan, israfın kamu kaynakları üzerindeki etkisine ilişkin de özelleştirme uygulamalarını gündeme getirerek, “Bu kadar israf yapar, elinizde de kaynak kalmazsa köprüleri bile özelleştirmek, kiralamak zorunda kalırsınız” ifadelerini kullandı.

“SAĞLAM BİR DENETİM MEKANİZMASI KURACAĞIZ”

Saadet Partisi’nin iktidara gelmesi halinde uygulayacağı yönetim anlayışını da anlatan Arıkan, “İsrafın karşısına iktisadı koyacağız. İltimasın karşısına ilkeyi koyacağız, istismarın karşısına da ihtimamı koyacağız” dedi.

Yasama, yürütme ve yargının yanında güçlü ve bağımsız bir denetim sisteminin bulunması gerektiğini savunan Arıkan, “Bizim iktidarımızda, Saadet Partisi iktidarında, Millî Görüş iktidarında sağlam bir denetim mekanizması kuracağız” ifadelerini kullandı.

Denetimin sorun ortaya çıktıktan sonra değil, daha önce devreye girmesi gerektiğini belirten Arıkan, “Esas denetleme mekanizması olay ortaya çıkmadan o tehlikeyi sezinleyip, feraset gösterip olay ortaya çıkmadan tedbir alınan bir denetim mekanizmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“FON VURGUNCULARINA OPERASYON YAPMAYA MECBUR KALDILAR”

Konuşmasında sermaye piyasaları ve fonlarla ilgili gündeme gelen iddialara da değinen Arıkan, denetim mekanizmalarının zamanında harekete geçmediğini öne sürdü.

Arıkan, “SPK’yı ne zaman ortaya çıkarttın? SPK’yi devlet ortaya çıkartmadı arkadaşlar” diyerek sürece ilişkin kendi değerlendirmelerini aktardı.

Operasyonların yatırımcıların parasını çekmesinin ardından gerçekleştirildiğini ileri süren Arıkan, “Yatırımcı parasını çektikten sonra operasyon yapmaya mecbur kaldılar” dedi. Arıkan, gerekli denetimlerin daha erken gerçekleştirilmesi halinde iddia edilen usulsüzlüklerin büyümeden engellenebileceğini savundu.

“BU OPERASYONLARI YAPMAK İÇİN NEYİ BEKLEDİNİZ?”

Son dönemde gerçekleştirilen suç operasyonlarına da değinen Arıkan; yasa dışı bahis, sanal kumar, uyuşturucu, suç örgütleri, usulsüz vatandaşlık ve dolandırıcılık gibi başlıklarda yürütülen operasyonları sıraladı.

Operasyonların gerekli olduğunu belirten Arıkan, “Elbette bir yolsuzluk, bir hırsızlık varsa sonuna kadar gidilmesi gerekir. Biz Saadet Partisi olarak bu operasyonlara sonuna kadar desteğimizi yapacağız” dedi.

Bununla birlikte suç yapılanmalarının nasıl ortaya çıktığının da sorgulanması gerektiğini savunan Arıkan, “Bu operasyonları yapmak için neyi beklediniz? Türkiye’yi bu operasyonları yapma kıvamına siz hangi ara getirdiniz?” sorularını yöneltti.

Arıkan, “Bu yasa dışı çeteler bir ayda ortaya çıkmadı. Uyuşturucu baronları birkaç gün içerisinde çıkmadı. Faili meçhuller beş altı ay içerisinde çıkmadı” ifadelerini kullandı.

“MECLİSTE HESAP VERME İHTİYACI HİSSEDİLMİYOR”

Kamu yönetiminde hesap verebilirlik konusuna da değinen Arıkan, Meclis tarafından yöneltilen soru önergelerinin yanıtlanması gerektiğini söyledi.

Arıkan, konuşmasında “Türkiye Büyük Millet Meclisi 923 tane soru sormuş” iddiasında bulunarak bunların yanıtlanmadığını öne sürdü. Arıkan, “Haliyle bu kadar yoğun mesaide çalışınca Mecliste hesap verme ihtiyacı hissedilmiyor” dedi.

“BUGÜN TÜRKİYE’NİN SORUNU YENİ BİR ANAYASA DEĞİL, YENİ BİR ANAYASA ANLAYIŞIDIR”

Yeni anayasa tartışmalarını da değerlendiren Arıkan, Türkiye’de anayasa değişikliklerine ihtiyaç bulunduğunu ancak öncelikli sorunun mevcut anayasanın uygulanması olduğunu savundu.

Arıkan, “Bugün Türkiye’nin sorunu yeni bir anayasa değil, yeni bir anayasa anlayışıdır. Bugün anayasa uygulanmıyor ki zaten” ifadelerini kullandı.

Ekonomik sorunların anayasal düzenlemelerden kaynaklanmadığını ileri süren Arıkan, “Emekli vatandaşımız kafasına sıkarken hangi anayasa maddesinden dolayı emekli maaşlarını düzenleyemediniz? Asgari ücrete açlık sınırının altında maaş verirken bu anayasanın hangi maddesi engel oldu?” diye konuştu.

“ÜLKE ÜRETİM EKONOMİSİNDEN KAFE EKONOMİSİNE GEÇTİ”

Ekonominin üretim kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, son yıllarda kafelerin sayısındaki artış ile fabrikaların durumunu karşılaştırdı.

Arıkan, “Kafe sayısı hatırlamadığınız kadar çoğalmışken fabrikaların da her geçen gün azaldığını maalesef görüyoruz. Ülke üretim ekonomisinden kafe ekonomisine geçti” dedi.

Kafe işletmecilerini eleştirmediğini özellikle belirten Arıkan, “O da ihtiyaç. Ama bir ülkede kafe sayısı bu kadar artarken, kahve satan yerlerin sayısı bu kadar artarken organizedeki fabrikalar kan ağlıyorsa işler iyi gitmiyor demektir” ifadelerini kullandı.

Ekonomik sıkıntıların hane halkının bütçesine yansıdığını savunan Arıkan, konuşmasını Saadet Partisi’nin ekonomi politikalarına ilişkin şu sözlerle tamamladı:

“Saadet Partisi iktidarında milletin alın terini faizcilere, fonculara yedirmeyeceğiz.”