Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sibel Zorlu: “Fiyat istikrarının yanında üretim ve rekabet gücümüzü de korumalıyız”

2027–2029 Orta Vadeli Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sibel Zorlu, enflasyonun 2029’da yüzde 9’a indirilmesi hedefini önemli bulduklarını belirterek, dezenflasyon sürecinde üretim kapasitesinin korunması, yatırım, istihdam ve ihracat rekabetçiliğinin eş zamanlı desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Eyl 7, 2026 - 12:20
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sibel Zorlu: “Fiyat istikrarının yanında üretim ve rekabet gücümüzü de korumalıyız”

2027–2029 Orta Vadeli Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, küresel ekonomide belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve enerji ile emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların yüksek seyrettiği dönemde açıklanan programın, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını ortaya koyması açısından önemli olduğunu belirtti.

Zorlu, 2026 yılına ilişkin sanayi ve ekonomik büyüme tahminlerinin aşağı yönlü, enflasyon beklentisinin ise yukarı yönlü revize edilmesinin mevcut ekonomik koşulların daha gerçekçi bir zeminde değerlendirildiğini gösterdiğini ifade etti. Enflasyonun 2029 yılında yüzde 9’a indirilmesi hedefinin ise fiyat istikrarının programın temel önceliği olmaya devam ettiğini ortaya koyduğunu kaydetti.

“ÜRETİM KAPASİTESİ KORUNMALI”

Enflasyonun kalıcı biçimde tek haneli seviyelere indirilmesinin ekonomi açısından vazgeçilmez bir hedef olduğunu belirten Zorlu, 2026 yılı için sanayi büyümesinin yüzde 2,3 olarak öngörüldüğüne dikkati çekti.

Zorlu, “Dezenflasyon sürecinde üretim kapasitesinin korunması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle fiyat istikrarına ilerlerken yatırım, istihdam ve ihracat rekabetçiliğini destekleyen politikaların eş zamanlı yürütülmesini önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yalnızca büyüme hızına değil, büyümenin niteliğine de odaklanması gerektiğini belirten Zorlu, verimlilik, teknoloji ve yüksek katma değer yaratma kapasitesinin önceliklendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“UZUN VADELİ YATIRIM FİNANSMANI GELİŞTİRİLMELİ”

OVP’de reel sektörün finansmana erişimine yönelik adımları önemli bulduklarını aktaran Zorlu, KOBİ kredilerinin toplam ticari krediler içindeki payının yüzde 27’ye yükseltilmesi hedefinin olumlu olduğunu ifade etti.

Zorlu, “Yüksek finansman maliyetlerinin üretim ve yatırım kararları üzerindeki etkisi de gözetilmeli. Uzun vadeli yatırım finansmanının geliştirilmesi ve kaynakların özellikle Ar-Ge, inovasyon, yeşil ve dijital dönüşüm ile teknoloji yoğun üretime yönlendirilmesi, programın büyüme ve rekabetçilik hedeflerine ulaşması açısından kritik olacaktır.” dedi.

“ATIL İŞGÜCÜ EKONOMİYE KAZANDIRILMALI”

Programda işsizliğin kademeli olarak azaltılarak tek haneli seviyelere geriletilmesi hedefinin de önemli olduğunu belirten Zorlu, atıl işgücünün ekonomiye kazandırılması yaklaşımını isabetli bulduğunu söyledi.

Zorlu, işgücü piyasasına katılımın güçlendirilmesinin hem işsizliğin kalıcı olarak azaltılmasında hem de sanayinin verimlilik odaklı sürdürülebilir büyümesinde kilit rol oynayacağını ifade etti.

“EKONOMİK GÜVENLİK VE DAYANIKLILIK ÖNEMLİ”

Ekonomik güvenlik ve dayanıklılığın ayrı bir politika alanı olarak ele alınmasını değerli bulduğunu belirten Zorlu, enerji arz güvenliği, su ve gıda güvenliği, kritik teknolojiler ile tedarik zincirlerinde dayanıklılığın ekonomik rekabet gücünün ayrılmaz unsurları olduğunu kaydetti.

Dolaylı vergilerin bütçe içindeki payının yüzde 65,5’ten yüzde 60’ın altına indirilmesi hedefini vergide adalet açısından önemli gördüklerini aktaran Zorlu, dezenflasyon sürecinde elde edilecek fiyat istikrarının adil bir vergi politikasıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Zorlu, bu yaklaşımın ekonomik kazanımların toplumun geniş kesimlerine yayılmasına, gelir dağılımının iyileşmesine ve kalıcı refah artışına zemin hazırlayacağını belirterek, mali disiplinin harcama tarafında da güçlü biçimde sürdürülmesinin gerekli olduğunu ifade etti.

“HEDEFLER ÜRETİME VE REFAHA YANSIMALI”

OVP’nin başarısının yalnızca açıklanan makroekonomik hedeflerle değil, bu hedeflerin üretime, yatırıma, ihracata ve refaha ne ölçüde yansıdığıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Zorlu, para ve maliye politikalarının eşgüdüm içinde yürütülmesinin önemine dikkati çekti.

Zorlu, yapısal reformların kararlılıkla hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve öngörülebilirlik ise yatırım ortamının güçlendirilmesi ve ekonomiye duyulan güvenin kalıcı hale gelmesi açısından temel unsurlar olmayı sürdürüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Zorlu, fiyat istikrarı sağlanırken üretim gücü ve rekabetçiliğin korunması, yatırımın ve yüksek katma değer yaratmanın teşvik edilmesinin Türkiye’yi daha güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına taşıyacağını ifade etti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI