TİP İzmir İl Başkanı Orhan Kiper: “Basmane Çukuru satışı durdurulsun, protokol açıklansın”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl Başkanı Orhan Kiper, kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen arazinin satış sürecine tepki gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili protokolün kamuoyuna açıklanmasını isteyen Kiper, arazinin tamamının kamuya kazandırılması gerektiğini belirterek TMSF'ye satış sürecini durdurma çağrısında bulundu. Kiper'in protokol, tapu davası ve arazinin geleceğine ilişkin açıklamaları kamuoyunda tartışılan sürece ilişkin soruları yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl Başkanı Orhan Kiper, İzmir'in merkezinde bulunan ve kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen arazinin satış sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Arazinin bulunduğu alandan seslenen Kiper, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen protokol sürecini eleştirerek satışın durdurulmasını, protokolün bütün ekleriyle kamuoyuna açıklanmasını ve alanın tamamının kamu mülkiyetine kazandırılmasını istedi.
Basmane Çukuru'nun yaklaşık 40 yıldır çözülemeyen bir mesele olduğunu belirten Kiper, arazinin geleceğinin kamusal yarar doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
“İzmir'in Kalbinde Bu Arazi Satışa Çıkarılıyor”
Basmane Çukuru'nun İzmir açısından taşıdığı öneme dikkat çeken TİP İzmir İl Başkanı Orhan Kiper, açıklamasına şu sözlerle başladı:
“İzmir'in tam merkezindeyiz. İçinde bulunduğumuz bu arazi, İzmir'in 40 yıldır çözülemeyen meselesi: Basmane Çukuru olarak bildiğimiz alan. Bugün İzmir'in kalbinde bu arazi satışa çıkarılıyor.”
Arazinin uzun yıllardır kamu mülkiyetine kazandırılması için mücadele verilen bir alan olduğunu ifade eden Kiper, satış sürecinin kentin geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini savundu.
“Oysa burası yıllardır kamunun mülkiyetine kazandırılması için mücadele edilen, İzmir'in geleceği açısından son derece önemli bir alan. Şimdi bu alanın geleceği, kamunun değil, özel çıkarların belirleyici olduğu bir sürecin içinde.”
“Cemil Tugay İzmir'in Kamusal Varlıklarına Sırtını Dönüyor”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a yönelik eleştirilerde bulunan Kiper, belediyenin Basmane Çukuru konusunda izlediği politikaya tepki gösterdi.
Kiper, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İşçi düşmanlığıyla tanıdığımız Cemil Tugay, şimdi de kent suçu işlemeye kuşanmış görünüyor. İzmir'in işçisine sırtını dönen, şimdi de İzmir'in kamusal varlıklarına sırtını dönüyor.”
“Üç Ayrı Bilirkişi Raporu Arazinin Belediyeye Devrini Öngörüyordu”
Basmane Çukuru'nun geçmişindeki hukuki sürece değinen Kiper, arazinin tamamının kamuya kazandırılması amacıyla uzun yıllardır mücadele yürütüldüğünü hatırlattı.
Başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere meslek odaları ve çevre platformlarının hukuki girişimlerde bulunduğunu belirten Kiper, tapu davasında hazırlanan bilirkişi raporlarına dikkat çekti.
“Bu arazinin tamamını kamuya kazandırmak için, başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, odalardan çevre platformlarına yıllardır hukuki mücadele yürütülüyordu. Üstelik tapu davasında alınan 3 ayrı bilirkişi raporunda da arazinin tamamını belediyeye devri yönünde görüş bildirilmişti. Dava karar aşamasına gelmişti. Yani kamunun elinde bu alanın tamamını geri kazanmak için ciddi bir hukuki imkân vardı.”
Kiper, hukuki süreç henüz tamamlanmadan protokol yoluna gidilmesini eleştirerek belediyenin dava sonucunu beklemesi gerektiğini savundu.
“Arazinin Yüzde 70'i Özel ve Ticari Kullanıma Açılıyor”
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 16 Ocak 2026 tarihinde aldığı kararı gündeme getiren Kiper, belediye başkanına verilen protokol imzalama yetkisinin kapsamına ilişkin eleştirilerde bulundu.
Kiper, 16 Ocak 2026 tarihinde Belediye Meclisinin, içeriğini ve doğuracağı yükümlülükleri bilmediğini öne sürdüğü bir protokol için Cemil Tugay'a tek başına imza yetkisi verdiğini ifade etti.
Söz konusu yetkilendirmenin ardından 10 Eylül'de duyurulan protokolün arazi kullanımına ilişkin hükümlerini eleştiren Kiper, şunları söyledi:
“Ardından 10 Eylül'de arazinin yalnızca yüzde 30'unu belediyeye bırakan, geri kalan yüzde 70'ini özel ve ticari kullanıma açan protokol kamuoyuna duyuruldu.”
Kiper, protokolde belirtilen paylaşımın kamu yararı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek arazinin tamamının kamuya kazandırılması yönündeki hukuki mücadelenin sürdürülmesini istedi.
“Protokolün Tam Metni ve Ekleri Neden İzmir Halkından Saklanıyor?”
Basmane Çukuru'na ilişkin protokolün şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini vurgulayan Kiper, İzmir Büyükşehir Belediyesine bir dizi soru yöneltti.
“Şimdi soruyoruz: Bir kentin hakkı neden dava sonuçlanmadan masaya koyulur? Üstelik bu protokolün tam metni ve ekleri neden hâlâ İzmir halkından saklanır? Meclis üyelerinin dahi içeriğini bilmediği bir anlaşmayla kentin geleceği nasıl belirlenir?”
Kiper, protokolün bütün hükümlerinin ve eklerinin kamuoyuyla paylaşılmasının, arazinin geleceğine ilişkin kararların denetlenebilmesi açısından gerekli olduğunu savundu.
“Her Ortak Değeri Ticari Kazanca Dönüştürmek Zorunda Değiliz”
Basmane Çukuru'nun yalnızca bir gayrimenkul olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kiper, İzmir'in merkezinde herkesin yararlanabileceği bir kamusal alan oluşturulabileceğini ifade etti.
“İzmir'in merkezinde herkesin özgürce kullanabileceği, kentin hayatına katılabileceği bir kamusal alan yaratmak mümkün. Bir kentin merkezindeki her boşluğu binaya, her ortak değeri ticari kazanca dönüştürmek zorunda değiliz.”
Kiper, arazinin kullanımına ilişkin kararların kent sakinlerinin ihtiyaçları ve kamu yararı doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Bu Kentin Ortak Varlıkları Sizin Şahsi Mülkünüz Değildir”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve protokole onay verenlere seslenen Kiper, kentteki kamusal varlıkların korunması için mücadele edeceklerini açıkladı.
“Cemil Tugay'a ve bu protokole onay verenlere açıkça söylüyoruz: Bu kentin ortak varlıkları sizin şahsi mülkünüz değildir. İzmir halkının hakkından vazgeçmek için size kimse yetki vermedi.”
Kiper, belediyenin izlediği politikaya yönelik eleştirilerini sürdürerek şu ifadeleri kullandı:
“Ama Cemil Tugay rantta ne kadar inat ederse etsin, biz de İzmir'in kaynaklarının yağmalanmasına karşı mücadelede inat edeceğiz.”
“TMSF Satış Sürecini Durdurmalıdır”
Açıklamasının sonunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) çağrıda bulunan TİP İzmir İl Başkanı Orhan Kiper, satış işlemlerinin durdurulmasını ve devam eden hukuki sürecin sonucunun beklenmesini istedi.
Basmane Çukuru'nun geleceğinin kapalı kapılar ardında belirlenmemesi gerektiğini vurgulayan Kiper, arazinin tamamının kamuya kazandırılması talebini yineledi.
“TMSF satış sürecini durdurmalıdır. Hukuki mücadele sonuçlanmadan Basmane'nin geleceği kapalı kapılar ardında belirlenmemelidir. Bu alanın tamamı kamuya kazandırılmalı. Nasıl kullanılacağına İzmir halkı, meslek odaları ve kent örgütleriyle birlikte karar verilmelidir.”
Kiper, Basmane Çukuru'nun kamusal niteliğinin korunması gerektiğini belirterek açıklamasını “Çünkü Basmane'nin çukuru halkındır, satılamaz.” sözleriyle tamamladı.