Türkiye Diyanet ve Vakıf Hizmetlileri Sendikası: “Din görevlileri asılsız ve kötü niyetli şikâyetlere karşı korunmalı”

Türkiye Diyanet ve Vakıf Hizmetlileri Sendikası, Diyanet İşleri Başkanlığına gönderdiği resmi yazıda, din görevlilerinin artan asılsız ve delilsiz şikâyetlerle karşı karşıya kaldığını belirterek, bu başvuruların hukuki süzgeçten geçirilmesini ve personelin mesleki itibarını koruyacak idari düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep etti.

Şub 3, 2026 - 11:41
Türkiye Diyanet ve Vakıf Hizmetlileri Sendikası: “Din görevlileri asılsız ve kötü niyetli şikâyetlere karşı korunmalı”

Türkiye Diyanet ve Vakıf Hizmetlileri Sendikası, din görevlilerinin son yıllarda asılsız, soyut ve kötü niyetli şikâyetlere maruz kaldığına dikkat çekerek, Diyanet İşleri Başkanlığına resmi başvuruda bulundu. Sendika, söz konusu şikâyetlerin hem bireysel hak ihlallerine hem de kurumsal işleyişte aksamalara yol açtığını vurguladı.

Başvuruda, hukuk devleti ilkesinin kamu yönetiminin tüm işlemlerinde esas alınması gerektiği hatırlatıldı. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi ile 36. maddede güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesinin, idarenin soruşturma süreçlerinde gözetilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na vurgu

Sendika yazısında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun amir hükümlerine işaret edilerek, kamu görevlilerinin görevlerini baskı, tehdit ve itibarsızlaştırma girişimlerinden uzak bir ortamda yürütmelerinin yasal bir zorunluluk olduğu kaydedildi.

Herhangi bir somut delile dayanmayan, subjektif kanaat ve varsayımlar içeren başvuruların doğrudan idari soruşturma konusu yapılmasının, din görevlilerinin mesleki saygınlığını zedelediği, çalışma motivasyonunu düşürdüğü ve kamu hizmetinin niteliğini olumsuz etkilediği belirtildi.

Ön değerlendirme ve caydırıcı yaptırım çağrısı

Sendika, idari işlemlerde ölçülülük, gereklilik ve orantılılık ilkeleri gereğince, şikâyet mekanizmalarının objektif kriterler çerçevesinde işletilmesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda, asılsız ve kötü niyetli şikâyetlerin etkin bir ön değerlendirme süzgecinden geçirilmesi, gerçek dışı beyanlarda bulunanlar hakkında caydırıcı hukuki ve idari yaptırımların uygulanması talep edildi.

Ayrıca inceleme ve soruşturma süreçlerinde personelin kişilik haklarının, mesleki itibarının ve masumiyet karinesinin azami ölçüde korunması gerektiği ifade edildi. Din görevlilerinin hukuki güvencelerini güçlendirecek kurumsal politika ve uygulamaların geliştirilmesinin, kamu yararının doğal bir gereği olduğu belirtildi.

Sendika, din hizmetlerinin toplum nezdindeki saygınlığının korunması ve din görevlilerinin görevlerini huzur ve güven ortamında sürdürebilmeleri adına, Diyanet İşleri Başkanlığının gerekli hassasiyeti göstereceğine olan inancını dile getirdi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI