CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Buğdayın alım fiyatı acilen açıklanmalı”

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa üretiminde artan maliyetlere dikkat çekerek Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrıda bulundu. Gürer, üreticinin zarar etmemesi için alım fiyatının gecikmeden açıklanması gerektiğini belirterek, çiftçinin desteklenmemesi halinde üretimden uzaklaşacağını ifade etti.

May 14, 2026 - 07:47
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Buğdayın alım fiyatı acilen açıklanmalı”


CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa üretimine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatını gecikmeden açıklaması gerektiğini söyledi. Gürer, artan üretim maliyetleri karşısında çiftçinin korunmasının zorunlu hale geldiğini ifade etti.

Bu yıl yağışların olumlu seyretmesi nedeniyle buğday ve arpada verim artışı beklendiğini belirten Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde hasat dönemine girildiğini, Çukurova’da ise kısa süre içinde hasadın yaygınlaşacağını söyledi. Gürer, “Bu yıl yağışların olumlu seyretmesiyle buğday ve arpada rekolte artışı bekleniyor. Ancak üreticinin gözü açıklanacak alım fiyatında. Çiftçi ekim yaparken yüksek maliyetlerle mücadele etti. Şimdi ürününü zarar etmeden satabilmek istiyor.” dedi.

“2002’de 19,5 milyon tondu, 2025’te 17,9 milyon tona geriledi”

Türkiye’nin buğday üretiminde yıllar içinde düşüş yaşandığını kaydeden Gürer, “2002 yılında ülkemizde 19 milyon 500 bin ton buğday yetişmişti. 2025 yılında ise bu rakam 17 milyon 900 bin tona kadar geriledi. Geçtiğimiz yıl ani hava değişimleri nedeniyle ciddi rekolte kaybı yaşandı. Bu yıl ise verim beklentisi daha yüksek görünüyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday ihtiyacı bulunduğunu belirten Gürer, üretimdeki gerilemenin ithalat baskısını artırdığına dikkat çekti.

“Piyasa tüccara bırakılırsa çiftçi kaybediyor”

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üreticiyi koruyacak bir fiyat politikası uygulaması gerektiğini vurgulayan Gürer, “Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını girdi maliyetleri artı makul bir kârla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlaka teminatıyla alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı oluşuyor. Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçi zarar ediyor ve bir sonraki yıl buğdaydan, arpadan uzaklaşıyor.” diye konuştu.

“Yurt dışından 6 ile 10 milyon ton buğday alınıyor”

Türkiye’nin dahilinde işleme rejimi kapsamında her yıl milyonlarca ton buğday ithal ettiğini ifade eden Gürer, “Ülkemiz yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday tüketiyor. Ancak dahilinde işleme rejimi kapsamında yurt dışından her yıl 6 ila 10 milyon ton arasında buğday alınıyor. Bu buğday un ve makarna yapılarak yeniden ihraç ediliyor. Oysa o buğdayı da bizim çiftçimiz üretebilir.” dedi.

Tarım arazilerindeki kayba da dikkat çeken Gürer, “2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2 milyon 800 bin hektar tarım arazisi devre dışı kaldı. Eğer bu alanlarda üretim devam etseydi bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı üretip ihraç edebilirdik.” ifadelerini kullandı.

“Sulu tarımda maliyet 20 lira, kuru tarımda 21 lirayı aşıyor”

Üretim maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını belirten Gürer, “Sulu tarımda buğdayın kilogram maliyeti yaklaşık 20 lira seviyesinde oluşuyor. Kuru tarımda ise bu rakam 21 liranın üzerine çıkıyor. Bu nedenle en az 24 liranın üzerinde bir alım fiyatı açıklanmalı ki çiftçi emeğinin karşılığını alabilsin.” dedi.

Üreticinin kazanmasının yalnızca çiftçiler açısından değil, ülkenin gıda güvenliği bakımından da önemli olduğunu vurgulayan Gürer, “Çiftçi para kazanırsa yeniden buğday ve arpa üretimine yönelir. Ürün deseni korunur. İthalatçı politikalar yerine kendi çiftçimizi, kendi üreticimizi desteklemeliyiz. Bunun yolu da üretilen ürünün değerinde alınmasından geçiyor.” diye konuştu.

“1 kilo buğdaydan 8 simit çıkıyor”

Çiftçinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını ifade eden Gürer, “Bugün 1 kilo buğdaydan yaklaşık 800 gram un elde ediliyor. O undan da 8 simit çıkıyor. Simidin içinde un var, tuz var, kira var, işçilik var. Ama buğday bir yıllık emeğin sonucu üretiliyor. Çiftçinin emeği korunmadan üretimde sürdürülebilirlik sağlanamaz.” dedi.

“Rusya’nın, Ukrayna’nın buğdayına muhtaç olmayalım”

Türkiye’nin buğdayda tam anlamıyla kendine yeter hale gelmesi gerektiğini belirten Gürer, “Çiftçi refahı sağlanırsa ülkemiz buğdayda kendi kendine yeter noktaya gelir. Bugün yaklaşık yüzde 97 seviyesinde bir yeterlilikten söz ediliyor ama üretim desteklenirse tamamen kendi kendimize yetebiliriz. Rusya’nın, Ukrayna’nın buğdayına muhtaç olmayız.” ifadelerini kullandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI