DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Artık kimsenin süreci sürüncemede bırakma lüksü yoktur”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni değerlendirdi. Düzenlemeyi “tarihsel eşik” olarak nitelendiren Ekmen, bundan sonraki süreçte devlet kurumları ile ilgili tarafların sorumluluğunun arttığını belirterek atılması gerektiğini düşündüğü adımları anlattı.

Ağu 11, 2026 - 22:15
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Artık kimsenin süreci sürüncemede bırakma lüksü yoktur”


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Yeni Yol Partisi Grup Başkanı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 467 oyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında İlke TV’de değerlendirmelerde bulundu. Ekmen, Genel Kurul’daki kabulün ardından sosyal medya hesabından da sürece ilişkin görüşlerini paylaştı.

“Bu yasa, ilk defa tarafların görüşerek çıkarttığı bir yasa”

Türkiye’de 1993’ten bu yana silahsızlanmanın sağlanmasına yönelik 13’ü aşkın girişimde bulunulduğunu hatırlatan Ekmen, mevcut düzenlemeyi önceki girişimlerden ayıran noktaya dikkati çekti.

Ekmen, “Gerek devlet gerek örgüt liderliği açısından 93'ten bu yana sayısı 13'ü geçen görüşmeler yoluyla silahsızlanmanın temini yönünde bir çaba var ola gelmiş. Ancak bu çabalardan hiçbiri bu seferki yasama aşamasına gelinen mesafeyi kat edemedi. Bir kısmı öngörüşmelerde, bir kısmı belli bir aşamada sonlandı. Oslo sürecinin nasıl sızdırılarak sona erdirildiği malum. 2013 sürecinde bir yasa çıkartılmıştı ama o ‘eve dönüş yasası’ aşaması değildi, süreç yönetimine dair bir yasaydı” dedi.

Meclisin geçmişte konuya ilişkin 9 yasa çıkardığını ifade eden Ekmen, “Diğer yandan bu yasa ilk defa tarafların görüşerek çıkarttığı bir yasa, bir önemi de bu. Çünkü Meclis daha önce kimi zaman klasik devlet bakışı kimi zaman yenilikçi düşüncelerle tam 9 yasa çıkartmış. Ama bu 9 yasada bir ön mutabakat olmadığı için o yasalar kadük kalmış. Mevcut ön mutabakat yasanın başarıyla ilerlemesi için bir şans” ifadelerini kullandı.

“Cumhurbaşkanlığı Kurulu ve Meclis İzleme Heyeti bir model üretiyor”

Sürecin yönetim modeline ilişkin görüşlerini de paylaşan Ekmen, Cumhurbaşkanlığında kurulması öngörülen Kurul ile Mecliste kurulacak İzleme Heyeti’nin belirli bir mimari ortaya koyduğunu söyledi.

Ekmen, “Bugüne kadar Cumhur İttifakı, ‘Türk tipi’ bir süreç yönetiminden bahsediyordu; ancak mimarisi, ajandası olan süreç yönetimi yoktu. Cumhurbaşkanlığına kurulacak Kurul ve Meclis’te kurulacak İzleme Heyeti bütün eleştirilerimize rağmen ortaya bir model üretiyor. Örgütün stratejik dönüşümüne katılmak isteyen üyeler, yöneticiler ve hatta kurucular için bir hukuki teminat sunuyor; kişiler geldiklerinde neyle karşılaşacaklarını bilecekler” diye konuştu.

“Eksiği var ama tarihsel eşik olma özelliğini ortadan kaldırmıyor”

Kanun teklifine yönelik eleştirilerini Adalet Komisyonu ve TBMM Genel Kurulu’nda dile getirdiğini belirten Ekmen, söz konusu eksikliklerin düzenlemenin önemini ortadan kaldırmadığını ifade etti.

Ekmen, “Kanunun eksikliğini Adalet Komisyonu’nda 20 dakika, Genel Kurul’da 10 dakika eleştirdim. Ancak bu, gelinen noktanın kıymetini ortadan kaldırmıyor. Bunlar, bizim mükemmeliyetçi arayışlarımızın, daha iyisi olsun çabamızın; dünya örneklerinden edindiğimiz ve öğrendiğimiz bilgilerin, Türkiye'nin 13 girişimine bakarak kazandığımız tecrübenin sonucu olan talepler. Herhangi bir talep mevcut düzenlemenin tarihsel eşik olma özelliğini ortadan kaldırmaz” dedi.

“Kahir ekseriyeti gönül rahatlığıyla ‘evet’ diyecek”

İlke TV yayınında Yeni Yol Grubu’nun teklife yaklaşımının sorulması üzerine Ekmen, grubun büyük çoğunluğunun düzenlemeyi destekleyeceğini ifade ederek, “21 milletvekilimiz var. Kahir ekseriyetinin gönül rahatlığıyla ‘evet oyu’ vereceğini biliyorum. Kahir ekseriyetle, evet oyuyla, benim sevdiğim ama bazılarının sık sık eleştirdiği bir ‘yetmez ama evet’ pozisyonunu ortaya koyacaktır” diye konuştu.

“Devlet açısından bir mimari oluşturulması gerekiyor”

Ekmen, yasanın TBMM’de kabul edilmesinin ardından atılması gerektiğini düşündüğü adımları da sıraladı. Milli Güvenlik Kurulu’nun teyit ve ilan mekanizmasının işletilmesi gerektiğini savunan Ekmen, Cumhurbaşkanlığında kurulacak yapının da çalışmalarına başlaması gerektiğini kaydetti.

Ekmen, “Devlet açısından, Milli Güvenlik Kurulu'nun teyit ve ilan mekanizması çalıştırmalı. Örgüt gereken adımları atmalı ve MGK Ekim ayında bunu ilan etmeli. İkincisi, Cumhurbaşkanlığında kurulacak Kurul’un teyit ve ilanı beklemeden kurulup komisyonlar, alt kurullar, ilgili görevlendirmeler gibi mekanizmalarını oturtması ve devlet içinde bir mimari oluşturması gerekiyor. Üçüncüsü, her an ve her yerde karşımıza çıkan Anayasa Mahkemesi, AİHM kararları, kayyım düzeni gibi uygulamalara son vermeli” ifadelerini kullandı.

“Birbirimizi ikna etmek zorundayız”

İmralı, DEM ve Kandil hattına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ekmen, bundan sonraki aşamada sürecin karşılıklı ikna üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu.

Ekmen, “İmralı-DEM-Kandil hattında, ortada bir silah yoksa birbirimizi ikna etmek zorundayız. Komisyon kurulurken de birbirimizi ikna ettik; isminde, çalışma metodolojisinde, üye sayısında, vesaire. Bu teklif hazırlanırken de birbirimizi ikna ettik. Belki herkes mutlu değil ama kimse üzgün de değil. Bir hezimet ve zafer ikilemine savrulmayan dikkatli bir metin ortaya çıkmış oldu” dedi.

Bundan sonraki dönemde kullanılacak siyasi söylemin de bu yaklaşımla uyumlu olması gerektiğini ifade eden Ekmen, “Bundan sonraki aşamada da eğer gelişmeler birbirimizi ikna üzerine kuruluysa, buna uygun bir söylemin tabandan tavana kadar her yerde daha canlı ve görünür bir şekilde olması gerekir” diye konuştu.

“Yaklaşık bir yıldır üzerinde çalışılan sürecin kanunla somutlaşmasını olumlu buluyoruz”

TBMM Genel Kurulu’ndaki kabulün ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Ekmen, 28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın söz konusu teklifin 467 oyla kabul edilmesiyle tamamlandığını belirtti.

Ekmen, “Meclisimizin 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi'nin 467 oyla Genel Kurul'da kabulü ile tamamladık. Öncelikle yasanın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. 5 Ağustos 2025'ten bu yana Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda başlayan, Adalet Komisyonu ve Genel Kurul'da devam eden çalışmalara katkı sunduk” ifadelerini kullandı.

Süreç boyunca eleştiri ve önerilerini dile getirdiklerini kaydeden Ekmen, “Elbette yasanın eksikleri ve doğruları var. Ancak yaklaşık bir yıldır üzerinde çalışılan bir sürecin kanunla somutlaşmasını olumlu buluyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Çözüm ihtimali yüzde 5 dahi olsa, o çözümü destekleriz”

DEVA Partisi’nin süreç konusundaki yaklaşımını aktaran Ekmen, “Çözüm ihtimali yüzde 5 dahi olsa, o çözümü destekleriz. Çünkü hepimizin ortak bir sorumluluğu var: Türkiye'nin yıllardır taşıdığı ağır bir yükü artık sona erdirmek. Ancak bu sürecin hedefi yalnızca silahların susmasıyla sınırlı kalmamalıdır. Kalıcı barışın teminatı; daha demokratik, daha çoğulcu, daha özgürlükçü ve daha güçlü bir hukuk devletidir” dedi.

“467 oy tarafların sorumluluğunu artırmıştır”

Mecliste ortaya çıkan oy tablosuna da değinen Ekmen, geniş kabulün bundan sonraki süreçte sorumluluğu artırdığı görüşünü dile getirdi.

Ekmen, “Ülke yönetimine dair yapılan bütün eleştirilere rağmen kabul yönünde verilen 467 oy tarafların sorumluluğunu artırmıştır. Artık kimsenin yanlış yapma, süreci sürüncemede bırakma lüksü yoktur” ifadelerini kullandı.

467 oyun yalnızca süreç yönetimine ilişkin olmadığını savunan Ekmen, “Bu oylar süreç ve süreç yönetimini aşan bir şekilde toplumun bir arada yaşama ve geleceği birlikte kurma iradesine verilen oylardır. Sürecin başından itibaren emek veren herkese teşekkür ediyorum. Allah tamamına erdirsin” sözleriyle açıklamasını tamamladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI