Diyarbakır Barosu Kocaelispor-Amedspor maçındaki “sarı torba” eylemini yargıya taşıdı
Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi, Kocaelispor-Amedspor karşılaşmasında Amedspor tribünlerine yönelik gerçekleştirildiği belirtilen “sarı torba” eylemi hakkında suç duyurusunda bulundu. Baro, eylemin “çatışma ve şiddet görüntülerini çağrıştırdığını, tehdit niteliği taşıdığını ve toplumsal barışı hedef aldığını” belirterek hukuki sürecin takipçisi olacağını açıkladı.
Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi, Kocaelispor-Amedspor karşılaşmasının tribünlerinde yaşanan ve kamuoyunda “sarı torba” eylemi olarak gündeme gelen olayla ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
Baro tarafından 25 Ağustos 2026 tarihinde yapılan kamuoyu duyurusunda, Amedspor tribünlerine yönelik sarı torba kullanılmasının yalnızca bir tribün eylemi olarak değerlendirilemeyeceği savunuldu.
Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi, söz konusu eylemin kamuoyunda çatışma ve şiddet görüntülerini çağrıştırdığını ileri sürerek, “açık bir tehdit niteliği taşıdığı ve doğrudan toplumsal barışı hedef aldığı” değerlendirmesinde bulundu.
“ÇATIŞMA VE ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİNİ ÇAĞRIŞTIRIYOR”
Baronun açıklamasında, spor karşılaşmalarında gerçekleştirilen eylemlerin toplumsal etkilerinin de dikkate alınması gerektiğine işaret edildi.
İnsan Hakları Merkezi, tribünlerde kullanıldığı belirtilen sarı torbaların taşıdığı anlam üzerinden yaptığı değerlendirmede, eylemin “çatışma çağrışımı, tehdit ve toplumsal barışı hedef alma” kapsamında ele alınması gerektiğini savundu.
Baronun suç duyurusunda dile getirdiği bu değerlendirmelerin hukuki karşılığının bulunup bulunmadığına ve olayda cezai sorumluluk doğup doğmadığına ilişkin nihai değerlendirmeyi ise soruşturmayı yürütecek adli makamlar yapacak.
BARO BİRDEN FAZLA HUKUKİ DÜZENLEMEYE DAYANDI
Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi, sorumlular hakkında yasal işlem yapılması talebiyle gerçekleştirdiği başvuruda 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında değerlendirme yapılmasını istedi.
Baro ayrıca başvurusunda Türk Ceza Kanunu kapsamında halkın bir kesimini alenen aşağılama, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve tehdit suçlarına ilişkin hükümlere atıfta bulundu.
Suç duyurusunda belirtilen maddelerin somut olay bakımından uygulanıp uygulanamayacağı, soruşturma sonucunda yetkili makamlar tarafından değerlendirilecek.
“HUKUKİ SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi, 25 Ağustos tarihli açıklamasında olayın yargıya taşındığını bildirirken sürecin bundan sonraki aşamalarının da takip edileceğini vurguladı.
Merkez açıklamasını, “Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi olarak hukuki sürecin takipçisi olacağız.” ifadeleriyle tamamladı.
Yapılan suç duyurusuyla birlikte gözler soruşturma sürecine çevrilirken, eylemi gerçekleştirdiği tespit edilecek kişiler yönünden herhangi bir cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığı adli makamların incelemesi sonucunda belirlenecek.