Diyarbakır’ın gönül elçilerinden Çelebi Eser: Hayırla, hizmetle ve dualarla anılan bir Diyarbekir beyefendisi
Diyarbakır’ın toplumsal hafızasında hayırseverliği ve ihtiyaç sahiplerine uzattığı yardım eliyle iz bırakan merhum Çelebi Eser’in yaşamından kesitler, gazeteci-yazar İbrahim Evirgen’in anlatımı ve gazeteci Saffet Azbay’ın paylaşımıyla yeniden gündeme geldi. Okullardan Kur’an kurslarına, Diyarbakır Fetih Camii’nden Ankara Kocatepe Camii’ne uzanan hizmetleriyle anılan Eser, “Diyarbekir beyefendisi” geleneğinin temsilcilerinden biri olarak hatırlatıldı.
Diyarbakır’ın geçmişinde yalnızca yaptıklarıyla değil, insana dokunan hizmetleri, hayırseverlikleri ve şehir kültürüne kattıkları değerlerle hatırlanan isimler bulunuyor. Merhum hayırsever Çelebi Eser de bu isimlerden biri olarak Diyarbakır’ın toplumsal hafızasındaki yerini koruyor.
Gazeteci Saffet Azbay, deneyimli gazeteci-yazar İbrahim Evirgen’in kitabında Çelebi Eser hakkında aktardığı hatıraları paylaşarak, geçmişte “Diyarbekir beyefendisi” olarak anılan insanların şehir hayatındaki yerini gündeme taşıdı.
Bir haksızlık karşısında başlayan hikâye
İbrahim Evirgen’in aktardığına göre Çelebi Eser’in hayatında iz bırakan olaylardan biri henüz genç yaşlarında yaşandı.
Eser, çalıştığı iş yerinin önünde birkaç gencin yaşlı bir kişiye saldırdığını görünce yaşına ve fiziksel imkânlarına bakmadan olaya müdahale etti.
Evirgen o anları şöyle anlattı:
“Bir gün çalıştığı iş yerinin önünde, 3-4 genç adamın yaşlı bir amcaya saldırdıklarını, o amcayı acımasızca dövdüklerini görür. Bu manzara yüreğini sızlatır. Küçük yaşına, zayıf bedenine aldırmadan koşar o amcanın yardımına. Engel olur o zalimlerin yaptığı zulme. Allah’ın izniyle kurtarır o amcayı zalimlerin elinden.”
Evirgen’in anlatımında bu olay, Çelebi Eser’in hayatı boyunca taşıdığı haksızlık karşısında durma ve ihtiyaç sahibine yardım etme anlayışının erken yaşlardaki örneklerinden biri olarak yer aldı.
“Binlerce insanın duasını aldı”
Çelebi Eser’in zaman içerisinde Diyarbakır’ın sosyal hayatında önemli bir yer edindiğini aktaran Evirgen, onun şehir için gerçekleştirdiği hizmetlere dikkat çekti.
Evirgen, “Genç yaşta mani olduğu bir haksızlığın maddi ve manevi mükâfatını Cenab-ı Hak’tan alan ve bu sayede toplum ve cemiyet içinde çok müstesna bir yer edinen merhum Çelebi Eser, tam bir Diyarbekir beyefendisi olarak yaşadığı kente çok büyük hizmetler etmiş ve bu sayede binlerce insanın duasını almıştır.” ifadelerini kullandı.
Kapısından ihtiyaç sahibi geri çevrilmedi
Evirgen’in aktardığı hatıralarda Çelebi Eser’in yardımseverliği ayrı bir yer tutuyor.
“Kapısına gelen hiçbir ihtiyaç sahibi eli boş dönmezdi.” sözleriyle anlatılan Eser’in, bireysel yardımlarının yanı sıra kalıcı eserlerin ortaya çıkmasına da katkı sunduğu belirtildi.
Yaptırdığı veya yapımına destek verdiği okullar ve Kur’an kurslarıyla eğitime katkı sağlayan Çelebi Eser’in, hayır faaliyetlerini yalnızca Diyarbakır’la sınırlı tutmadığı aktarıldı.
Diyarbakır’dan Ankara’ya uzanan hizmet
İbrahim Evirgen, Eser’in camilerin yapımına sunduğu katkıları da, “Onun Diyarbakır Fetih Camii’nde ne kadar katkısı varsa Ankara Kocatepe Camii’nde de o kadar katkısı vardır.” sözleriyle anlattı.
Bu yönüyle Çelebi Eser’in hayır faaliyetlerinin Diyarbakır’dan Ankara’ya uzandığı, eğitim ve ibadethanelere verdiği desteklerle ardında kalıcı izler bıraktığı ifade edildi.
Devlet yöneticileriyle güçlü ilişkiler kurdu
Çelebi Eser’in özgüveni, cesareti, kültürü ve nezaketiyle dönemin devlet yöneticileriyle yakın ilişkiler geliştirdiğini belirten Evirgen, Eser’in valilerden generallere, bakanlardan Cumhurbaşkanlarına kadar farklı kademelerdeki devlet insanlarıyla temas içerisinde bulunduğunu aktardı.
Bu ilişkilerin merkezinde ise yaşadığı şehre hizmet etme ve Diyarbakır’ın ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sunma anlayışının bulunduğu ifade edildi.
“Bir zamanlar Diyarbekir beyefendileri vardı”
Çelebi Eser’in hayatından aktarılan kesitleri değerlendiren gazeteci Saffet Azbay ise geçmişin şehir kültürüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Evet, bir zamanlar Diyarbekir beyefendileri vardı. Kocaman yürekleriyle memlekete değer katıyorlardı. Bu yüzden aradan asırlar da geçse dua ve güzelliklerle yâd ediliyorlar.”
Azbay, merhum Çelebi Eser için “Ruhu şad, mekânı cennet olsun.” temennisinde bulunurken paylaşımını, “Allah, herkesin arkasında dua bırakacak eserler ve hayırlı evlatlar bıraksın.” sözleriyle tamamladı.
Çelebi Eser’in yaşamından aktarılan hatıralar, bir insanın şehir hafızasında yalnızca sahip olduklarıyla değil, dokunduğu hayatlar, yetişmesine katkı sağladığı nesiller ve geride bıraktığı hayır eserleriyle yer edinebileceğinin örneklerinden biri olarak anlatılmaya devam ediyor.