Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Anadolu’nun köklü geçmişine ışık tutan kıymetli bir sergi”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesinde açılan “Yalburt Pınarı’nda Bir Hitit Kralı” sergisini ziyaret etti. Hitit Büyük Kralı IV. Tudhaliya dönemine uzanan kutsal su anıtını ve Yalburt Yaylası’ndaki arkeolojik araştırmaları anlatan sergide 40 eser ile çok sayıda bilimsel ve arşivsel materyal ziyaretçilerle buluşuyor.

Ağu 20, 2026 - 21:09
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Anadolu’nun köklü geçmişine ışık tutan kıymetli bir sergi”


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesinde ziyaretçilerle buluşan “Yalburt Pınarı’nda Bir Hitit Kralı” sergisini gezerek sergilenen eserler ve yürütülen bilimsel çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü ile Amerika Birleşik Devletleri’ndeki İllinois Üniversitesi iş birliğinde, Prof. Dr. Ömür Harmanşah’ın küratörlüğünde hazırlanan serginin Hitit İmparatorluğu’nun izlerini günümüze taşıdığını belirten Ersoy, “Anadolu’nun köklü geçmişine ışık tutan kıymetli bir sergi.” değerlendirmesinde bulundu.

“Hitit İmparatorluğu’nun izlerini günümüze taşıyor”

Serginin, Konya’nın Ilgın ilçesindeki Yalburt Yaylası’nda 1970 yılında keşfedilen hiyeroglif Luvice yazıtlı kutsal su anıtını ve çevresinde gerçekleştirilen arkeolojik çalışmaları kapsamlı biçimde tanıttığını kaydeden Ersoy, Hitit İmparatorluğu’ndan kalan kültürel mirasın farklı yönleriyle ziyaretçilere aktarıldığını ifade etti.

Ersoy, serginin kapsamına ilişkin, “Hitit İmparatorluğu’nun izlerini günümüze taşıyan çok özel bir sergiyi ziyaretçilerimizle buluşturuyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

40 eser ziyaretçilerle buluşuyor

Yalburt Pınarı’nda 1970-1975 yılları arasında Raci Temizer başkanlığında gerçekleştirilen kazı ve restorasyon çalışmalarında elde edilen buluntular arasından 40 eserin sergilendiğini belirten Ersoy, eserlerin Anadolu’nun geçmişine ve Hititlerin bıraktığı kültürel mirasa yakından bakma imkânı sağladığını kaydetti.

Ersoy, serginin yalnızca arkeolojik eserlerle sınırlı olmadığını, Yalburt’un 1970 yılındaki keşfinden günümüze uzanan bilimsel araştırma sürecinin de farklı materyaller aracılığıyla ele alındığını belirtti.

Keşiften bilimsel belgelemeye uzanan araştırma süreci

Prof. Dr. Ömür Harmanşah ve Dr. Peri Johnson başkanlığında 2010-2021 yılları arasında yürütülen Yalburt Yaylası Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi kapsamında elde edilen bulgular da serginin önemli bölümlerinden birini oluşturuyor.

Ersoy, araştırmalardan elde edilen verilerin video, fotoğraf, arkeolojik buluntu, çizim, saha defteri ve arazi formları gibi görsel ve belgesel materyaller aracılığıyla ziyaretçilere aktarıldığını bildirdi.

Ziyaretçilerin bu içerikler sayesinde bir arkeolojik alanın keşfinden kazı ve restorasyon çalışmalarına, yüzey araştırmalarından bilimsel belgeleme aşamalarına kadar uzanan araştırma sürecine yakından tanıklık edebildiğini ifade eden Ersoy, vatandaşları Anadolu Medeniyetleri Müzesindeki sergiyi görmeye davet etti.

Ersoy ayrıca serginin hazırlanmasında görev alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğüne, İllinois Üniversitesine, serginin küratörü Prof. Dr. Ömür Harmanşah’a, Dr. Peri Johnson’a, bilim insanlarına, uzmanlara ve çalışma ekibine teşekkür etti.

Yalburt Pınarı’ndaki keşif 1970 yılında başladı

Sergide ziyaretçilere sunulan arşiv belgeleri, Yalburt Anıtı’nın ortaya çıkarılma sürecini de ayrıntılarıyla gösteriyor. 1970 yılı Eylül ayında Yol Su Elektrik tarafından kaynak suyunun kanalize edilmesi amacıyla Yalburt Pınarı’nda başlatılan kazılar sırasında hiyeroglif kabartma yazıtlı taş bloklara rastlandı.

Keşfin ardından bölgeye davet edilen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi araştırmacıları, 1970-1975 yılları arasında Yalburt Yaylası’nda arkeolojik kazıların yanı sıra mimari koruma ve restorasyon çalışmaları gerçekleştirdi. Çalışmalar, Raci Temizer liderliğinde Mahmut Akok, Aliye Öztan, Levent Zoroğlu ve Kemal Balkan’ın da bulunduğu ekip tarafından yürütüldü.

Kutsal havuz IV. Tudhaliya dönemine tarihlendirildi

Araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılan yapının, Hitit Büyük Kralı IV. Tudhaliya’nın MÖ 1245-1215 yılları arasındaki hükümdarlığı döneminde inşa ettirilen, hiyeroglif Luvice yazıtlı bloklara sahip kutsal bir havuz anıtı olduğu belirlendi.

1971 ve 1972 yıllarında gerçekleştirilen kazılarda özgün havuz temelleri ile döşemesine ulaşıldı. Bulgular doğrultusunda anıtın 12,70 x 8,30 metre ölçülerindeki doğu-batı doğrultulu planı yeniden oluşturuldu.

Arkeolojik çalışmalar, Yalburt Pınarı üzerine kurulan Hitit havuzunun eski çağlarda uzun süre kullanıldığını da ortaya koydu. Erken Roma Dönemi’nde ise hiyeroglifli Hitit bloklarının devşirme malzeme olarak kullanıldığı ve havuzun yaklaşık 5 x 4 metre ölçülerinde yeniden inşa edildiği tespit edildi.

Yalburt Yaylası’nda farklı dönemlerin izlerine ulaşıldı

Raci Temizer ve ekibi, kutsal havuzun ortaya çıkarılmasının ardından Yalburt Yaylası’ndaki Hitit yerleşimini belirlemek amacıyla kazı ve sondaj çalışmalarını sürdürdü.

1971 ve 1972 yıllarında Yalburt Höyüğü ile Kalkamak Mezarlığı sırtında gerçekleştirilen çalışmalarda Demir Çağı, Helenistik Dönem ve Erken Roma Dönemi’ne uzanan yerleşim izlerine ulaşıldı.

Günümüzde Yalburt Yaylası’nda görülebilen kutsal havuz anıtı ise Raci Temizer ve ekibi tarafından 1972 yılında yeniden kuruldu. Anadolu Medeniyetleri Müzesindeki sergi, yaklaşık yarım asrı aşan araştırma ve belgeleme sürecini arkeolojik eserler, arşiv kayıtları ve bilimsel çalışmalar üzerinden ziyaretçilere aktarıyor.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI