Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Anadolu’nun taş üzerindeki hafızasını gelecek kuşaklara aktarıyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında 18 ilde yaklaşık 7 bin eserin belgelendiğini açıkladı. Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır’da başlayan çalışmaların ülke geneline yayıldığını belirten Ersoy, tarihî mezar taşları ve kitabelerin ortak bir dijital veri tabanında toplanarak kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürüleceğini bildirdi.

Ekim 12, 2026 - 11:12
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Anadolu’nun taş üzerindeki hafızasını gelecek kuşaklara aktarıyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk-İslam medeniyetinin yüzyıllara uzanan izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabeleri bilimsel yöntemlerle kayıt altına almaya devam ediyor. 2024 yılında hayata geçirilen “Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi” kapsamında 2026 yılı itibarıyla 18 ilde yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemi gerçekleştirildi. Çalışmalarla Anadolu’nun tarihî, kültürel ve sanatsal mirasının dijital ortamda korunması hedefleniyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada projenin ulaştığı aşamaya ilişkin bilgi verdi. Bakan Ersoy, mezar taşları ve kitabelerin Türk-İslam medeniyetinin geçmişine ışık tutan önemli tarihî belgeler olduğunu belirterek çalışmaların ülke genelinde sürdürüldüğünü kaydetti.

Ersoy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türk-İslam medeniyetinin asırlara uzanan izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabeleri, ülke çapında yürüttüğümüz kapsamlı bir çalışmayla kayıt altına alıyoruz. 2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında; 2025’te Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır’da başlattığımız saha çalışmalarını bu yıl 18 ile taşıdık. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerini gerçekleştirdik.”

“Her Bir Mezar Taşı, Yaşadığı Dönemin İzlerini Taşıyan Tarihî Bir Belge”

Mezar taşları ve kitabelerin yalnızca isim ve tarih bilgilerini içermediğini vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, söz konusu eserlerin ait oldukları dönemin sosyal hayatı, inanç dünyası, dili, sanatı ve estetik anlayışına ilişkin önemli bilgiler sunduğunu ifade etti.

Bakan Ersoy, eserlerin tarihî ve kültürel değerine ilişkin değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi:

“Her bir mezar taşı, her bir kitabe; bir ismin ötesinde yaşadığı dönemin dili, sanatı, inancı, estetik anlayışı ve toplumsal hayatından izler taşıyan tarihî bir belge niteliğinde.”

İlk Saha Çalışmalarında Dört İlde 859 Eser Belgelendi

Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi'nin ilk saha uygulamaları, 2025 yılında akademisyenlerin yürütücülüğünde Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır illerinde gerçekleştirildi.

Çalışmalar kapsamında Denizli'nin Acıpayam ilçesinde bulunan Alaattin Mahallesi Mezarlık Alanı'nda 243 şahide tespit edilerek kayıt altına alındı.

İstanbul'daki Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi'nde 504 mezar taşı, Tokat'taki Mahmutpaşa Camii Haziresi'nde 13 mezar taşı ve Diyarbakır'daki Fatih Paşa Camisi Haziresi'nde 99 mezar taşı belgelendi.

Böylece projenin ilk uygulama yılında dört ilde toplam 859 eserin envanter kaydı oluşturuldu.

2026 Yılında Çalışmalar 18 İle Genişletildi

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen proje, 2026 yılında genişletilerek 18 ile ulaştırıldı. Saha araştırmalarında tespit edilen mezar taşları ve kitabelere ilişkin belgeleme verileri ortak sisteme aktarılmaya başlandı.

Bakanlık verilerine göre, proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemi gerçekleştirildi. Saha çalışmalarının yıl sonuna kadar devam etmesi planlanıyor.

Çalışmaların ilerleyen yıllarda Türkiye'nin tamamını kapsayacak şekilde sürdürülmesi ve farklı bölgelerde bulunan Türk-İslam dönemi eserlerinin ulusal envantere dâhil edilmesi amaçlanıyor.

Mezar Taşları ve Kitabeler İçin Ulusal Dijital Veri Tabanı Oluşturulacak

Projenin temel hedefleri arasında, Türk-İslam dönemine ait mezar taşları ve kitabelerin ülke genelinde tespit edilmesi, bilimsel yöntemlerle belgelenmesi ve elde edilen verilerin ortak bir ulusal dijital veri tabanında bir araya getirilmesi bulunuyor.

Kayıt altına alınan eserlerin dönem, bölge, malzeme, yazı türü, sanat üslubu ve kitabe özellikleri gibi farklı başlıklar altında bilimsel olarak incelenebilmesi öngörülüyor.

Bu kapsamda oluşturulacak envanterin, tarihî eserlerin korunmasının yanı sıra akademik araştırmalara kaynak oluşturması ve uzun vadede kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürülmesi hedefleniyor.

Bakan Ersoy: “Bu Eşsiz Mirası Ortak Bir Dijital Veri Tabanında Buluşturacağız”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, projenin yalnızca mevcut eserlerin belgelenmesiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda Anadolu'nun kültürel hafızasının gelecek nesillere aktarılmasına yönelik uzun vadeli bir çalışma niteliği taşıdığını belirtti.

Ersoy, ulusal envanterin oluşturulmasına ilişkin hedefleri şu sözlerle açıkladı:

“Hedefimiz, ülkemizin dört bir yanındaki bu eşsiz mirası ortak bir dijital veri tabanında buluşturmak ve zaman içerisinde kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürmek. Anadolu’nun taş üzerindeki hafızasını bilimsel yöntemlerle kayıt altına alıyor, koruyor ve gelecek kuşaklara aktarıyoruz.”

Kültür ve Turizm Bakanlığı, proje kapsamında yürütülen saha araştırmaları ve belgeleme çalışmalarını genişleterek Türk-İslam medeniyetine ait mezar taşları ve kitabelerin bilimsel envanterini ülke genelinde tamamlamayı amaçlıyor.