NOSTALJİ: 48 YIL ÖNCEKİ HAYAL GERÇEK OLDU AMA HÜSRANLA SONUÇLANDI!

May 1, 2026 - 19:25
NOSTALJİ: 48 YIL ÖNCEKİ HAYAL GERÇEK OLDU AMA HÜSRANLA SONUÇLANDI!

Değerli okuyucularım, dünkü “DERİN ve SINIRÖTESİ GAZETECİLİK ve 42 YILDIR TÜM İDDİALARIMIZIN ‘DOĞRU’ ÇIKMASININ GERÇEK SEBEPLERİ!..” başlıklı yazımda 2014 yılında Türkiye’nin son 15 yılındaki FETÖ gerçeklerini anlatan ŞER ÜÇGENİ (Yılanların Öfkesi) dizi film çekimlerinde karşılaşılan ülke sorunlarını senaryo yapmıştım. Dizi çekiminde dizinin çekildiği şehrimizde başrol oyuncumuz Şemsi Kalkan ve yönetmenimiz, çekim yaptığımız yerlerdeki mekanların sahipleri FETÖ’cü polisler tarafından tehdit edilmişlerdi. FETÖ unsurları dizinin çekilmemesi için ellerinden gelen her türlü baskıyı yaptılar ve sonunda da başardılar. Dizi çekimleri baskılardan ve ekonomik sıkıntılardan dolayı yarım kaldı. Ve geriye kalan büyük bir borç bataklığı! Dizi film çekim sevdası ömrümün 10 yılını alıp götürdü! Yoğun stres, bunalım, krizlerle birlikte günde 4 paket sigara sonunda beni kalp hastası yaptı!..

Bu yazımda asıl konum dizinin başrol oyuncusu Şemsi Kalkan. Kendisi eğitimci/öğretmen, şu anda emekli. Dizi çekiminin kahrını çeken, her türlü maddi ve manevi desteği esirgemeyen bu kardeşimiz (Şemsi Kalkan) çocukluk arkadaşım. Peki, Türkiye’de başrol oyuncusu mu yoktu da (ki öğretmenliği yanında geçmişte tiyatro oyunculuğu ve ressamlık yapmış bu değerli kardeşim) Şemsi Kalkan Başrol oyuncusu oldu!.. Elbet ki bu sorunun önemli bir hatırası/anısı var.  Başrol oyuncumuz Şemsi Kalkan çocukluktan mahalle ve dava arkadaşım! Yıllar önce (1970’in sonları ve 1980’in başları) çok sinema filmi seyrettiğimiz için bende sinema ilgili oyunculuğa değil perde arkası filmler nasıl çekiliyor vs. büyük bir merak başlamıştı. Şemsi Kalkan kardeşim ise oyuncu olmaya merak salmıştı. Sonunda tiyatro grubu kurmaya karar verdik. Kurduk da… Üç-beş kişilik bir tiyatro ekibi… Tiyatro ekibinde ben, Şemsi Kalkan, İzzet Yıldız ve Musa Karakaya vardı. İlk oyunumuz küçük bir skeçti. Senaryo bana aitti. Yönetmen de bendim.  BERBER isminde bir skeç yazmıştım. Şemsi kardeşim başrol oyuncusu. Evlerimizde günlerce prova yaptık. Prova ve hazırlıklar aylarca sürdü. Sonunda başardık. Ve şehrin merkezinde büyük bir sinema salonunda tiyatromuzu sergilemiştik. O coşku, o heyecan ve o alkışları hiç mi hiç unutamadık. Tiyatro hayalimiz nihayet gerçekleşmişti. Bu sefer sinema merakımız başlamıştı. Bu meraktan dolayı evlerimizde teneke kutularına mercek takarak, önüne de ışıklandırma yapıp çöpe atılmış sinema filmi şeritlerini duvara yansıtarak kare kare seyretmenin hazzını tatmıştık.

Ayrıca her ikimizde (Şemsi ve ben) o yıllarda çok güzel resimler yapıyorduk. Kurşun kalem porte çalışmalarımız sulu boya ve yağlı boyaya dönüşmüştü. Elimizde tuval ve fırça portreler, manzaralar yapıyorduk. Nihayetinde her ikimizde Karaman Dil Bayramı Şenlikleri’ne katılarak resimlerimizi sergilemiştik. Şunu itiraf edeyim: Şemsi kardeşim resim konusunda benden daha başarılıydı.

Gençliğimizde tiyatro başarımızdan dolayı Şemsi Kalkan kardeşime bir söz vermiştim. “Şemsi, olur da birgün ben sinema filmi çekmek istersem seni başrolde oynatacağım.” demiştim. Yıllar öncesinden içimde uhde kalan sinema merakı yıllar sonra gün yüzüne çıktı. Yıllar sonra (46 yıl sonra) 2014 yılında sinema değilse de dizi filmi çekmeye karar vermiştim. Senaryosunu yazıp yapımcılığa soyunmuştum. Ve yıllar önce Şemsi Kalkan kardeşime vermiş olduğum sözü de onu başrol oyuncusu yaparak tutmuştum. Üzücü taraf çekimleri yarım kalan bir dizi filmin başrol oyuncusu! Eh, ben de çekimleri yarım kalan dizi filmin senaristi ve yapımcısı! Fakat kader bizi farklı mesleklere itti. Ben gazeteci oldum. (çünkü gazetecilik merakım ilkokul yıllarında başlamıştı!) Şemsi kardeşimde eğitimci/öğretmen oldu. Hala görüşüyoruz. Şemsi Kalkan kardeşimle bizim dostluğumuz mezara kadardır. Dünya-Ahiret kardeşimdir. Değerli Şemsi Kalkan kardeşime bundan sonraki hayatında (emekli olmuş olsa da) sağlık, sıhhat ve yapacağı iş her ne olursa olsun başarılar dilerim.