Rakka: Haritada Bir Nokta Değil, Türkiye’nin Sinir Ucu
Rakka: Haritada Bir Nokta Değil, Türkiye’nin Sinir Ucu
Rakka’yı hâlâ “Suriye’de bir şehir” diye anlatanlar var.
Eksik anlatıyorlar.
Yanlış anlatıyorlar.
Bilerek veya bilmeyerek, tehlikeli biçimde hafife alıyorlar.
Rakka bir şehir değildir.
Bir kilittir.
Bir kaldıraçtır.
Bir jeopolitik düğümdür.
Kim Rakka’yı kontrol ederse:
Fırat’ı kontrol eder.
Enerji hatlarını kontrol eder.
Kuzey Suriye’nin kaderini belirler.
Ve doğrudan Türkiye’nin güvenlik mimarisine dokunur.
Bu bir yorum değil.
Bu bir coğrafya gerçeğidir.
SDG Rakka’da kalırsa: Devletçik tamamlanır
Rakka SDG’nin elinde kaldığı sürece olan şudur:
SDG, “silahlı yapı” olmaktan çıkar.
Toprak yöneten, vergi toplayan, eğitim sistemi kuran;
güvenlik teşkilatı işleten, diplomasi yapan
fiilî bir siyasi yapıya dönüşür.
Yani:
Adı konmamış ama çalışan bir devletçik.
Rakka gibi:
Büyük nüfuslu,
Tarımı olan,
Barajı olan,
Ulaşım ağlarının merkezinde duran, bir şehirle bu süreç geri dönülmez biçimde hızlanır.
Bu noktadan sonra artık mesele güvenlik değil, egemenlik meselesidir.
Ve egemenlik, geçici olmaz.
Demografi: Saatli bomba
Rakka’nın nüfusu ağırlıklı olarak Arap.
Ama:
Silahlı güç SDG terör örgütünde,
Yönetici kadro SDG terör örgütünde,
Karar merkezi SDG terör örgütünde.
Bu ne üretir?
Bastırılmış öfke.
Kalıcı aidiyet krizi.
Aşiret gerilimleri.
Radikal örgütlerin yeniden zemin bulması.
Şam’a ve Türkiye’ye yakın unsurların yeraltına itilmesi.
Yani:
Sessiz ama biriken bir patlayıcı.
Bugün kontrol ediliyor gibi görünür.
Yarın kontrol edilemez hale gelir.
Ortadoğu’da bunun örneği çoktur.
Sonu da bellidir.
Asıl körlük: İç politikadaki seçici cesaret
Türkiye’de bazı çevreler…
İç politikada Cumhurbaşkanına rahatça
“diktatör” der,
“zorba” der,
“otoriter” der.
Buna sözümüz yok.
Siyaset eleştiridir.
Ama hakaret etmeden yapılan eleştiriye sözümüz yoktur.
Konu PKK’ya gelince…
Konu SDG’ye gelince…
Birden kelimeler kaybolur.
Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği yapılara “silahlı yapı” demekle yetinirler.
PKK, PYD ve SDG terör örgütlerine;
“Zalim”, “zorba”, “diktatör”, terör örgütü demekten kaçınırlar.
“Sorun terördür ” demekten çekinirler.
Seçilmiş iktidara en sert sıfatları bulanlar,
dağdan inmiş terör yapılarına karşı kelime bulamaz.
Bu bir çelişki değil.
Bu bir siyasi körlüktür.
Haritada romantizm olmaz.
Jeopolitiğin vicdanı yoktur.
Terör örgütleri “ama” ile analiz edilmez.
Rakka gerçeğini görmeyen,
SDG’nin neye dönüştüğünü inkâr eden,
PKK-SDG ilişkisinden bilinçli biçimde kaçan…
Ne demokrasi savunabilir,
Ne barış inşa edebilir,
Ne de güvenlik politikası eleştirebilir.
Çünkü teşhis yanlışsa, tedavi propaganda olur.
Türkiye açısından tablo: Derinleşen tehdit
Haritaya bakmak yeter.
Rakka SDG’de kalırsa:
Haseke - Kamışlı - Ayn el Arab - Rakka hattı birleşir.
Bu ne demek?
Türkiye sınırı boyunca:
Kesintisiz,
Derinliği olan,
İnsan kaynağı bulunan,
Ekonomisi oluşan,
Askerî kapasitesi büyüyen, bir yapı demektir.
Bu da şu demektir:
Türkiye terörle artık sadece sınırda değil,
Suriye’nin içlerinde,
uzun yıllar,
yüksek maliyetle,
sürekli mücadele etmek zorunda kalır.
Rakka:
Eğitim alanı olur.
Lojistik merkez olur.
Silah deposu olur.
Personel havuzu olur.
Sonrası zaten biliniyor:
Sızmalar.
Roketler.
İHA’lar.
Ve bitmeyen düşük yoğunluklu bir güvenlik savaşı.
“Terörsüz Türkiye” iddiası Rakka’da sınanır
Türkiye’nin savunduğu şey açık:
Sınır boyunca terör yapılanması olmasın.
Silahlı yapı devlete dönüşmesin.
Koridor oluşmasın.
Peki Rakka varken bu olur mu?
Olmaz.
Rakka SDG’de durdukça:
Doğu sınırı temiz sayılmaz.
Kuzey Suriye güvenli sayılmaz.
Koridor ihtimali ortadan kalkmaz.
“Terörsüz kuşak” söylemi, haritada karşılık bulmaz.
Gerçek budur.
Büyük resim: Herkes biliyor, kimse yüksek sesle söylemiyor
Şam için:
Egemenlik parçalı kalır.
Enerji ve su gider.
Devlet vardır, ülke yoktur.
ABD için:
Rakka ileri karakoldur.
Türkiye’ye karşı baskı aracıdır.
Bu tablo değişmedikçe:
SDG Rakka’dan çıkmaz.
Son söz
Rakka bir şehir değildir.
Bir testtir.
Türkiye için güvenlik testidir.
Suriye için egemenlik testidir.
ABD için bölgeden çıkma testidir.
Ve gerçek şudur:
Rakka SDG’de kaldığı sürece;
Suriye birleşemez,
Türkiye tam güvende olamaz,
ABD bölgeden çıkmaz, kriz çözülmez, sadece dondurulur.
Donmuş kriz ise…
Barış değildir.
Sadece ertelenmiş felakettir.
Selam ve saygılarımla