TÜRKİYE YAKIN ZAMANDA KENDİ PETROL İHTİYACINI KENDİSİ KARŞILAYACAK

Başkent Postası/Jale Aksoy Demirkıran

Haz 18, 2023 - 10:33
TÜRKİYE YAKIN ZAMANDA KENDİ PETROL İHTİYACINI KENDİSİ KARŞILAYACAK

TÜRKİYE YAKIN ZAMANDA KENDİ PETROL İHTİYACINI KENDİSİ KARŞILAYACAK

Türkiye’de günlük 550-600 bin varil civarında petrol tüketiliyor. Yerli üretimimiz ise günlük 45-50 bin varil civarında. Yani petrol ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 8’i yerli üretimden karşılanıyor. Geri kalan yüzde 92-93’lük bölümü ise ithal ediliyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) üretiminin, yaklaşık yüzde 60’ını Batman ilindeki 647 kuyudan karşılıyor. Diyarbakır, Batman’dan sonra Türkiye’de en fazla petrol üretilen ikinci il konumunda. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) üretiminin, yaklaşık yüzde 20’si Diyarbakır ilindeki 201 kuyudan karşılanıyor. Diyarbakır’da üretim yapan Perenco, Güney Yıldızı gibi diğer şirketlerin de üretimleri dikkate alındığında, Türkiye’de yerli petrol üretiminin yaklaşık % 25 ila 27’si Diyarbakır’dan çıkarken, Türkiye’de fazla petrol üreten şehirler sırasıyla Batman, Diyarbakır, Adıyaman, Mardin ve Şanlıurfa. Ayrıca Adana, Kırklareli, Kilis ve Siirt illerinde de az da olsa petrol üretimi yapılıyor.
20 Nisan 1940 tarihinde 1048 metrede Türkiye'deki ilk petrole rastlanmış, Raman-1 ismi verilen bu kuyudan günde 100 varil ile üretime geçilmiştir. Ancak bir süre sonra su üretimindeki artış nedeniyle kuyu terk edilmiştir. Gabar petrol sahası, 150 milyon varillik büyüklüğünde.Ekonomik değeri ise mevcut petrol fiyatları göz önünde bulundurulduğunda 12 Milyon dolardan fazla oluyor.Bu saha 150 Milyon varillik rezevri ile dünyada 2022 yılı itibariyle karalarda keşfedilen en büyük petrol sahasıdır. Araştırmacılar açıklamalarında , yalnızca bu sahadan yapılacak üretim ile 1 yılın yarısında tüketimin karşılanabileceğini söylüyorlar.
Ülkemiz Türkiye'nin petrol arayışı yeni bir süreç değildir. Son yıllarda Türkiye'nin gerçekleştirdiği çalışmalar neticesinde  Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) adı sıkça duyulmuş olsa da , Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden elde edilen verilere göre 1934 yılında başlatılan arama ve keşif çalışmaları ile 1955 yılına kadarki süre içinde , toplam 95 petrol kuyusu açılmışdır.1954 yılında TPAO’nun kurulmasıyla birlikte Türkiye, ulusal petrol şirketi aracılığıyla da bu alanda faaliyet göstermeye başlamıştır. Yaklaşık 30 yıl kadar petrol arama, sondaj, üretim, rafineri, taşıma ve pazarlama alanlarında faaliyet gösteren kurum ; rafineri, taşıma ve pazarlama çalışmaları farklı kurumlara devredilmiş olsa da , 1983’ten bu yana faaliyetlerini yalnızca arama, sondaj ve üretim alanlarında sürdürmeye devam etmiştir.
Uzunca bir süredir hem TPAO hem de özel şirketler tarafından gerçekleştirilen petrol üretiminin tüketime oranı ilk yıllara göre, başarılı bir performans sergilemiştir. Ancak nüfus artışı, sanayileşme ve ekonomik büyüme gibi etkenlerle tüketimin artması bu oranda bir gerilemeye neden olmuştur. Bu durum da petrol arzında ithalata bağımlılığın artmasına yol açmıştır. 2017'de ilan edilen Milli Enerji ve Maden Politikası ile yerli ve milli enerji kaynaklarından yararlanma oranlarının artırılması hedefi ortaya konulmuş ve ulusal endüstrinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara ağırlık verilmiştir. Bu tarihten itibaren hem deniz yetki alanlarında hem de karalarda petrol ve doğal gaz keşiflerine yönelik sismik arama ve sondaj çalışmaları hızlanmıştır. 2017'de satın aldığı ilk derin deniz sondaj gemisi FATİH, takip eden yıllarda TPAO filosuna katılan YAVUZ, KANUNİ ve ABDÜLHAMİD HAN sondaj gemileri, yerli ve milli imkanlarla üretilen KOCA YUSUF Sondaj Kulesi bunun en somut örnekleri arasındadır.
Türkiye’de petrol tüketimi yaklaşık 950 bin varil/gün, üretim ise 65 bin varil civarında. Yalnızca bu sahadan yapılacak üretim ile 1 yılın yarısında tüketimin karşılanabileceği düşünülebilir. Ancak hiçbir zaman yalnızca tek bir sahaya bağlı kalınmadığını ve açılan kuyu sayısı ile üretilen petrol miktarının petrol fiyatlarıyla doğrudan ilgili olduğu da unutulmamalıdır. Fiyatlar anormal düzeyde arttığında veya azaldığında maliyetler de değişeceğinden, açılan kuyu sayılarında ve üretimde artış ya da azalış gerçekleşecektir.
Burada Türkiye için asıl önemli olan, yeni sahanın üretimi artırma konusunda elini güçlendirmiş olmasıdır. Rezerv keşfinin Gabar gibi uzunca bir süre terör ile anılmış bir bölgede petrol endüstrisi alanında istihdam olanağına imkan vermesi oldukça önemlidir. Bu ve bunun gibi keşiflerin gerçekleştirilmiş olması ve artması , bir yandan istihdama pozitif katkı sağlaması , diğer yandan da yerli ve milli bilgi birikiminin artmasına da büyük imkan sağlamıştır. Bu konuya istinaden 2022 yılında Libya, Cezayir ve Malezya’nın da aralarında bulunduğu ülkelerle imzalanan iş birliği anlaşmaları TPAO’nun başarılarının kanıtı olarak gözler önüne serilmiştir.
Gabar Dağı’nda 2020'de başlatılan sismik araştırma faaliyetleri, bölgede bulgulara rastlanmasının ardından sondaj çalışmalarını beraberinde getirmişti. 2021'in ikinci yarısında ilk petrol kuyusu üretime alınmış ve sondaj çalışmaları hızlandırılmıştı. Keşfedilen petrol sahasında şu anda 5 kuyudan günlük 5 bin varilden fazla yüksek kalitede petrol üretimi gerçekleştiriliyor. Yakın zamanda iki üretim kuyusunun daha açılmasıyla üretimin günlük 10 bin varile çıkarılması planlanıyor. Ayrıca bölgede, Gabar başta olmak üzere Cudi ve Kato gibi ŞIRNAK’ın çeşitli noktalarında arama ve sondaj faaliyetleri sürdürülüyor. 2023’te bölgede günde 25 bin varile yakın petrol üretimi hedefleniyor ve geçtiğimiz aylarda Adana’da da yüksek kalitede yaklaşık 10 milyon varillik petrol rezervi keşfedilmiştir. Yine bu sahada da açılan 2 kuyu ile üretim çalışmaları başladı. Yakın zamanda burada da 10 kuyu ile günlük 1000 varilden fazla petrol üretilmesi planlanıyor. Bu ve benzeri keşifler sayesinde 2000 yılında 40 bin varil/gün olan petrol üretimi 2021'de günlük 65 bin varilin üzerine çıkmıştı. 2022 sonunda bu miktarın daha da artacağı öngörülüyor. 2023 yılında ise günlük petrol üretiminin 100 bin varile çıkarılması hedefleniyor. Bu sayede Türkiye’nin petrol tüketiminin yüzde 10’undan fazlasının kendi üretimi ile karşılanması hedefleniyor.
Keşifler burada sonlandırılmamış , deniz yetki alanlarında olduğu gibi karalarda da petrol ve doğal gaz sismik arama ve sondaj çalışmaları devam etmektedir. Milli Enerji ve Maden Politikası ve Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli ve milli enerji kaynaklarından yerli ve milli imkanlarla yararlanma çalışmalarının önümüzdeki yıllarda da kararlılıkla sürdürülmesi bekleniyor. Ülkemizde; Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Siirt, Şanlıurfa ve Mardin'de petrol yatakları vardır.2022 yılında ise 191 arama çalışmasında 421 bin 408 metre sondaj yapıldı. 49 kuyuda petrol tespit edilirken 65 kuyuda üretim yapıldı. 2022 yılı sonu itibariyle Türkiye'de toplam 5 bin 532 kuyu var ve 10 milyon 534 bin 898 metre sondaj yapıldı.Sahada 2770 metre derinlikteki sondaj çalışmalarının tamamlandığını belirten TPAO, bunun Türkiye'de kara alanlarında şimdiye kadar yapılan en büyük keşif olduğunu ve 2023'ün ikinci yarısında sahadaki petrolü taşıyacak boru hattının kurulacağını söyledi.
2021 yılında 3 milyon 441 bin 659 ton olan üretim, 2022 yılında ise 3 milyon 583 bin 40 ton olarak kaydedildi. Türkiye de mevcut tespitlere göre toplam 1 milyar 205 milyar 926 bin 331 ton petrol rezervi bulunmaktadır.