Ücretli Öğretmenlik uygulamasının son bulma zamanı gelmedi mi?
Gazeteci Arzu Erdoğral Yazdı
Ücretli Öğretmenlik uygulamasının son bulma zamanı gelmedi mi?
Öğretmenler baş tacıdır. Peki çocuklarımızın eğitimine katkı sunan öğretmenlerimiz neden sıkıntı içinde hayatlarını sürdürmek zorunda kalıyor?
Onların gidip öğretmenlikle birlikte işçilik yaparak geçimlerini sağlamaya çalışması hak mıdır?
Milli Eğitim Bakanlığında resmi olarak "Ek Ders Karşılığı Görevlendirme" olarak tanımlanan ücretli öğretmenlik uygulaması var.
Ders öğretmeni bulunmayan okullardaki öğretmen ihtiyacını karşılamak olan bu sistem bütçe kaynaklı nedenlerden dolayı her yıl oluşan öğretmen ihtiyacını gidermek için kullanılan bir istihdam modeli haline gelmiş.
Ancak uygulama zaman içerisinde fiili bir değişime uğrayınca ücretli öğretmenin başta itibarı olmak üzere özlük hakları gerektiği gibi karşılanamamıştır.
Haftada 30 saat derse giren ücretli bir öğretmenimiz, bir ayda ancak 5000-6500 TL arası ücret alıyor.
Düşünebiliyor musunuz asgari ücret bile değil!
Asgari ücretle geçim mümkün değilken bu öğretmenlerimiz ne yapacak?
Haftalık derse girilebilecek üst sınır da 30 saat…
Bu durumda nasıl emekli olacaklar?
En üst sınırdan derse girse bile 65 yıl bilfiil çalışmaları lazım.
Oysaki aylık sigorta primleri 30 günden yatan normal bir sigortalı çalışanın emeklilik yaşından bağımsız olarak yaklaşık 20 yılda emeklilik primleri doluyor.
Öğretmen öğretmendir. Bir sistem nedeniyle öğretmenler arasında ayrım olmaz.
Haftalık aynı ders saatini paylaşan, aynı sınıflara girip ders anlatan, aynı hizmet yılına sahip iki öğretmenden biri diğerinden neredeyse üç kat daha az maaş alıyor ve hiçbir özlük hakkı olmadan çalışıyor.
Bu nasıl bir adaletsizliktir sorarım!
Devamı için linke tıklayın...