Akıl Vermek Kolay, Bedelini Ülke Ödüyor
Akıl Vermek Kolay, Bedelini Ülke Ödüyor
Merhaba,
Bir bilen, “öküzün başını kazandan çıkarmak için önce başını kesin, sonra kazanı parçalayın” der. Ahali; düşünmeden uygulanan tavsiyelerin nasıl felakete dönüştüğünü anlatır.
Her “bilen çözüm sunmaz. Kimi, sorunu büyüten reçeteyi çözüm diye önüne koyar. Sonunda kayıp yaşanınca da kenardan kıs kıs güler.
İddia Değil, Kanıt
Terörsüz Türkiye hedefi konuşulurken de akıl verenlerden somut dayanak istenmeli: Önerileri hangi bilgiye dayanıyor? Uygulanırsa ne sonuç doğuracak? Hukuk, güvenlik ve toplum üzerindeki etkileri nasıl denetlenecek?
Bu sorulara cevap vermeden yalnızca korku yaymak, her adımı peşinen reddetmek ya da çıkış yolu göstermeden “olmaz” demek, çözüm üretmek değildir. Kaosu besleyen söylemlere dönüşebilir. Böyle bir tutumun siyasi çıkar sağlayıp sağlamadığı da sözlerden değil, ortaya konan kanıtlardan ve sonuçlardan değerlendirilmelidir.
Kaostan Çıkış
Terörsüz bir ülke hedefi, sloganla değil; hukuk içinde, şeffaf ve denetlenebilir adımlarla ilerler. Eleştiri elbette gereklidir. Ama eleştiri, somut gerekçe ve uygulanabilir öneri taşıdığında ülkeye katkı sağlar. Çözümsüzlüğü savunup bedelini başkalarına ödeten yaklaşım ise yalnızca kaosu uzatır.
Araştır, incele, somut kanıt ara; sonra hüküm ver. Yoksa bir gün dönüp bakarız: Ne öküz kalmış ne kazan. Kıs kıs gülenlerin siyasi hesabı tutmuş, ülkenin kaybı büyümüş.
Selam ve saygılarımla