AKSAKALLILAR: Gerçek Mi Hayal mi?! - 3 -
AKSAÇLILAR’IN GERÇEK OLMADIĞINA İNANANLAR NE DEDİ?!
Prof.Dr. Ahmet ŞİMŞİR: “AKSAÇLILAR Heyeti Diye Bir SİSTEM Yok”
Prof.Dr. Ahmet Şimşir Hoca’nın Gündeme Dair TV konuşmasında son 15 yılda gündemde en çok çok konuşulan, tartışılan AKSAÇLILAR Heyeti veya Teşkilatı ilgili konuşmasını çok dikkatli bir şekilde izledim ve dinledim. Konuşmasının bir kısmını aynen alıp siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim. Bu konudaki yorumumu yazının sonunda yapacağım.
“Konferanslarımda ve bir kısım arkadaş sohbetlerinde bana en çok sorulan sorulardan birisi “Hocam bizim derin bir yapıda AkSAÇLILAR Teşkilatı, AKSAÇLILAR Heyeti varmış, bunlar üç bin yıldır belki daha evvelinden, anlatılanlara göre Mete Handan öncesinden var olan bir kurummuş, heyetmiş, işte devletimiz yıkılırken yeni bir Türk devletini oluştururlarmış, Türk devletleri son bulmazmış, AKSAÇLILAR her zaman devreye girermiş, harekete geçermiş gibi sorularla karşılaşıyorum.
Son belki 15 yıldır ortaya çıkan bir görüş çeşitli diziler, çeşitli filmlerde de bunun işlendiğini görmekteyiz. Bu da mı bir proje, bunun arka planında ne var hangi düşünce yatıyor bunları bilmek lazım. Bunlar üzerinde çok düşünülmesi ve incelenmesi gerekir. Aslında temel hedeflerini, amaçlarını çok da göremiyoruz. Değerli dostlar bu devletin üç bin yıldır projeler olacak, hedefler olacak, ak saçlıları olacak, heyetleri olacak ve bunlar Türk devletlerin yok olmasına mani olacaklar, yeni yeni Türk devletleri ortaya çıkartacaklar son 15 yıldır dünyada bundan kimsenin haberi olmayacak bundan. Bunun bir belgesi olmayacak…
Son 15 yıl içinde birileri ‘ne akademisyen, ne tarihçi) çıkacak, bir kitap (roman) yazacak ve birileri de bir anda bu kitabı parlatacak, neredeyse herkesin okuduğu bir kitap haline getirecek ve millette inanacak… (Dedim ki acaba Ahmet Şimşir Hoca benim seri halinde yazdığım üç bölümlük -Yılanların Öfkesi- kitap/(roman)’dan mı bahsediyor! Tabi ki AKSAKALILLAR üzerine yazılmış başka romanlar da var!) Evet, inanmayanı yok değil, tenkit edeni yok değil ama inanın o kadar çok buna inanana rastladım ki hayret edilecek bir şey.
Bu neyi gösteriyor biliyor musunuz, bu bizim ne kadar tarih cahili olduğumuzu gösteriyor. Buna inanmak tarihi hiç bilmemeyi gösteriyor. Hiç değerlendirmemeyi gösteriyor, hiç düşünmemeyi gösteriyor. Önce şunu net bir şekilde söyleyeyim. Ne ihtiyarlar heyeti, ne AKSAÇLILAR heyeti, yine bir Türk devleti yıkılırken diğer bir Türk devletini ortaya koyan bir sistem, bir sistem bir hareket asla yok.”
Prof.Dr. Ahmet Şimşir Hoca’nın Gündeme Dair TV konuşmasını çok dikkatli bir şekilde izledim. Ah hocam ah… Türkiye’de sevilip-sayılan, dinlenen, izlenen ve saygı bir gören akademisyen tarihçimiz olarak maalesef AKSAKALLILAR ile ilgili yukarıda yapmış olduğun yorum tarihten, gerçeklerden ve binlerce yıllık tarihimizin derinliğinden süzülüp gelen ‘AKSAÇLILAR’ın Devletçilik Anlayışı’ndan haberiniz olmaması ne kadar tuhaf, garip ve absürt!
Yukarıda diyorsunuz ki “bu devletin üç bin yıldır projeler olacak, hedefler olacak, ak saçlıları olacak, heyetleri olacak ve bunlar Türk devletlerin yok olmasına mani olacaklar, yeni yeni Türk devletleri ortaya çıkartacaklar son 15 yıldır dünyada bundan kimsenin haberi olmayacak bundan. Bunun bir belgesi olmayacak…”
Yahu zaten AKSAKALILLAR gözle görülebilen, varlığı somut bir teşkilat/oluşum olmaması gerekiyor! Yani, varlıklarını ortaya çıkacak ortada hiçbir delilin bulunmaması gerekiyor! Binlerce yıldır varlıkları sadece hissedilecek bir şekilde faaliyet yürütüyorlar. AKSAKALLILAR sadece Türkiye’de (Anadolu’da) değil Türk ve Müslüman olan (tüm topraklarda) ve hatta tüm dünyada/(yeryüzünde) vardırlar, varlıklarını sürdürüyorlar ve tek amaçları da İlay-ı Kelimetullah ve Cihan Şümul İSLAM davasıdır.
Sizin bu konuda tarihi somut belge olması gerektiğini iddia etmeniz tarihle de çelişiyor! Ve diyorsunuz ki “Evet, inanmayanı yok değil, tenkit edeni yok değil ama inanın o kadar çok buna inanana rastladım ki hayret edilecek bir şey. Bu neyi gösteriyor biliyor musunuz, bu bizim ne kadar tarih cahili olduğumuzu gösteriyor. Buna inanmak tarihi hiç bilmemeyi gösteriyor. Hiç değerlendirmemeyi gösteriyor, hiç düşünmemeyi gösteriyor. Önce şunu net bir şekilde söyleyeyim. Ne ihtiyarlar heyeti, ne aksaçlılar heyeti, yine bir Türk devleti yıkılırken diğer bir Türk devletini ortaya koyan bir sistem, bir sistem bir hareket asla yok.”
Elbet ki bu ülkede milletimizin içinde milyonlarca insan AKSAKALLILAR’ın varlığına inanıyor. Var siz inanmayın! Niye hayret ediyorsunuz ki!.. Ve karşınızdakilere dolaylı yönden cahil derken aslında bu konuda kendi cahilliğinizi de şu cümlelerle itiraf ediyorsunuz. Bu da (sadece AKSAKALILAR konusunda) ne kadar tarih CAHİL olduğumuzu gösteriyor değerli Ahmet Şimşir Hocam. Artık sizinle ilgili başka bir söze de ihtiyaç duymuyorum. Sizin AKSAKALLILAR hakkındaki düşünceniz beni etkilemiyor! Fakat sizleri sevmeye, dinlemeye, değer vermeye devam edeceğim. Bu konuda kalben müsterih olun. Çünkü AKSAKALLILAR hakkındaki düşüncelerinize de saygı gösteriyorum değerli Ahmet Hocam.
Tarihçi (Tarih Doktoru) Ahmet Anapalı AKSAKALLILAR Hakkında Verdi-Veriştirdi!..
AHMET ANAPALI, Youtube Üzerinden Yapmış Olduğu Yayında Ne tarihte Ne de Günümüzde AKSAKALLILAR Diye Bir Heyet/Komisyon’un Olmadığını Anlattı. Ayrıca AKSAKALLILAR’ın Uydurma ve Saçma Olduğunu Söyledi. Daha Doğrusu AKSAKALLILAR hakkında Söylem ve Üslup Yönünden Çizmeden Yukarı Çıktı!.. AŞAĞIDA BU KONUŞMANIN TAM METNİNİ OKUYACAKSINIZ. Daha sonra da Ahmet Anapalı üzerine yapmış olduğumuz yorumu…
Tarihçi (Tarih Doktoru) Ahmet Anapalı’nın Yapmış Olduğu Konuşmasının Tam Metni:
“Bugün sizlere programlar hep konuştuğum ama bunu özel/müstakil bir programda konuşmak istediğim açayım/konuşayım, anlatalım dediğim bir konuyu sizlerle konuşmak istiyoruz. Türk tarihinde, Türk televizyon dizilerinde ve sinema filmlerinde, mitolojide ya da kahvehane sohbetlerinde, bilimsel olmayan her yerde tarihsever, tarih muhabbeti duyan insanların kendi aralarında bir kurtarıcı, bir akil, bir üst akıl kurtarıcı biçiminde gördükleri bir kavram AKSAKALLILAR ya da AKSAÇLILAR’dan bahsedeceğiz. Kurtlar Vadisi dizisindeki komisyonu AKSAÇLILAR tabiri yanlış, AKSAÇLILAR diye bir oluşum, kurul, ya da bir üst akıl yok Türk tarihinde. AKSAKALLILAR isminde bir üst akıldan bahsedebiliriz. Programın başında hiç öyle mistik tavırlara girmeyeceğim.
Programın başından sonuna kadar var olan bir öğretiyi söylerim, söylerim, söylerim ya bu varmış derim, sonra ya buna inanıyorlar böyle bir şey yok, direkt söyleyeyim bu sefer, kardeşim sizi kandırıyorlar, vallahi sizi ayakta uyutuyorlar, doğrusunu ahan da burada öğrenin, AKSAKALLILAR diye bir komisyon asla olmadı. Aksakallılar varsa gelip beni alsınlar, bi de alıyorlarmış (ha ha ha…)… Bütün televizyon programlarında AKSAKALLILAR nedir… Yazın Youtube AKSAKALLIAR diye… İlm-ü Ledün’den bahsederler, Allah’ın 16’lık komisyonu, kutsal bir komisyondur, öyle-böyle seçilmemişler ha özellikle özel seçilmiş bir komisyondur, bu komisyon Allah’tan ilham alırlar, buna Vahiy demediğin zaman Cebrail a.s’ı saf dışı bırakmış oluyorsun, Vahiy deseydin itiraz edecektim ama ilham deyince edemiyorum da… Böyle salaklık mı olur ya… 16 rakamı çok önemlidir, 16 rakamı ile gökten bahsedilir mitolojide, 16 Türk devleti vardır mitolojide, Türk devleti 17’dir, 16 tane yıldız var, bir komisyonda 16 insan, yani Türk beyi bulunur, hepsinin de özelliği yaşlı, yaştan kasıt 40’tır, 40 ihtiyar olma yaşıdır. İhtiyar olmak ne demek Türkç’de biliyor musun, Hıyar olmaktır! Hıyar olgun demektir, kelek olmamış demektir. Bir adama Hıyar dersen adalet hakaret kabul ediyor, Yargıtay ne der bilmiyorum. Gerçi hıyar demek hakaret sayılmaması lazım. Hıyar olgunlaşma demektir. Mesela Mimar Sinan’ın Çapa’daki Has Odabaşı Birhuzağa Camii’nin kitabesindeki yazısında Ser Mimar’ar Hassa, Mimar Sinan’ın Eser’i Hiyar’ı diyor, olgunluk eseredir diyor. Dolayısı ile AKSAKALLILAR’dan olmak için de Hıyar olmak (40 yaşın üstünde olmak) gerekiyor mu?! (soruyu soran: ha ha… Aksakallılar’ı uydurmak için Hıyar olmak gerekiyor!) Ama bu anlamda Hıyar olmak gerekiyor. Ulan Vahiy indirtiniz bu adamlara, adına İlham dedik, yedik mi yedik, bu adamları kutsal yaptınız (Peygamber daha gelmiyor ya…) Peygamberin yerine küçük küçük maskotlar gibi Peygambercikler yaptınız, bi de onlara Allah ilham indiriyor, yedik. Sonra bunları AKSAKALLILAR yaptınız bunu da yedik, sonra dizilere, sinemalara, kitaplara, mitolojilere, defterlere, romanlara, hikayelere, her yere bunu ekledik… Yav bu AKSAKALLILAR artık çıksın ortaya, neredeyse 60 lira dizel oldu, benzin babacığım, yav Allahaşkına çıkın ortaya AKSAKALLILAR Yuro 50 lira, artık çıkın ortaya AKSAKALLILAR, Suriye terör yatağı oldu (soruyu soran: AKSAKALLIAR nerede?! (her ikisi de hehehe diye gülüyorlar!) Sevgili dostlar (önüne kitaplar çıkartıyor) Türk mitolojisini anlatan Bahaeddin Ögel’nin yazdığı seri 9 kitapta Türk mitolojisini anlatır. Ben de arada bir bakarım bu kitaplara. Niye kırmızı-beyaz kutsaldır, sarı-kırmızı yeşil (Kürt bayrağı ya) halbuki bu renkler Türklerin kullandığı renklerdir, bu kaynak kitaplarda AKSAKALILAR da var. Bu kitaplarda Yaratılış diye bir destan var, bir tane çocuk anasız-babasız dağda yaşarken bu çocuğu Kurtlar emziriyor, sonra bir Türk, Kurt’la çiftleşiyor ve Türk ırkı oradan çıkıyor (karşısında soru soran: Türkiye’de buna hala şahit oluyoruz değil mi? ha ha ha… gülmeler) Yaratılış destanında bunlar sözkonusu… Eğer AKSAKALLILAR denilen bu saçmalığa ve aptallığa inanıyorsak buna da inanmamız gerekiyor! Var abi Tengriciler vardır mutlaka… Valla mevzu böyle, ne olur inanmayın AKSAKALLILAR’a falan İlm-ü Ledün Allah’ın ayetlerine, vahiylerin dışında insanla konuşma şekline, bu 16’lık komisyonun Allah’ın ilham etmesine, Vahiy diyemiyor geri zekalılar, ilham diyorlar, ilham diye bir ula iniş şekli mi var. Allah’ın ağzından çıkanlara Vahiy deniliyor. Birisi çıkacak diyecek ki o zaman Hadis-i Kuts’i’yi ne yapacağız. Ulan geri zekalı Allah onu da Peygambere indiriyor. 16’lık bir komisyona söylenmez. Bir kere bunların çıkışı tamamen saçmadır. 16’lık bir komisyon yoktur. Rusya Türk devletlerinin 1920, 1990 yılları sürecinde kelimenin tam anlamıyla (mecaz değil gerçek anlamıyla) içinden geçerken bu AKSAKALLILAR ne bok yiyordu?! Kazakistan’da AKSAKALLILAR hala var. Halbuki AKSAKALLI bir Türk oluşumudur. Türkiye’de de var, Binali Yıldırım Aksakallı’dır mesela. Bu semboliktir. Hiçbir işe yaramaz. Özbekistanlılara, Kazakistanlılara, Kırgızistanlılara özlerini unutturduklarında onlara yeni baştan saçma-sapan tarih yazıldığında bu AKSAKALLILAR ne bok yiyordu?! Özbekler ‘ÖZBEK’ diye bir MİLLET var zannediyor. Tam 90 yıl boyunca Komünist rejim içinden geçti Özbekistan’ın. Kazakistanlılar da bir Kazağız diyorlar. Peki Türk kim diyorsun, Türkiye diyorlar. Onlara Türkleri seviyor musun diye sor, Özbekler de, Kazaklar’da, Kırgızlar’da ‘Türkleri sevmiyoruz’ diyorlar. Özbekler Türkleri sevmez, Kazaklar Türkleri sevmez, Kırgızlar Türkleri sevmez… Azerbaycanlılar Türkleri sever o da muhabbetimizden, Karabağ’dan dolayı… O sevgi de yeni başladı… 90’lardan sonra başladı aramızdaki bağlar. Karabağ’da Ermenistan’la Azerbaycan savaşırken resmi olarak (o dönemin) Türk hükümeti Ermenistan dedi. Ama halk her zaman Azerbaycan dedi. AKSAKALLILAR, Türk hükümeti Ermenistan derken neredeydi?! (AKSAKALLILAR ile dalga geçen tuhaf espriler ve kahkahalar!) Özbekistanlılar biz Türkleri sevmiyoruz, biz Özbek’iz derken AKSAKALLILAR neredeydi?!, Türklerin o zor, kötü, çilekeş döneminde bu AKSAKALLILAR neredeydi?! Karabağ’ı aldık AKSAKALLILAR aldı, SİHA’da dünyada en iyiyiz AKSAKALLILAR VAR! Bizzat mühendisler AKSAKALILLAR! (yine AKSAKALLILAR ile dalga geçen espriler…) AKSAKALLILAR zor zamanlarda hiçbir zaman gündeme gelmez ama iyi zamanlarda AKSAKALLILAR bu ülkeyi yönetiyor! Son söz, sözün sonu: AKSAKALLILAR şu elimin altında bulunan (mitoloji kitaplarının üzerine elini koyarak) her biri Türk mitolojisinden derin derin bahseden bu kitapların konusudur. Bu kitapların dışında AKSAKALLILAR’ın İlm-ü Ledünleri, gizli vahiy, adına ilham denilen gizli vahiyleri ya da peygambercikler olan 16’lık komisyonuna ne olur inanmayın, hepsi uydurmadır ve sizleri kandırıyorlar. Televizyon dizilerinde veya sinema filmlerinde koyuyor AKSAKALLILAR’ı reyting yükseliyor. (karşısında soru soranla birlikte yine AKSAKALLILAR ile dalga geçilen espriler...) “
AKSAKALLILAR Cahili Ahmet Anapalı: Tarihçisin Ama Sapla-Samanı Birbirine Karıştırıyor!..
Tarihçi (Tarih Doktoru) Ahmet Anapalı’yı sevip-sayardım. Programlarını da her zaman izlerdim. Bu konuşmasından dolayı Ahmet Anapalı’yı ağır bir şekilde eleştireceğim. Ayrıca AKSAKALLILAR hakkında Ahmet Anapalı böyle konuştu diye ona karşı olan sevgim, saygım değişecek değil. Onu programlarını yine takip edeceğim, yine izleyeceğim! Fakat Youtube kanalında AKSAKALLILAR üzerine yapmış olduğu programdaki konuşmalarındaki saçmalıklarını, AKSAKALLILAR ile dalga geçişini, AKSAKALLILAR’a yönelik hakaretlerini ve ağza alınmayacak sözlerini işittiğim zaman kendi kendime dedim ki böylesi tarihi bilgiler ile donanımlı bir adam böylesi saçmalıkları nasıl yapabiliyor?! Değerli Ahmet Anapalı, AKSAKALLILAR konusuna inanmayabilirsin, fikirlerine saygı gösteririz, fakat AKSAKALLILAR ile dalga geçmen, hakaret etmen, soğuk espriler yaparak konuşurken kahkahalar eşliğinde alay etmene artık tahammülümüz kalmadığı için bu eleştiriyi yapıyoruz. Fakat seni, ((senin yaptığın gibi, ağır ithamlar, alaycı üslup ve dalga geçercesine değil) insani/medeni değerlerler ölçüsünde eleştireceğim. AKSAKALLILAR’dan, AKSAKALLILAR komisyonundan, Vahiy’den, İlm-ü Ledün’den, İlham, Hadis, Kutsi Hatis vs. bahsediyorsun! Türk-İslam tarihinde Allah(cc) dostlarını, evliyaları vs. görmemezlikten gelerek AKSAKALLILAR’a yükleniyorsun! İnancına, fikirlerine ve düşüncelerine saygımız var ama sözkonusu AKSAKALLILAR olunca niye bu kadar hırçınlaşıyorsun ve AKSAKALLILAR ile dalga geçiyorsun. Hatta programda konuşmana başlarken “Şayet AKSAKALLILAR varsa gelip beni buradan alsınlar!” diye de egoistçe bir tavır takınarak meydan okuyorsun! Yahu, yerin kulağı var ya bir gün başına bir şey gelir “AKSAKALLILAR yaptı” diyerek suçu AKSAKALLILAR’a yüklersin diye de endişeleniyoruz! Neyse ki AKSAKALLILAR seni ciddiye alıp muhatap olmayacaklarını çok iyi biliyoruz! Çünkü AKSAKALLILAR senin gibi kendini bilmez cahil/gafil insanlarla ilgilenecek vakitleri yok! Hatta seni dikkate bile almazlar. Bu konuda kalbin müsterih olsun. Bir kere senin AKSAKALLILAR hakkında hiçbir bir bilgin olmadığını bu konuşmanla çok iyi anladım. Şayet AKSAKALLILAR hakkında bilgin olsaydı böyle konuşmazdın. Çünkü AKSAKALLILAR devletin işleyişini karışmazlar! Sadece devlete yol gösterirler, telkinde ve tavsiyelerde bulunurlar. Ki senin gibi düşünenler ile de asla ve asla ilgilenmezler. AKSAKALLILAR ancak devletin ve milletin geleceği/bekası tehlikeye girdiği zaman ortaya çıkarlar! Behey gafil, cahil adam, AKSAKALLILAR’a olan bu öfken, kinin, saygısızlığın niye?! Şimdi diyeceksin bana “gafil, cahil dedin!” İyi de sen AKSAKALLILAR’a ve AKSAKALLILAR’a inananlara daha ağır kelimelerle ‘cahil, geri zekalı, aptal’ diye hitap ederken iyi de biz senin hakkında ‘cahil ve gafil’ demişiz çok mu?! Sen AKSAKALLILAR konusunda gerçekten gafil ve cahilsin. Türk tarihindeki mitolojik efsane ve hikayelere (AKSAKALLILAR ve AKSAKALLILAR’ı sevenler) sanki gerçekten inanıyormuş gibi anlatıyor ve dalga geçiyorsun. Yahu zaten adı üstünde efsane, hikaye!.. Bir kere programda önündeki kitaplara atıf yaparak bir tarihte bir Türk çocuğu ile Kurt’un çiftleştiğini ve Türklerin buradan türediğiyle ilgili mistik efsane/hikayeye sanki inananlar varmış gibi (gerçekmiş gibi) sulandırarak dalga geçmeye devam ediyorsun. Ayıp yahu ayıp, sana hiç de yakışmıyor. Konuşmanla ilgili yorum yapmayacağım, çünkü konuşmanı çok dikkatli bir şekilde defalarca dinleyerek sana yönelik bu eleştirimi yapıyorum. Konuşmanı aynen (harf harfine) burada yayınlamayı da ihmal etmedim. Yine da sana karşı bir öfkemiz, kinimiz yok. Sadece biraz çizmeden yukarı çıkmışsın! Sana karşı olsa olsa sitemimiz olabilir! Kendine çeki-düzen vermeni, bundan sonra AKSAKALLILAR konusunda biraz daha edepli, saygılı ve dikkatli konuşmanı istiyorum. Çünkü AKSAKALLILAR gerçeğine sen inanmasan da İNANAN milyonlarca insan var, en az ONLARA SAYGILI olmanı tavsiye ediyorum. Bir de değerli Ahmet Anapalı, şayet AKSAKALLILAR (GERÇEĞİNİ) gerçekten öğrenmek istiyorsan Türkiye’deki en doğru adres benim! Önce üç şartımdan birini kabul etmen lazım! İlki 46 yıldır yazmış olduğum bütün yazılarımı ve bilhassa AKSAKALLILAR hakkında yazmış olduğum köşe yazılarımı ve günümüzde AKSAKALLILAR’ın varlığını ve çalışmalarını anlattığım (yarısı gerçek yarası hayal olan!) seri halinde üç bölümlük “Yılanların Öfkesi, Derin Görev ve Kumpas” isimli kitaplarımı okuması gerekir ki sizi en az yüzde 1 ikna edebileceğime inanıyorum. İkincisi benimle her hafta olmak üzere 1 saat AKSAKALLILAR hakkında bir yıl boyunca sohbet etmen gerekiyor ki sizi yüzde 25 ikna edebilirim! Son teklifim çok önemli: şayet benimle gözleriniz bağlı olarak üç gün yolculuk yapmayı kabul ederseniz (tabi ki sonunda ölmeyi de!) ona AKSAKALLILAR’ın hem binlerce yıllık tarihimizde hem de günümüzde var olduğunu ve kıyamete kadar da devam edeceğini yüzde 100 ispat İSPAT edebilirim. Son teklifimi şayet kabul ederse ben hazırım! (AKSAKALLILAR en ağır kuralı ve prensibi: AKSAKALLILAR GERÇEĞİ, AKSAKALILILAR dışında BİRİLERİ bu GERÇEĞİ gözüyle görüp öğrendiği zaman ölür!) O yüzden AKSAKALILLAR varlığı binlerce yıldır sürüp gelmektedir. Bu teklifimi kabul etmek ölmek demektir! Elbet ki Ahmet Anapalı’nın bu teklifimi kabul etmesini istemem. Çünkü onunda çocuğu-çoluğu, ailesi ve dünyada yaşamaya hakkı var. Bırakın Ahmet Anapalı’nın böylesi bir ölümünü, Allah(cc) göstermesin normal (vadesiyle) ölümü bile beni çok üzer. Çünkü onun gibi TARİH konusunda bilgili/birikimli, kültürlü bir DEĞERİ kaybetmeyi kimin gönlü rıza gösterir. Ahmet Anapalı gibi tarihçilerimizin yeri doldurulamaz. Ahmet Anapalı kardeşime çoluğuyla-çocuğuyla bir ömür sağlıklı yaşam diliyorum. Ve kendisine buradan en kalbi, en içten samimi duygularımla SELAM gönderiyorum.