Bayrama Özel

Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.baskentpostasi.com, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz.

May 27, 2026 - 00:53
May 27, 2026 - 01:03
Bayrama Özel

BAYRAMA ÖZEL

Her toplumun kendine ait bayramları vardır. İçinde yaşadığımız toplumunda milli veya dini değer içeren bayramları vardır.

Bu özel günler toplumsal sevinç ve heyecanla beklenir. Sosyal açıdan birlik ve beraberliğe, barışa, paylaşmaya, bir araya gelmeye; büyükleri ziyarete, küçüklere anı biriktirmeye zemin oluşturan mutluluk sevinç günleridir.

Müslüman toplumlarda kutlanan Ramazan ve Kurban bayramları gibi dinî bayramlar tarihten bugüne baktığımızda anlam itibariyle İslamiyet, güzelliğini bayramlarına da yansıtmıştır. Avrupa ve Amerika kültüründeki bayram eğlence ritüellerine kıyasla kabul edilemez netlikte toplumsal fayda içermektedir.

Ramazan bayramı oruç ibadetiyle kişilere sabrı, iradeyi güçlendirmeyi; zekat ve fitrelerde manevi arınmayı ve aynı zamanda yardımlaşmayı vesile kılan gerçek anlamda sevinç günüdür.

Kurban Bayramında İslami usullerle kesilmesi uygun görülen hayvanlar, Müslümanlar tarafından kurban edilir ve kutlanır. Bu vesile ile de sosyal yardımlaşma ve dayanışma hedeflenir.

Kaynaklara göre Türkler İslamiyet öncesi dönemlerinde kültürel olarak bahar bayramlarında Gök tanrıya, sığır ve koyun kurban ettikleri ve bu geleneklerini İslamiyet’i seçtikten sonra tevhit akidesi üzerine bayram-kurban çerçevesinde devam ettirmişlerdir.

Her yönüyle bakıldığında Kurban ve Ramazan Bayramı kültürel miras değeri olduğu gibi manevi değeri de olan özel günlerdir.

Özellikle bu özel günlerde yaşlılar ziyaretçilerini bekler. Küsler bu günün hatırına bir vesile barışır. Uzun zamandır bir araya gelemeyen dost ve akrabalar görüşür, çocukları tanışır kaynaşır. İnancımızın önerdiği silah-i rahim ( akraba ziyareti yapmak, akrabalık bağlarını sürdürmek, yakınlarla ilişkiyi koparmamak) uzun süre memleketine gidemeyen için bir nefes olur. Kent hayatının körelttiği komşuluk ilişkileri bayram ziyaretleriyle bir nebze olsun gelişir. Mezarlar ziyaret edilir. İhtiyaç sahipleri gözetilir.

 Günümüzde tatil kavramıyla beraber bu özel günlerin anlamını yitirme endişesi Türkiye’de UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve Kültür Turizm Bakanlığı bu tür bayramların   korunması ve sürdürülebilir olması amacıyla  kültürel miras değeri olarak kabul etmiştir.

Bu yönüyle bakıldığında bayram günleri değerini kaybetmemesi adına bilinçli farkındalıkla geçirmek gerekir. Bir tatil gününden öte bir anlam gününe dönüştürme iradesiyle program yapılmalıdır.

Bayram coşkusu en çok çocuklarda hissedilir. Hissettirilmeye devam edilmelidir. Hepimiz biliriz çocukluktaki bayram günleri yetişkinlikte unutulmayacak tatlı anılar oluşturur.

Çocuklar sevindirilmeli aile büyükleri ve diğer aile bireyleri ve akrabalarıyla vakit geçirmeleri ilişkileri güçlendirme adına sağlanmalıdır.

Giderek bireyselleşen toplumda bu küçük ama önemli adımlar çocukların  kimlik ve kişilik gelişimine katkı sağlar. Aidiyet duygusunu artırdığı gibi bireysel hazların yerine birlikte mutlu olmayı öğretir.

Bu gibi tutum ve davranışları böyle özel günleri vesile bilerek bir değer aktarma olarak görmelidir. Çünkü onlar bu mirasın taşıyıcılarıdır.

Dünya üzerinde zalim toplumların zulüm ettiği kadın erkek ve çocuklara karşı acizliğimizin verdiği hüzün içerisindeyiz.

Bayram gibi moral değerlerimizle bu hüzün bir nebze olsa da ümide dönüşebilir. Çünkü bayramlar yenilenmenin, birlik beraberliğin ve gülen yüzlerin sembolüdür.

İnsanlığın yaşadığı, çocukların ölmediği, yetim ve öksüz kalmadığı, anne babaların ağlamadığı bayramlara ulaşmak duasıyla bu bayramla beraber ümidimiz kutlu olsun.

Selam ve saygılarımla Hayırlı Bayramlar.

Hilal Yıldırımhan

Hilal Yıldırımhan Karakter ve Değerler Eğitimi uzmanı