Bu Savaş Asla Bitmeyecek: Çünkü sırada Türkiye var!..
Değerli okuyucularım, 17 Aralık 2025 tarihinden bu yana yine sağlık ve özel sorunlarımdan dolayı yazılarıma ara vermiştim. Tabi ki 4 aydır sizlerden uzak kalmanın da üzüntüsünü yaşamış oldum. Fakat şu anda biraz kendimi toparladım ve özel sorunlarımı rda kısmi boyutunu hallettiğim için yeniden yazmaya başlamış oldum.
Yüzyıldır dünyadaki savaşların müsebbibi olarak başta İngiltere, sonra ABD ve daha sonra ABD’yi suçlayabiliriz. Ve ABD, İngiltere ve bazı Avrupa ülkeleri… 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı ve şimdi sırada 3.Dünya Savaşı… 1.ve2. Dünya Savaşları’nın sebepleri arasında sömürgecilik, silahlanma yarışı, aşırı milliyetçilik ve devletler arası ittifak gelmektedir. Bütün bu gelişmeler, bir kıvılcımla (28 Haziran 1914 yılında Saraybosna’da Avusturya-Macaristan veliahtı A.F.F’nin bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi sonucu) dünya savaşına dönüşmüştür!.. Bahsetmiş olduğumuz kıvılcım, Macaristan Veliahtının Saraybosna’da suikasta uğramasına yol açmıştır. Bu suikast ise küresel çatışmaya yol açmıştır. Sonrası malum: Almanya güçlenerek İngiltere ve Fransa’ya meydan okudu. Ve Osmanlı da savaşa dahil oldu. 2.Dünya Savaşı’nın gerekçesi ise 1.Dünya Savaşı’dır! Versay Anlaşması Almanya’yı olağanüstü rahatsız etti. Böylece Faşizm ve Nazizm patlak verdi. Ekonomik bunalım sebebiyle üç ülke (Almanya, İtalya ve Japonya) yayılımcı ve işgalci bir politika izledi. Almanya’nın Polanya’yı işgal etmesi soncunda da ((1 Eylül 1939) 2. Dünya Savaşı patlak verdi.
Ve 2.Dünya Savaşı’nın başlamasına sebep olan bu üç ülke (Almanya/Avrupa’da, İtalya/Akdeniz’de ve Japonya/Asya’da) ) işgallere başladı. Dünyayı sarsan ekonomik buhran ve krizler… 2.Dünya Savaşı’nı ne Milletler Cemiyeti ne de İngiltere ve Fransa önleyebildi. (Aynen günümüzde olduğu gibi! ABD ve İsrail’i dünyada hangi güç durdurabildi ki!) Tam aksine Almanya önce Avusturya ve Çekoslovakya’yı işgal etti sonra da Polonya’ya saldırdı. Japonya ise önce Mançurya’ya saldırdı sonra da Çin’e savaş açtı.
Ve şimdide 3.Dünya Savaşı’nın ayak seslerini duyar gibiyiz. Önce İsrail-Filistin/Gazze Savaşı sonra ABD/İsrail-İra17 n Savaşı… 1948 yılından bu yana ABD’nin siyasi, ekonomik ve silah desteği ile İsrail, Filistin’i çok büyük bir kısmını işgal etmiştir. Ayrıca Filistin halkı üzerinde tam 78 yıldır her türlü zulüm, vahşet ve işkence yapmıştır. Bu süreç Filistin halkını ve Filistin’e destek veren ülkeler arasında yer alan İran’ı yıllar sonra sıcak savaşın içine çekmiştir. 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas’ın İsrail’e yönelik önce roketler ile sonra kara operasyonu ile saldırması İsrail-Gazze Savaşı başlamıştır. Bu roket saldırıları ve kara operasyonlarında da İsrail’de 200 kişi öldü ve 251 kişi de Hamas tarafından rehin alındı.
16 Ocak 1979 tarihinde İran İslam Devrimi sonucu İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin ülkeyi terk etti ve 1 Şubat 1979’da Ayetullah Humeyni’nin ülkeye dönüş yaptı. ABD ve İran arasında 47 yıldır büyük bir soğuk savaş süregelmiştir. Nihayet her iki ülke (ABD ve İran) arasındaki ‘soğuk savaş’ karşılıklı saldırılarla sıcak savaşa dönüştü. Tabi ki İsrail’in kışkırtmaları sonrası ABD harekete geçmiş oldu. Bu savaş, İsrail’in Vadedilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud) hayalinin gerçekleşmesi için yapılmaktadır. Bu sebeple önce Filistin’in topyekün işgali ve Filistin halkının kendi ülkelerinden sürülmesi (gitmedikleri ve sürgüne razı olmadıkları takdirde) erkek, kadın, genç, çocuk demeden hepsinin planlı bir şekilde öldürülmesi!.. İsrail’in yegane amacı ve en büyük hayali (Yahudi inancına göre) Arz-ı Mev'ud (Vadedilmiş Topraklar) Nil ve Fırat nehirleri arasında kalan günümüzde Ürdün, Suriye, Irak ve Türkiye’yi/(Güneydoğu) kapsayan topraklar üzerinde Büyük İsrail’i kurmaktır! İşte bugün İsrail’in Gazze’yi tamamen işgal etmeye kalkışmasının, Ara-sıra Ürdün’e, Suriye’ye saldırmasının ve İran’a ABD ile birlikte topyekün bir saldırı başlatmasının altında yatan acı gerçek budur. Fakat İsrail şu anda Türkiye’ye saldırmaya cesaret edemiyor! Çünkü Türkiye’den korkuyor! Ama ABD’nin siyasi, ekonomik ve silah desteği ile İran’a saldırmaya devam ediyor. Tabi ki İsrail ile birlikte ABD de İran’a saldırıyor. İran da sıcağı-sıcağına karşı saldırıya geçerek İsrail’e ve bölgede tüm ABD üslerine saldırdı. Lübnan’da İran’ın destekli Hizbullah güçlerinin ve Yemendeki İran’ın destekli Husilerin sürekli olarak İsrail’e saldırmasının asıl ve en önemli sebepleri arasında İsrail’in Gazze’ye ve İran’a saldırması gelmektedir.
Yıl 2026… 26 Şubat günü İsrail ve ABD İran’ın başkent Tahran başta olmak üzere bazı büyük ve stratejik şehirleri olan İsfahan, Kum, Kerec ve Kirmanşah şehirlerine hava saldırıları düzenledi. Bu hava operasyonlarında İran’ın manevi/dini lideri Ali Hanamey öldürüldü. İran ve desteklediği vekil güçlerden Lübnan Hizbullah ve Yemen’deki Husi ler, misillemede bulunarak İsrail’e ve ABD’nin Ortadoğu’ Arap ülkelerindeki (Ürdün, Suriye, Kuveyt, Bahreyn, BAE, Katar ve Suudi Arabistan ve Güney Kıbrıs’taki (Rum Yönetimi) üslerine balistik füzeler, insansız hava araçları kullanarak saldırılarda bulundu.
Aslında ABD-İsrail ve İran arasındaki soğuk savaş ve operasyonların başlama tarihi 1982’dir. ABD-İsrail ve İran ve desteklemiş olduğu vekil güçler(Lübnan Hizbullah’I ve Yemendeki Husiler) arasındaki sıcak çatışmalar, operasyonlar ve karşılıklı saldırılar 1982 yılından bu yana devam etmektedir. Bu çatışmalar, operasyonlar ve karşılıklı saldırılar 1924 yılında karşılıklı savaşa dönüşmüştür. İsrail’in 2025 yılında İran’ın nükleer tesislerine saldırması ve ABD ve İsrail’in İran’a birlikte saldırmalara 12 (oniki) GÜN savaşının patlak vermesine yol açmıştır. Ve ABD-İsrail’in İran’daki satın aldıkları ajanların yardımı ve provokasyon, tahrik ve kışkırtmaları sonucu ile 1979 İslam Devrimi’nden sonra İran’da en büyük halk ayaklanmasını başlattı. Bu protestolar sonucunda İran’da binlerce sivil öldü ve onbinlercesi de yaralandı. Hatta ABD Başkanı D. Trump ayaklanan protestocu İran halkına yardım göndermek için vaatte bile bulunmuştu. Bu durum sonrası ABD Ortadoğu’ya askeri yığınak yapmaya başladı. Savaş gemilerini bölgeye göndererek İran’ı sürekli tehdit ediyordu. ABD ve İsrail İran üzerindeki baskılarını iyice artırdı. Devrim Muhafızlarından silah bırakmaları ve İran’ın nükleer silah elde etme çalışmalarını dondurmasını, istedi. Hatta Trump, asıl İran rejimini devirmek istediğini ifade etti. Şayet İran, ABD’nin isteklerini yerine getirilmediği takdirde İran rejimini devireceği tehdidinde bulundu. ABD ve İsrail, İran’a yönelik yapmış oldukları bu tehditler sonrasında hava operasyonları başlatarak İran dini lideri Ali Hamaney ve İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Şemkan’ı öldürdü. Daha devam eden saldırılar sonrasında İran’ın üst düzey çok önemli devlet adamları da öldürüldü. ABD ve İsrail’in saldırıları BM dahil bazı Avrupa ve Asya ülkeleri tarafından kınandı. Dünyanın her yerinde İsrail ve ABD bu saldırılar sonrası protesto edildi.
Yazımın başında da belirttiğim gibi 3.Dünya Savaşı’nın çıkacağını bundan 20 yıl önce Anayurt gazetesinde 10 yıl içinde birçok defa yazdım. Aynı şekilde Başkent Postası’nda yazmaya başladığım günden bu yana 3.Dünya Savaşı’nın çıkacağını defalarca gündeme getirdim. Ayrıca ABD ve İsrail’in bilinmeyen sırlarını ve karanlık yönlerini 2011 yılında yazmış olduğum “Şer Üçgeni” kitabımda çok geniş ve belgeleriyle birlikte izah ettim. Artık şunu çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz: İsrail ve ABD’nin hedefinde asıl Türkiye var! Çünkü Büyük İsrail hayali ki Vadedilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud) içinde Ürdün, Suriye, Irak’tan sonra Türkiye’yi gelmektedir. Yani, Türkiye’nin Güney Doğusu da İsrail’in ilhak etmesi istediği topraklara arasında yer alıyor. Fakat Türkiye ABD ve İsrail tarafından kolay yutulacak bir ülke değildir! Türkiye Ortadoğu’da hiçbir ülkeye benzemez! Türkiye İran’a hiç benzemez! Türkiye’nin nasıl bir ülke olduğu ve neden kolay lokma olmayacağını sırları Türkiye’nin (ki Müslüman Türklerin) binlerce yıllık tarihi geçmişinde saklıdır!..