Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum: “Dirençli şehirleri COP31’de ana başlıklarımızdan biri haline getirdik”

Ankara’da İLBANK tarafından düzenlenen COP31 Yolunda İklim Dirençli Şehirler Zirvesi’nde konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesindeki yaklaşık 500 bin evin iklim dirençli, Sıfır Atık uyumlu ve enerji verimli olduğunu belirterek COP31’de uygulanmış örnekler ve ölçülmüş sonuçlarla dünyaya ölçeklendirilebilir bir model sunacaklarını açıkladı.

Ağu 14, 2026 - 12:37
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum: “Dirençli şehirleri COP31’de ana başlıklarımızdan biri haline getirdik”


COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İLBANK tarafından Ankara’da düzenlenen COP31 Yolunda İklim Dirençli Şehirler Zirvesi’ne katıldı. Çok sayıda belediye başkanının yanı sıra Asya Kalkınma Bankası yöneticileri, uluslararası finans kuruluşları ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarının temsilcilerinin yer aldığı zirvede Kurum, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında dirençli şehirler, iklim finansmanı, Sıfır Atık ve yerel yönetimlere yönelik hedeflerini anlattı.

“KURAKLIK SINIR KAPISINDA DURMUYOR, SEL ÜLKE SEÇİP AYIRMIYOR”

Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde tarihi bir sorumluluk üstlendiğini belirten Kurum, iklim krizinin ülkeler ve kıtalar arasında ayrım yapmadığına dikkati çekti.

Kurum, “Afrika’nın finansmana erişim sorununu, Pasifik ada devletlerinin varoluşsal kaygılarını, Asya’nın hızla büyüyen şehirlerini, Avrupa’nın iklim uyum ihtiyacını yine aynı sorumluluk duygusuyla ele alıyoruz. Çünkü atmosferin pasaportu yok. Kuraklık sınır kapısında durmuyor. Sel, ülke seçip ayırmıyor. Bu anlayışla Antalya’da verilen sözlerin sahada karşılık bulduğu bir ‘Uygulama COP’u gerçekleştirmek için çok çalışıyoruz.” dedi.

“HER ŞART, HER ZORLUK ALTINDA ÇALIŞAN ÇÖZÜMLERİ BÜYÜTECEĞİZ”

COP31 Eylem Gündemi’nin 10 maddesine değinen Kurum, taahhütlerin somut projelere ve yatırımlara dönüştürülmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Kurum, “Hedefimiz çok açık ve net: Her şart, her zorluk altında çalışan çözümleri büyüteceğiz, taahhüdü projeye, projeyi yatırıma, yatırımı insana ulaştıracağız. Antalya’da, dünyanın birbirine ne anlatacağını konuşmakla yetinmeyeceğiz; dünyanın birlikte ne yapacağını da bir insanlık borcu olarak ortaya koyacağız.” ifadelerini kullandı.

DEPREM BÖLGESİNDEKİ KONUTLARI DİRENÇLİ ŞEHİRLERE ÖRNEK GÖSTERDİ

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen Asrın İnşa Seferberliği’ni dirençli şehir uygulamalarına örnek gösteren Kurum, 11 ilde 455 bin konutun tamamlanarak depremzedelere teslim edildiğini hatırlattı.

İnşa sürecinde çevrenin korunmasına yönelik uygulamaların hayata geçirildiğini vurgulayan Kurum, “Enkaz atıkları ne olacak dediler, enkaz atıkları dönüşümü için devasa geri dönüşüm tesisleri kurduk, atıklarımızı dönüştürdük, dönüştürmeye devam ediyoruz. Yaptığımız 500 bine yakın evin tamamı iklim dirençlidir, Sıfır Atık uyumludur, enerji verimlidir.” diye konuştu.

Kurum, çalışmaların kapsamlı bir koordinasyonla yürütüldüğünü belirterek, “İnanın kolay değildi. Kapsamlı bir koordinasyon, büyük bir azim ve kararlılıkla çok şükür buralara geldik. Bunu yalnızca bir inşa başarısı olarak da görmüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yaraları sarma, güveni yeniden kurma ve umudu ayağa kaldırma iradesi olarak değerlendiriyoruz.” dedi.

“DİRENÇLİ ŞEHİRLERİ COP31’DE ANA BAŞLIKLARIMIZDAN BİRİ HALİNE GETİRDİK”

Türkiye’nin deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları ve sosyal konut uygulamalarının COP31’in “Dirençli Şehirler” başlığı kapsamında örnek oluşturduğunu ifade eden Kurum, “Dirençli şehirleri COP31’de ana başlıklarımızdan biri haline getirdik. Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarını geliştirmeliyiz. Dirençli altyapı ve bina standartlarını küresel ölçekte yaygınlaştırmalıyız. Yeşil bina sertifikasyonunu güçlendirmeliyiz.” açıklamasını yaptı.

Depremden etkilenen 11 ilde yürütülen çalışmaların yeni bir yol haritasına dönüştürüldüğünü kaydeden Kurum, deprem sonrasında tasarlanan sıfır enerjili bina konseptiyle enerji tüketiminin yüzde 39, sera gazı emisyonunun ise yüzde 38 azaltıldığını bildirdi.

Kurum, “COP31 sürecinde tüm bu başlıkları ölçülebilir hedeflerle somut uygulamalara dönüştürecek adımı atacağız. COP31 Başkanlığı olarak dünyaya hedef sunmakla kalmayacağız. Uygulanmış örnekler, ölçülmüş sonuçlar ve ölçeklendirilebilir bir model de önereceğiz.” ifadelerini kullandı.

“SIFIR ATIK KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ”

Kaynak verimliliğinin çevrenin yanı sıra ekonomi, kalkınma, milli kaynaklar ve nesiller arası adalet açısından önem taşıdığını belirten Kurum, Sıfır Atık çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kurum, “Kaynak verimliliği; çevre politikasıyla beraber ekonomi, kalkınma, milli kaynak ve nesiller arası adalet meselesidir. Bu düşünce Türk milletine son derece tanıdık. Bizim kültürümüzde bunun çok sade bir karşılığı var; nimeti israf etmemek. Bunun en somut çıktısı da Sıfır Atık’tır.” dedi.

Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen çalışmalara değinen Kurum, “Türkiye, Sıfır Atık düşüncesini devlet politikasıyla, milletin katılımıyla, yerel uygulamayla ve diplomasiyle buluşturarak küresel bir çevre hareketine dönüştürdü.” diye konuştu.

DOA SİSTEMİNDE 100 MİLYON AMBALAJ DÖNÜŞTÜ

Kurum, 1 Temmuz’da Türkiye genelinde kullanımı yaygınlaşan Depozitosu Olan Ambalajlar sistemine ilişkin son verileri de paylaştı. Depozito İade Sistemi ile yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Kurum, “Bugüne kadar dönüştürdüğümüz ambalaj sayısı 100 milyonu geçti. Türkiye bu projeyi sahiplendi. İnşallah milletimizin çok sevdiği DOA’yı daha da büyütecek, yaygınlaştıracak, etki alanını şehrin her noktasına taşıyacağız.” dedi.

“YAKLAŞIK 2,5 MİLYAR EURO’LUK FİNANSMAN PAKETLERİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ”

Yerel yönetimlerin su, ulaşım, atık, enerji, afet yönetimi ve sosyal hizmetler gibi alanlarda önemli bir uygulama kapasitesine sahip olduğunu belirten Kurum, merkezi yönetim ile belediyeler arasındaki iş birliğinin önemini vurguladı.

Kurum, “Biliyoruz ki merkezi yönetimle güçlü bir yerel yönetim aynı hedefte buluştuğunda başarılamayacak hiçbir şey yok. Bizler her zaman belediye başkanlarımızın yanındayız.” ifadelerini kullandı.

Asya Kalkınma Bankası ve diğer çözüm ortaklarıyla yürütülen finansman çalışmalarına ilişkin bilgi veren Kurum, “Şu anda, Asya Kalkınma Bankası ve diğer çözüm ortaklarımızla birlikte yaklaşık 2,5 milyar Euro’luk finansman paketleri üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

Finansmanın belediyelerin ihtiyaç duyduğu projelerde kullanılacağını belirten Kurum, “İnşallah çok yakın zamanda sonuç alacak, belediyelerimizin su kayıp kaçaklarının azaltılması, atık suların arıtılması ve yeniden kullanılması, yenilenebilir enerji yatırımları, ulaşım ve atık bertarafı çalışmaları için gereken her türlü desteği vereceğiz.” açıklamasında bulundu.

“BUGÜNÜN BELEDİYE BAŞKANI, HENÜZ DOĞMAMIŞ ÇOCUKLARIN SUYUNDAN DA SORUMLUDUR”

Belediye başkanlarına iklim ve afet risklerini ölçülebilir projelere dönüştürmeleri çağrısında bulunan Kurum, “Sizlerden de kayıp-kaçağı ölçmenizi, atığı ve enerjiyi takip etmenizi, afet risklerini mahalle mahalle tanımanızı ve bütün bunları finansmana hazır projelere dönüştürmenizi bekliyoruz.” dedi.

Yerel yönetimlerin bugün vereceği kararların gelecek nesilleri doğrudan etkileyeceğini vurgulayan Kurum, “Bir belediye başkanının verdiği doğru altyapı kararı onlarca yıl yaşayabilir. Bugün dönüştürdüğünüz bir mahalle, yıllar sonra yüzlerce ailenin hayatını değiştirebilir. Bugünün belediye başkanı, henüz doğmamış çocukların suyundan da sorumludur.” ifadelerini kullandı.

“GELİN BİRLİKTE PROJE HAZIRLAYALIM”

Uluslararası finans kuruluşlarının temsilcilerine de çağrıda bulunan Kurum, “Gelin birlikte proje hazırlayalım. Birlikte risk alalım. Birlikte uygulayalım. Birlikte sonuçlarını ölçelim. Başarıyı da hep birlikte büyütelim.” dedi.

Kurum, ulusal iklim hedeflerinin yatırım yapılabilir projelere dönüştürülmesini ve finansmanın daha hızlı şekilde sahaya ulaştırılmasını amaçladıklarını belirterek, “Bugün birlikte vereceğimiz doğru kararların nimetinden, isimlerimizi hiçbir zaman bilmeyecek çocuklar faydalanacak. Gerçek sürdürülebilirlik de budur: Hiç tanımayacağımız insanların geleceğine bugünden emek vermek.” diye konuştu.

İLBANK SURF’U KÜRESEL ÖLÇEĞE TAŞIMAYI HEDEFLİYOR

İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan da finansmana erişim konusunda yürütülen çalışmaları anlattı. İLBANK tarafından oluşturulan Sürdürülebilir Kentsel Dirençli Finansman Faaliyeti’ne ilişkin bilgi veren Karahan, “SURF, COP31 hedefleri doğrultusunda, uygulama yoluyla dönüşüm ilkesi temelinde finansman, proje hazırlama ve uygulama kapasitesine yönelik bütünleşik bir yaklaşım önermektedir.” dedi.

Karahan, “SURF’u ülkemizde edindiğimiz deneyimin yanı sıra, ulusal ve uluslararası tüm paydaşlarımızın katkılarıyla geliştirerek, Türkiye’den doğan, farklı ülkeler ve şehirler için de değer üretebilecek küresel bir faaliyet haline getirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

ALTAY VE SAİTO’DAN COP31 SÜRECİNE DESTEK

Su ve Kentsel Gelişim Sektörü Grubu Genel Müdür Yardımcısı Norio Saito, COP31 sürecinde Asya Kalkınma Bankası gibi çok taraflı kalkınma bankalarının belediyelere destek sağlayacağını belirtti.

Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Altay ise “UCLG olarak başkanlık ekibimiz ve üyelerimizle birlikte COP31 kapsamında gerçekleştireceğimiz paneller ve üst düzey etkinliklerle, Yerel Yönetimler Kurulu’nun COP süreçlerinin kalıcı bir parçası haline gelmesini desteklemeyi hedefliyoruz.” dedi.

Yerel yönetimlerin küresel iklim politikalarında sürekli aktörler olarak yer almasını hedeflediklerini kaydeden Altay, “UCLG olarak yerel ihtiyaç ve deneyimlerin bu sürece yansıtılmasına ve ülkemizde geliştirilen iyi uygulamaların küresel ölçekte paylaşılmasına katkı sunmaya hazırız.” ifadelerini kullandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI