CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya: “Edirne üretiyor ama üretici kazanamıyor”

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Parti Okulu İl Yönetici Eğitimleri kapsamında geldiği Edirne’de tarımdan sınır ticaretine, turizmden eğitime kadar kentin sorunlarını değerlendirdi. Kaya, çiftçinin artan maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaştığını belirterek, “Çiftçi üretecek, esnaf kazanacak, gençler geleceğe umutla bakacak, Edirne büyüyecek, Türkiye kazanacak.” dedi.

Ağu 31, 2026 - 11:39
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya: “Edirne üretiyor ama üretici kazanamıyor”


CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP Parti Okulu tarafından Türkiye genelinde sürdürülen İl Yönetici Eğitimleri kapsamında geldiği Edirne’de basın toplantısı düzenledi. Kaya, açıklamasında 30 Ağustos Zafer Bayramı, Edirne’nin tarihsel önemi, tarım ve kuraklık, sınır ticareti, turizm, Kırkpınar, eğitim ve Trakya Üniversitesi başlıklarında değerlendirmelerde bulundu.

Kaya, konuşmasına 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak başladı. Büyük Taarruz’un 104 yıl önce zaferle sonuçlandığını hatırlatan Kaya, “Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, yalnızca bir savaşı kazanmadılar; bağımsız, özgür ve egemen Türkiye Cumhuriyeti’nin yolunu açtılar.” ifadelerini kullandı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bağımsızlık mücadelesinde yer alanları anan Kaya, “Bağımsızlığımız uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.” dedi.

“Edirne sıradan bir kent değildir”

CHP Parti Okulu’nun Türkiye’nin farklı bölgelerinde sürdürdüğü İl Yönetici Eğitimlerine Edirne’de devam ettiklerini belirten Kaya, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet tarihindeki yerine dikkati çekti.

Kaya, “Edirne sıradan bir kent değildir. Edirne yalnızca bir serhat şehri değil; işgale karşı direnişin, örgütlü mücadelenin ve Cumhuriyet’e giden yolun önemli merkezlerinden biridir.” diye konuştu.

Edirne İl Yönetici Eğitimi’ni Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin öncülerinden Edirne Milletvekili Mehmet Şeref Aykut’un anısına armağan ettiklerini açıklayan Kaya, Aykut’un işgal tehdidi karşısında Trakya halkının örgütlenmesine öncülük ettiğini, Son Osmanlı Meclis-i Mebusanında Misak-ı Millî metnini okuduğunu ve Mustafa Kemal Paşa’nın Meclis Başkanı seçilmesini savunduğunu aktardı.

Kaya, “Onun mücadelesi bize bugün de şunu söylüyor: Vatan yalnızca sınırda değil; örgütlü halkın iradesiyle, demokrasiyle ve Cumhuriyet değerleriyle savunulur. Bugün Edirne’de o mücadele geleneğini eğitimle, örgütlenmeyle ve halkın iktidarı hedefiyle geleceğe taşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Çiftçinin cebinde para değil, borç kaldı”

Edirne ve Trakya’nın Türkiye’nin tahıl ve yağlı tohum üretimindeki önemine işaret eden Kaya, buğday, ayçiçeği, çeltik ve kanola üretiminin yalnızca bölge çiftçisini değil, Türkiye’nin gıda güvenliğini ilgilendirdiğini söyledi.

Çiftçinin üretim maliyetlerinin arttığını savunan Kaya, “Geçen yıl buğdayının kilosunu yaklaşık 16 liraya satan çiftçi, bu yıl ürününü 14 liraya satmak zorunda kaldı. Peki çiftçinin maliyeti düştü mü? Tam tersine katlandı.” dedi.

Mazot fiyatları üzerinden üretim maliyetlerine değinen Kaya, “Geçen yıl mazotun litresini 40-42 liraya alan çiftçi, bu yıl biçerdöverine koyduğu mazotu 81-82 liraya aldı. Mazot iki katına çıkarken gübre, ilaç, tohum, elektrik ve işçilik maliyetleri de ağır biçimde arttı. Üreticinin ürünü aynı ölçüde değerlenmedi. Çiftçinin cebinde para değil, borç kaldı.” ifadelerini kullandı.

Kaya, “Bir ülkede mazotun fiyatı iki katına çıkarken çiftçinin ürününün fiyatı düşüyorsa, orada tarım politikası değil, çiftçiyi üretimden koparan bir düzen vardır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ayçiçeğinde alarm zilleri çalıyor”

Ekonomik sorunlara iklim krizinin de eklendiğini belirten Kaya, son iki yıldaki kuraklığın özellikle ayçiçeği üretimini etkilediğini söyledi.

Edirne Ziraat Odası verilerine atıfta bulunan Kaya, 2026 yılında ayçiçeği ekim alanının yaklaşık yüzde 15 azaldığını, alternatif ürün arayışındaki üreticilerin yönelmesiyle kanola ekiminin ise yüzde 100 arttığını ifade etti.

Kaya, “Çiftçi artık yalnızca nasıl daha fazla üreteceğini değil, ‘Bu ürünü ekersem zarar eder miyim?’ sorusunu düşünüyor.” dedi.

Ayçiçeği ekim alanlarındaki daralmanın Türkiye’nin gıda güvenliği ve dışa bağımlılığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Kaya, “Çiftçi toprağından koparsa Türkiye ithalata mahkûm olur. Edirne çiftçisi üretimden vazgeçerse yalnız Edirne değil, Türkiye kaybeder.” ifadelerini kullandı.

CHP’nin tarım politikalarına ilişkin Kaya, desteklerin ekim öncesinde açıklanıp zamanında ödenmesini, mazot, gübre, ilaç ve tohum maliyetleri karşısında üreticinin korunmasını, kooperatifçiliğin güçlendirilmesini ve çiftçinin ürününün tüccarın inisiyatifine bırakılmamasını savunduklarını söyledi.

Kaya, “Üreten çiftçi zarar etmeyecek, toprağından kopmayacak. Türkiye kendi çiftçisinin ürettiğini tüketen, kendi toprağının bereketine sahip çıkan bir ülke olacak.” dedi.

“Suyu korumadan Edirne tarımını koruyamayız”

Kuraklık ve su yönetiminin Edirne tarımının temel başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Kaya, Meriç, Tunca ve Ergene havzalarının gelecek kuşaklar açısından da korunması gerektiğini belirtti.

Kaya, “Bir tarafta kuraklık ve susuzluk, diğer tarafta taşkın riskiyle karşı karşıyayız. Edirne’nin suyunu bilimsel bir havza planlamasıyla yönetmek, modern sulama sistemlerini yaygınlaştırmak, su kayıplarını azaltmak, yeraltı sularını ve tarım topraklarını korumak zorundayız.” diye konuştu.

Suyun tarımsal üretimdeki önemine dikkati çeken Kaya, “Çünkü suyu olmayan toprağın, toprağı olmayan ülkenin geleceği olmaz.” ifadelerini kullandı.

“Kapıkule’den 727 bin kişi geçti, Edirne esnafı ne kazandı?”

Edirne’nin Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olduğunu vurgulayan Kaya, sınır kapılarındaki insan hareketliliğinin kent ekonomisine daha fazla katkı sağlaması gerektiğini söyledi.

Yalnızca Temmuz 2026’da Kapıkule’den 727 bin kişinin geçtiğinin açıklandığını aktaran Kaya, “Sorun insanların Edirne’ye gelmemesi ya da sınırdan geçmemesi değildir. Asıl sorun, bu büyük insan hareketliliğinin Edirne esnafına ve kent ekonomisine yeterince katma değer bırakmamasıdır.” dedi.

Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen ziyaretçilerin geçmişte Edirne çarşılarında önemli ekonomik hareketlilik oluşturduğunu ifade eden Kaya, Türkiye’deki fiyatların yükselmesiyle alışveriş hareketlerinin yön değiştirdiğini savundu.

Kaya, “Türkiye’de hayat o kadar pahalı hale geldi ki bizim vatandaşlarımız Bulgaristan’a ve Yunanistan’a giderek alışveriş yapar hale geldi. Bu tablo, Türkiye ekonomisinin içine düşürüldüğü durumun sınırdaki en açık fotoğrafıdır.” değerlendirmesini yaptı.

Edirne esnafının yüksek kira, elektrik, vergi, SGK primi ve finansman maliyetleriyle karşı karşıya bulunduğunu belirten Kaya, “Kapıkule’den yüz binler geçerken Edirne esnafı kepenk kapatma kaygısı yaşıyorsa, ortada yanlış yönetilen bir ekonomi vardır.” ifadelerini kullandı.

Kaya, CHP’nin Edirne için hedefini ise “‘Geçilen Edirne’ değil; ‘kalınan, gezilen, alışveriş yapılan ve kazanan Edirne.’” sözleriyle açıkladı.

“Edirne’nin tarihi var, turizmde hak ettiği pay yok”

Selimiye Camii, Eski Camii, Üç Şerefeli Camii, II. Bayezid Külliyesi, tarihi köprüler, Karaağaç ve Sarayiçi gibi değerleri sıralayan Kaya, Edirne’nin tarihsel mirasının turizm gelirine yeterince dönüştürülemediğini savundu.

Kaya, “Edirne’den geçen turistin Edirne’de kalmasını sağlamalıyız. Balkan ülkeleriyle ortak kültür ve turizm rotaları oluşturulmalı; tarih, gastronomi, inanç, doğa ve nehir turizmi birlikte planlanmalıdır.” dedi.

İstanbul’a gelen yabancı turistlerin Edirne’ye yönlendirilmesine yönelik ulaşım ve tanıtım politikaları geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kaya, günübirlik ziyaretin ötesine geçen ve ziyaretçinin kentte konaklamasını sağlayan bir turizm modeli önerdi.

“Kırkpınar birkaç günlük organizasyona sığdırılamaz”

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Edirne ve Türkiye açısından önemli bir kültürel miras olduğunu belirten Kaya, organizasyonun tarihsel kimliğinin korunması gerektiğini söyledi.

Kaya, “Kırkpınar birkaç günlük bir spor organizasyonuna indirgenemez. Pehlivanlık kültürüyle, ustalık geleneğiyle, müziğiyle, gastronomisiyle ve tarihiyle Kırkpınar, yılın 365 günü yaşayan bir kültür ve turizm markası haline getirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

“Hedefimiz Kamusal Eğitim Cumhuriyeti’dir”

Edirne’de eğitim alanında yaşanan sorunlara da değinen Kaya, ailelerin eğitim giderlerini karşılamakta zorlandığını, öğrencilerin beslenme, barınma ve ulaşım sorunlarının arttığını, öğretmenlerin ise ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirtti.

Kaya, “Bizim hedefimiz Kamusal Eğitim Cumhuriyeti’dir. Her çocuğun nitelikli, parasız, laik ve bilimsel eğitime ulaşabildiği; hiçbir öğrencinin okula aç gitmediği; öğretmenin yoksullukla mücadele etmek zorunda kalmadığı bir eğitim düzenini kurmak zorundayız.” dedi.

“Trakya Üniversitesi Balkanlar’a açılan bilim kapımızdır”

Trakya Üniversitesi’nin Edirne açısından taşıdığı öneme dikkati çeken Kaya, “Üniversitemizi yalnızca bir yükseköğretim kurumu olarak değil, Edirne’nin Balkanlar’a açılan bilim kapısı olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Balkan üniversiteleriyle bilimsel iş birliklerinin güçlendirilmesini isteyen Kaya, tarım, su yönetimi, iklim değişikliği, sağlık, Balkan araştırmaları ve kültürel miras alanlarında Trakya Üniversitesi’nin bilimsel birikiminden daha fazla yararlanılması gerektiğini söyledi.

Üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme ve ulaşım sorunlarının çözülmesinin sosyal devletin temel görevlerinden olduğunu kaydetti.

“Edirne üretiyor ama üretici kazanamıyor”

Kaya, açıklamasının son bölümünde Edirne’nin ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin değerlendirmelerini sıralayarak, “Edirne üretiyor ama üretici kazanamıyor. Sınır kapılarından milyonlar geçiyor ama esnaf hak ettiği payı alamıyor. Tarihi ve kültürel zenginliği var ama turizmde hak ettiği yerde değil. Üniversitesi var ama gençlerini kentte tutacak yeterli nitelikli istihdam yaratılamıyor. Bereketli toprağı var ama çiftçi toprağından kopma noktasına getiriliyor.” dedi.

CHP’nin Edirne’yi yalnızca bir sınır kenti olarak görmediğini ifade eden Kaya, “Edirne Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısıdır. Balkanlar’a uzanan elidir. Ülkemizin tahıl ambarlarından biridir. Cumhuriyet’in serhat kentidir.” diye konuştu.

Hedeflerinin çiftçinin kazandığı, esnafın faaliyetlerini sürdürebildiği, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı, üniversitesiyle bilimin, tarımıyla üretimin ve tarihiyle turizmin öne çıktığı bir Edirne olduğunu belirten Kaya, “Çiftçi üretecek. Esnaf kazanacak. Gençler geleceğe umutla bakacak. Edirne büyüyecek. Türkiye kazanacak.” ifadelerini kullandı.

Kaya, 30 Ağustos mesajıyla tamamladığı açıklamasında, “104 yıl önce 30 Ağustos’ta bağımsızlığımızı nasıl birlikte kazandıysak, bugün de ülkemizi içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal darboğazdan birlikte çıkaracağız. Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıracağız.” dedi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI