Dost Bahçesinde hasret kaldık gülinsana!..

Haz 23, 2026 - 12:08
Dost Bahçesinde hasret kaldık gülinsana!..

Dostlukların köklü ve gelecekte köprü olabilmesi için hiçbir çıkar gözetmemesi lâzım. Çıkar/menfaat üzerine kurulmuş dostluklar kumsalda kumdan ev yapmaya benzer. Dalgaların vurmasıyla birlikte yıkılır gider.

Dostluk tohumları gönül bahçesine atılırken orijin çok önemlidir. Hormonlu dostluk tohumları gönül bahçesinde ayrık otları ve diken gibi yetişir. O yüzden ya ayağımıza dolaşır ya da bir yerimize batar. Ve dostluklar kısa ömürlü olur ve bozulur.

Dost olabildiklerimizin ne kadar samimi ve içten olduklarını anlayabilmek için onların gözlerine iyi bakın! Ve gözbebeklerinden kalplerine doğru yolculuk yapın!

Gözbebekleri kalbi yansıtıyorsa sorun yok demektir!

Çünkü gözler kalbin aynasıdır.

Ayrıca kalp temizliği insanın yüzüne vurur. Herkes göremese de görebilenler zaten görür.

Mevlâna, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal’ın dostluğa ne kadar önem verdiklerini hepimiz biliyoruz. Aşık Veysel ve diğer ozanlarımızın türkülerinde buram buram Anadolu, toprak ve dostluk kokar. Aşıklarımızın, ozanlarımızın, yazarlarımızın, şairlerimizin, sanatçılarımızın eserlerinde aşk ve dostluk ana tema olmuştur.

Öyle dostlar vardır ki mum gibidir: kendi diplerini değil çevrelerini aydınlatırlar.

Geceler yalan söyleyemez ay ve yıldızlar şahit olur. Gündüzler yalan söyleyemez güneş ve bulutlar şahit olur. Ay, güneş ve yıldızlar hiç mi hiç yalan söylemez: çünkü gece ve gündüz şahit olur!

Her nedense insanlar yalan söyler ve yalancının mumu da ancak yatsıya kadar yanar.

Ya dost bildiklerimiz dostlarına yalan söylerlerse!

İşte o dostluklar da o zaman son bulur.

Dost yalan söylememeli dostuna ki dostu da ona yalan söylemesin.

Dostlukları bozan şeylerin en başında yalan gelir.

Yalancı dostun olacağına dürüst düşmanın olsun daha iyi.

Ben yalan söyleyen dostuma, doğru söyleyen düşmanımı tercih ederim. Dostumun korkağını değil düşmanımın cesur olanını severim.

Cesur ve dürüst düşmandan zarar gelmez. Her şeyi açık ve nettir.

Düşmanın bile olsa cephedesin!

Fakat korkak ve yalancı dostun (kendi içinde olduğu için) senin kuyunu kazar ve içten çökmene sebep olur.

O yüzden dostluklarda dürüst olan ve yalan söylemeyenler tercih edilmeli derim.

Yalan üzerine kurulan dostluklar hafif bir rüzgârın önünde bile savrulur ve yıkılır.

Dostluğun temeli sağlam atılmalı.

Yıllarca ne çektiysem, sabrımdan, merhametimden ve şefkatimden çekmişimdir. Etrafımda çıkarcı ve yalancı o kadar çok dostum vardı ki yıllarca tahammül edip sabrettim.

Tek amacım onlara gerçeği göstermekti ama çok azında başarılı olabildim.

Fıtrat değişmiyor!

Ne yaparsan yap kendi bildiklerinden asla vazgeçmiyorlar.

Adam gözünün içine baka baka yalan söyleyebiliyor. Hatta senin onun yalanını bildiğini bile bilmesine rağmen yine yalan söylemeye devam eden o kadar çok insan tanıdım ki!

Dahası da var; kendi yalanlarına inanan insanlar biliyorum.

Hem de benim yanımda uydurduğu yalanlarına zaman içinde kendisinin inandığını görüyordum.

Ve o kadar şaşırıyorum ki hiç sormayın.

Akla-hayale gelmedik yalanlarla sana yılan gibi yaklaşırlar.

Önce inanırsın ama öyle bir gün gelir ki dostum dediklerinin sana zarar verdiğini gördüğün zaman iş işten geçmiş olur.

Benim başıma çok geldi.

Yıllarca dostluk yaptığım insanların ihaneti, kahpeliği ve zararları yüzünden az mı çektim!

Maddi zararlarını bir kenara bırak, manevi zararlar öyle kolay telafi edilmiyor!

Cahil dostun olacağına bilgili düşmanın olsun!

Cahil dostundan her zaman zarar görebilirsin ama bilgili düşmanından belki bir sefer zarar görürsün o da cephede!

Savaşı o kazanırsa takdir edersin ve yenilgiyi kabullenirsin.

Cahil dostun verebileceği zararın haddi-hesabı yoktur.

Bir de asıl tehlikeli olanlar vardır ki onlar hem bilgili hem yalancı hem menfaatçi!

Dostlukları katmerlidir!

Onlar bilgiyi bilgiçlik taslamak ve etraflarını kandırıp gözlerini boyamak için öğrenmişler.

Yoksa bilgili insan karşısındakine zarar verir mi?!

O yüzden şu güzel sözü hatırlatmak isterim:

Ameller niyetlere göredir!

Niyeti halis olanın ameli de halistir.

Niyeti doğru olan bir dostun amelleri de halistir.

Halis ve muhlis insanlardan zarar gelmez.

Dost edinirken çok dikkatli olun.

Yeni dostunuzla önce uzun bir sohbet, sonra yemek, sonra uzun yolculuk yapın!

Onların gerçek yüzlerini önce sohbette, sonra yemekte daha sonra da yolculukta anlarsınız.

Daha da olmadı mı (aramızda sır kalacak ha!) diyerek balon sırlar verin!

Ya da onunla ticaret yapın:

Dost olup-olmadığını en kısa zamanda anlarsınız.