Hedefte Türkiye mi?
Merhaba,
Netanyahu’nun son açıklamalarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef aldığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Durup bu tabloyu sakin şekilde değerlendirelim.
Devlet Ciddiyeti ve Diplomatik Dil
Meselenin özü, kullanılan kelimelerin sertliği ya da anlık polemikler değildir. Asıl mesele şudur:
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına yöneltilen her söz, doğrudan devletin kendisine yöneltilmiş kabul edilir.
Bu yaklaşım, hem diplomatik teamüllerin hem de devlet ciddiyetinin en temel kurallarından biridir.
Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan ifadelerin “sıradan bir siyasi tartışma” olarak görülmesi mümkün değildir. Böyle bir durumun kabul edilebilir bir tarafı yoktur.
Çelişki ve Eleştiriler
Diğer tarafta dikkat çeken önemli bir nokta daha var.
Bugün ahlaktan, hukuktan ve insanlıktan söz eden Netanyahu’nun geçmişi ve mevcut politikaları göz ardı edilerek yapılan değerlendirmeler eksik kalır.
Gazze’de yaşanan insani kriz, sivil kayıplar ve uluslararası kamuoyundaki ağır eleştiriler ortadadır.
Ayrıca Netanyahu hakkında uluslararası hukuk çerçevesinde çeşitli soruşturma ve süreçlerin işletilmesi gerektiğini savunan görüşlerin sayısı da artmaktadır.
Böylesi tartışmalı bir figürün başkalarına “ahlak dersi” vermeye çalışması ise ciddi bir çelişki olarak görülmektedir.
Devletler Arası İlişkilerde Sınır
Devletler arası ilişkilerde eleştiri doğaldır. Sert ifadeler de zaman zaman ortaya çıkar.
Ancak bunun da bir sınırı, dili ve zemini vardır.
Bu zemin kaybolduğunda ortaya diplomasi değil, hamasi söylemler çıkar.
Sonuç
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yöneltilen her siyasi hedef alma girişimi, Türkiye’ye yönelmiş bir tavır olarak değerlendirilir.
Bu noktada temel yaklaşım nettir:
Devletin yanında durmak.
Geriye kalan tartışmalar ise detay niteliğindedir.
Selam ve saygılarımla