İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş: “Teröre taviz yok, hukuka istisna yok, milletin iradesinin üstünde hiçbir güç yoktur”

İYİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Millî Savunma Komisyonu ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ayyüce Türkeş Taş, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmada terörle mücadele sürecini, Meclisin anayasal konumunu ve 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini belirttiği yasal düzenlemeyi eleştirdi. Türkeş Taş, toplumsal mutabakatın yalnızca Meclis aritmetiğiyle ölçülemeyeceğini savunarak, “Meclise getirdiğiniz bu yasayı Meclise değil, öncelikle halka götürecektiniz, referanduma sunacaktınız.” dedi.

Ekim 28, 2026 - 18:47
İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş: “Teröre taviz yok, hukuka istisna yok, milletin iradesinin üstünde hiçbir güç yoktur”

İYİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Millî Savunma Komisyonu ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, İYİ Parti Türk Dünyası ve Yurt Dışı Teşkilatlanma Başkanı Ayyüce Türkeş Taş, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmada, Cumhuriyet'in 103'üncü yılı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. TBMM'nin tarihsel ve anayasal konumuna dikkat çeken Türkeş Taş, terörle mücadele kapsamında yürütülen çalışmaları, Mecliste oluşturulan komisyonu ve kabul edilen yasal düzenlemeyi eleştirdi.

Cumhuriyet'in kuruluşunda emeği geçenleri anarak konuşmasına başlayan Türkeş Taş, “Bize bu vatanı ve cumhuriyeti hem armağan eden hem de teslim eden başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Türk Milleti Meclisinden ve Egemenliğinden Vazgeçmeyecektir”

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Millî Mücadele'nin yönetildiği ve bağımsızlığın savunulduğu merkez olduğunu belirten Türkeş Taş, Meclisin millet iradesinin kurumsal güvencesi olarak korunması gerektiğini vurguladı.

Türkeş Taş, “Millî Mücadele'nin yönetildiği ve bağımsızlığın savunulduğu merkez olan, egemenliğin hanedandan millete geçişinin kurumsal ifadesi olan, cumhuriyetin, demokrasinin ve millet iradesinin temsil edildiği anayasal kurumun ta kendisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin yerinin ve fonksiyonunu icra edecek gücünün korunması çok, çok, çok ama çok önemlidir.” dedi.

Türk milletinin tarihsel istişare kültürüne işaret eden Türkeş Taş, “Bu milletin elinden her şeyi alabilirsiniz belki ama bayrağını, özgürlüğünü, vatanını ve Meclisini asla alamazsınız. İster rejim değiştirin, ister milletin iradesini Mecliste devşirin; Türk milleti dünya var oldukça ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’ düsturundan vazgeçmeyecektir.” ifadelerini kullandı.

TBMM'nin tarihsel sorumluluğuna da değinen Türkeş Taş, “Türkiye Büyük Millet Meclisi hem kahraman hem de kutsaldır. Vatanımızın her karış toprağında olduğu gibi Meclisimizin de her milimetre karesinde şehitlerimizin kanı ve gazilerimizin amansız mücadelesi vardır.” diye konuştu.

“Terör Örgütüyle Muhatap Olunmasını Kabul Etmiyoruz”

Terörle mücadele kapsamında yürütülen siyasi süreci eleştiren Türkeş Taş, TBMM çatısı altında kullanılan ifadelerin ve oluşturulan komisyonun niteliğinin tartışılması gerektiğini söyledi.

Türkeş Taş, “Türkiye Cumhuriyeti devletinden rahatsız olan, Türk milletinin birliğini bozmaya yemin etmiş, ‘Yüzyılın hesabını soracağız.’ diye elli yıldır bu millete silah doğrultan emperyal güçlerin aparatı bebek katiline bu yüce çatı altında ‘sayın’ denildiğini görüyoruz. Memnun musunuz bu durumdan Sayın Başkan, ben gerçekten çok merak ediyorum.” dedi.

Kurulan komisyonun terör örgütüyle muhataplık ilişkisi oluşturduğunu savunan Türkeş Taş, “Bebek katiliyle muhatap edecek, hatta yine eşitleyecek bir komisyon kuruyorsunuz ve bunu yüz üç yıllık cumhuriyetin en büyük başarısı olarak ilan ediyorsunuz.” sözleriyle tepki gösterdi.

Türkeş Taş, “Şurası kesinlikle unutulmasın ki: Bir ülkeyi içeriden yıkmaya çalışanlar asla o ülkenin imarına tuğla koyamazlar.” ifadelerini kullandı.

“Terör Örgütleri Türk Devletine Pranga Olamaz”

Komisyonun isimlendirilmesi ve terörle mücadeleye ilişkin kullanılan söylemleri de eleştiren Türkeş Taş, terör örgütlerinin Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını tehdit eden kalıcı bir güç olarak gösterilmesine karşı çıktı.

Türkeş Taş, “Kurulan komisyona özenle isim seçtik diyorsunuz. Neden? Çünkü muhatap aldığınız terör örgütü ‘terör’ kelimesinin kullanılmasından rahatsız oluyor, yaptıklarını terör değil, bir hak mücadelesi olarak tanımlamaya çalışıyor, siz de sanki bunu kabul ediyorsunuz.” dedi.

Türk devletinin güvenlik kapasitesine vurgu yapan Türkeş Taş, “Türk devleti çok büyük bir devlet, Türk milleti de çok büyük bir millettir. Aparat terör örgütleri ne bu büyük devlete ne de bu büyük millete pranga olamaz, olamamıştır da.” ifadelerini kullandı.

Terör örgütlerinin Türkiye'yi bölmeyi amaçladığını savunan Türkeş Taş, “Türk devletinin güçlü güvenlik güçleri, istihbarat teşkilatı ve tabii ki milletin ferasetiyle mağlup olmuş ve yok olmuştur.” diye konuştu.

Türkiye'nin jeopolitik konumu nedeniyle güvenlik mücadelesini sürdürmek zorunda olduğunu belirten Türkeş Taş, “Bunu ülkeye bir maddi maliyet olarak tanımak ya da tanımlamak kesinlikle yanlıştır. Bunun adı ülkeye maliyet değil, yaşayan, varlığını devam ettiren bir ülkenin hayatta kalma koşuludur.” değerlendirmesinde bulundu.

“467 Milletvekilinin Oyu Milletin Mutabakatı Olarak Sunulamaz”

Konuşmasında 10 Ağustos 2026 tarihinde kabul edildiğini belirttiği çerçeve yasaya da değinen Türkeş Taş, düzenlemenin Sevr Antlaşması'nın imzalandığı tarihe denk gelmesini eleştirdi.

Türkeş Taş, “Hem yüz üç yıllık cumhuriyetin hem de 106 yaşındaki Türkiye Büyük Millet Meclisinin kahramanlığına ve kutsallığına gölge düşüren, 10 Ağustos 2026'da yani Sevr Antlaşması'nın imzalandığı güne denk gelerek kabul edilen çerçeve yasayı da kutsamanız anlaşılamaz.” dedi.

Düzenlemenin 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesinin toplumun tamamının onayı olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Türkeş Taş, “Bu yasanın 467 vekilin oyuyla geçmesinin Türk milletinin mutabakatının yansıması olarak pazarlanmasını kesinlikle doğru bulmadığımı buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“2023 Seçimlerinde Verilen Sözlerle Bugünkü Uygulamalar Çelişiyor”

Cumhur İttifakı'nın 2023 genel seçimlerinde güvenlik politikalarını öne çıkardığını hatırlatan Türkeş Taş, seçim dönemindeki açıklamalarla mevcut sürecin birbiriyle çeliştiğini ileri sürdü.

Türkeş Taş, “Cumhur İttifakı 2023 seçimlerinde seçim propagandasını kesinlikle güvenlik üzerine yaptı; yalan bir kara propagandayla Millet İttifakı'nın seçim kazanması hâlinde PKK'lı teröristlerin ve bebek katilinin affedileceğini bangır bangır söyledi ve seçim sonuçlarına göre de Mecliste bir sayı elde etti.” dedi.

Seçim sonuçlarıyla elde edilen milletvekili sayısının farklı bir siyasi program için kullanılmasını eleştiren Türkeş Taş, “PKK terör örgütünü ve bebek katilini affetmemek üzerine Türk milletinden oy aldı ama yaptığı icraat tamamıyla aldığı oyun yüz seksen derece tersinde bir icraattır.” ifadelerini kullandı.

“Bu Düzenleme Öncelikle Referanduma Sunulmalıydı”

Toplumsal mutabakatın doğrudan seçmen iradesiyle ortaya konulması gerektiğini savunan Türkeş Taş, düzenlemenin referanduma götürülmesi gerektiğini söyledi.

Türkeş Taş, “Meclise getirdiğiniz bu yasayı Meclise değil, öncelikle halka götürecektiniz, referanduma sunacaktınız, eğer referandumda böyle bir mutabakatla geçirseydiniz o zaman bunu böyle pazarlayabilirdiniz.” dedi.

Referandum yapılmaması durumunda seçmenlerden yeniden yetki istenmesi gerektiğini ifade eden Türkeş Taş, “O zaman bir seçim yapılacaktı, aynı söylemlerle Türk milletinin önüne çıkıp oy talep edecektiniz, aldığınız oy eğer böyle bir yasayı geçirmeye yetiyorsa, tamam, aynı propagandayı yapabilirdiniz.” diye konuştu.

Türkeş Taş, “Şu anda bu 467 sayısının üzerine basa basa pazarlanmasını kesinlikle kabul etmiyoruz, arkasında ne olduğunu da çok iyi biliyoruz.” sözleriyle eleştirisini sürdürdü.

“Ağır Suçlardan Hüküm Giyenlerin Affedileceğini” İleri Sürdü

Çerçeve yasanın kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkeş Taş, düzenlemenin ağır suçlardan yargılanan veya mahkûm edilen kişilerin affedilmesine imkân sağlayacağını iddia etti.

Türkeş Taş, Türk Ceza Kanunu'nun 302/1 maddesinde düzenlenen devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu ile yağma, yol kesme, araç yakma, ulaşımı engelleme, kundaklama ve yangın çıkarma gibi suçları sıraladı.

Ayrıca TCK'nin 174/1 maddesi kapsamında izinsiz patlayıcı madde imal edilmesi, kullanılması ve ülkeye sokulması; 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, silahlı terör örgütüne üyelik ve terörizmin finansmanı suçlarına da değindi.

Türkeş Taş, “Bu madde kapsamında yağma, yol kesme, araç yakma, kara ve ulaşım araçlarını engelleme, kundaklama, yangın çıkarma; TCK'nin 174/1 maddesini düzenleyen izinsiz patlayıcı madde imal etme, kullanma ve yurda sokma; 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etmek, vahim nitelikli silah bulundurmak, kullanmak, silahlı terör örgütü üyesi olmak, örgüt adına eylem ve faaliyetlerde bulunmak; Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet etmek suçlarından yargılanmış, mahkûm olmuş veya hâlen firari durumda olanlar affedilecek bu övündüğünüz yasayla.” ifadelerini kullandı.

Türkeş Taş'ın düzenlemenin hukuki sonuçlarına ilişkin bu değerlendirmeleri, konuşmasında dile getirdiği iddialar olarak yer aldı.

“Emekliler, Polisler, Çiftçiler ve Meclis Danışmanları İçin Mutabakat Sağlanamıyor”

Mecliste farklı toplumsal kesimlerin sorunları için aynı ölçüde uzlaşma sağlanamadığını savunan Türkeş Taş, emeklilerin, polislerin, çiftçilerin ve Meclis danışmanlarının taleplerine dikkat çekti.

Türkeş Taş, “Sizin bu övündüğünüz mutabakat, kanuna uyan, vergisini ödeyen; vatanı, milleti, bayrağı için gözünü budaktan esirgemeyenler için hiçbir konuda sağlanamıyor. Mesela emekliler, mesela polisler, mesela Meclis danışmanlarımız, mesela çiftçilerimiz.” dedi.

Finans piyasalarındaki nitelikli fon dolandırıcılığına ilişkin tartışmaları da gündeme getiren Türkeş Taş, bu alanda da geniş kapsamlı bir mutabakat oluşturulamadığını söyledi.

Türkeş Taş, “Türk finans piyasasının yüz karası olan ve Türk ekonomisine büyük darbe vurma potansiyeli olan nitelikli fon dolandırıcılığında bile gözetilemedi bu büyük mutabakat.” ifadelerini kullandı.

“Terör Örgütünün Finansal Gücüyle İlgili Neden Çalışma Yapılmadı”

Terör örgütlerinin finansman kaynaklarının da yürütülen süreç kapsamında ele alınması gerektiğini belirten Türkeş Taş, özellikle örgütün ekonomik varlıklarının araştırılmasını istedi.

Türkeş Taş, “Bu fon için gönüllü hesap uygulaması başlattınız ama yüz üç yıllık cumhuriyetin en büyük başarısı ilan ettiniz PKK'yı yasallaştırma çalışmalarında bu örgütün finansal gücüyle ilgili neden hiçbir çalışma yapılmadı?” sorusunu yöneltti.

Terör örgütünün silah bırakmasının mali kaynaklarının ortadan kalktığı anlamına gelmeyeceğini savunan Türkeş Taş, “Silah bırakan, kendini fesheden, dünyanın en büyük narkoterör örgütü maddi gücünü de mağaralara gömmeyecektir diye düşünüyorum.” dedi.

“Hiçbir Terör Örgütü Toplumsal Bir Kesimin Temsilcisi Olamaz”

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak vatandaşlık bağıyla bir bütün oluşturduğunu vurgulayan Türkeş Taş, Kürt vatandaşların Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Türkeş Taş, “Türk milleti, ortak vatandaşlık bağıyla bir bütündür, Kürt vatandaşlarımız bu milletin ayrılmaz bir parçasıdır. Hiçbir terör örgütünün bütün bir toplumsal kesim adına temsil yetkisi üstlenmesi kabul edilemez.” dedi.

Vatandaşların haklarının hukuk düzeni içerisinde korunması gerektiğini belirten Türkeş Taş, şehit aileleri ve gazilerin adalet beklentisinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Türkeş Taş, “Vatandaşın haklarının güvencesi Türkiye Cumhuriyeti'nin hukukudur, şehit ailelerinin ve gazilerin adalet beklentisi de başarı sunumlarının gölgesinde bırakılamaz. Türk milletinin acıları, henüz tamamlanmamış bir sürecin tanıtım malzemesi yapılamaz.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Modelinin Sahadaki Karşılığı Gösterilmelidir”

Terörle mücadele sürecinin başarısının somut verilerle ortaya konulması gerektiğini belirten Türkeş Taş, silahların teslimi, örgütsel yapıların dağıtılması, finansman ağlarının kesilmesi ve sınır güvenliğinin sağlanması konularında açıklık istedi.

Türkeş Taş, “Türkiye modeli deniliyorsa, modelin sahadaki karşılığı ortaya konulmalıdır. Teslim alınan silahlar, dağıtılan örgütsel yapılar, kesilen finans ağları ve güvenliği sağlanan sınırlar gösterilmelidir.” dedi.

Başarı açıklamalarının ölçülebilir sonuçlarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Türkeş Taş, “Türk milleti temenni ile sonucu çok iyi ayırt edecek ferasete sahiptir. Başarı ilanının inandırıcılığı, ortadan kaldırıldığı kanıtlanan tehdidin büyüklüğü kadardır.” değerlendirmesinde bulundu.

Devlet güvenliği ile toplumun devlete duyduğu güvenin somut gerçeklere dayanması gerektiğini belirten Türkeş Taş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Devletin güvenliği de milletin güveni de somut gerçekler üzerine kurulmalıdır. Bizim çizgimiz nettir: Teröre taviz yok, hukuka istisna yok, milletin iradesinin üstünde hiçbir güç yoktur.”