MEDORAN TIP MERKEZİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI FİZYOTERAPİST MÜNEVVER YİĞİT: “HASTA ODAKLI VE KİŞİYE ÖZEL FİZİK TEDAVİ UYGULUYORUZ”
CUMHA Cumhur Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı, Medoran Tıp Merkezi’nde Yönetim Kurulu Başkanı Fizyoterapist Münevver Yiğit ile röportaj gerçekleştirdi. Yiğit; Hacettepe mezunu olarak 35 yıllık mesleki deneyimini, merkezin ekip yapısını ve tedavi planlamasını anlattı. Skolyozda Schroth metodundan manuel terapiye, GETAT uygulamalarından lenfödem rehabilitasyonuna kadar birçok başlıkta bilgi veren Yiğit, “hastalanmadan önce doğru egzersiz ve ergonomi” vurgusu yaptı.
CUMHA Cumhur Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı, Ankara Oran’da hizmet veren Medoran Tıp Merkezinde, merkezin Yönetim Kurulu Başkanı Fizyoterapist Münevver Yiğit ile bir araya geldi. Röportajda Yiğit, hem kişisel mesleki geçmişini hem de merkezde yürütülen fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin kapsamını aktardı.
“Hacettepe mezunuyum, 35 senedir bu işi yapıyorum.”
Kendini tanıtan Münevver Yiğit, “Medoran Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Yönetim Kurulu Başkanıyım. Fizyoterapistim, Hacettepe mezunuyum.” dedi. Yiğit, “Ben otuz beş senedir bu işi yapıyorum. Daha evvelden Numune Hastanesi fizik tedavi kliniğinde çalıştım. Bilkent Şehir Hastanesi’nde fizik tedavi kulesini kuran ekiptenim; orada çalıştık. Sonra emekli oldum ve Medoran fizik tedavi merkezini kurduk.” ifadelerini kullandı.
Merkezde kaç hekim, kaç fizyoterapist görev yapıyor
Merkezin ekip yapısına ilişkin bilgi veren Yiğit, “Şu an altı tane hekimimiz var. Sekiz tane fizyoterapistimiz var. Altı tane hemşiremiz ve dört tane teknikerimiz var.” dedi. Yiğit, sekreter, şoför, yemekhane ve temizlik ekipleriyle birlikte “hep beraber bir bütün olarak hastalara hizmet veriyoruz” sözleriyle çalışma düzenini anlattı.
“Buraya gelen insanlar annemiz, babamız, çocuğumuz olabilir.”
Hizmet yaklaşımının temelinde “güler yüz” olduğunu vurgulayan Yiğit, “Buraya gelen insanlar annemiz olabilir, ablamız olabilir, babamız olabilir, kardeşimiz çocuğumuz olabilir. Herkes hastasına gelen kişi bu şekilde davransın istiyorum.” dedi. Merkezin hedefini “güler yüzlü ve sağlıklı bir ortamda hizmet almak” olarak tanımlayan Yiğit, akademik donanımı güçlü bir ekiple çalıştıklarını kaydetti.
Eklem, kas, bel-boyun ağrılarında plan nasıl yapılıyor
Kas ve eklem ağrılarından bel-boyun fıtığına kadar geniş bir başlıkta hastaların başvurduğunu belirten Yiğit, “Fizik tedavi çok geniş yelpazeli bir platform. Hastaların diz ağrısı olabilir, bel ağrısı olabilir; boyun fıtığı, bel fıtığı rahatsızlıkları olabilir. Onların fizik tedavisini planlıyoruz.” ifadelerini kullandı. Yiğit, “Doktorlarımız önce muayene ediyor, gerekli tedavi programını belirledikten sonra fizyoterapist arkadaşlarımızla beraber gerekli tedaviyi planlıyoruz.” dedi.
Nörolojik ve ortopedik rehabilitasyon başlıkları
Merkezde nörolojik rehabilitasyon kapsamında “felç, inme, hemipleji, Parkinson, MS” gibi hasta gruplarının tedaviye alındığını anlatan Yiğit; ortopedik rehabilitasyonda ise menisküs, kırık ve ameliyat sonrası süreçlere odaklandıklarını söyledi. Duruş ve postür bozukluklarının da merkezde ele alınan başlıklar arasında yer aldığını ifade etti.
Skolyozda Schroth vurgusu
Skolyoz tedavisine ayrı bir parantez açan Yiğit, “Klasik tedavinin haricinde üç boyutlu skolyoz yöntemi uyguluyoruz. Kurumumuza özel bir tedavi; Schroth metodu diye geçiyor.” dedi. Bu yöntemin özellikle genç yaş grubunda görülen omurga eğriliklerinde, günlük yaşama dönüş hedefiyle planlandığını belirtti.
“Manuel terapi masaj değildir.”
Manuel terapinin sıkça “masaj” ile karıştırıldığını söyleyen Yiğit, “Manuel terapi bir masaj yöntemi değil. Bir manevra tekniği. Hastanın doğru yere, doğru kasa, doğru ekleme yaptığımız özel manevralar. Bunlar özel eğitimler gerektiren tedavi yöntemleri.” dedi. Yiğit, manuel terapinin fizyoterapinin önemli ajanlarından biri olduğunu ve geri dönüşlerin yüksek oranda olumlu olduğunu kaydetti.
GETAT ve destekleyici uygulamalar
Merkezde GETAT ünitesi bulunduğunu belirten Yiğit, “Özel bir eğitim ve sertifika gerektiriyor. Sertifikalı doktorumuz ve ekibimiz var.” dedi. Yiğit, “GETAT’ta ozon tedavisi, proloterapi, nöral terapi, akupunktur, hacamat yapıyoruz; bunlar destekleyici tedavi olarak geçiyor.” ifadelerini kullandı. Ayrıca kurumda “kuru iğneleme” ve “kupa tedavisi” uygulamalarının da yürütüldüğünü aktardı.
Lenfödem rehabilitasyonu: “Cerrahi sonrası hastalar geliyor.”
Lenfödemin ayrı bir bölüm olarak ele alındığını ifade eden Yiğit, “Genelde cerrahi sonrası hastalar bize geliyor. Meme cerrahisinden sonra dolaşım bozukluğuna bağlı eklemlerde ödem gelişiyor; dolaşım bozuluyor. Buna istinaden gelişen tablonun rehabilitasyonunu donanımlı ekibimizle gerçekleştiriyoruz.” dedi.
“Egzersiz çok önemli, doğru kişi tarafından verilmeli.”
Tedavi sürecinde egzersizin kritik olduğunu vurgulayan Yiğit, “Egzersiz programı çok önemli; doğru yere doğru egzersizin doğru kişi tarafından da verilmesi önemli.” ifadelerini kullandı. Planlamanın kişiye özel yapılması gerektiğini belirten Yiğit, hastaya göre yöntemlerin değişebildiğini kaydetti.
Yüksek yoğunluklu lazer: “Ağrı ve ödemi azaltmak için kullanıyoruz.”
Merkezde uygulanan HIL terapiye ilişkin konuşan Yiğit, “Yüksek yoğunluklu lazer tedavisi; ağrıyan bölgeye uyguladığımız, ağrıyı ve ödemi dağıtsın diye ya da kırık iyileşmesinde kullandığımız bir yöntem. Tendinit rehabilitasyonunda; tenisçi dirseği, golfçü dirseği diye tanımlanan tablolarda da kullanıyoruz.” dedi.
Ücretsiz servis: “Evlerinden alıp tekrar evlerine ulaştırıyoruz.”
Ulaşım ve erişim imkanlarını da anlatan Yiğit, merkezin Oran’da bulunduğunu belirterek “Etrafına ücretsiz servisimiz var; Çankaya bölgesi, Sancak, Yıldız, Birlik, Mamak bölgelerine ücretsiz servisimiz var.” dedi. Yiğit, “Hastalarımızı ücretsiz evlerinden alıp tedavilerini yapıp tekrar ücretsiz evlerine ulaştırıyoruz.” ifadelerini kullandı. Şehirler arası gelen hastaların da bulunduğunu kaydeden Yiğit, bazı hastaların tedavi sürecinde Ankara’da konaklayarak programlarını tamamladığını söyledi.
“Hastalanmadan önce vücudunuza bakın, doğru egzersizi öğrenin.”
Sağlıklı kalmaya yönelik önerilerini paylaşan Yiğit, “Keşke herkes bu bilinçli olsa; hastalanmadan önce bu fizik tedavi merkezlerini bir ziyaret etmek lazım. ‘Ben ileride başıma bu türlü işler gelmezden önce ne yapmalıyım, doğru kası nasıl çalıştırmalıyım, doğru egzersiz nedir?’ bunları öğrenmek lazım.” dedi. Ergonomi başlığını da öne çıkaran Yiğit, “Masa başında nasıl otururum, bilgisayarı nasıl kullanırım; ergonomik düzenlemeler nasıl olur… Sağlıklı bireylere günlük yaşantılarında doğru egzersizleri vermek adına insanların ziyaret etmelerini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Program tamamen kişiye özel.”
Başvurularda hekim muayenesiyle sürecin başladığını belirten Yiğit, “Doktorlarımız muayenesini yapıyor; uygun tedavi programı… çünkü her hastaya göre tedavi programı değişiyor.” dedi. Yiğit, bazı hastalarda “elektrik ajanları”, bazı hastalarda “manuel terapi ve egzersiz programları”, bazılarında ise yalnızca egzersiz temelli yaklaşımlarla ilerlediklerini söyleyerek, “Bunlar tamamen kişiye özel belirlenen tedaviler.” ifadelerini kullandı.
Röportajın sonunda CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı, paylaşılan bilgiler için teşekkür ederek, izleyicilere “sağlıklı bir yaşam” temennisini iletti.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI