MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Ahilik insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 18 Eylül 2026 tarihinde Ahilik Haftası dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada Ahilik sisteminin tarihsel, ekonomik ve toplumsal yönlerine dikkati çekti. Ahiliğin mesleki eğitimden kalite anlayışına, sosyal güvenceden tüketici ilişkilerine uzanan mirasını değerlendiren Bahçeli’nin açıklamasındaki ayrıntıları okuyun.

Eyl 18, 2026 - 17:24
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Ahilik insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür”


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahilik Haftası dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada, Ahilik kültürünün Anadolu’nun toplumsal ve ekonomik yapılanmasındaki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Ahiliğin geçmişte kalan bir meslek örgütlenmesinden ibaret olmadığını belirterek, sistemin insan, ahlak, emek ve üretim eksenindeki değerlerinin günümüz çalışma hayatı açısından da önem taşıdığını ifade etti.

“Anadolu’nun ruhunu dokuyan bir medeniyet projesidir”

Ahilik sisteminin 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’da şekillendiğini kaydeden Bahçeli, “Ahilik sistemi 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun ruhunu dokuyan, Türk-İslam evren tasavvurunu mesleki ve etik ilkelerle mühürleyen muazzam bir medeniyet projesidir.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, Ahiliğin Asya’dan Anadolu’ya gelen Türklerin bu coğrafyada kök salmasına katkı sunduğunu, kentleşme ile mesleki uzmanlaşmayı vicdan ve ahlak anlayışıyla bir araya getirdiğini belirtti. Ahi Evran öncülüğünde kurumsallaşan yapının üretici, tüketici, sermaye, iş gücü, halk ve devlet arasındaki ilişkilerde toplumsal dengeyi esas aldığını aktardı.

Bahçeli, “Üretici ile tüketici, sermaye ile iş gücü, halk ile devlet çatışmak zorunda değildir. Aksine Ahilik; insanı, doğayı ve emeği merkeze alarak sürdürülebilir bir toplumsal dengenin, eşsiz bir sosyal güvenlik mekanizmasının adı olmuştur.” değerlendirmesinde bulundu.

Mesleki eğitimde ahlak ve liyakat vurgusu

Ahilik sisteminde eğitimin yalnızca meslek öğrenmekle sınırlı olmadığını ifade eden Bahçeli, yamaklıktan ustalığa uzanan süreçte mesleki yeterliliğin yanı sıra karakter ve ahlakın da değerlendirildiğini kaydetti.

Bahçeli, “Ahilik sisteminde eğitim sadece tezgâh başında bitmez; yaşam boyu süren bir olgunlaşma yolculuğudur.” ifadesini kullandı.

Çıraklık sürecinde yalnızca mesleki becerilerin değil, kişinin davranışlarının da sınandığını belirten Bahçeli, yeterliliğini ve ahlakını kanıtlayanların şed kuşanma törenleriyle mesleki statü kazandığını aktardı.

Ahilerin gündüz iş yerlerinde “yaparak öğrenme” yöntemiyle mesleki eğitim aldığını, akşamları ise zaviye ve yaren odalarında ilim, edebiyat ve sanatla ilgilendiğini belirten Bahçeli, sistemin ekonomik dayanışma boyutuna da değindi.

“Orta sandığı” ile sermaye ve istihdam desteği

Bahçeli, ustalık aşamasına ulaşan esnafa ortak birikimden oluşan “orta sandığı” aracılığıyla sermaye aktarıldığını, böylece dükkân açma ve çalışma hayatına katılma imkânı sağlandığını ifade etti.

Ahilik uygulamalarını günümüz yönetim ve kalite sistemleriyle karşılaştıran Bahçeli, modern yönetim biliminde kullanılan bazı kavramların tarihsel karşılıklarının Ahilik sisteminde bulunduğunu savundu.

Bahçeli, “Bugün modern yönetim biliminin ‘yeni’ diye önümüze koyduğu kavramlar gerçekten yeni midir?” sorusunu yönelterek Bursa, İzmir ve Edirne İhtisab Kanunnamelerine işaret etti.

Kalite yönetimi konusunda tarihsel uygulamaları hatırlatan Bahçeli, “Bizim bugün ISO 9001 veya TSE standartları dediğimiz Kalite Yönetimi’nin ilk yazılı tohumları, 16. yüzyılın başındaki Bursa, İzmir ve Edirne İhtisab Kanunnameleri ile bu topraklarda atılmadı mı? Hatalı üretim yapanın ‘pabucunu dama atan’ o tavizsiz kalite anlayışı değil miydi?” ifadelerine yer verdi.

Mentorluk ve tüketici memnuniyeti üzerinden Ahilik değerlendirmesi

Bahçeli, Ahilik kültüründeki usta-kalfa-çırak ilişkisinin günümüzdeki mentorluk yaklaşımıyla benzerlik taşıdığını belirterek, müşterinin “velinimet” olarak görülmesi anlayışını da tüketici memnuniyeti kavramıyla ilişkilendirdi.

Aynı zanaat kolundaki esnafın aynı çarşıda faaliyet göstermesinin oto-kontrol ve adil fiyatlandırmaya katkı sağladığını kaydeden Bahçeli, bu yapıyı günümüzde kullanılan kümelenme modelleriyle karşılaştırdı.

“Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz”

Ahilik sisteminin zaman içerisinde güç kaybetmesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bahçeli, Sanayi Devrimi ile yaygınlaşan ucuz seri üretimin, 1838 Baltalimanı Antlaşması gibi gelişmelerin ve sistem içindeki sorunların bu süreçte etkili olduğunu ifade etti.

Bahçeli, Ahilik kültürünün günümüzde de çalışma hayatına yönelik ilkeler barındırdığını savunarak, “Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz. Ahilik; sadece metai değer veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür.” dedi.

İş dünyasında yaşanan etik sorunlar, kalite problemleri ve tüketici ihlallerine değinen Bahçeli, Ahilik değerlerinin modern yönetim ilkeleriyle yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.

Bahçeli, “Sadece geçmişi yâd etmekle kalmamalı; Ahiliğin insan merkezli değerlerini modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezleyerek geleceğin çalışma hayatını inşa etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli açıklamasını, “Bu duygu ve düşüncelerle Ahilik kültürünün temel değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasını temenni ediyor; tüm esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftasını gönülden kutluyor, sağlık, huzur ve bereket diliyorum.” sözleriyle tamamladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI