Nusaybin Türkiyedir, Türkiye Nusaybin

Oca 21, 2026 - 20:54
Nusaybin Türkiyedir, Türkiye Nusaybin

Nusaybin, binlerce yıllık tarihiyle, Mezopotamya’nın kalbinde ama Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz parçasıdır. Bunu tartışmaya açmaya çalışan her girişim, meseleyi Nusaybin üzerinden okumuyor; Nusaybin’i bir araç, Türkiye’yi hedef alıyor.

Son günlerde Suriye sınır hattında yaşanan ve “bayrak indirildi” şeklinde servis edilen görüntüler tam da bu yüzden masum değildir. Ne bu provokasyonu yapanların Nusaybin halkıyla bir ilgisi vardır, ne de bu girişimin yerel bir refleksle açıklanabilecek tarafı bulunur. Bu, planlıdır. Bu, kurgulanmıştır. Bu, Türkiye’nin sınır hassasiyetini kaşımayı hedefleyen bir tuzaktır.

Önce şu gerçeği netleştirelim:
Nusaybin halkı bayrağıyla sorunu olan bir halk değildir. Nusaybin’in esnafı, çiftçisi, işçisi, genci; bu ülkenin ekmeğini yiyen, vergisini veren, askerliğini yapan insanlardır. Bayrağı hedef alan hiçbir girişim, bu coğrafyanın sosyolojisiyle örtüşmez. O yüzden “Nusaybin’de bayrak indirildi” cümlesi başlı başına manipülatiftir. Doğrusu şudur: Nusaybin’de değil, Nusaybin üzerinden bir algı operasyonu yürütülmüştür.

Bu tür senaryolar yeni değil. Geçmişte de sınır hattında benzer görüntülerle Türkiye’nin refleksi ölçülmek istendi. Bugün Suriye’deki fiilî durum, örgüt yapılanmaları, aşiret dengeleri ve dış istihbarat faaliyetleri birlikte okunduğunda, bu girişimin yerel bir “öfke patlaması” olmadığı açıkça görülür. Amaç; Türkiye’yi ya sert bir tepkiye zorlamak ya da sessiz kalıyormuş gibi gösterip iç kamuoyunda güvensizlik üretmektir. Yani her hâlükârda Türkiye kaybetsin istenmektedir.

Burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta şudur:
Bu tür provokasyonlar genellikle tam sınır ötesinde denge kurulurken, sahada kontrol artarken ve Türkiye’nin eli güçlenirken devreye sokulur. Çünkü kontrol arttıkça, bu yapılar alan kaybeder. Alan kaybeden her yapı da algıya yüklenir.

Bayrak meselesi bu yüzden semboliktir. Bayrak indirildiğinde hedeflenen sadece bir direk değildir; devletin otoritesi, milletin sinir uçları ve toplumsal huzurdur. O yüzden bu görüntüleri servis eden akıl, Nusaybin’i değil Ankara’yı, İstanbul’u, İzmir’i hedef alır. “Bakın sınırda bayrak indiriliyor” diyerek ülke içinde çatlak üretmek ister.

Ama bilmedikleri bir şey var:
Bu ülke, bu tür oyunlara artık eski Türkiye refleksiyle bakmıyor.

Devlet, sınırını da bilir; tuzağı da tanır.
Millet, provokasyonla hakikati ayırmayı öğrenmiştir.
Nusaybin ise kimin ne yapmak istediğini çok iyi görmektedir.

Bugün yapılması gereken şey, öfkeyi köpürtmek değil; oyunu bozmaktır. Faili meçhul bir görüntü üzerinden koca bir ilçeyi, koca bir halkı zan altında bırakmak; provokatörün ekmeğine yağ sürmektir. Asıl sorulması gereken soru şudur: Bu görüntü kime yarıyor?

Cevap nettir:
Türkiye’ye değil.

Nusaybin, Türkiye’dir.
Türkiye, Nusaybin’dir.
Araya fitne sokmak isteyenler ise ne Nusaybinlidir ne de bu ülkenin iyiliğini ister.

Bu tuzak tutmaz. Çünkü bu topraklar, bayrağın ne anlama geldiğini çok acı bedellerle öğrenmiştir.