Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci: “Güçlü bir sağlık sistemi ancak eczacının güçlendirilmesiyle mümkündür”

Türk Eczacıları Birliği’nin 70. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Ankara’daki Birlik binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci, sağlık harcamalarından ilaç politikalarına, eczacıların sağlık sistemi içindeki rolünden ilaç yokluklarına kadar pek çok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Demirci, “İlaca güvenli ve eşit erişim, eczacının bilimsel ve kamusal sorumluluğuyla mümkündür.” dedi.

Şub 2, 2026 - 08:00
Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci: “Güçlü bir sağlık sistemi ancak eczacının güçlendirilmesiyle mümkündür”

Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti, Birliğin kuruluşunun 70. yıl dönümü dolayısıyla Ankara Çankaya’daki Türk Eczacıları Birliği binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci, meslek örgütlerinin sağlık sistemindeki rolüne dikkat çekti.

“Meslek örgütleri demokratik denge unsurudur”

Demirci, “Toplumların sağlık, eğitim ve adalet gibi temel alanlarda kalıcı ilerleme sağlayabilmesi için köklü, mesleki hafızaya sahip ve kamusal sorumluluk bilinciyle hareket eden meslek örgütlerine ihtiyacı vardır.” ifadelerini kullandı. Meslek örgütlerinin yalnızca hak savunusu yapan yapılar olmadığını vurgulayan Demirci, “Bu örgütler aynı zamanda bilimsel gelişimin, etik standartların ve toplum yararının sürekliliğini güvence altına alan yapılardır.” dedi.

“Türk Eczacıları Birliği halk sağlığı hedefiyle kuruldu”

Türk Eczacıları Birliği’nin 1956 yılında 6643 sayılı Kanun ile kurulduğunu hatırlatan Demirci, “Birliğimiz yalnızca mesleki birliği korumak için değil, ilacın güvenli, etkin ve eşit biçimde topluma ulaştırılmasını savunmak amacıyla hayata geçirilmiştir.” diye konuştu. Demirci, eczacılığın halk sağlığının ayrılmaz bir parçası olarak tanımlandığını vurguladı.

“Akılcı ilaç kullanımı hasta güvenliğinin temelidir”

Ecz. Mehmet İrfan Demirci, “Türk Eczacıları Birliği, eczacılığı akılcı ilaç kullanımının hasta güvenliği ve toplum sağlığının vazgeçilmez bir bileşeni olarak konumlandırmıştır.” dedi. Bu yaklaşımın, eczacılığı bilimsel temelli bir sağlık danışmanlığı hizmeti haline getirdiğini ifade etti.

Sağlık harcamalarında çarpıcı veriler

Türkiye’de sağlık harcamalarına ayrılan payın yetersiz olduğunu belirten Demirci, “2024 ve 2025 verileri, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında sağlık harcamalarına en düşük pay ayıran ülkelerden biri olduğunu açıkça gösteriyor.” ifadelerini kullandı. Demirci, “Türkiye’de sağlık harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 5,3 iken OECD ortalaması yüzde 9,3 seviyesindedir.” dedi.

“Vatandaşın cebinden çıkan pay giderek artıyor”

TÜİK verilerine dikkat çeken Demirci, “2024 yılında toplam sağlık harcaması yüzde 89,6 artarak 2,3 trilyon TL’ye yükseldi. Ancak vatandaşın cebinden yaptığı sağlık harcaması 442,3 milyar TL’ye ulaştı ve toplam harcamalar içindeki payı yaklaşık yüzde 19 oldu.” şeklinde konuştu. Demirci, bütçeden sağlığa ayrılan payın vatandaş lehine artırılması gerektiğini vurguladı.

İlaç harcamaları ve erişim sorunu

İlaç harcamalarındaki tabloyu da değerlendiren Demirci, “OECD ülkelerinde kişi başı ilaç harcaması ortalama 570 dolar iken Türkiye’de bu rakam yaklaşık 131 dolar seviyesinde.” dedi. Yenilikçi ilaçlara erişimde Türkiye’nin geride kaldığını belirten Demirci, “Avrupa’da yenilikçi ilaçlara erişim oranı yüzde 46 iken Türkiye’de bu oran yüzde 3’e kadar gerilemiş durumda.” ifadelerini kullandı.

“İlaç yokluklarının nedeni fiyatlandırma modelidir”

Eczanelerde yaşanan ilaç yokluklarına da değinen Demirci, “İlaç yoklukları eczacıların iradesiyle ortaya çıkan bir durum değildir. Temel neden, mevcut fiyatlandırma modelinin ekonomik gerçeklerle uyumsuz olmasıdır.” dedi. Bulunamayan ilaç ihbar hattı gibi uygulamaların kalıcı çözüm olmadığını vurgulayan Demirci, sürdürülebilir bir fiyatlandırma ve geri ödeme modelinin gerekliliğine dikkat çekti.

“Eczaneler birinci basamak sağlık hizmetinin parçası olabilir”

Geçen yıl eczanelerde yaklaşık 504 milyon reçete işlem gördüğünü belirten Demirci, “Bu rakam, vatandaşın en yakın sağlık danışmanının eczacı olduğunu gösteriyor.” dedi. Demirci, “Toplum eczaneleri, koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalık izleme ve ilaç tedavisi yönetimi gibi alanlarda birinci basamak sağlık hizmetlerinin tamamlayıcı unsuru olacak kapasiteye sahiptir.” ifadelerini kullandı.

Eczacılık eğitiminde kontenjan uyarısı

Eczacılık alanındaki sorunların ekonomik koşullar ve istihdam dengesizliğinden kaynaklandığını belirten Demirci, “Türkiye’de yaklaşık 31 bin serbest eczane bulunurken eczacılık fakültelerinde 25 binin üzerinde öğrenci eğitim görüyor.” dedi. Kontenjan planlamasının uzun vadeli ve sorumlu biçimde yapılması gerektiğini vurguladı.

“70 yıllık birikimle sorumluluk almaya hazırız”

Konuşmasının sonunda Türk Eczacıları Birliği’nin kararlılığını vurgulayan Demirci, “Türk Eczacıları Birliği, 70 yıllık kurumsal birikimiyle çözümün parçası olmaya ve toplum sağlığını önceleyen politikalar için çalışmaya devam edecektir.” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI