Askıdaki Ölümsüz Sözler ve Duruş

Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.baskentpostasi.com, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz.

Ağu 7, 2026 - 17:19
Askıdaki Ölümsüz Sözler ve Duruş

İnsan her insan her an her şeyi yapar fikrini kabul ederse mesafesi, yakınlığı, unvanı ne olursa olsun hiçbir beklentiye girmediğinden ve her an olumsuzlukla karışılacağını kendini hazırlarsa üzülmez, şok, olmaz, kırılmaz, incinmez, mahzun olmaz.

 Bazen insan uzun yıllar ve yakınlaşmış gerçeklere rağmen kısa süreli sarsıntı geçirse de kötülerin, kötülüklerin, münafıkların, hainlerin, kibirlilerin...hayatından çıkıp tasaffi olduğuna sevinmelidir.

 Öyle ki insan kendisi ile baş başa kendine kıymet vermeli kırk yıl gibi kendine içirdiği kahveyi sade bırakarak, ya da farklı tatla kırk yılın sırrı ile kendinin kıymetini kırk yıl bilerek bitkisel kahve-çedene- karahindiba...kahvesi ile kırk bir kere maşallah diyerek afiyetle sınır çizilmeyen hatır ile kendine çay ısmarlayarak dünya için ne kazandıklarına şımarık ne de kaybettiklerine mahzun olmalıdır. Çünkü madem Allah var; imkân da vardır.

 Hz. Hamza’nın buyurduğu gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmuyorumun ötesinde çok kötü bir durum var her iki cihanı etkileyecek hakikatleri temaşa ederken aklıma Hz. İbrahim (A.S) Allah’ı ararken yıldızların, ayın, güneşin ısı ve ışığına aldanmayıp yaratan sadece küçükten büyüğe ısı ve ışığı artıp kaybolmaz; Allah fani değildir deyip Allah’a ateşe atıldığı en çaresiz halde Allah'a tevekkül eden ve fani hiçbir şeye inanmayan Hz. İbrahim AS aklıma geldi.

 Makamına, servetine, münafıklığa, Allah'tan başkasına yalakalık yapan; ölümlüden medet uyan kula kul olan boynuzlu harami, fesatlar, bozguncular Şeytana, Kabile, Firavuna, Nemrut’a, Karun’a, Resulullah sav doğduğu gecede yaşananlara, iktidarları yıkılanlara, kabre tek başına gittiklerine bakıp tefekkür, tezekkür etmezler mi?

 İşte eskimeyen eskilerin samimiyet, sadakat içerisinde kaybolmuş simanın tanıdıklarına rastlaması gibi mutluluk...

 Keşkeyi sevmeyen biri olarak keşkeleri çok kullanıyoruz maalesef. Kalite, hasbilik, şekilden öte insanlık ve ölümsüzlük.

 Dürüstlük, samimiyet, sadakat, vefa, güven, haysiyetli dik duruş, hak ve inançları için türünün son örneği olsa ve tek de kalsa Hak ve hakikat için mücadele etmek, çıkar-beklenti-korku-makam beklentisi olmadan yürümek ...

 Öyle güçlüyüm, öyle azimli ve inançlıyım ki...Neden mi? Çünkü yalnız Allah'a güveniyorum, yalnız O'ndan istiyorum, yalnız O'na dayanıyorum. O ne güzel bir Dost, O ne güzel bir Vekil ve O ne güzel bir Kefil'dir.

 Madem O var ve Beni biliyor. Bütün kötülerin, kötülüklerin ne önemi var. Allah'ım mahzun, mahcup, mağdur, münafık etme. Allah'ım kafirlerden, hainlerden, müfterilerden, münafıklardan, mukaddesata sahip olmayanlardan etme.  Benimle birlikte her iki cihan saadetine vesile olacak evlatlar, dostluklar, yol arkadaşlıkları, kardeşlikler nasip et...

 Ne Şemsi diyor Tebriz’i; "Hatır hiç edilmişse, tavır elzemdir!

Kelam kifayetsizse sükût erdemdir."

 Sözün Özü; Tavrın Harbisi, Duruşun Samimisi, Hayatın Ölümsüzü...