BÜTÜN YÖNLERİYLE FETÖ GERÇEĞİ ve 15 TEMMUZ - 8 -
15 TEMMUZ’DA DEVLET ve MİLLET OLARAK TARİHİ BİR DESTAN YAZDIK
(NOT: Değerli okuyucularım, sağlık problemlerimden dolayı bir haftadır (sizlerden uzak kaldım) yazamadım. Bu sebeple “Bütün Yönleriyle FETÖ Gerçeği ve 15 Temmuz” başlıklı yazı dizisinin bugün 8. bölümünü yazarak sonlandırıyorum.)
Değerli okuyucularım bugüne kadar Başkent Postası’nda yayınlanan “BÜTÜN YÖNLERİYLE FETÖ GERÇEĞİ ve 15 TEMMUZ” başlıklı (8 bölümden oluşan) yazı dizimizde Türkiye’nin başına 40 yıldır bela olan FETÖ’nün hiyerarşik örgütlenme yapısını ve teröristbaşı Fethullah Gülen’in ilginç/çarpıcı hayat hikayesini anlattık.
Türkiye’yi bekleyen tehlikeleri, Paralel Yapı (FETÖ) konusunda yıllarca mevcut iktidarı nasıl uyardığımızı, yıllarca FETÖ ile mücadelede ederken başımıza gelen olayları, bu mücadelede devlet-millet birlikteliğinin önemini, başarı ve sonuçlarını, FETÖ teröristbaşı Fethullah Gülen’in ABD’den (Pensilvanya’dan) hakkımda açmış olduğu davalarından söz ettik.
Şimdi de “BÜTÜN YÖNLERİYLE FETÖ GERÇEĞİ ve 15 TEMMUZ” başlıklı yazı dizimizin son bölümünde bazı hatırlatmalar yaparak içerdeki ve dışardaki (Türkiye ve Yurtdışı) FETÖ kriptolarının uyumadığından ve yeniden hazırlık yaparak teşkilatlandıklarından bahsedeceğiz.
Ayrıca, FETÖ’ye destek veren küresel güçleri ve son olarak da FETÖ’nün taktik ve yöntem değiştirerek yeniden yapılanmaya giderek Türkiye’yi karıştıracaklarını detaylı bir şekilde (örnekler vererek) izah edeceğiz.
Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın FETÖ konusunda Avrupa ülkeleri başta olmak üzere FETÖ ile bağlantılı tüm ülkeleri uyardığına değineceğiz.
Asıl önemlisi DEVLET ve MİLLET olarak 15 Temmuz gecesi darbeyi bertaraf ederek nasıl bir destan yazarak darbeyi püskürttüğümüzü ve kazanın DEVLET-MİLLET olduğunu anlatarak yazımıza son vereceğiz.
YILLAR ÖNCE NELER DEMEDİK, NELER YAZMADIK ve NELER HATIRLATMADIK Kİ…
YILLAR ÖNCE BİR YAZIMDA FETÖ İLE İLGİLİ “ABLALAR” ÜZERİNDE ISRARLA DURMUŞTUM. VE SON YAPILAN OPERASYONLARDA GİZLİ TANIK “GARSON”UN VERMİŞ OLDUĞU İFADELERİ ve AÇIKLAMALARI NE KADAR HAKLI OLDUĞUMUZU BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKARTMIŞ OLDU. EVET, YILLAR ÖCNE “FETÖ ABLALARI” ÜZERİNE NELER YAZMIŞTIM! FETÖ ABLALARI İÇİN “SİHİRLİ DEĞNEK” DEYİMİNİ KULLANMIŞTIM!
“FETÖ/PDY hainlerini deşifre etmek ve kökünü kazımak için kurumlar içindeki kendi mensuplarına emir veren ABİLER tespit edilmeli! ABİLER deşifre edilirse FETÖ/PDY örgütünün beli kırılır. Şu andaki operasyonlarda yakalananların içindeki ‘kilit isimler’ etkin itirafçı yapılırsa bir adım atılabilir ve arkası gelir. Kısaca SİVİLLER diyorum! ABİLER ve ABLALAR! Bunların da üç sacayağı vardır. İş Adamları, Öğretmenler ve ABLALAR! Sihirli değnek ABLALARIN elinde! Ablalar içinde ÖĞRETMENLER! Şimdi soruyorum 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası kaç ABLA göz altına alınmıştır?! İşte FETÖ/PDY hainlerinin en büyük takiyesi ABLALAR! Hele devlet bir de ABLALARI almaya başlasın, FETÖ/PDY hainleri çorap söküğü gibi çözülür! Ve bu iş Fethullah Gülen şerefsizi ile bitmiyor! Asıl ona emreden ÜST AKIL! Bu ÜST AKIL’ı devlet ve millet olarak hepimiz biliyoruz! İşte asıl sorun da bu ya!..”
DEVLETİN DİKKATİNİ “FETÖ ABLALARI” ÜZERİNE ÇEKMEK İSTEMİŞTİK. FAKAT ÇOK GEÇ KALINDI AMA GEÇ DE OLSA MUTLAKA ve MUTLAKA BU KONUDA BİR AN ÖNCE ADIM ATILMALI.
YİNE DE YILLAR ÖNCE DEDİĞİMİZ GİBİ:
“Fethullahçı Terör Örgütü’nün kılcal damarlarına girilmeden, asıl kripto olan yaşayan hücreleri tespit edilmeden, siyasi ayağındaki tepedeki profesyonel akıl hocaları deşifre edilmeden bu mücadele asla bitmiş sayılmaz.
Dini alet ederek yıllarca devletin ve milletin içinde örümcek ağı oluşturmuş olan böylesi bir terör örgütün psikolojik yapısı da çok önemlidir. Bireysel, grupsal ve kitlesel psikolojik yapısı da ortaya çıkarılmalıdır. Ki ana gövdenin kriptolarına ulaşmak için ipuçları elde edilsin. Aynı zamanda uluslararası bağlantılarında rol oynayan siyasi, sivil ve bürokrat uzantıları üzerinde de gidilmelidir. Fethullahçı Terör Örgütü’nün Türkiye’deki bütün siyasi partilerde uzantılarının olduğunu hepimiz az-çok bilmekteyiz. İşte bu uzantılarını ortaya çıkarmak için devlet ve millet olarak her şey seferber edilmelidir. Geçi omurgası kırıldı. Terör örgütü can çekişiyor. Fakat asıl tehlike yurt dışındaki hareket halindeki yapısı üzerine gitmek gerekir. Bu da uluslararası ilişkilerde Fethullahçı Terör Örgütü mensuplarını destekleyen, koruyan, saklayan ülkelere karşı siyasi baskı uygulamaktan geçer. ABD dahil bütün Avrupa ülkeleri Fethullahçı Terör Örgütü’ne hamilik yapmaktadır. Türkiye sürekli olarak bu konuyu gündeme getirse de bu ülkelerin umurunda değildir. İşte bu nedenle Türkiye kim dost kim düşman tespit edip ilişkileri yeniden gözden geçirmelidir. Bu örgütün beli kırıldı, can damarı kesildi, ekonomik finans kaynakları kurutuldu, bütün elebaşları tutuklandı vs. gibi birçok hususa güvenerek mücadele asla sonlandırılmamalı tam aksine MÜCADELE aynı dinamikle devam ettirilmelidir.”
SON YILLARDA CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN LİDERLİĞİNDE DEVLETİMİZ, FETÖ KONUSUNDA ABD ve AVRUPA ÜLKELERİ BAŞTA OLMAK ÜZERE FETÖ BAĞLANTILI DÜNYADAKİ TÜM ÜLKELERİ UYARMIŞTIR! PEKİ BU UYIRALARI NE KADAR CİDDİYE ALIYORLAR DERSİNİZ?! AYRICA SON 100 YIL İÇİNDE EMPERYALİST KÜRESEL GÜÇLER, TÜRKİYE’YE YÖNELİK EN BÜYÜK DARBEYİ ŞU ANDAKİ MEVCUT AK PARTİ İKTİDARI DÖNEMİNDE VURMUŞTUR! FETÖ’NÜN 15 TEMMUZ DARBE TEŞEBBÜSÜ BUNUN EN BÜYÜK KANITIDIR.
“Türkiye’yi 100 yıldır içerden ve dışarıdan abluka altında tutan emperyalist küresel güçler AK Parti İktidarının Türkiye’yi 2023 hedefine taşımak için siyasi, ekonomik, teknolojik, askeri, istihbarı yönden tam bağımsız bir ülke yapma icraatlarından rahatsız oldular. Türkiye’nin bu yükselişini engellemek için akla-hayale gelmedik yollara başvurdular. Toplumsal kışkırtma, provokasyonlar ve terör örgütleri yoluyla her yolu denediler. Baktılar ki olmuyor bu sefer (ellerindeki son kozları olan) üçlü (PKK, IŞİD/DAEŞ ve FETÖ/PDY) terör örgütünü eşzamanlı hareket geçirdiler. Türkiye’de PKK ve FETÖ/PDY örgütleri 40 yıl öncesinden, aleni/açık (PKK), gizli /(takiye mantığı ile!) FETÖ/PDY, Türkiye’yi bölmek, parçalamak ve işgal etmek için kurulmuş eli kanlı örgütlerdir.
Modern Lavrens Fethullah Gülen ve Günümüz Haşhaşileri FETÖ/PDY: Osmanlı parçaladıktan sonra şehit kanları üzerinde kurulmuş bir avuç toprak parçası üzerinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bile hazmedemeyen emperyalist küresel güçler bu ülkeyi parçalamak için 100 yıllık bir proje hazırladılar. Türkiye (AK Parti İktidarı) bu acı gerçeği gördü, önlem ve alternatif olarak 2023 Projesi’ni hazırladı. Bu 100 yıllık projenin nihai başarı tarihi 2023 yılıydı. Hatta 2053, 2071 projeleri ile birlikte… Belki yeni bir YÜZYIL PROJESİ olan 2123 Projesi bile yoldadır!
FETÖ/PYD tam 40 yıldır devleti ele geçirmek için sinsi ve kahpe yöntemlerle (takiye mantığı ve dışa kapalı, kendi içinde farklı yol, yöntem, taktik, şifreli haberleşme) ve daha akla-hayale gelmeyecek her türlü yoldan devletin bütün kurumlarına sızarak maalesef bugünlere geldiler.
Türkiye’de (1980 öncesi cemaatlerin yaygın olduğu dönemde) CEMAAT kılıfı/kılığı altında çoğaldılar, eğitimi önemsedikleri için çekirdek yapıyı da oluşturmak amacıyla EĞİTİM şemsiyesi altında ağlarını örmeye başladılar ve zaman içinde de çağdaş/modern bir görüntü ile öğretmen, doktor, bürokrat, avukat, savcı, hakim, polis, asker ve daha birçok dalda yetiştirdikleri öğrencileri devletin içine yerleştirmeye başladılar. TAKİYE mantığı yaşam tarzlarının yegane silahı olduğu için yalan, iftira, hırsızlık, fitne, provokasyon FETÖ/PDY terör örgütü için büyük bir sığınak ve zırhtı!
Üç H parolası olan Hizmet, Himmet, Hikmet kavramlarının gölgesi altında Abiler, Ablalar, İmamlar önderliğinde Para, Unvan, Cennet vaatleriyle Fethullah Gülen’i uluhiyet makamına yükselterek (tarihte yaşandığı gibi) Hasan Sabbah formülü ile Mehdilik makamında görerek (sözde) önce Türkiye’yi sonra bütün dünyayı ele geçirmek için delicesine, çılgıncasına bir sarhoşlukla çalışıyorlardı.
Tarih sanki tekerrür ediyordu. Tarihte Haşhaşiler ne ise, yıllarca Cemaat olarak bilinen aslında eli-kanlı bir terör örgütü olan FETÖ/PDY de aynıydı. Tarihte Hasan Sabbah ve Haşhaşiler, günümüzde de MODERN HAŞHAŞİLER! Aynı şekilde, tarihte Lavrens vardı. Günümüzün Modern Lavrens’i de Fethullah Gülen!
Onların amacı Türkiye’yi parçalamaktı. Onların amacı AK Parti iktidarını devirmekti. Onların amacı Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ı öldürmekti. Onların amacı, AK Parti iktidarı ile yıllarca emperyalist küresel güçlerin gölgesinden kurtulan ve Hedef 2023’e adım adım yaklaşan Türkiye’nin büyümesini, yükselmesini, muasır medeniyetler seviyesine gelmesini engellemekti.
Onlar Türkiye’ye büyük bir tuzak kurdalar ama Allah’ın tuzağı tuzakların en büyüğü ve en hayırlısıydı! Allah’ın tuzağı onların tuzağını bozdu ve perişan etti. Nihayetinde Allah’ın (büyük ve hayırlı) tuzağına düşerek tarumar oldular.”
FETÖ dahil tüm devlet ve millet düşmanlar şunu çok iyi bilsinler ki FETÖ terör örgütü olarak ortada yokken daha adı CEMAAT iken 40 yıl önce nasıl bir CEMAAT olduklarını, hainliklerini, bir gün gelip devletin başına bela olacaklarını çok iyi biliyorduk. O yüzden gerek adı CEMAAT iken ve gerekse (maskesi düştükten sonra) adı FETÖ terör örgütü olarak anılmaya başladıktan sonra BİZİM vermiş olduğumuz mücadele de şehitlerimiz oldu, yıpranmalarımız ve kayıplarımız oldu, ailevi ve ekonomik çöküntülerimiz oldu ama hiçbir zaman PİŞMAN olmadık. Şayet ki bu yolda ölsek, ki dünyaya yeniden gelsek (asla dünyaya yeniden gelemeyeceğimize göre) aynı MÜCADELEYİ vermeye devam ederiz.
Değerli okuyucularım buraya kadar okuduğunuz FETÖ ile ilgili bazı gelişmeler, olaylar ve önemli tespitlerin özetiydi. Asıl söylemek istediğimiz Türkiye’de bundan sonra FETÖ’nün neler yapabileceği! FETÖ’nün ne kadar beli kırıldı ise de ne kadar kökü kurutuldu ise de ne kadar gövdesi ezildi ise de aslında devletin içinde hala kripto uyuyan hücreleri var! Onlar şu anda hareket halindeler. Birbirleriyle haberleşiyorlar. Türkiye’yi yeniden ele geçirmek için hazırlık yapıyorlar. Fakat eski yol ve yöntemlerle değil, yeni yol ve yöntemlerle… Geçmişten DERS aldıkları için bu sefer hiç kimsenin akıl erdiremeyeceği, hiç kimsenin tahmin edemeyeceği, hiç kimsenin ortaya çıkartamayacağı yol ve yöntemlerle… FİTNE: Öyle bir fitne çıkaracaklar ki milletimizin ikiye bölünecek ve her türlü yoldan birbirine düşman olacak! KAOS: Öyle bir kaos çıkartacaklar ki bu kaos ortamı ortalığı toz-duman edecek yine devletin içi ve millet birbirine düşecek! OLAY: Öyle bir olay yapacaklar ki bu olay nedeniyle ne birlik kalacak ne beraberlik! Tabi ki sözkonusu bu FİTNE, bu KAOS ve bu OLAY geçmişteki hiçbir fitneye, kaosa ve olaya benzemeyecek!.. Ve TERÖRÜ yeniden hortlatacaklar!..
Ayrıca, yıllar önce devletimizi ve milletimizi NASIL UYARDIYSAK ŞİMDİ TEKRAR UYARMAK İSTİYORUZ: “Arı kovanına çomak sokuldu, sinsi ve kahpe oyun bozuldu, darbe deşifre oldu. FETÖ’nün beli kırıldı! FETÖ bataklığı kurutuldu! Fakat tekrar kılıçlar kınından çıkacak! Tekrar ortalık toz-duman olacak! Türkiye’nin üzerini sisli ve puslu bir hava kaplayacak! Bundan sonra her şey olabilir! Yeni bir FİTNE, yeni bir KAOS, yeni bir OLAY!.. Yeni oyunlar, yeni tezgahlar ve yeni tuzaklar! Hatta yeni suikastlar! Yeni bir ekonomik ve toplumsal krizler! Muhalefet FETÖ değirmenine su taşıyacak! Taşeron terör örgütleri eyleme geçecek! PKK ve siyasi uzantısı DEM bu bulanık ortamdan nemalanarak tekrar eski günlerine dönecek! Yabancı istihbarat ajanları ve yerli işbirlikçileri silahlı terör eylemlerini başlatacak! Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hayatı tehlikeye girecek! Önemli devlet adamlarına yönelik suikastlar düzenlenecek! Kısaca, Türkiye’yi büyük bir fitne, kaos ve toplumsal kargaşa bekliyor!..
Türkiye’nin Son 22 yıldır siyasi, ekonomik, sosyal, istihbarı, askeri, teknolojik, uluslararası işbirliği, dış politikadaki istikrarlı atılımları, terörle mücadeledeki başarıları, barış için savaşan ülkeler arasındaki diplomatik girişimleri ve arabuluculukları, İslam dünyasındaki liderliği ve her geçen gün küresel ölçekte büyümesi ve gelişmesi artık eski Türkiye olmadığının (yeni bir TÜRKİYE olduğunun) apaçık göstergeleridir. Bütün bu acı gerçeklere rağmen hala içimizdeki işbirlikçi hainlerin boş durmaması, yabancı istihbaratlara ajanlık yapanların bir bir ortaya çıkması, kripto FETÖ unsurlarının hala çalışmalarını devam ettirmesi, doğruları bir türlü içine sindiremeyen ve gerçekleri görmezlikten gelen siyasilerimizin hala gaflet ve dalalet için olması ne kadar düşündürücüdür!
Önce sahadaydık! Sonra köşemize çekilmedik! Devletimizin ve milletimizin bekası için mücadelemizi yazılarımızla, araştırmalarımızla devam ettirdik. Yıllarca bu konular üzerine çok kafa yorduk ve yazıp-çizdik. Yıllarca Türkiye’nin kaderini değiştirecek birçok olayı ilk duyuran olduk. Yıllarca yapmış olduğumuz istihbaratlar ve araştırmalar ışığında acı gerçekleri gündeme getirdik! Yıllarca elimize geçen birçok istihbarat bilgilerini devletin içinde güvenilir birim yetkilileriyle paylaşıp istişare ettik.
Bir ara mevcut AK Parti hükümetinin ‘güç zehirlenmesi’ yaşadığı üzerinde durmuştuk. Hatta bu konuyu detaylı/kapsamlı/geniş bir şekilde yazmıştık. Belirli mercileri bu konuda uyarmıştık. Şükür ki iktidar bahsi geçen sorunları çözmek için birçok alanda değişikliğe gitti. Hasta hücreler yenilendi ve iktidar içinde de kabinede, mecliste, bürokraside büyük değişiklikler yapıldı. Fakat güç zehirlenmesinin izleri kaldı ve hala devam ediyor! Asıl halkın içinde bulunduğu ekonomik kriz, yaşam mücadelesi: enflasyon, hayat pahalılığı ve milletin huzurlu bir yaşam konusunda şu andaki hükümet sınıfta kalması! Gerçi bu sorunu temeli küresel olsa da çözmek için büyük mücadele veren bir iktidar var karşımızda. İnşallah başarırlar.
Terörle mücadele de PKK konusunda 50 yıl hiçbir hükümetin yapamadığını şu andaki mevcut iktidar 24 yıl içinde yaptı. Sonunda ‘Terörsüz Türkiye’ mücadelesi başarıyla sonuçlanmak üzere diyebiliriz. PKK da sona gelindi! Ama FETÖ ile mücadele devam etmelidir diyorum. Devletin ve milletin içinde hala kripto FETÖ’cüler cirit atıyor! Bu konuda Emniyet, Mit, Jandarma olağanüstü büyük bir mücadele veriyor. Devlet, terörün kökünü kurutmakta ısrarından hiçbir zaman vazgeçmemeli.
FETÖ’nün şu andaki para kaynakları açmış oldukları market, gıda, turizm, sanayi, ticaret vs. işyerleridir! Zaten FETÖ’den dolayı memurken ihraç edilenler, açığa alınanlar, cezalarını tamamlayıp tahliye edilenler ve kaçak FETÖ mensupları buralarda istihdam ediyor! Kazançlarını buradan temin ettikleri gibi birbirleriyle maddi yardımlaşmayı da buralar üzerinden yapıyorlar.
Yıllar önce içlerine soktuğumuz adamlarımızdan aldığımız bilgiler bunların geçmişten ders almadıklarını apaçık ortaya koymakla birlikte daha bir azim ve gayretle kendi davalarına hizmet ettiklerini gösteriyor! Hiçbir pişmanlık duymuyorlar. Hiçbir şekilde geri adım atmıyorlar. Tam aksine daha hırslı ve öfkeli bir şekilde (adeta intikam yemini etmişçesine) kendi mücadelelerini devam ettiriyorlar.
Günümüzdeki FETÖ mensuplarının çalışmalarında dikkatimizi çeken en önemli hususlar arasında psikolojik olarak yıpranmamalarıdır! Bu nasıl bir inançsa adeta tarihteki Haşhaşileri hatırlatıyorlar! Sapık davalarına körü-körüne bağımlılığın akıl ve mantıkla izah edilir bir yanı zaten yok. Bu duruma bir anlamda veremiyoruz. Yine dikkatimizi çeken hususlardan birisi de şu andaki AK Parti ve Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’a yönelik kin, hırs ve öfke içinde olan siyasiler ve tabanlarıyla dirsek temasına geçmeleridir! Psikolojik nemalanmayı buradan yapıyorlar! Kendilerini böyle tatmin ediyorlar! Ayrıca yeni taktik ve yöntemleri onların kafalarını bulandırmayı da çok iyi başarıyorlar. Aynen geçmişte olduğu gibi hiçbir ideolojik, etnik, dini/(mezhep, cemaat vs.) ayırım gözetmeksizin onlar üzerinde hakimiyet kurmaya çalışarak kışkırtmaya yönelik ilginç çalışmalar yapıyorlar. Asıl tehlike devletin içindeki kriptoların çalışmaları! Onlar sinsi ve derinden çalışmalarını sürdürüyorlar. Zaten onların her biri üst akıl görevini üstlenmişler. Tabanlarını beslemeye devam ediyorlar. Kısaca demek istiyoruz ki FETÖ uyumuyor! Pusuya yatmışlar her an tetikte ortaya çıkacakları günü bekliyorlar! Şimdilik tek bekledikleri şu andaki AK Parti iktidarının meşru yollardan seçimleri kaybetmesi. İşte o zaman onlara gün yüzü doğacak! İşte o gün onların bayramı olacak! İşte bu yüzden AK Parti ve ittifakı MHP’ye karşı tüm siyasi partilerle dirsek temasına devam ediyorlar. Türkiye’nin tekrar karışmasını, istikrarsızlaşmasını, kaos günlerine dönmesini ve (eski günlerde olduğu gibi) tekrar terörle beslenmesini öyle bir arzu ediyorlar ki… Bir yandan da (istedikleri gücü elde edebilirlerse) yeniden DARBE yapmak için olağanüstü bir hazırlık yapıyorlar.
15 TEMMUZ’DA TARİHİ BİR DESTAN YAZDIK: 40 YILLIK FETHULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜ, MİLLETİN 22 SAATLİK ŞANLI DİRENİŞİ İLE TUZLA-BUZ OLDU!..
Emperyalist Küresel Güçler, Türkiye’deki sivil ve asker içindeki uzantılarını/işbirlikçilerini Derin Devlet maskesi altında örgütleyerek Ergenekon ve Balyoz operasyonları ile derdest edip yerine 40 yıldır hazırladıkları Cemaat kılıflı veya kılıklı FETÖ/PDY ‘yi getirerek 19-25 Aralık Polis/Yargı darbe teşebbüsünde bulundular. Fakat amaçları deşifre oldu. Niyetleri ortaya çıktı. Devlet kurumları içindeki örümcek ağı su yüzüne çıktı. Büyük bir panik başladı. Kimi yurt dışına kaçtı, kimi kılık değiştirerek sessiz kaldı, kimi de gizliden gizliye B planı için hazırlık yaptı!
Bu sefer A Planı başarısız olunca B Planına geçtiler. Askeri darbe yapmak için hazırlık yapan TSK içindeki hain gurupları devletin istihbarat kaynakları tarafından deşifre edilince paniğe kapıldılar. Çünkü YAŞ toplantısında zaten her biri bertaraf edilecekti! Bunu anlayan ve deşifre olduklarını hisseden asker içindeki FETÖ/PDY teröristleri darbe gününü/tarihini erkene alarak bütün güçleriyle 15 Temmuz 2016 gecesi Darbe Girişimi’nde bulundular.
Türkiye, 100 yıl sonra 15 Temmuz 2016 tarihinde yeniden işgal edilmek istendi. Bu sefer düşman dışarıdan değil içerden saldırmıştı. Tam 40 yıldır devletin tüm kurumlarına sızmış olan Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) önce Ergenekon operasyonları ile TSK içinde daha da güçlenebilmek için alt rütbelerdekileri üst rütbelere getirdi. Daha sonra 17 ve 25 Aralık yargı yoluyla mevcut AK Parti iktidarını bertaraf etmek için ilk darbe teşebbüsünde bulundu. Başaramayınca bu sefer 15 Temmuz 2016 gecesi asker elbisesi giymiş hain teröristler kanlı darbe teşebbüsüne kalkıştılar. Aynı gece FETÖ’cü bir grup Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ı da Marmaris’te öldürmek istediler. Şükür ki Cumhurbaşkanı Erdoğan (ailesi ile birlikte) kaldıkları mekandan erken ayrılmışlardı! Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ölümü göze aldı ve ortaya çıkarak bir televizyon kanalı bağlantısı ile telefonla milletine seslendi.
Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın millete ‘meydanlara çıkın’ seslenişi ile milletin meydanlara akın etmesi, Cumhurbaşkanına, devletine, vatanına, bayrağına sahip çıkması, FETÖ/PDY terör örgütünün bu CİNNET diyebileceğimiz Darbe Girişimi’ni püskürtü ve bertaraf etti. Nihayetinde 40 yıllık hayal 22 saatte tuzla-buz oldu. Karşılarında iman dolu milletin gücünü buldular. Tökezlediler ve hüsrana uğradılar.
DEVLET ve MİLLET OLARAK FETÖ’NÜN 15 TEMMUZ 2026 GECESİ DARBE TEŞEBESÜNÜ ANLAYABİLMEK İÇİN ‘O GECE NELER OLUP-BİTTİĞİNİ’ HAFIZALARIMIZA KAZIMALIYIZ, ASLA ve ASLA UNUTMAMALIYIZ!..
VE O KORKUNÇ GECE DAHA DÜN GİBİ HALA HAFIZALARIMIZDA: Tarih 15 Temmuz 2016, saat 21.00 Ankara ve İstanbul’da eş zamanlı olarak askeri bir hareketlenme devletin zirvesinde ve millette ne olup-bittiği hakkında şaşkınlık yarattı. Saatler ilerledikçe yavaş yavaş Türkiye’de askeri bir darbe teşebbüsünün varlığı hissedildi. İstanbul’da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri askerler tarafından ulaşıma kapatılmış, Atatürk Havalimanı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü bir takım asker elbisesi giymiş teröristler tarafından işgal edilmişti. Aynı şekilde Ankara’da da benzer hareketlilikler vardı. Ankara semalarında F-16’lar alçaktan uçmaya başlamıştı. Ülkemizin güvenliği açısından en kritik merkezleri olan için Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatı, Gölbaşı Özel Harekat Merkezi üzerinde bombalar yağıyordu. TRT işgal edilmiş sözde darbe metni Yurtta Sulh Konseyi tarafından spikere silah zoruyla okutulmuştu. Sadece TRT diğer televizyon ve gazete binaları da tek tek işgal ediliyordu. İstanbul ve Ankara’da Büyük Şehir Belediyelerine saldırılarda bulunuluyor, TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi uçaklar tarafından bombalanmıştı.
Ta ki Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın ulusal bir televizyon kanalına bağlanıp millete seslenişine kadar. Cumhurbaşkanı Erdoğan milletin sokağa çıkarak darbeye karşı direnişe geçmesini istedi. İşte ne olduysa o zaman oldu. Artık Fethullahçı Terör Örgütü’nün TSK içindeki hainlerinin darbe teşebbüsünde bulundukları millet tarafından açık ve net bir şekilde anlaşılmıştı. MİLLET Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan ‘sokağa çıkın’ çağrısına kulak verdi ve hem de silahsız sadece kalplerinde iman ve vatan sevgisi ile yedide yetmişe sokaklara koştu.
Milli duyarlılık zuhur etmişti. Ve Türkiye’nin her yerinde destansı bir direniş başladı. Vatan haini işgalci Fethullahçı Teröristler sokaklardaki silahsız halkın üzerine tank sürdüler, kurşun yağdırdılar ve darbeye karşı direnen vatandaşlarımızı acımasızca şehit ettiler. Hainler bu milletin silahlarıyla yine milleti vurmuşlardı. Bu milletin savaş uçakları ile milletin üzerine bomba yağdırmışlardı. Bu milletin tanklarıyla milleti ezmişlerdi. Böylesi bir hainlik, böylesi bir ihanet ve böylesi bir kahpelik tarihte bile görülmemişti.
Millet öyle bir direnmişti ki Fethullahçı teröristler neye uğradıklarını şaşırdılar. Ellerinde hiçbir silah olmadan tankları durdurmaya çalışanlar, ezilmeyi göze alarak tankların önüne geçenler, ölümü göze alıp namluların üzerine yürüyenler bu milletin nasıl bir millet olduğunu bütün dünyaya göstermişti. Milletin imanı darbecileri korkutmuş ve püskürtmüştü.
Bu destansı direnişin önünde fazla duramayan hain Fethullahçı teröristler 22 saat sonra teslim bayrağını çekmişti. Millet bir gecede darbeyi bertaraf ederek adeta bir destan yazmıştı. Bu destan 15 Temmuz destanıydı. Yüzlerce şehit, binlerce gaziyle milletin gücü darbecilere kan kusturmuştu. Ve sonunda kazanan MİLLET olmuştu. Kazanan Devlet olmuştu. Kazanan Türkiye olmuştu. Kazanan Milli İrade olmuştu.
Savaş uçakları, Helikopterler, Tanklar halkın üzerine bomba ve kurşun yağdırdı.. Emniyet, MİT, Genelkurmay, TBMM binaları üzerine havadan bombalar yağdı. Tanklar insanlarımızın üzerinden geçti. Yüzlerce şehit ve binlerce yaralımız vardı.
15 Temmuz Darbe gecesi, Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’a da suikast yapacaklardı fakat başarılı olamadılar. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın millete ‘meydanlara çıkın’ seslenişi ile milletin meydanlara akın etmesi, Cumhurbaşkanına, devletine, vatanına, bayrağına sahip çıkması, FETÖ/PDY terör örgütünün bu CİNNET diyebileceğimiz Darbe Girişimi’ni püskürtü ve bertaraf etti. Nihayetinde 40 yıllık hayal 22 saatte tuzla-buz oldu.
Türkiye’yi işgal edip devleti ele geçirmek isteyen, darbe girişiminde bulunan Fethullahçı Teröristlerin sayısı 9 bin askeri personelden oluşmaktaydı. Darbeciler, darbe girişiminde 35 uçak, 37 helikopter, 246 zırhı araç (bunlardan 74’ü tanktı). Darbede 4 bin hafif silah kullanılmıştı. Toplam 249 şehit vermiştik. Şehitlerimizden 63’ü polis, 181’i sivildi. Ayrıca toplam 2193 gazimiz vardı. Gazilerimizden 146’sı polis (emniyet mensubu), 21’i askeri personeldi. Bunlardın 2026’sı sivil vatandaşımızdı. Darbeci teröristlerden 24’ü öldürülmüş, 50’si de yaralı ele geçirilmişti.
FETÖ/PYD Darbe Girişimi soruşturması sonucunda bugüne kadar 103.236 kişi şüpheli olarak gözaltına alınmıştır. Bunlardan 46.239 kişi tutuklanırken 38.323’i adli kontrolle, 17.964’ü de emniyet ve savcılık işlemleri bittikten sonra serbest bırakılırken 732 kişi hakkında gözaltı işlemi halen devam etmektedir. FETÖ/PYD Darbe Girişimi’nde tutuklanan şüphelilerin 46.219’u 9015’i polis, 169’u general, 6813’ü asker, 2422’si hakim-savcı, 88’i vali ve vali yardımcısı, 105’i kaymakam ve 193’ü de mülki idare amiridir.
15 Temmuz ZAFERİ tarihe altın harflerle yazılmıştı. Bu millet tarihte olduğu gibi ülkesini darbecilerin işgalinden kurtarmıştı. Sonunda demokrasi kazanmıştı. Zafer inananlarındı. Dost-düşman bütün dünya bir kez daha bu milletin gücünü aleni bir şekilde görmüştü. Ülkemizi işgal etmek isteyen asker kılığındaki Fethullahçı teröristlerin perde arkasındaki güçler neye uğradıklarını şaşırmışlardı. Çünkü Fethullahçı Terör Örgütü bir taşerondu. Kuklaydı. Asıl düşman onlara bu cesareti veren güçlerdi. İşte bu zafer sadece FETÖ’ye karşı değil onları destekleyen işbirlikçi dış güçlere karşı da kazanılmıştı.
VE SON SÖZLERİMİZ!..
Devlet ve Millet olarak nasıl ki 17-25 Aralık ve 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüslerini nasıl bertaraf ettiysek, nasıl FETÖ bataklığını kuruttuysak, nasıl FETÖ’nün elini-ayağını-belini kırdıysak, nasıl FETÖ elebaşı/terörist Fethullah Gülen ile gövdesini üç parçaya ayırdıysak (Kafası ABD’de, beli Avrupa’da ve ayakları Türkiye’de!) bundan sonra da aynı bilinç/şuur içinde tüm FETÖ unsurlarının kökünü yeryüzünden kazımak için aynı mücadeleyi vermek…
Bilhassa FETÖ ve arkasındaki tüm güçlere karşı kendi GÜCÜMÜZÜ GÖSTERMEK zorundayız! İnşallah Devlet ve millet olarak (geçmişte yaşanılan) gaflet, dalalet ve GÜÇ ZEHİRLENMESİ tuzağına düşmeyiz! Devlet ve Millet olarak böyle bir zafiyet göstermeyiz.
Bizim görevimiz uyarmak! BİZ devletimizi ve milletimizi uyarmakla mükellefiz!.. BİZ KİMİZ?! BİZ, binlerce yıllık tarihimizin derinliklerinden süzülüp gelen DEVLETÇİLİK ANLAYIŞIMIZI temsil eden AKSAKALLILAR’ın yeryüzündeki görünen yüzü ve gölgeleriyiz!..