İzmir Büyükşehir Belediyesi Körfez Konferansı’nda bilim insanları kirliliğin kaynağına dikkat çekti

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen İzmir Körfez Konferansı’nda akademisyenler, Gediz Nehri’nden taşınan kirlilikten mikroplastik tehdidine kadar pek çok başlığı ele aldı; uzmanlar, körfezin yeniden sağlıklı hale gelmesi için çok disiplinli ve kaynak odaklı mücadele çağrısı yaptı.

Mar 26, 2026 - 19:04
İzmir Büyükşehir Belediyesi Körfez Konferansı’nda bilim insanları kirliliğin kaynağına dikkat çekti


İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığıyla düzenlenen İzmir Körfez Konferansı, bilim dünyasından çok sayıda ismi Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde bir araya getirdi. 28 Mart’a kadar sürecek konferansta, zararlı alg patlamaları, iklim değişikliği etkileri ve kirlilik kaynakları bilimsel veriler ışığında değerlendirildi.

“2024 yılı tarihsel olarak en sıcak dönemdi”
Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nden Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe, körfezin iklim değişikliğiyle ilişkisini değerlendirerek, “2023’ten başlayarak sıcaklık ciddi şekilde arttı, 2025’te normal artış eğilimine geldi. 2024 yılı İzmir Körfezi’nde tarihsel olarak yaşadığımız en sıcak dönemdi. Körfez ısıyı tutarak daha yaşanabilir bir ortam sağladı, biz de ona destek olmalıyız.” dedi.

“Körfez artık kirleticileri tutan bir depo”
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, sediment kaynaklı kirliliğe dikkat çekerek, “İzmir Körfezi artık kirlenen değil, kirleticileri tutan bir yapıya dönüştü. Dinamik sistem yerini çökelim ağırlıklı bir yapıya bıraktı, körfez adeta dev bir depo gibi çalışıyor.” ifadelerini kullandı.

“Körfezde hayat devam ediyor”
TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nden Dr. Alper Evcen ise körfezin tamamen kaybedilmediğini vurgulayarak, “Körfez yarı kapalı bir sistem. Baskılar var ancak hayat ve nefes hâlâ devam ediyor. Bu nefesi sürdürmek bizim sorumluluğumuz.” diye konuştu.

Gediz Nehri’nden taşınan kirlilik gündemde
Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin kirlilik yüküne dikkat çekerek, “Murat Dağı’ndan çıkan temiz su, Menemen’e ulaştığında ciddi şekilde kirlenmiş oluyor. Balık yok, kurbağa yok ve bu su körfeze ulaşıyor.” dedi. Kurucu, verilerin disiplinler arası değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“Kirlilik girdisi mutlaka azaltılmalı”
Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ergün Taşkın, körfezdeki ekolojik değişime değinerek, “Evsel, tarımsal ve endüstriyel girdilerin azaltılması gerekiyor. Fosfat ve azot yükü kesilmeden iyileşme mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

Balık ölümleri ve ticari etkiler
Prof. Dr. Hilal Aydın, geçmişte yaşanan balık ölümlerini çevresel değişkenlerle ilişkilendirirken, Prof. Dr. Zafer Tosunoğlu ise “Körfezdeki balık ölümleri balıkçılığı ve ticareti doğrudan etkiliyor. Sürdürülebilir balıkçılığa geçiş şart.” dedi.

“Derelerden gelen yük azaltılmalı”
Dr. Levent Yurga, körfezde müsilaj riskine dikkat çekerek, “Derelerden gelen bir yük var. En önemli çözüm bu kirliliği kaynağında azaltmak.” diye konuştu.

“Bir plastik kapanı içindeyiz”
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ülgen Aytan ise mikroplastik tehlikesine vurgu yaparak, “Bir plastik kapanı içindeyiz. Yapılabilecek en önemli şey plastiği kaynağında azaltmak.” dedi.

Konferansta yapılan sunumlarda, kirliliğin kaynağında azaltılması, bilimsel izleme çalışmalarının artırılması ve çok disiplinli yaklaşımın güçlendirilmesi gerektiği ortak görüş olarak öne çıktı.