Öz Büro İş Genel Başkanı Baki Gülbaba: “Çok şey değil, sadece adalet istiyoruz”
Öz Büro İş Sendikası, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Ankara’daki Genel Merkez binası önünde kitlesel basın açıklaması düzenledi. CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın takip ettiği açıklamada Genel Başkan Baki Gülbaba; vergi adaleti, haftalık çalışma süresi, 696 sayılı KHK, taşeron işçilerin kadro talebi, özel sektörde güvencesiz çalışma, toplu iş sözleşmesi süreçleri, banka promosyonları ve sendika aidatları konusunda kapsamlı taleplerini kamuoyuna duyurdu.
Öz Büro İş Sendikası, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Ankara’da kitlesel basın açıklaması düzenledi. Açıklama, sendikanın Oğuzlar Mahallesi 1371. Sokak No: 1 Çankaya/Ankara adresindeki Genel Merkez binası önünde gerçekleştirildi. Programa sendika yöneticileri, üyeler ve emekçiler katıldı.
CUMHA Cumhur Haber Ajansının yerinde takip ettiği açıklamada, Öz Büro İş Sendikası Genel Başkanı Baki Gülbaba, çalışma hayatında yaşanan sorunlara dikkat çekerek emekçilerin taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Gülbaba, açıklamasında vergi adaleti, çalışma süreleri, 696 sayılı KHK, güvencesiz çalışma, sendikal örgütlenme, promosyon hakkı, toplu iş sözleşmeleri ve sendika aidatları başlıklarını gündeme taşıdı.
“Emeğin sorunlarını gündeme taşımak sorumluluğumuz”
Öz Büro İş Genel Başkanı Baki Gülbaba, konuşmasına 1 Mayıs’ın birlik, dayanışma ve hak arama günü olduğunu vurgulayarak başladı. Gülbaba, alın teriyle hayatı ayakta tutan emekçilerin sesinin daha güçlü duyurulması gerektiğini ifade etti.
Gülbaba, “Bugün emeğin birlik ve dayanışma günü. Bugün alın teriyle, emeğiyle hayatı ayakta tutanların günü.” dedi.
Öz Büro İş Sendikası olarak masada, sahada ve her platformda mücadele ettiklerini belirten Gülbaba, “Öz Büro İş Sendikası olarak biz bu ülkede emeğin yüzü gülsün diye masada, sahada ve her platformda büyük bir mücadelenin içerisindeyiz.” diye konuştu.
Gülbaba, 1 Mayıs’ı yalnızca kutlama günü olarak görmediklerini belirterek, “Bugün bizim için anlamlı olan bu günde sorunlarımızı kıymetli basın emekçileri huzurunda yeniden bir kez daha ilgililerin gündemine getirmeyi büyük bir emekçi sorumluluğu ile yerine getirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Vergi adaleti için yüzde 15 çağrısı
Baki Gülbaba, emekçilerin üzerindeki en ağır yüklerden birinin vergi yükü olduğunu belirtti. Türkiye’de az kazananın az, çok kazananın çok vergi verdiği adil bir düzenin tam anlamıyla kurulamadığını söyleyen Gülbaba, mevcut tablonun bordrolu çalışanları ekonomik olarak zorladığını ifade etti.
Gülbaba, “Üzerimizde çok büyük bir vergi yükü var. Şu ana kadar bu ülkede az kazananın az, çok kazananın çok vergi verdiği bir süreci bir türlü yakalayamadık.” dedi.
Emekçilerin hem enflasyonist baskı hem de ağır vergi yükü nedeniyle geçim sıkıntısı yaşadığını vurgulayan Gülbaba, Öz Büro İş Sendikası tarafından düzenlenen vergi çalıştayını da hatırlattı.
Gülbaba, “Geçen pazartesi günü yaptığımız vergi çalıştayıyla ülkenin gündemine ağır vergi yükünü akademik bir bakış açısıyla, sağlıklı verilerle, matematiksel parametrelerle getirdik.” diye konuştu.
Çalışanların bordrosundan kesilen vergi dilimlerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Gülbaba, “2027 Ocak ayında vergi dilimlerinin yüzde 15’te sabitlenmesini çok ivedilikle hükümetimizden talep ediyoruz.” dedi.
Gülbaba, emekçilerin ilk ve vazgeçilmez talebinin vergi dilimlerinin güncellenmesi ve yüzde 15’te sabitlenmesi olduğunu kaydetti.
Kamuda haftalık 45 saat çalışma tartışması
Öz Büro İş Genel Başkanı Baki Gülbaba, kamuda çalışan işçilerin haftalık çalışma süresine ilişkin eşitsizliklere de dikkat çekti. Aynı kurumda görev yapan çalışanlar arasında işe giriş saatleri ve çalışma süreleri bakımından farklı uygulamalar bulunduğunu belirtti.
Gülbaba, “Biz 45 saat çalışıyoruz. Kamu’da öteki paydaşlarımız ya da meslektaşlarımızla değerlendirildiğinde haftada 5 saat fazla çalışıyoruz. Bu ayda 20 saat, yılda 240 saat demektir.” dedi.
Bu durumun ivedilikle düzeltilmesi gerektiğini ifade eden Gülbaba, çalışma sürelerine ilişkin düzenlemenin vergi düzenlemesinin ardından en önemli taleplerden biri olduğunu söyledi.
Gülbaba, “Aynı kurumda çalışıyorsunuz fakat işe giriş saatleriniz çok farklı. Vergi düzenlemesinin arkasından bunun da ivedilikle gerçekleştirilmesi en büyük taleplerimizden biridir.” ifadelerini kullandı.
696 sayılı KHK için güncelleme talebi
Baki Gülbaba, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile taşerondan kadroya geçişin önemli bir adım olduğunu ancak aradan geçen yıllara rağmen birçok sorunun devam ettiğini söyledi. Gülbaba, özellikle tayin hakkı, tahsil farkı, yıllık izin, yol, yemek ve prim ödemeleri gibi başlıklarda düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.
Gülbaba, “696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ortaya çıkan duruma evet, taşerondan kadroya geçtiğimiz için mutluyuz. Ama taşerondan kadroya geçtiğimiz günden bu tarafa düzeltilmesi gereken kimi sorunlarımız aradan 8 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ devam ediyor.” dedi.
Kamuda farklı statülerle çalışan personel arasında oluşan ücret ve hak farklılıklarının iş barışını bozduğunu ifade eden Gülbaba, “Kamudaki iş ahengini, iş barışını ve verimliliği bozuyor. O nedenle 696 sayılı KHK’dan kaynaklanan düzenlemelerin ivedilikle yeniden ele alınarak güncellenmesine ihtiyaç var.” diye konuştu.
Gülbaba, yalnızca vergi yükünün değil, çalışma koşullarının ve çalışma biçimlerinin de güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
Özel sektörde güvencesiz çalışma gündemde
Baki Gülbaba, özel sektörde çalışan milyonlarca emekçinin örgütsüz, sendikasız ve güvencesiz bırakıldığını söyledi. Gülbaba, kamu hizmeti üreten ancak taşeron statüsünde çalışan işçilerin de ciddi hak kayıpları yaşadığını ifade etti.
Gülbaba, “Özel sektörde milyonlarca emekçi şu anda örgütsüz, sendikasız ve güvencesiz çalışıyor. Bu anlamda yasal düzenlemelere şiddetle ihtiyaç var.” dedi.
KİT’lerde, belediyelerde, hastanelerde ve bakanlıklarda kamu hizmeti üreten birçok çalışanın hâlâ taşeron statüsünde olduğunu belirten Gülbaba, bu çalışanların banka promosyonu alamadığını, yaptığı işin karşılığını yeterince göremediğini ve güvenceden yoksun bırakıldığını söyledi.
Gülbaba, kamu personel istihdamı konusunda yeni bir akademik çalışma yapacaklarını da duyurdu. Gülbaba, “Kamuda hizmet üreten emekçilerin hem statülerinin hem hak edişlerinin sağlıklı bir güncellemeye şiddetle ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı.
“Yetki alan sendika masaya oturmalıdır”
Öz Büro İş Genel Başkanı Baki Gülbaba, özel sektörde sendikalı olduğu için işten çıkarılan emekçilerin durumuna dikkat çekti. Gülbaba, Meclis’in sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldıracak yeni bir yasal düzenleme yapmasının kaçınılmaz hale geldiğini belirtti.
Gülbaba, sendikanın iş yerinde çoğunluğu sağlaması ve bakanlığın yetki tespiti vermesine rağmen itiraz süreçleri nedeniyle toplu iş sözleşmesi masasına oturulamadığını ifade etti.
Gülbaba, “İşçiler sendikaya üye oluyor, sendika iş yerinde çoğunluğu alıyor, bakanlık yetki tespiti veriyor. Normalde toplu iş sözleşmesi masasına oturmanız gerekirken itiraz hakkı nedeniyle örgütsüzlüğe yol açılıyor.” dedi.
Bu tablonun kabul edilemez olduğunu belirten Gülbaba, “Eğer sendika bir işletme ya da iş yerinde yetkili olacak sayıda çoğunluk elde ettiyse yapılması gereken mahkemeye gitmek değil, toplu iş sözleşmesi masasına oturmaktır.” diye konuştu.
“Çok şey değil, sadece adalet istiyoruz”
Baki Gülbaba, konuşmasında emekçilerin taleplerini adalet vurgusuyla dile getirdi. Türkiye’yi, işi, ay yıldızı ve 85 milyonun kardeşliğini önemsediklerini belirten Gülbaba, taleplerinin temel hakların teslim edilmesi olduğunu söyledi.
Gülbaba, “Çok şey istemiyoruz. Vergide adalet istiyoruz. Yasanın ve anayasanın bize sağladığı örgütlenme hakkımızın yok sayılmamasını istiyoruz. Çalışma koşullarımızın düzeltilmesini istiyoruz.” dedi.
Gülbaba, ülkenin küresel mücadelelerinde devletin ve hükümetin yanında olduklarını ifade ederek, çalışanların yaşadığı haksızlıkların da görülmesi gerektiğini kaydetti.
Gülbaba, “Adaletsiz bu yasalar mutlaka düzeltilsin. Bunların ilk Meclis açılışında, ilk Meclis birleşiminde düzeltilmesi ülkenin faydasına olacaktır, üretimin faydasına olacaktır, hizmetin faydasına olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Banka promosyonları için sert tepki
Baki Gülbaba, özel sektörde çalışan emekçilerin banka promosyonlarının verilmemesini de eleştirdi. Gülbaba, maaşını bankadan alan emeklilerin promosyon alabildiğini, ancak çalışanların promosyonlarının şirketlerle paylaşılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Gülbaba, “Çalışanların promosyon paralarının verilmiyor olması anlaşılabilir bir şey değil. Hukukta, ahlakta, matematikte, kanunda hiçbir yerde bunun yeri yok.” dedi.
Asgari ücretin biraz üzerinde çalışan emekçilerin kira ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Gülbaba, promosyon hakkının güçlü kişiler veya şirketler tarafından yok sayılmasını kabul etmediklerini ifade etti.
Gülbaba, “Hayat matematiğe endekslenemeyecek kadar kıymetlidir. Hayat hesap makinelerine hapsedilemeyecek kadar kıymetlidir. İnsana, emeğe ve çalışanlara bakılmasını istiyoruz.” diye konuştu.
Taşeron ve kadro talepleri yeniden gündeme taşındı
Baki Gülbaba, kamunun işini yapan belediye emekçileri, KİT emekçileri, HBS emekçileri ve çağrı merkezi çalışanlarının hâlâ kadro beklediğini söyledi. Bu çalışanların 7 gün 24 saat kamu hizmeti gördüğünü belirten Gülbaba, kadro taleplerinin yıl sonuna kadar çözüme kavuşturulmasını istedi.
Gülbaba, “Kamuda çalışan ve kamunun işini yapan belediye emekçileri, KİT emekçileri, HBS emekçileri ve çağrı merkezi çalışanları 7/24 kamu hizmeti görüyor ve bu arkadaşların kadroları hâlâ verilmedi.” dedi.
Gülbaba, Cumhurbaşkanı’ndan emekçiler adına bu tabloya müdahale etmesini talep ederek, “Bu yılın sonuna kadar hem vergi konusunda yeni düzenlemenin yapılmasını hem kamuda taşeron hizmetlerinin sonlandırılmasını hem de özel sektörde örgütsüz ve güvencesiz çalışan emekçilerin sorunlarını giderecek yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Öz Büro İş Sendikası’nın sahada, masada ve her platformda mücadele ettiğini belirten Gülbaba, “Biz hakkımız olmayan bir şeyi talep etmeyiz. Hakkımız olanın bize verilmemesi karşısında asla susmayız.” dedi.
Toplu sözleşmelerde güç birliği çağrısı
Baki Gülbaba, 2027 yılının kamuda toplu sözleşme yılı olduğunu hatırlatarak yüz binlerce işçinin bu süreçten etkileneceğini belirtti. Enflasyonist ortamda toplu iş sözleşmelerinin sağlıklı yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Gülbaba, “2027 yılı kamuda toplu sözleşme yılımız. Yüz binlerce işçinin toplu sözleşmesi bağıtlanacak.” dedi.
2026 Eylül ayında yalnızca yasal sürecin başlamasının yeterli olmayacağını belirten Gülbaba, müzakerelerin sağlıklı yürütülmesi ve sonuçların ivedilikle alınması gerektiğini kaydetti.
Gülbaba, “Sendikaların el birliği, güç birliği yapmalarına çok ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Geçen dönem kamu toplu sözleşmeleri sürecinde bütün sendikalara, bütün konfederasyonlara birlikte olma çağrıları yaptık ama karşılıksız kaldı.” diye konuştu.
Öz Büro İş aidatı yüzde 40’a düşürecek
Baki Gülbaba, işçilerin bordrolarında rahatsızlık oluşturan başlıklardan birinin sendika aidatları olduğunu belirtti. Öz Büro İş Sendikası’nın 2019 yılından bu yana aidatı yüzde 50’ye düşürdüğünü ve bunu tüzüğüne koyduğunu hatırlattı.
Gülbaba, sendikaların 1 Mayıs’ta işçiyle ilgili gerçek bir gündemi varsa bunun sözden ve slogandan çıkıp uygulamaya dönüşmesi gerektiğini söyledi.
Gülbaba, “Devletimizden vergilerin yüzde 15’e sabitlenmesini beklerken, sendikalardan da aidat konusunu gündemlerine almalarını istiyoruz.” dedi.
Bütün sendikalara aidatları en az yüzde 50’ye düşürme çağrısı yapan Gülbaba, Öz Büro İş Sendikası olarak yeni bir adım atacaklarını açıkladı.
Gülbaba, “Öz Büro İş Sendikası olarak biz aidatı yüzde 40’a düşüreceğiz. Bu müjdeyi de bu ülkenin bütün emekçilerine bugün 1 Mayıs nedeniyle vermek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
1 Mayıs’ın yalnızca mesaj ve görsel materyallerle geçiştirilecek bir gün olmadığını vurgulayan Gülbaba, “Emeğiyle, alın teriyle ülkeyi ayakta tutan insanların artık görülmesi gerektiğini yeniden ifade etmek istiyorum.” dedi.
Öz Büro İş Sendikası’nın Genel Merkez önünde düzenlediği 1 Mayıs açıklaması, emekçilerin taleplerinin kamuoyuna duyurulması ve çalışma hayatındaki sorunların yeniden gündeme taşınmasıyla tamamlandı. Gülbaba, konuşmasının sonunda tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayarak, “Yaşasın onurlu mücadelemiz.” mesajı verdi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI